Özet (TL;DR) @ 2017-12-29T18:41:00.000Z: Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün KHK ile ilgili açıklamalarına yanıt veren AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal, "Dostlarımızın bizimle medya üzerinden konuşması doğru değil" ifadesini kullandı.
Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gul'un KHK ile ilgili açıklamalarına yanıt veren AK Parti Sozcusu Mahir Ünal, "Dostlarımızın bizimle medya uzerinden konuşması doğru değil" ifadesini kullandı.
AK Parti Sozcusu Mahir Ünal, MKYK toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Gelen bir soru uzerine Ünal, "AK Partililer medya uzerinden konuşmaz. Bu meseleyi biz istişare ederiz. Cumhurbaşkanımızın uzuldum ifadesinin nedeni de budur. Eksik gorduğu bir şey varsa sayın cumhurbaşkanımızla istişare edebilecekken medya uzerinden konuşuyor olması uzucudur" ifadelerini kullandı.
' ERDOĞAN'IN GÜL İLE TEMASI OLMADI'
"Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Gul'un bu sureçte bir teması oldu mu?" sorusunu yanıtlayan Ünal, şunları soyledi: "11. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gul, AK Parti'nin milletvekilliğini yapmış, başbakanlık yapmış, cumhurbaşkanlığı yapmış ve AK Parti'li olduğunu duşunduğumuz… Dolayısıyla bizim bir ilkemiz vardır, dostlarımızın bizimle medya uzerinden konuşmasını biz doğru bulmayız ve bu bizi uzer. AK Partililer birbirleriyle medya uzerinden konuşmazlar. Eğer gordukleri bir eksiklik varsa biz işlerimizi istişareyle yaparız. Dolayısıyla bu meseleyi biz istişare ederiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Üzuldum.' ifadesinin de nedeni budur. Eğer eksik, muğlak gorduğu bir şey varsa bunu sayın Cumhurbaşkanımızla ya da sayın Başbakanımızla gayet rahat bir şekilde istişare edebilecekken medya uzerinden konuşuyor olması uzucudur. Bizimle dostlarımızın medya uzerinden konuşmasını biz hiçbir zaman ilke olarak da kabullenmedik ve bir ahlak olarak da AK Parti'li olmak, birbiriyle medya uzerinden konuşmamaktır. İstişareyle yurutmektir. Cumhurbaşkanımızın da sayın Abdullah Gul ile bir teması olmamıştır."
11. Cumhurbaşkanı Gul, sivillere yargı muafiyeti getiren duzenlemeyle ilgili yaptığı açıklamaya yonelik eleştiriler için "Durumdan vazife çıkaracaklar hepimizi çok uzecek olaylara vesile verebilir. Ufak bir duzeltmeyle bunun onune geçelebilir diye duşundum. Oraya buraya çekmenin hiçbir anlamı yok" demişti.
TARTI ŞMA YARATAN DÜZENLEME
Son KHK'da yer alan sivillere yargı muafiyeti getiren duzenleme tartışmalara yol açmıştı.
Muhalefet ve sivil toplum kuruluşlarından gelen tepkilere karşı hukumet duzenlemenin darbe girişiminin yaşandığı 15-16 Temmuz gunlerini kapsadığını savunmuştu.
CHP, soz konusu KHK'yı Anayasa Mahkemesi'ne gotureceğini açıklamıştı.
' ORTADOĞU'DA YAŞANANLAR HAVA SAVUNMASINI ÖNCELİKLİ HALE GETİRDİ'
Ünal ayrıca, yaptığı açıklamada Turkiye'nin 15 Temmuz'un yaralarını sarmaya devam ettiğini vurgulayarak, FETÖ ile mucadelenin etkin şekilde surdurulduğunu anlattı. Vatandaşların guvenliğini sağlamaya donuk teror orgutleri, çeteler, mafya ve uyuşturucu tacirleriyle de etkin mucadele yurutulduğune dikkati çeken Ünal, Ortadoğu'da yaşanan olayların, hem sınır guvenliği hem de hava savunması için acil ve oncelikli hale geldiğini belirtti.
' TÜRKİYE İLK KEZ HAVA SAVUNMA SİSTEMİ KONUSUNDA ANLAŞMA YAPTI'
Bu sebeple 2017'de savunma alanında Turkiye'ye yonelen tehdit ve riskleri yonetmek, milli ve yerli savunma kapasitesini artırmak, dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla onemli adımlar attıklarını belirten Ünal, birçok roket sistemini, kısa menzilli fuzeler ve bu sistemlerin geliştirilmesi ile bir hava savunma sistemi oluşturmak için Turkiye'nin ilk kez hava savunma sistemi konusunda anlaşma yaptığını anımsattı.
