Özet (TL;DR) @ 2017-12-27T00:45:00.000Z: 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Gölbaşı'nda bulunan Özel Kuvvetler Komutanlığını (ÖKK) ele geçirme teşebbüsüyle ilgili 68 sanığın yargılandığı davada ara karar açıklayan mahkeme, 11…



15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Golbaşı'nda bulunan Özel Kuvvetler Komutanlığını (ÖKK) ele geçirme teşebbusuyle ilgili 68 sanığın yargılandığı davada ara karar açıklayan mahkeme, 11 sanığın adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak uzere tahliyesine hukmetti.

(C) AFP 2017/ Ozan Kose

Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya sanıklar ve avukatları ile İsmail Oğuz, Başbakanlık, TBMM ve yaşamını yitiren Ömer Halisdemir'in yakınlarının da arasında bulunduğu bazı mudahillerin avukatları katıldı.

' İÇERİDE HAİNLER OLABİLİR'

Duruşmanın oğleden sonraki bolumunde tanık olarak dinlenen Albay Ümit Koçak, darbe girişimi sırasında ÖKK'da nobetçi amir olarak gorev yaptığını anlattı. Hareketlilik uzerine odasına gittiği sanıklardan Harekat Şube Muduru eski kurmay albay Ümit Bak'ın kendisine teror saldırısından bahsettiğini soyleyen Koçak, bir sure sonra o donem ÖKK komutanı olan Korgeneral Zekai Aksakallı'nın telefonla arayarak, "Nobetçi heyetinden guvendiğin adamları al. İçeride hainler olabilir. Dikkatli ol" dediğini ve nizamiye kapılarının kapatılması emrini verdiğini belirtti. Koçak, ardından Aksakallı'nın emir astsubayının bir tim ile zırhlı araç istediğini dile getirdi.

İlerleyen saatlerde Aksakallı'ya gonderdikleri timin helikopterden açılan ateşle vurulduğunu ve yaralılar olduğunu oğrendiklerini aktaran Koçak, bu bilgiyi Ümit Bak ile paylaştığını belirterek, "Saat 24.00 sularında Bak'ın yanına çıktığımda bana bir emir okudu. Emirde silahlı kuvvetlerin yonetime el koyduğu, Zekai Aksakallı'nın gorevden alındığı ve Semih Terzi'nin ÖKK'nin başına atandığı belirtiliyordu" dedi.

Bir sure sonra Harekat Merkezi'ne geçtiklerini anlatan Koçak, şoyle devam etti:

' SABAHA KADAR SAĞ KALACAĞIZ'

"Harekat Merkezinde Albay Ümit Bak, Zekai Aksakallı ile telefonla goruştu. Konuşma normal başladı, sonra emri okudu ve tartışmaya başladılar. Ümit Bak, 'Ben elimdeki emre bakarım. Bu emre uyulacak' dedi ve telefonu sert bir şekilde kapattı. Nedim Şahin ve Muzaffer Han, silahlarını bana doğrultmuşlardı. Bu sırada Mehmet Ali Çelik, 'Herkes tarafını ve yerini belli etsin' dedi. Aksakallı, tekrar Ümit Bak ile goruşmek istedi. Bak goruşmeyi kabul etmedi. Bana, 'Komutan seninle konuşmak istiyor' dediler. Telefona doğru yoneldiğim sırada Nedim Şahin silahını gosterdi. Bunun uzerine telefona gelemediğimi komutana iletmelerini istedim. Bu sırada Nedim Şahin, hiddetle telefonu açan başçavuşun yanına gitti. Elinden telefonu aldı ve kapattı. Bir sure sonra aşağıya indik. Volkan Vural Bal bana 'Ne yapacağız?' diye sordu. Ben de 'Sabaha kadar sağ kalacağız. Bu işe karışanları tespit edip sabah bizimkiler geldiğinde yakalanmalarını sağlayacağız' dedim. Kameralardan birliğin çevresinde kimler olduğunu tespit için uğraştık. Nizamiyede telefonumuza cevap veren Başçavuş Fatih Uysal'a, 'Seni kim gorevlendirdi?' diye sordum. Uysal, kendisini Ümit Bak'ın gorevlendirdiğini soyledi. Uysal'dan nizamiyeye gelecek personele ateş etmemelerini istedim. 'Ben burada nobetçi subayım. Emir komuta bende. Kimseyi tanımam' karşılığını verdi."

