Özet (TL;DR) @ 2017-12-31T15:24:00.000Z: 2017 yılı bilim açısından insanlığa umut vermeye devam eden bir yıl oldu. Sputnik de genetik, kimya, fizik, gökbilim, antropoloji ve yapay zeka gibi alanlarda öne çıkan 10 bilimsel gelişmeyi derledi.



1) D ÜNYA BOYUTUNDA 7 GEZEGEN KEŞFEDİLDİ

Şubatta ABD Uzay ve Havacılık Dairesi ile Avrupa Guney Gozlemevi, Dunya'ya 40 ışık yılı uzaklıktaki kuçuk bir yıldızın çevresinde Dunya boyutunda 7 adet gezegeni keşfettiğini duyurdu.

Bu gezegenlerden 3'unun yaşama elverişli olduğu açıklandı. Yani bu 3 gezegenin uzerinde su olma ihtimali var.

Trappist-1 adlı yıldızlarının bir 'kızıl cuce' olması sebebiyle bu gezegenlerin bir atmosfer geliştirememiş olması da ihtimaller arasında yer alsa da 'exoplanet' olarak adlandırılan bu gezegenlerin keşfinin evrende Dunya dışındaki canlı varlıkların keşfi için onemli bir temel oluşturabileceği duşunuluyor.

Birçok bilim insanı yaşam barındıran bir gezegeni bulup bulamayacağımızı değil, onları ne zaman bulacağımız sorusunun daha geçerli bir soru olduğuna inanıyor.

(C) Fotoğraf: NASA/Caltech

NASA'nın açıkladığı 7 yeni gezegen

2)  KÜTLE ÇEKİMSEL DALGALAR: EINSTEIN 100 YIL ÖNCE SÖYLEDİ, VARLIKLARI BUGÜN TEYİT EDİLDİ

(C) REUTERS/ Rodrigo Garrido

Kaliforniya Teknoloji Enstititusu (Caltech), Massachusetts Teknoloji Üniversitesi (MIT) ve LIGO (Lazer İnterferometre Kutle Çekim Dalga Gozlemevi) fizikçi Albert Einstein'in hipotezinin kanıtlandığını Washington'da duyurdu.

​Dunya'ya 1.3 milyar ışık yılı uzaklıktaki iki kara deliği mercek altına aldıklarını belirten bilim insanları, bu ikisinin birbiri etrafında donup çarpması sonucu meydana gelen kutle çekimsel dalgaları ilk kez 14 Eylul'de 2015'te saptadıklarını ancak keşfin yapılan son çalışmaların ardından dunyanın geri kalanıyla paylaşıldığını ifade etti.

1916'da Genel Gorelilik (İzafiyet) teorisiyle Einstein uzay ve zamanın tek bir sureçte birleştiğini savunarak buna uzay-zaman adını vermişti.

Buna gore evrendeki maddeler,  boyutları ne olursa olsun, hareket ettikleri zaman uzay-zamanı bukuyor ve kutle çekimsel dalgalar adı verilen dalgalanmalar yaratıyor. ABD'li bilim insanlarının araştırmaları sonucunda ise 100 yıl once teknolojik yetersizlikler sebebiyle kanıtlanamayan kutle çekimsel dalgaların bugun sesi bile duyuldu.

2017 Nobel Fizik Ödulu de bu keşfi yapan LIGO ve VIRGO işbirliğine verildi.

Yerçekimsel Dalgalar

3) CASSINI 'NIN VEDASI

****NASA 'nın Saturn keşif aracı Cassini, gezegenin atmosferine nihai dalışını yaparak 13 yıllık gorevini sonlandırdı. Bilim insanlarına gore Saturn gezegeni hakkında neredeyse bildiğimiz her şeyin musebbibi olan ve guneş sisteminde yaşam olabileceğine ilişkin duşuncelerimizi değiştiren Cassini uzay aracı, uzayda 20 yıl, Saturn çevresinde ise 13 yıl geçirdikten sonra gezegenin atmosferine tıpkı bir meteor gibi dalarak gorevini tamamladı.

3.9 milyar dolara mal olan ve dunyanın 27 ulkesinden araştırmacıların uzerinde çalıştığı Cassini, Dunya'dan çıplak gozle gorulebilen en uzak gezegen olan Saturn'un atmosferine saatte 120.700 km hızla daldı.