Ünal, S-400'lerin alımının tamamlandığını ve kredi anlaşmasının imzalandığı bilgisini vererek, HÜRKUŞ uçaklarının prototipinin geliştirildiğini ve seri uretim aşamasına gelindiğini kaydetti.
' ASTANA VE SOÇİ'DE SİYASİ ÇÖZÜM GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİRLİK NOKTASINA GELDİ'
Ünal, Fırat Kalkanı Harekatı'yla Kilis'ten Şanlıurfa, Gaziantep'e kadar bolgenin guvenliğinin sağlandığını, Suriye Astana sureci ve sonrasında Soçi Zirvesi'nde Suriye'de ateşkes noktalarının sağlanması ve kalıcı barış goruşmelerin başlamasının onunun açıldığını, siyasi çozumun gerçekleştirilebilirlik noktasına geldiğini soyledi.
' KILIÇDAROĞLU'NUN SÖYLEMİ, İHANET NOKTASINA GELDİ'
(C) AA/ Mustafa Çiftçi
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun katıldığı televizyon programında, "Koprude linç edilen askerlerin haklarının aranması lazım" sozlerinin hatırlatılması uzerine Ünal, şunları kaydetti: "Kemal Kılıçdaroğlu'nun 15 Temmuz sonrası soylemi, uslubu, stratejisi, sistematik olarak yuruttuğu bu siyaset biçimi, artık milletimizin vicdanını kanatmaktan ote, adeta bir ihanet noktasına gelmiş durumda. 15 Temmuz'u once 'kontrollu darbe' olarak nitelendiren, sonra 'tiyatro' olarak nitelendiren, sonra 'ongorulmuş ama onlenememiş darbe' diye nitelendiren, 15 Temmuz'u itibarsızlaştırmak için her turlu dili ve soylemi kullanan, FETÖ ağzıyla konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, şimdi de 15 Temmuz'un kahramanlarını itibarsızlaştırmak için kendi kulağına fısıldananları paylaşıyor. Kasetle gelen Kemal Kılıçdaroğlu, adeta kendini getirenlere bir diyeti odemektedir."
' PKK NE DİYORSA CHP DE AYNI ŞEYİ SÖYLÜYOR'
Tek tip kıyafet uygulamasına ilişkin CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, "Siz aşağılayıcı bir duzenlemeyi getiriyorsunuz. Bu insanlar mahkum olmadı ki. Tek tip elbise giydirmek ne demek?" sozlerinin hatırlatılması uzerine Ünal, "Tek tip kıyafet ile ilgili PKK ne diyorsa, PKK'nın ele başları ne soyluyorsa maalesef Cumhuriyet Halk Partisi de aynı şeyi soyluyor." değerlendirmesini yaptı.
Tek tip kıyafetle ilgili ABD, Almanya, Çek Cumhuriyeti ve İngiltere orneğini kamuoyuyla paylaştıklarını dile getiren Ünal, şu açıklamaları yaptı:
-
O gece darbe suçundan suçustu yakalananların ve bu ulkenin guvenliğine, devletin bekasına donuk bir girişim içinde bulunanların, yani teroristlerin tek tip kıyafet içerisinde olacaklarıyla ilgili bir duzenleme yapıldı. Bu da kamuoyuyla paylaşıldı. Buna kimlerin itiraz ettiğine lutfen iyi bakın. Meselenin masumiyet karinesine uygun olmadığı yonunde bazı itirazlar var. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına, ozellikle Yunanistan kararına bakıldığında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bir konuda karar verirken tek bir unsura bakarak karar vermiyor. Yargılamanın butunune bakarak bu konuda karar veriyor.
-
Dolayısıyla burada curmu meşhut uzere yakalananların yargılanması sırasında bunların masumiyet karinesine donuk bir eksiklik açıkçası dunya orneklerine baktığımızda da gormuyoruz. Yine aynı Kemal Kılıçdaroğlu burada da kimi savunuyor? Burada da o teroristlerin hakkını savunuyor gozukuyor. Lutfen bir kere de bu milletin yanında olsun. Ne olur bir kere de demokrasiyi, insan haklarını, ozgurlukleri konuşurken bu milletin adına demokrasiyi, insan haklarını ve ozgurluklerini konuşsun. 250 şehidimizin o gun insan hakları ihlal edilmedi mi? O gun yaşananlar bir insan hakları ihlali değil miydi? Neden bir kez olsun 15 Temmuz gecesini bir insan hakları ihlali olarak Cumhuriyet Halk Partisi gundemine alıp da konuşmaz? Bu da ayrı bir konu.
