Özet (TL;DR) @ 2017-12-29T07:56:21.000Z: Çocukluk yıllarından itibaren gök bilimine karşı büyük ilgisi olan sanatçı Orhan Gencebay, kendisini 'amatör astrofizikçi' diye tanımladı. Gencebay'ın hedefi ise yazlığına bir "rasathane" kurmak
Muzik alanındaki yeteneği çok kuçuk yaşlarda keşfedilen Orhan Gencebay , bugun sadece Turkiye'nin değil, tum dunyanın tanıdığı unlu bir ses sanatçısı. Hayattaki ilgisi sadece muzik sanatıyla sınırlı kalmayan Gencebay, pek çok farklı konunun yanı sıra g ok bilimiyle de "amatorce" ilgileniyor.
EN ÇOK GÖKBİLİME MERAK SALDI
Kendisini 'amator astrofizikçi' diye tanımlayan Orhan Gencebay, muzik hayatının 6 yaşında klasik Batı muziğiyle başladığını, 7,5 yaşından itibaren de bağlama çaldığını soyledi.
" HER SORUNUN MUTLAKA CEVABI VAR"Muzik sanatına ilgisini "Benim aşkım, hayatım" diye anlatan Gencebay, sonraki yıllarda farklı hobiler edinse de en çok gok bilimine merak saldığını dile getirdi.Özellikle 14-15 yaşlarındayken evrenin nasıl yaratıldığına dair kafasında soru işaretleri oluşmaya başladığını ifade eden Gencebay, şoyle konuştu:"Yaradan'a olan inancım, sevgim, saygım kuçuk yaşlardan itibaren çok buyuktu. Yaradan nasıl yarattı, neleri yarattı anlamaya, tanımaya çalıştık. Kuçuk yaştan itibaren sorular sormaya başladık. Bazı soruların cevaplarını bulamadığımız zaman bunalıma bile neredeyse girdiğimiz zamanlar oldu, geçici olarak. Her şeyin cevabını bulmak çok zor ama anlamak lazım. Anladığınız zaman daha iyi cevaplayabiliyor insan. Her sorunun mutlaka cevabı var."
DAHA B ÜYÜK BİR TELESKOP İSTİYOR
Orhan Gencebay, astrofiziğe ilgisinin halen devam ettiğini, daha once sahibi olduğu kuçuk bir teleskopla gok cisimlerini izlediğini anlattı. Daha buyuk bir teleskoba sahip olmayı da istediğini ancak 30-40 santimlik bir teleskobun yarım tonluk kaideye ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Gencebay, şimdiki hedefinin yazlığına bir "rasathane" kurmak olduğunu soyledi.Astrofizikçilerin "Kainatın yuzde 90'ını hiç bilmiyoruz, yuzde 10'unun yuzde 1'ini tanımlamaya çalışıyoruz" dediklerini de aktaran Gencebay, sozlerini şoyle surdurdu:"Çalıştıkça daha çok oğreneceğiz. Keşfetmeyeceğiz, var olan bilgileri oğreneceğiz. 'Allah ile bir olana omur de olum de hoş gelir.' der Mevlana'mız. Yaradan'a inanan birisi, sonunda o teslimiyetiyle 'Ne kadar bilgiyi alırsam, oğrenirsem kardır.' diyor. Çunku tum bilgiler bana gore Yaradan'ın bilgileri. Ne kadar bilgilenirsek, o kadar daha mutlu oluruz ve O'nu daha iyi anlarız."
" HER AY TÜBİTAK DERGİSİ ALIRIM"
Gencebay, uzun yıllar once bir gazetede yayınlanan haberde, Rusların 300 milyon yıllık bir madende 10 santimlik cıvataya benzeyen bir parça bulduklarını okuduğunda çok şaşırdığını da anlattı.Bunun ne anlama geldiğini merak ettiğini ve 1960'ların sonundan itibaren her ay aldığı TÜBİTAK dergisinde bu konuya rastlamayınca da hayal kırıklığına uğradığını dile getiren Gencebay, şunları soyledi:"O aylarda dergide boyle bir şey goremeyince hemen TÜBİTAK'ı aradım. O sırada tatildeydik Bodrum'da. Başkan yardımcısı profesor bir arkadaş çıktı telefona. 'Niye bu hafta boyle bir haberi yayınlamadınız?' dedim. 'Ne diyorsunuz, demek siz bu konulara ilgilisiniz. Ben bunu bir araştırayım. Bir hafta sonra sizi arayacağım' dedi. Gerçekten de sonra aradı beni, ama yeterli bilgi bulamamış. 'Asparagas haberlerden birisi olabilir.' diye bağladı. Ondan sonra beni rasathaneye zaman zaman davet ettiler, bir turlu gitmek kısmet olmadı."
" İNSANLAR VARLIKLARINI KORUMAK İÇİN BAZI BİLGİLERE SAHİP OLMALI"
Orhan Gencebay, Buyuk Önder Mustafa Kemal Ataturk'un sanatçılara tarihlerini oğrenmeleri yonundeki tavsiyesini dikkate aldığını ve uzun yıllardır tarihle de yakından ilgilendiğini dile getirdi. İnsanların varlıklarını korumak için bazı bilgilere sahip olması gerektiğini vurgulayan Gencebay, şoyle devam etti:
"Yaradan'ın yarattığı ne varsa onları korumak lazım, sonra da kendi değerlerimizi, coğrafyamızın farkından kaynaklanan değerlerimizi, dilimizi, dinimizi, geleneğimizi, goreneğimizi, muziğimizi, sanatımızı korumamız lazım ki daha guçlu olalım ve evrenselliğe de katkıda bulunalım. Evrenselliğin çeşitliliği bu değerlerin guzel ifade edilmesinden, zenginleştirilmesinden gelir. Ben bunu şeye benzetirim, Newton Çarkı'na. Newton Çarkı dururken rengarenktir. Her renk vardır, sayısız sınırsız renk vardır, donduğu zaman tek renk olur. İşte bu evrenselliktir benim boyle bir benzetmem var."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.