Özet (TL;DR) @ 2017-12-29T08:42:53.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki konuşmasında kişilik haklarına saldırıda bulunduğu gerekçesiyle CHP Lideri Kılıçdaroğlu'na 250 bin liralık manevi tazminat davası açtı.



Son dakika haberi!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Huseyin Aydın'ın açtığı davanın dilekçesinde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 22 Aralık 2017'de TBMM'deki basın açıklamasında ve 24 Aralık 2017'de CHP'nin Eskişehir İl Kongresi'ndeki konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yonelik kişilik haklarını ihlal edici mahiyette, fevkalade ağır hakaretlerde bulunduğu ifade edildi. Dilekçede, Kılıçdaroğlu'ndan, 22 Aralık'taki konuşması için 100 bin, 24 Aralık'taki konuşması için de 150 bin lira olmak uzere toplam 250 bin lira manevi tazminat talep edildi.

Kılıçdaroğlu'nun, TBMM'deki sozleriyle Erdoğan hakkında asılsız ithamlarda bulunduğu, onu itham ettiği kaydedilen dilekçede, "Davalının, uzerinde konuşulurken ozellikle hassasiyet gosterilmesi gereken 'şeref ve namus' gibi çok onemli ve hassas konular uzerinden Sayın Cumhurbaşkanımıza yonelik sarf ettiği ifadeler kesinlikle eleştiri olarak kabul edilemez" denildi.Dilekçede, Kılıçdaroğlu'nun daha once de sarf ettiği ve taraflı tarafsız tum toplumun tepkisini çeken ifadelerle Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kişilik haklarının ağır biçimde ihlal edildiği belirtilerek, "Bu sozlerin bugunku yazılı olan hukuk kuralları karşısında hakaret suçunu teşkil edebilecek nitelikte olduğu açıktır. Bu vesileyle ifade etmek gerekir ki Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasi ve ozel hayatı, namus ve şeref kavramını gerçekten onemseyenler için emsalsiz orneklerle doludur" ifadesi kullanıldı.Kılıçdaroğlu'nun, Eskişehir'deki konuşmasında da eleştiri ve ifade hurriyeti sınırlarını fevkalade aştığı, belirli bir amaç doğrultusunda ve ısrarlı şekilde hakaret kastıyla hareket ettiğine yer verilen dilekçede, "Kılıçdaroğlu'nun bu konuşmasında sarf ettiği iddiaların tamamının asılsız olduğu, daha once birçok kez tekzip edildiği" kaydedildi.

" FETÖ'NÜN SÖYLEMLERİYLE BİRE BİR ÖRTÜŞEN"

Dilekçede, Kılıçdaroğlu'nun sozlerinin, Fetullahçı Teror Örgutunun (FETÖ) Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yonelik uzun zamandan beri yuruttuğu algı oluşturma çabalarının bir parçası olduğu ve munferit bir hadise olarak değerlendirilemeyeceği kaydedilerek, şu ifadelere yer verildi:"Esasında davalının ve genel başkanı bulunduğu siyasi partinin Sayın Cumhurbaşkanımıza yonelik soylemleri, FETÖ'nun soylemleriyle bire bir ortuşmekte olup, bu doğrultudaki soylem ve politikanın orgut tarafından adı geçen siyasi partiye empoze edildiği hususunda toplumda yaygın bir kanaat oluşmuştur.Bilindiği gibi 17-25 Aralık yargı darbesi girişiminden hemen sonra FETÖ onculuğunde Sayın Cumhurbaşkanımıza yonelik olarak mesnetsiz ve dayanaksız iddialarla algı oluşturmak maksadıyla içeride ve dışarıda yaygın bir kampanya başlatılmıştır. Davalı da ilk gunden itibaren soz konusu kampanyayı sahiplenmiş ve Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında haksız ve gerçek dışı iddialarla kampanyaya katkı sağlamıştır. 17-25 Aralık yargı darbesi ile ilgili ortaya çıkan gerçekler ışığında soz konusu kampanyanın 17-25 Aralık yargı darbesine meşruiyet kazandırmak amacıyla planlanıp icra edildiği hususunda bir tereddut bulunmamaktadır. 17-25 Aralık darbesinin azmettiricilerinin, Turkiye'de başarısız olmanın verdiği kin ve ofkeyle ABD'de adli soruşturma kılıfı altında benzer iddialarla dava açtığı ve davanın kamuoyuna yansıtıldığı bugunlerde, aynı kampanyanın FETÖ tarafından başlatılması ve eş zamanlı olarak davalı ve genel başkanı olduğu parti tarafından asılsız iddiaların dile getirilmesi ve hakarete varan ifadelerle kullanılması, yukarıda ifade edilen işbirliğinin bir yansıması olarak değerlendirilmelidir. Davalının işbu davaya konu açıklamaları, FETÖ tarafından uretilen ve orgut uyeleri tarafından yayılmaya çalışılan yalanların birebir tekrarından ibarettir."Dilekçede, Kılıçdaroğlu'nun bir sure once Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yurt dışında parası olduğunu iddia ettiği, bunu ispata davet edildiği ancak iddiasını ispat etmek bir yana, iddiayı dile getirmekten sarfı nazar etmeye başladığı kaydedildi. Aynı şekilde Kılıçdaroğlu'nun, Erdoğan'ın yakınlarının yurt dışına para aktardığını iddia ettiği, iddiasını ispata davet edildiği ancak ispat bağlamında sunduğu belgelerin yurt dışına para transferiyle ilgili olmadığının kısa surede anlaşıldığına yer verildi. Dilekçede, "Bu koşullarda davalının mesnetsiz ve dayanaksız iddialar sebebiyle pişmanlık duyup, Sayın Cumhurbaşkanımızdan ozur dilemesi gerekirken, yeni yalanlarla kampanyayı surdurmeye çalışması, artık saplantıya donuşmuş kor bir duşmanlık varlığını ortaya koymaktadır" değerlendirmesi yapıldı.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Kılıçdaroğlu aleyhine açtığı butun dava ve şikayetlerden vazgeçtiği anımsatılarak, "Geçmişte olduğu gibi bugun de Sayın Cumhurbaşkanımızın gostermiş olduğu iyi niyetin, davalıda hiçbir insani karşılığının bulunmaması insanlık adına uzuntu vericidir. Davalı, Sayın Cumhurbaşkanımıza duyduğu husumetin artık bir klasiğe donuşen seçim yenilgileriyle de izahı mumkun gozukmemektedir" ifadesi kullanıldı.

Dilekçede, Kılıçdaroğlu'ndan, 22 Aralık'taki konuşması için 100 bin, 24 Aralık'taki konuşması için de 150 bin lira olmak uzere toplam 250 bin lira manevi tazminat talep edildi.