Cassini gorevi suresince Saturn'un çevresinde bilinenden 6 tane daha fazla uydu olduğunu keşfetti. Gezegende 1 yıl suren devasa fırtınayı da gozlemleyen Cassini, Enceladus uydusundaki buz gayzerleri patlamalarını ve Titan'ın metan ve etandan oluşan hidrokarbon gollerinin varlığını da keşfetti.

Reading Üniversitesi'nden Uzay Fiziği profesoru Mathew Owens, Cassini'nin toplayıp gonderdiği veriler ile şu ana kadar yaklaşık 4000 akademik makalenin hazırlandığını vurguladı.

(C) REUTERS/ NASA

Cassini uzay aracı Saturn'e nihai dalışını gerçekleştirdi

4) 'BÜYÜK AMERİKAN TAM GÜNEŞ TUTULMASI'

21 Ağustos'ta milyonlarca ABD'li 38 yıl sonra ulkeden izlenebilen ilk tam guneş tutulmasının heyecanını yaşadı.

ABD'yi boydan boya geçen hat uzerinde hava açık olduğu için yaklaşık 1 buçuk saat suren tutulma rahatlıkla izlendi.

Tam guneş tutulması

​ABD'yi bir uçtan diğerine kateden son tutulma bundan yaklaşık 100 yıl once, 1918'de meydana gelmişti.

Bu bakımdan, tutulma bilim dunyasınca 'yuzyılın fırsatı' olarak değerlendirildi. Bilim insanları sadece tutulma sırasında gozlemlenebilen Guneş'in iç atmosferi hakkında detaylı inceleme fırsatı buldu.

Tutulma sırasında ABD Başkanı Donald Trump'ın Guneş'e koruyucu gozluk olmadan bakması ise işin magazin boyutu oldu.

(C) REUTERS/ Kevin Lamarque

ABD Başkanı Donald Trump- First Lady Melania Trump

5) KALP HASTALI ĞINA GENETİK TAMİR DÜZENLEMESİ

2017 genetik bilimi açısından da verimli bir yıldı. ABD'li ve Guney Koreli bilim insanları 'CRISPR/Cas9 Gen Duzenleme Yontemi'ni kullanarak yayaşabilir bir insan embriyosu uzerinde gen duzenlemesini başarılı şekilde gerçekleştirdi.

Bilim insanları bu yontemi 'Hipertrofik Kardiyomiyopati' adlı bir kalp rahatsızlığına neden olan genetik mutasyonu duzeltmek için kullandı ve olumcul kalp hastalığına neden olan ve genetik olarak aile bireyleri arasında aktarılan bozuk bir geni embriyodan ayırmayı başardı.

Soz konusu genetik tamir dollenme işlemi sırasında gerçekleştirildi. Hipertrofik kardiyomiyopati taşıyan bir erkekten alınan sperm sağlıklı yumurtalara aktarıldı ve bozukluk bu sırada Crispr teknolojisi ile duzeltildi.

Boylece genetik hastalıkların nedeni olan 10.000'e yakın bozukluğun onune geçilmesi yolunda onemli bir adım atıldı. Ancak genetik tamirin sıradan bir tıbbi mudahale olmasına daha var.

(C) AA/

DNA, genetik, deney, gen muhendisliği

6) HOMO SAP İENS'E AİT EN ESKİ FOSİLLER BULUNDU

Haziranda Nature dergisinde yayınlanan bir araştırma insanın ya da bilimsel adıyla 'Homo Sapiens''in duşunduğumuzden daha yaşlı olduğunu one surdu.

Fas'ta bulunan yuz, çene, diş, bacak ve kol kemiği fosillerini inceleyen araştırmacılar bunların 315.000 yaşında olduğu sonucuna vardı.

Daha once Homo Sapiens'in 200.000 yıl once Doğu Afrika'da 'insanlığın beşiği' olarak tanımlanan tek bir noktadan dunyaya yayıldığı fikri bilim dunyasında hakimken, bu yılki yeni araştırma ezberleri bozdu.

Kuzey Afrika'da bulunan bu fosiller ilk insanların tahmin edilenden 100.000 yıl once ortaya çıktığını gosterdi.

BuzzFeed Tube

Homo Sapiens

7) F İZİĞİN 'KUTSAL KASESİ' METALİK HİDROJEN YARATILDI

2017 yılında dunyada ilk kez Harvard Üniversitesi'nden bilim insanları sıvı hidrojene deniz seviyesindeki basıncın 5 milyon katını uygulayarak laboratuvar ortamında 'metalik hidrojen' yaratmayı başardı.