' İÇERİ GİR YOKSA VURULURSUN'

Ümit Koçak, helikopter sesi duyduklarını ve Semih Terzi'nin geldiğini anladıklarını belirterek, "Kameraları o tarafa ayarladık. Terzi'nin gelişini gormedik ama çatışmayı gorduk. Bu sırada bir kişiyi gordum. Bu kişinin tabur komutanlarından Fatih Şahin olduğunu fark ettim. Bana 'Komutanım içeri gir, yoksa vurulursun.' dedi. Ben bunu tehdit olarak algıladım" diye konuştu.

Semih Terzi'nin vurulduğunu oğrendiklerini ve bunu ustleriyle paylaştıklarını anlatan Koçak, bir sure sonra Muzaffer Han ile Şenol Soylu'nun hiçbir şey olmamış gibi kamera merkezine girdiğini, onları içeride tuttuğunu, bu sırada kameralardan Ümit Bak ile Mehmet Ali Çelik'i elleri başının ustunde komutanlık katından inerken gorduklerini anlattı.

' KONTROL ARTIK BİZDEYDİ'

Bu kişilerin dışarıdaki ağaçlık alana goturulduğunu ifade eden Koçak, "Pencereye yaklaşan birini gorduk. Bu kişi Mihrali Atmaca'ydı. 'Birini oldurduk. Geri kalan personeli yakaladık' dedi. Tum nobetçi heyeti arayarak aşağıya inmelerini sağladık. Kontrol artık bizdeydi" diye konuştu.

Bunun uzerine soz alan sanık Ümit Bak, Zekai Aksakallı'nın "Semih Terzi hariç hiçbir general içeri alınmayacak" talimatı verip vermediğini sordu. Koçak, "Hayır" karşılığını verince Bak, "Aksakallı sana, Semih Terzi hariç generaller dahil kimse içeriye alınmayacak emri verdi. Bu emri odamın onunde bana tebliğ etmediniz mi? Ben bunu bugun soylemiyorum, 16 Temmuz'daki ifademde soyledim" dedi. Koçak ise bu iddayı yalanlayarak, "Komutanın emri net. Generaller dahil içeri kimse alınmayacak emrini verdi" dedi.

(C) AA/

Mahkemenin tanık olarak dinlediği Makbul Uluğ da Zekai Aksakallı'nın emir astsubayı olarak gorev yaptığını belirtti. Darbe girişimi sırasında Genelkurmay'dan Mahir Eser'in arayıp "Doğru taraftaysan komutanımıza sahip çık" dediğini, bunun uzerine goruştuğu Aksakallı'nın "Beni almaya çalıştılar ama ben kurtuldum" dediğini, goruşmenin ardından komutanın yanına gittiğini ve sabaha kadar Aksakallı'nın guvenliği sağlayıp telefon goruşmelerine yardımcı olduğunu soyledi.

' EMİRLERİ ARTIK SEMİH TERZİ'DEN ALACAĞIZ'

Uluğ, soru uzerine Aksakallı'nın Ümit Bak ve Mehmet Ali Çelik ile goruştuğunu, bu kişilerin Aksakallı'ya, "Genelkurmay'dan emir geldi. ÖKK komutanı Semih Terzi oldu. Emirleri ondan alacağız" dediğini aktardı.

Makbul Uluğ, Ömer Halisdemir ile 8 kez goruştuklerini, ilk olarak Halisdemir'in Aksakallı'yı aradığını dile getirdi. Soru uzerine Aksakallı'nın 16 Temmuz'da saat 10.30 sularında karargaha geldiğini belirten Uluğ, komutanın neden daha erken bir saatte kışlaya gitmediği sorulunca, MİT musteşarlığından zırhlı araç istediklerini, araç gelir gelmez kışlaya geçtiklerini belirtti.

Aksakallı'nın kamera kayıtlarını inceleyip incelemediğine ilişkin sorusunu da Uluğ, "Direkt olarak incelemedi. Gelir gelmez incelemediğini biliyorum" diye cevapladı.

Tanık Savaş Karakuş ta ozel hava alayı ve muhafız alayına malzeme taşınmasıyla ilgili bildiklerini anlattı.

MART 2018 'E ERTELENDİ

Beyanların ardından talepleri dinlenen sanıklar, tahliye ve beraat istedi. Daha sonra mutalaasını açıklayan duruşma savcısı 4 sanığın tahliyesini talep etti. Duruşmaya verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar Alperen Berat Durmuş, Ertuğrul Bozçal, Sedat Soysal, Selçuk Sert, Emrah Şenturk, Mehmet Kuşçu, Ömer Faruk Cavlazoğlu, Mehmet Koç, Yıldıray Yılmaz, Gurbuz Turk ve Raşit Özdilek'in adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak uzere tahliyelerine hukmetti.

Tutuklu diğer sanıkların bu halinin devamına karar veren heyet, davayı 12-13 ve 14 Mart 2018'de gorulmek uzere erteledi.