Özet (TL;DR) @ 2017-12-30T10:00:00.000Z: 2015'in son çeyreğindeki uçak krizinin ardından ticaret hacmi dibe vuran iki ülke, 2017 itibarıyla ticaretini hızla artırmakta şimdilerde dev enerji projelerinde ilerlemekte. Uzmanlara göre iki…
2015'in son çeyreğindeki uçak krizinin ardından ticaret hacmi dibe vuran iki ulke, 2017 itibarıyla ticaretini hızla artırmakta şimdilerde dev enerji projelerinde ilerlemekte. Uzmanlara gore iki ulkenin yeni hedefi ise yerel para birimiyle doğalgaz ve petrol alımı olmalı.
Rusya-Turkiye ilişkileri açısından onemli donum noktaları barındıran 2017 yılı, iki ulkeyi askeri iş birliklerinden stratejik ortaklık surecine; ticaretten enerji anlaşmalarına kadar pek çok konuda birbirine onemli olçude yakınlaştırdı. İki ulkenin ilişkilerinin geldiği noktanın onemli bir yansıması, başta enerji alanı olmak uzere ulkelerin imza attığı muşterek projeler ve hızla geliştirdikleri ticari ilişkileri. Kasım 2015'teki uçak krizini geride bırakan ve ilişkilerini hızla guçlendiren iki ulke için 2017, Turk Akımı Doğalgaz Boru Hattı Projesi için hukumetler arası anlaşmayı imzalanan ve Akkuyu Nukleer Santrali'nin temelinin atıldığı bir yıl oldu. Ayrıca iki ulke "domates" ile sembolik bir hal alan tarım urunleri ticaretinde de onemli mesafe kat etti. Butun bu gelişmeler dolayısıyla, 2014 yılında 31 milyar dolara ulaşan ve 2016 yılında yaşadığı duşuşun ardından yeniden yukselişe geçen ticaret hacminin orta vadede 100 milyar dolara yukseltilmesi yonunde beklentiler de daha guçlu bir şekilde ortaya çıktı.
' ENERJİ, RUSYA-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNİN STRATEJİK BAŞLIĞI'
Turkiye-Rusya ilişkilerindeki stratejik başlık olan enerji konusunda Moskova Devlet Üniversitesi oğretim gorevlisi Dr. Kerim Has, Sputnik'e değerlendirmelerde bulundu. Enerji alanının iki ulkenin ilişkilerindeki "stratejik başlık" olduğuna işaret eden Has "Son donemde ortaya çıkan onemli projelerin başında Turk Akımı geliyor. Turk Akımı, Rusya için onemli; Ukrayna'yı baypas eden bir proje. Bu proje 2014 Aralık ayında Putin'in Turkiye'yi ziyaretinde gundeme gelmiş, uçak kriziyle rafa kaldırılmış ancak 2016 Ekim ayında imzalanan anlaşmayla yeniden gundeme gelmişti. Şimdi ise iki hattın inşasında 700 kilometreye yakın mesafe alındı" dedi.
Has "Birinci hat, Turkiye'ye gaz tedarikini on goruyor. Turkiye halihazırda Rusya'dan Batı Hattı ve Mavi Akım'dan alıyor.Turkiye, doğalgazı Mavi Akım'dan direkt diğerinden Battı Hattı'ndan ise Ukrayna uzerinden olmak suretiyle alıyor. Battı Hattı'nın kapasitesi 14 milyar metrekup, Turk Akımı'nın her bir hattının kapasitesi 15.75 milyar metrekup. Turk Akımı'nın birinci hattının tamamlanmasıyla tedarikte kuçuk bir artış olabilir" diye devam etti.
(C) Sputnik/
' 2018, ÇETİN ENERJİ MÜZAKERELERİNİN YILI OLACAK'
****T urk Akımı'nın Turkiye'nin Rusya'dan doğrudan doğalgaz tedarik edecek olması itibarıyla ulkenin enerji guvenliğini katkı sağlayacak bir proje olduğunun altını çizen Has "İkinci hatta ise, gazın Turkiye uzerinden Avrupa'ya sevkiyatı soz konusu Ama henuz Rusya tarafı Avrupalı ortaklarıyla nihai bir zemin bulabilmiş değil. Özellikle Doğu Avrupa ve Baltık ulkelerinde goruş ayrılıkları olduğu için sureç nihai hale gelmedi. Gazın hangi ulke uzerinden gazın sevk edileceği netleşmiş değil. Rusya ikinci hattı inşa ettikten sonra TAP boru hattına da gaz tedarik edebilir. Bu ucu açık bir sureç. Hem bu sureçteki belirsizlikler hem de 2019 yılında Ukrayna ve Rusya'nın transit gaz anlaşmasının sona ereceği goz onunde bulundurulduğunda, 2018'in çetin muzakerelerin gerçekleşeceği bir yıl olacağı soylenebilir" dedi ve ekledi:
"Bu proje, her ne kadar bu Turkiye'nin enerji 'hub'ı olması bağlamında gundeme gelse de; Turkiye'nin daha çok bir koridor olarak rol alacak olması soz konusu.Transitten gelir elde etme konusunda da henuz bir netlik yok. Yani bu proje Turkiye'nin enerji koridoru rolunu perçinleşecek."
