Özet (TL;DR) @ 2017-12-25T07:04:16.000Z: Tıp teknolojisindeki baş döndürücü gelişmeler pek çok hastalığın tanı ve tedavisinde “olmaz” denileni mümkün kılıyor. Uzmanlara göre, ileri teknolojik yöntemlerden olan ve sadece 2 mm'lik ameliyat izi…



Miyomdan çikolata kistlerine, idrar kaçırmadan kadın kanserlerine dek birçok hastalığın tedavisinde son yıllarda "kapalı ameliyat" olarak bilinen laparoskopi yontemi on plana çıkıyor. Üstelik tıp teknolojisindeki hızlı gelişme, laparoskopinin de otesine geçilmesini sağladı. Artık mikrolaparoskopi var! Son 5 yıldır giderek daha yaygın olarak kullanılan mikrolaparoskopi yontemindeki cerrahi aletler, standart laparoskopiden çok daha minik ama çok daha işlevsel olmasıyla dikkat çekiyor. Öyle ki, standart laparoskopide kullanılan 5-12 milimetre çapındaki cerrahi aletler mikrolaparoskopide sadece 2 milimetreye iniyor. Bu da neredeyse bir kurdan çapının inceliğinde yara izi anlamına geliyor.

Özellikle kozmetik açıdan yara izinin yok denecek kadar az olmasıyla dikkat çeken bu yontem hakkında bilgi veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Suat Dede g unumuzde jinekolojik hastalıkların mikrolaparoskopi y ontemi sayesinde başarıyla ameliyat edilebildiğini soyleyerek sozlerine şoyle devam ediyor:

"Üstelik bu yontem sayesinde artık ameliyattan birkaç hafta sonra yara izleri tamamen fark edilmeyecek hale geliyor, hatta bazı durumlarda dikiş bile gerekmiyor. Yara izinin neredeyse yok denecek kadar az olmasını sağlayan mikrolaparoskopi sadece estetik açıdan değil, aynı zamanda etkin bir tanı ve tedavi yontemi olmasıyla da one çıkıyor."

B İRKAÇ GÜNDE İŞE DÖNÜLÜYOR

Kendi kuçuk işlevi buyuk bu aletler hastaya çok onemli kazanımlar sağlıyor. Açık cerrahinin aksine kan kaybı ve operasyon sonrası ağrı minimum seviyede olurken, hayati risk azalıyor, kesi yerlerinden olası bir fıtık gelişimi neredeyse hiç olmuyor, iyileşme çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşiyor.

Prof. Dede, ozellikle kadın hastaların kozmetik açıdan yara izi kalması, kariyer hedefli çalışan kadınların ise kısa surede toparlanarak işe başlama konularında kaygılandıklarını belirtiyor.

" HASTALAR İÇİN YENİ BİR KAZANIM"

Laparoskopik yontemler sayesinde hastanın 1-2 gun gibi kısa surede toparlandığını soyleyen Uzman, "Tıp teknolojisinin gelişimiyle hastalar için yeni bir kazanım olan mikrolaparoskopi; kronik kasık ağrısı, endometriozis ve çikolata kistleri, karın içi yapışıklıklar, yumurtalık kistleri, karın içi iltihabi hastalıklar, dış gebelik, yumurtalıkların kendi etrafında donmesi gibi birçok kadın hastalığında başarıyla kullanılıyor. Ayrıca infertilite (kısırlık) sorununun belirlenmesi ve tedavisi, hamilelik planı olmayan kadınlarda tuplerin bağlanması, miyomların tedavisi, rahim alınması ve rahim ve vajina sarkması ile idrar kaçırma problemlerinin giderilmesinde de mikrolaparoskopi etkin bir yontem olarak dikkat çekiyor. Buna karşın hastaya en uygun cerrahi yontemini doğru belirlemek çok onemli. Çunku bazı hastaların bu yontemlere uygun olmaması nedeniyle açık ameliyat olmaları gerekebiliyor" diyor.