Özet (TL;DR) @ 2017-12-24T23:50:00.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'un Kudüs kararına ilişkin, "Şunu bilmemiz lazım eğer, demokrasinin beşiğiyseniz yaptığınız iş yanlış. Sayın Trump, senin şimdi bundan sonra…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump'un Kudus kararına ilişkin, "Şunu bilmemiz lazım eğer, demokrasinin beşiğiyseniz yaptığınız iş yanlış. Sayın Trump, senin şimdi bundan sonra yapman gereken şu; başını iki elinin arasına alacaksın, biz nerede yanlış yaptık. Bunu duşuneceksin ve buradan tekrar geri doneceksin" dedi.
(C) AA/
Sudan Meclisi'nde, tekbirler eşliğinde kursuye çıkan Erdoğan, buradaki hitabına, "Bugun bir kez daha ikinci evimizde, Sudan'da bulunmaktan, siz değerli kardeşlerimle bir araya gelmekten dolayı şahsım, eşim, heyetim olarak gerçekten çok mutluyum" diyerek başladı.
Konuşmasında "İslam dunyasının birliğine ihtiyacımız olduğu şu gunlerde, coğrafyamızın her koşesinde farklı isimler altında ortaya çıkan teror tehditlerine karşı dikkatli olmalıyız" diyen Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Terorizmin, İslam dunyasının guçlenmesini istemeyen çevreler tarafından desteklendiğini uzuntuyle goruyoruz. Biz, terorizmin, uluslararası ilişkilerde bir terbiye aracı, bir mudahale vesilesi haline getirilmesine kesinlikle karşıyız. Teror orgutlerinin iyisi kotusu yoktur, hepsi de insanlığın ortak duşmanıdır. Kendi çıkarları için terorizmi destekleyenlerin, eninde sonunda teroristlerin hedefi haline geldiklerini gorduk, goruyoruz. Terorizmle mucadelede başarının, ancak uluslararası duzeyde muşterek ve samimi çabalarla, çifte standarttan vazgeçilerek sağlanacağına inanıyoruz. Bunu her fırsatta anlatmayı surdureceğim, surdureceğiz."
' KİMSE BİZDEN SESSİZ KALMAMIZI BEKLEMESİN'
(C) AA/
Erdoğan, mazlumların gozyaşlarının, teror orgutlerinin ve devlet teroru uygulayan ulkelerin kanlı ellerinin arasında kaybolup gitmesine izin vermeyeceklerini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, salonda kendisini dinleyenlere, "Kimse bizden, Rohinga Muslumanlarının tum dunyanın gozu onunde katledilmesine, Filistin halkının yıllardır maruz kaldığı saldırılara, Suriye, Irak, Libya, Yemen ve Somali'deki insani krizlere, sahil ulkelerindeki, Çad golu havzasındaki sıkıntılara sessiz kalmamızı beklemesin" şeklinde seslendi.
Zorbaya, zorbalığa, haksızlığa ve haksızlık edene karşı olduklarının altını çizen Erdoğan, "Bu duruşumuz için şayet bir bedel odememiz gerekiyorsa, onu da odemeye hazırız" dedi. Haksızlığın, adaletsizliğin ve sağduyudan yoksun kararların sonunun husran olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bunun son orneğinin, Kudus'le ilgili gelişmelerde yaşandığını soyledi.
' TRUMP KENDİ KENDİNE BU KARARI VERDİ'
Amerika Birleşik Devletleri yonetiminin, 6 Aralık'ta tum bolgeyi ateşe atmak pahasına Kudus'u, İsrail'in başkenti olarak tanıdığını ve buyukelçiliğini buraya taşıyacağını açıkladığını hatırlatan Erdoğan, "Kime sordu? Kendi kendine bu kararı verdi. Peki bunun için İslam ulkeleriyle en azından bir goruşme yapmak veya Hristiyan dunyasıyla bir goruşme yapmak gerekmez miydi? İslam İşbirliği Teşkilatı'nın donem başkanı bendim. Benimle hiç goruşmedi. Bunun yanında Papa ile hiç goruşmedi." ifadesini kullandı.
Kudus'un, Muslumanların ilk kıblesi olması sebebiyle soz haklarının bulunduğuna işaret eden Erdoğan, "Aynı şekilde Kudus'te bir diğer taraftan Hristiyanların soz hakkı var. Beyefendi bunlara sordu mu? Hayır, sormadı. Kararı kendisi verdi. Peki ne oldu?" diye konuştu.