' KILIÇDAROĞLU MİLLETİN GÖSTERDİĞİ KAHRAMANLIKTAN RAHATSIZLIK DUYMUŞ OLABİLİR'
Turk milletinin, 15 Temmuz gecesi yalnızca ulkesini işgalden, devletini de ele geçirilmekten koruduğunu ifade eden Ünal, şoyle devam etti:
- O gece her şey canlı yayında, bizim gozlerimiz onunde gerçekleşmedi mi? Ama bu akıl, bu anlayış hemen akabinde ne yaptı daha sabahında? 'Kafası kesilmiş asker' yalanını uydurdu. Sonra o servis edilen resimlerin Tayvan'daki bir askere ait olduğu ortaya çıktı biliyorsunuz internette. Kemal Kılıçdaroğlu şuna karar vermelidir, açıkça bunu soyleyebilir; Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz'da bu milletin gosterdiği kahramanlıktan kendi ulkesini, kendi devletini adeta çıplak elleriyle korumasından rahatsızlık duymuş olabilir.
' AÇIKÇA ÇIKSIN DESİN Kİ 'BEN DARBECİLERİN YANINDAYIM''
- Kemal Kılıçdaroğlu'nun hayal ettiği planlar gerçekleşmemiş olabilir. Kemal Kılıçaroğlu'nun 15 Temmuz'la ilgili içinde bir erik kurusu, bir hayal kırıklığı olabilir. Kemal Kılıçdaroğlu açıkça çıksın desin ki 'Ben darbecilerin yanındayım'. Karnından konuşmasın. Çunku bugune kadar Kemal Kılıçdaroğlu'nun soylemlerinin ve eylemlerinin analizi yapıldığında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu milletin, şehitlerimizin, gazilerimizin yanında olmadığı, onların hassasiyetleriyle ilgili bir gun konuşmadığı gorulmuştur.
"Kılıçdaroğlu'nun bugune kadar bir kez olsun şehit yakınlarıyla empati yaptığını zannetmediğini" soyleyen Ünal, "O gece kendi ulkesini korumak için sokağa çıkanlara hakaret eden milletvekiline karşı, affedersiniz 'it' ifadesini kullanan milletvekiline karşı Kemal Kılıçdaroğlu bir disiplin işlemi başlatacak mıdır? Başlatacağını hiç zannetmiyorum" ifadesini kullandı.
' 250 ŞEHİDİMİZİN O GÜN İNSAN HAKLARI İHLAL EDİLMEDİ Mİ?'
Mahir Ünal, sozlerini şoyle surdurdu:
-
Aynı Kemal Kılıçdaroğlu bu millete 'sarayın polisi', 'sarayın askeri', 'halkın polisi', 'halkın askeri' diye boluculuk yapıyor. Aynı şekilde aynı Kemal Kılıçdaroğlu, polise ve askere 'Seçilmiş, meşru hukumetin talimatlarını yerine getirmeyin.' çağrısı yapıyor ama aynı Kemal Kılıçdaroğlu, o gece darbe yapmak için harekete geçen darbecilerin, halkın uzerine ateş açan darbecilerin çaresiz olduğunu soyleyecek kadar da aklımızla zekamızla alay edecek bir dil ve uslup kullanıyor.
-
Kemal Kılıçdaroğlu bundan vazgeçsin diyeceğim de vazgeçeceğini hiç zannetmiyorum. Çunku kullandığı dil, uslup ve maalesef içinde bulunduğu gaflet, dalalet ve hıyanet artık ortulemez bir hale gelmiştir. Biz bu durumu acıyla izliyoruz. Milletin bir ferdi, sıradan bir vatandaş olarak ben bu sozleri soylerken açıkça ifade edeyim, gerçekten içim yanıyor. Çunku bertaraf edilmiş bir darbe girişimi, kurtarılmış bir ulke varken Kemal Kılıçdaroğlu maalesef o gece tankların yanından sıvışmayı, kaçmayı tercih etmiş ve sonrasında da bu milletin değerlerine, kutsallarına, kutsiyetine ihanet emiştir. Eğer Kemal Kılıçdaroğlu'nun şu kadar kutsalı varsa o geceyle ilgili bir daha konuşmaz, konuştuklarından da pişmanlık beyan eder diye umut ediyorum.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.