' AKKUYU'DAKİ MASRAF PAYLAŞIMI KONUSU 2018'DE ÇÖZÜME BAĞLANABİLİR'
Moskova Devlet Üniversitesi'nden Dr. Kerim Has, temeli Aralık ayında atılan Akkuyu Nukleer Santrali'nde gelinen nokta ve proje kapsamında 2018'de gerçekleşmesi beklenen gelişmeleri de Sputnik'e aktardı. Santrale ilişkin çozulmesi gereken puruzun Rus şirketler ile Turk şirketler arasında masrafların ortaklaşa ustlenilmesi olduğuna ve bu konudaki çabaların surduğune işaret eden Has şunları soyledi:
"Akkuyu'da gelinen nokta, Turkiye'nin masrafları ustlenmesi idi. Rus Rosatom şirketi yuzde 49'u Turk şirketlere devretmek istiyor. Bu da, yaklaşık 25 milyar dolarlık proje için Turk şirketlerinin 10-12 milyar dolar gibi yatırımı ustlenmek zorunluluğunu beraberinde getiriyor. Ben 2018'de bu konuda buyuk olçude çozume gidileceğini duşunuyorum. Turkiye-Rusya arasında başta Suriye'de giden iş birliğine ilişkin olmak uzere başka alanlarda puruz veya anlaşmazlık çıkmazsa, sureçte onemli ilerlemek olacağını duşunuyorum. Sadece Akkuyu'da değil, biraz once bahsettiğim uzere Turk Akımı'nda ve hatta Rosneft'in Irak Kurdistanı'ndan Avrupa'ya satmayı planladığı doğalgaz için imza attığı boru hattı projelerinde de onemli gelişmeler olacağına inanıyorum."
' TİCARET HACMİ ARTIŞTA, 20 MİLYAR DOLARI ZORLAYACAĞIZ'
Rusya ekonomisi uzmanı Tuncay Turşucu ise, Turkiye ve Rusya'nın uçak krizinin ardından hızla toparlanışa geçen ticari ilişkilerini Sputnik'e değerlendirdi. İki ulkenin ticaret hacminin yeniden artış profili içerisinde olduğuna işaret eden Turşucu şu değerlendirmelerde bulundu:
"2015 yılında bugune ilk defa bu yıl yukarı doğru bir ivme kazandı. Oldukça zorlu bir sureç geride kaldı. 2012-2013 yılında Rusya'yla ticaret hacmimiz 32-33 milyar dolar seviyelerine ulaşmıştı. 2016'da bu rakam 17 milyar dolara kadar duşmuş; 2015'i ise 24.4 milyar dolarla bitirmiştik. Ancak 2017 yılında Ocak-Ekim arasındaki 10 aylık donemde 17 milyarı yakaladık. Bu da 2016'nın tamamına ait rakamı, 10 ayda yakalamış olmamız anlamına geliyor bu. Geçen yıla gore Rusya'ya yaptığımız ihracat yuzde 61, ithalatta da 21'lik bir artış oldu. 2018'de de iyi bir rakam yakalayacağımızı ongoruyoruz. Rusya'yla domates başta olmak uzere ve çeşitli narenciye urunlerinden adımlar atıldı. Ancak domates satışları Kadım ayından itibaren olduğu için butun yılı çok fazla etkileyemedi. Ancak 2018'i başından beri etkileyeceği için bu rakam da daha da yukselecek ve seneye ticaret hacim rakamlarımızı 20 milyarı zorlayacak."
' DOĞALGAZ VE PETROLÜ RUBLE İLE ALABİLMEK ÖNEMLİ'
Turşucu, Akkuyu Nukleer Santrali ve Turk Akımı gibi projelerin yanı sıra charter seferlerinin yeniden başlatılmasıyla birlikte artan turist sayıları ile iki ulkenin ortak yatırım fonu kurulmasına yonelik anlaşma imzalamış olmasının da ticari ilişkilere yonelik olumlu etkisine işaret etti.
Ortak yatırım fonunun hem ikili ilişkiler hem de cari açığın kapatılması için çok onemli bir adım olduğuna işaret eden Turşucu "Zaten bu fonun amacı dolara karşı yerel para birimlerini guçlendirmek. Turkiye, cari işlemler açığı veren bir ulke. Ve bununla ilgili yapılacak pek çok şey var. Bu kapsamda biz de komşu ulkelerle kendi para birimlerimizle ticaret yapma kararı almıştık. Ancak bu konuda henuz emekleme aşamasındayız. Yerel para birimi uzerinden ticaret, toplam cari işlemleri hesabımız içerisinde çok onemli bir yere sahip değil. Petrolu ve doğalgazı ruble cinsinden aldığımız gun bu sureç emekleme aşamasını geçip ciddi bir yere gidecektir" dedi ve şoyle devam etti:
"Turkiye'nin enerjiye odediği parayı çıkarırsanız Turkiye'nin cari fazlası var. Butun dovizimizi enerjiye veriyoruz. Ancak enerji fiyatları dolar cinsinden hesaplanıyor. Bize enerji satan ulke Rusya. Rusya odemeyi bizden ruble olarak alsa, bizim açımızdan problem olmayacak ama Rusya'nın da dunyaya dolar olarak odeme yukumluluğu var. Zor bir konu ama yerel para birimine geçiş yonunde bir adım atılırsa çok olumlu olur."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.