Boylece hidrojen Dunya'da ilk kez metalik formda varoldu.

Uzmanlra gore metalik hidrojen super-iletken olarak kullanılabilirse bu insanlığa uzay yolculuğunda devrim yaratma imkanı sunabilir. Zira yakıt olarak kullanılması halinde şu andaki yakıtlardan 3 kat daha guçlu olacak. Bu da insanlığın uzayda daha uzağa yolculuk ederek yeni sırları keşfetmesini sağlayabilir.

(C) REUTERS/ Isaac Silvera

Hidrojenin gazdan metal formuna geçişini aşamalı olarak gosteren goruntuler

8)   CRYO-ELEKTRON MİKROSKOBU İLE MOLEKÜLER DÜNYAYA DAHA YAKIN BAKIŞ

****Ekim ay ında Nobel Kimya Ödulu Cryo-elektron mikroskobu uzerinde çalışan Jacques Dubochet, Joachim Frank ve Richard Henderson adlı 3 bilim insanına verildi.

Bu teknik ile biyolojik molekuller hareket halindeyken donduruluyor ve yapıları elektron ışınları ile inceleniyor. Molekullere çarpan elektronlar dağılıyor ve daha sonra molkelun yapısını analiz etmek için bu elektronlar bir detektor vasıtasıyla yakalanıyor.

Elektronların dalga boyu ışığınkinden 100.000 kez kuçuk olduğu için, çok çok kuçuk ayrıntıları bile gormek mumkun olabiliyor.

2013'de cryo-elektron mikroskop teknolojisi en optimize halini almış ve gunumuzde biyokimyacıların sıklıkla kullandığı bir cihaz haline gelmiş durumda. Şu anda antibiyotik direnç sağlayan proteinlerden Zika virusu gibi çok sayıda şeyi bu ozel tasarımlı mikroskoplar sayesinde keşfedebiliyoruz.

Univetsity Collge London'dan inorganik kimya profesoru Andrea Sella gelişmeyi "Cryo-elektron tekniği gerçekten hucrenin molekuler dunyası doğrudan gozleme açıldı" sozleriyle değerlendiriyor.

(C) Fotoğraf: Nobelprize.org

Zika virusunun Cryo-elektron mikroskobu ile incelenmiş hali

9) KUANTUM B İLGİSAYARINA DOĞRU GERİ SAYIM

Dunya mevcut bilgisayarlardan milyonlarca kez daha hızlı kuantum bilgisayarları devrimine doğru ilerliyor.

Bu bilgisyarlarda elektronik sinyaller yerine kuantum mekaniği ozelliklerine sahip elektronlar hesaplamalarda kullanılıyor.

Teorik olarak yıllardır konuşulsa da Sussex Üniversitesi'nden araştırmacıların yaptığı bir çalışma ile yakında ilk kez çalışan bir versiyonunu gorebiliriz.

Araştırmacılar bir kuantum bilgisayarının ilk kez ayrıntılı planını yayınladı. Şu anda bu plana uygun olarak ilk prototipi yapmakla uğraşan araştırmacılar 10 yıl içinde tam olçekli kuantum bilgisayarını yapmayı umuyor.

(C) Fotoğraf: Sussex Üniversitesi

Kuantum bilgisayarı prototipi inşa etmekte olan Prof. Hensinger ve Dr Lekitsch kuantum bilgisayarının ayrıntılı tasarımını yayınladı

10) 8. KITA BULUNDU MU?

Okullarda oğrencilere dunyada 7 kıta olduğu oğretilir: Afrika, Antarktika, Avustralya, Asya, Avrupa, Kuzey Amerika ile Guney Amerika.

Ancak bu yıl bir grup araştırmacı bu listeye yeni bir kıta eklenmesini savundu: Zelandiya.

Kıtanın buyuk kısmı okyanus altında ancak bazı kısımları- Yeni Zelanda ve Yeni Kaledonya gibi- deniz seviyesinin uzerinde.

Çoğu Yeni Zelanda'da gorev yapan 11 araştırmacı tarafından gerçekleştirilen bu çalışmada Pasifik Okyanusu'nun guney batısında yer alan adaların, birbirinden bağımsız olmadığı, 4.9 milyon kilometrelik bir butunun parçaları olduğu ve bu parçanın Avustralya'dan ayrı olduğu ileri suruluyor.

Twitter

Zelandiya isimli yeni bir kıta keşfedildi

Twitter

Zelandiya isimli yeni bir kıta keşfedildi