Özet (TL;DR) @ 2017-12-30 09:37:30.680207: Örtüleri ve futbolu seviyoruz, kedilere konut inşa ediyoruz, uzun selamlaşıp uzun vedalaşıyoruz ama asıl önemlisi birbirimize çayla derinden bağlıyız.
Mangal nerede?
Bakın bu soru başka yerlerde pek sık sorulmaz. Çunku mangal genelde bahçede durur, yeri yurdu bellidir. Bizde mangal yakmak bir nevi bayrak dikmek, o bolgedeki varlığımızı kanıtlamak anlamına da geldiğinden; her yerde olabilir, her yere taşınabilir. Park, bahçe, kaldırım, balkon gorduk mu, "Burada guzel mangal yakılır" deriz. Ayrıca bir meteorolojik terimdir mangal: Hava açarsa, kaparsa, guneş çıkarsa, kar yağarsa bize "Tam mangal havası" olur. Aradığınız mangal da arabanın bagajındadır, bu arada muhtemelen en son oradaydı.
Bunu saym ıyoruz
Misafirle içeride bir tur vedalaşılır, kapının onunde biraz daha sohbet
edilir, sonra inilir, bir de aşağıda vedalaşılır. Misafir giderken mumkunse
arabadan el sallayarak ya da yine kornayla bir dıt dıt yaparak son bir
"Allahaısmarladık" der. Birbirimizden kolay ayrılamayız, ustelik bunu da
saymayız, bize de bekleriz. Bir o kadar da uzun selamlaşır, yeri geldiğinde
saatlerce telefonda konuşur, WhatsApp gruplarını sallarız. Hem sosyalizdir hem
birbirimize duşkun.

Çay varsa her şey tamam
Çay konusunda rituellerimiz ve de prensiplerimiz var. Her girene ikram
eder, her girdiğimiz yerde içeriz. Demlemenin turlu turlu tekniklerini
geliştirir, işin Ar-Ge kısmına kafa yorarız. Bardağa çay doldurmadan once
sıcak suyla çalkalarız. Biri oturuyorsa, onunde de boş çay bardağı varsa o
bardağı doldururuz. Her yıl yeter miktarda turistin başını aşırı çay ikramıyla
donduruyoruz.
As ıl memleket neresi?
Birbirimizle sohbet açmayı severiz. Bu sohbeti açmanın en kısa yolu da
"Memleket nere?" sorusu... Eğer buradan yeterli ve uygun malzeme çıkmazsa
karşımızdakinin genlerinin izini surmek amacıyla ailen nereden geliyor
anlamında "Asıl memleket nere?" diye sorarız. Oralardan bir tanıdık çıkabilir.
En kotu ihtimalle cevap hiç bilmediğimiz bir yerden gelirse "Nesi meşhur
oraların?" deriz.

Ö rtuler, ortulerimiz
Neredeyse herkes annesinin televizyonun uzerine veya zigona koyduğu
dantelden bahsederken sarkastik bir hava takınır. Ama kuşaklar değişse de
evlerimizde o dantelleri yine de goruyoruz. Şimdi kafanızı kaldırın ve
etrafınıza bakın. Dantel olmasa da olur, bir yerde ortu var değil mi?
Danteller ve ortuler bizim bir uzantımız, fark etmesek de bir yere bir tane
mutlaka seriyoruz. Akvaryumun uzerine dantel koymuşluğumuz var neticede.

Senin paran burada ge çmez
İlelebet payidar kalacak bir alışkanlık: Hesabı odeme tartışması... "Ya
Allah aşkına bırak" diye başlar, başlıktaki cumleyle devam eder. Taraflar
uzatırsa birbirlerinin elini tutmaya, hesabı çekiştirmeye kadar yolu var.
Golgesinden hızlı kredi kartı çekmek konusundaki iddiamız bir anlamda
toplumumuzun çimentosu. Bu meselenin buyuyup masanın tadının kaçmasının
eşiğinden donulen anlar bile yaşanabilir.

Biraz dahafutbol?
İzleriz, biliriz, şut atabileceğimiz bir pozisyon oluşursa koşullara bakmaz
atarız. Kot pantolon, forma, takım elbise, pijama fark etmez top varsa biz de
varız. AVM'de karşısına çıkan balona rovaşata atmaya kalkan vatandaşımız var
bugune bugun. Eğer gun boyunca sokakta uç saniyeliğine bile olsa, futbol
oynayan kimseyle karşılaşmadıysanız, buyuk ihtimalle Turkiye'de değilsiniz.
Halı saha kelimesinin bu coğrafyadaki onemineyse girmiyoruz bile.

Sen sus da kornan konu şsun
İtalyanların dertlerini anlatmak için surekli oynattıkları elleri varsa
bizim de kornamız var: Selam, n'aber, yol benim, teşekkurler, ileride çevirme
var, az bakar mısın, binecek misiniz, goruşuruz... Bunların hepsini ve daha
fazlasını araba kornasıyla soyleyebiliyoruz.
Az ıcık ekmek ye
Kendi aramızda kilo ve beslenme takibi yaparız. Canan Karatay bir yandan,
modern çağın beslenme kuralları diğer yandan, ekmeğe karşı çok cepheli bir
savaş suruyor olabilir. Ama o mucadele bir yere kadar gider. Neticede hala
zayıf gençlerimize "Hiç ekmek yememişsin, azıcık ekmek ye" diyoruz, onlar da
kibar oldukları için "Ya size ne bizim kilomuzdan, arabaya mı koşacaksınız"
demiyorlar. Diğer yandan bunun "Ekmeği kes, kilo almışsın" varyantı da var...

Her kediye iki anahtar
Kedilerimizin evleri vardır. Kartondan strafora, plastikten tahtaya geniş
yapı malzemesi seçeneğiyle kedi evleri inşa ederiz. Ayrıca guvercinimize yem,
kopeğimize su temin ederiz. Guvercinler vesilesiyle piyango bileti aldığımız,
kedilerimizin heykelini diktiğimiz, kopeklerimize yapılan haksızlığın peşine
duştuğumuz de çoktur. Hasılı, bol miktarda sokak hayvanımız ve kendileriyle
derin bir hukukumuz vardır.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.