' TELEFONLARLA HER TARAFI ARADILAR TEHDİT ETTİLER'
Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu: "Telefonlarla her tarafı aradılar, tehdit ettiler. 'Biz, size şu kadar dolar veriyoruz, milyonlarca dolar veriyoruz, bundan sonra bu dolarları alamayacaksınız.' dediler. Biz, 'demokrasi, iradelerin dolarla satın alındığı rejimler değildir.' dedik. Siz paralarınızla bir şeyler satın alabilirsiniz ama insanlığın iradesini satın alamazsınız. Şunu bilmemiz lazım, eğer demokrasinin beşiğiyseniz yaptığınız iş yanlış. Sayın Trump, senin şimdi bundan sonra yapman gereken şu; başını iki elinin arasına alacaksın, biz nerede yanlış yaptık. Bunu duşuneceksin ve buradan tekrar geri doneceksin. Zira Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 128 ulke dik durduysa, karşı durduysa sizin yanınızda 8 ulke ki bunların da nufusları çok enteresan, 15, 20, 25, 30 bin adeta bizim Turkiye'deki ilçeler gibi. Ne oldu? Telefonlar yaptınız, tehdit ettiniz." Erdoğan, dunyada guçlu olanın silahları, parası olanın değil, haklı olanın guçlu olduğunu vurguladı.
' KARDEŞİM EL BEŞİR'E TEŞEKKÜR EDİYORUM'
"Burada haklı olan bizdik." diyen Erdoğan, donem başkanı olarak sadece Musluman ulkeleri aramadığını, konuya ilişkin yaptığı telefon goruşmelerini anımsattı. Hep beraber İstanbul'da toplandıklarını ve deklarasyon yayınladıklarını, El-Beşir'in de o gun İstanbul'da bulunduğunu aktaran Recep Tayyip Erdoğan, şunları kaydetti: "Olağanustu zirveye katılarak, zirvenin başarısına destek veren kardeşim El- Beşir'e buradan bir kez daha teşekkur ediyorum. Dunyadaki bu 128 ulkeye de teşekkur ediyorum, hakkın yanında durdular. Başarıyla sonuçlanan 'Kudus' konulu olağanustu zirveyle tum dunya, İslam aleminin birlikte hareket ettiğinde ne kadar guçlu olabileceğini ortaya koydu. Amerikan yonetiminin bu yanlış kararına bir başka darbe de Birleşmiş Milletler Guvenlik Konseyi'nde geldi. Burada tek başına kalan Amerika, veto yetkisini kullanarak her zaman soylediğim, 'dunya 5'ten buyuktur' itirazımızın ne kadar haklı olduğunu ortaya koydu. Hele hele 1'den çok buyuk bunu da gosterdi."
' SAYIN TRUMP SEN BUNLARI GÖRMEDİN Mİ YA? BEN TAYYİP ERDOĞAN OLARAK GÖRDÜM'
Erdoğan, Turkiye ve Sudan'ın, Muslumanların tum meseleleri gibi, Filistin ve Kudus konusunu da sonuna kadar takip etmekte kararlı olduğunu vurgulayarak, şoyle konuştu: "Butun bu olay cereyan ederken duşunebiliyor musunuz, down sendromlu 28-29 yaşındaki Muhammed'i, İsrail'in askerleri ne yapıyor? Tartaklıyor. Bu down sendromlu bir genç. Ya utanmaz mısınız siz, sıkılmaz mısınız? Bunu nasıl yaparsınız? 15 yaşındaki bir gencin gozlerini bağlamak suretiyle silah dipçikleriyle onu tartaklayıp doverek 20 tane asker, polis, hep birlikte boyle bir genci surukluyorlar. Sayın Trump, sen bunları gormedin mi ya? Ben Tayyip Erdoğan olarak gordum. Senin imkanların daha fazla. Sen rahatlıkla bunları gormuşsundur. Ya 15 yaşındaki o gence acımadın mı? Sen de evlat sahibisin, ben de evlat sahibiyim. Ben nasıl acıyorsam, senin de acıman lazım ama bu, başka bir duygu. Ve bir anne kızını, yavrucağını, kucağına sarılmış, merdivenlerde onunla beraber yururken ona da aynı şeyi yapıyorlar. Geliyorlar, tekme tokat silahla vuruyorlar. Butun dunya bunu televizyonlarda izledi mi? İzledi. Peki değişen bir şey oldu mu? Olmadı. Sabır. Temenni ederiz ki olur ama biz dik duracağız. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Yolumuza da aynı kararlılıkla devam edeceğiz."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.