Özet (TL;DR) @ 2017-12-22T14:40:00.000Z: İstanbul'da Bilgi Üniversitesi bünyesinde, ‘Bilgi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin TÜBİTAK desteğiyle 2015-2017 yılları arasında yaptığı, "Diğeri ile Karşılaşmada Ötekileştirme/ meyi…



Analiz

14:40 22.12.2017(Guncellendi 20:04 23.12.2017) URL'yi kısaltın

İstanbul'da Bilgi Üniversitesi bunyesinde, 'Bilgi Goç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin TÜBİTAK desteğiyle 2015-2017 yılları arasında yaptığı, "Diğeri ile Karşılaşmada Ötekileştirme/ meyi Anlamak: Turkiye'de Gençlerle Empati ve Eşitliği Tartışmak" konulu araştırmanın sonuçları açıklandı.

Çalışma çerçevesindeyse 18 ilden 18-29 yaş aralığındaki gençleri temsil eden bin 224 gençle yuz yuze anket yapıldı. Ötekileştirmenin nasıl başladığını, nasıl gerçekleştiğini ve bu sureci etkileyen temel etkenleri belirlemeyi amaçlayan araştırmanın sonuçları, gençler arasındaki "sosyal mesafenin" uzaklığını gosterdi. ****

KIZININ 'ÖTEKİ' İLE EVLENMESİNE 'HAYIR'

"Biz'liğin Aynasından Yansıyanlar- Turkiye Gençliğinde Kimlikler ve Ötekileştirme" araştırmasının sonuçları, gençler arasında "otekileştirme"nin boyutlarını gosterirken, gelecekte "biz" ile "otekiler" arasında nasıl bir mesafe olacağını da ortaya koydu.

Gazete Haberturk'ten Pervin Kaplan'ın haberine gore çalışma, bugunun gençlerinin yarın kız çocuğu sahibi olduğunda, kızlarının, "oteki" olarak gordukleri gruptan biriyle evlenmelerine izin vermeyeceğini gosterdi. 100 gençten 90'ı, "kızlarının diğer gruptan birisiyle evlenmesini" kabul etmeyeceğini soyledi. Üstelik bu gençler çocuklarının "oteki" çocuklarla oynamasına bile izin vermeyecek. Çocuklarının "oteki çocukla" arkadaşlık yapmasına izin vermeyeceğini belirtenlerin oranı "oteki" ile iş yapmayacaklarını soyleyenlerin oranı ile yaklaşık aynı; yuzde 84. "Öteki" ni komşu olarak istemeyenlerin oranı, o gruptan birini işe almayı duşunmeyenlerin oranıyla benzer şekilde yuzde 80.

GEN ÇLER KİMİ 'BİZ' OLARAK TANIMLIYOR?

Araştırmaya katılan gençlere bir dizi kimlik sayılıp bu kimliklerden ne sıklıkla "biz" diye bahsettikleri sorulduğunda ise ilk sırayı yuzde 94 oranında aileleri, ikinci sırayı da yuzde 76 oranında Turkler alıyor.

Gençlerin kendi gruplarına en uzak hissettikleri grupla ne kadar "temasta" oldukları da ortaya çıktı. Yuzde 23'u mahallede, yuzde 19'u okulda bu grubun mensuplarıyla karşılaşıyor. Diğer grup mensuplarıyla çarşıda/ pazarda karşılaşıp sohbet ettiğini ve arkadaşlıkları olduğunu soyleyenlerin oranı yuzde 12. Bu gruptan birisine misafirliğe gidenlerin oranıysa yuzde 10.

"Diğeri ile Karşılaşmada Ötekileştirme/meyi Anlamak: Turkiye'de Gençlerle Empati ve Eşitliği Tartışmak" başlıklı TÜBİTAK araştırmasının kitaplaşmış hali olan bu metin, otekileştirme/meyi anlamayı ve otekileştirmeyle sonuçlanan eylemin belirleyenlerini saptamayı hedeflemiştir." pic.twitter.com/PRQhXkR4YS

-- Turgut Tarhanli (@turgut_tarhanli) 7 Aralık 2017

K İMLİĞİN OLUŞUMUNDA NELER ETKİLİ OLUYOR?

Bilgi Goç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Muduru Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, kimliklerin oluşumunda aile, okul, mahalle ve akran gibi birçok etkileyici unsurun olduğunu soyluyor. Semerci, "Baştan itibaren nasıl olup birbirimize uzak duştuğumuzu anlamak istedik. Üstelik soz konusu gençler olduğunda kendi sahip oldukları hakları nasıl oluyor da karşısındaki için istemiyorlar? Kendi gruplarının ustunluğune inançları arttıkça diğer grupları otekileştirme artıyor.

TEMAS KURMAK ÖTEKİ ALGISINI AZALTIYOR

Ötekileştirme, bugun sadece Turkiye'nin değil, dunyanın sorunu. Ancak yaşadıkları, toplumda karşılaştıkları davranış biçimi, ailenin tarihi, bunların tumu kimlikleri ile ozdeşleşmelerini sağlıyor. Araştırma birbiri ile temas kurulmasının otekileştirme algısını azalttığını gosteriyor. Bu yuzden de birbirleri ile temas çok onemli. Tiyatro ve benzeri etkinliklerde bulunan gençler, diğer gençlere kıyasla daha az otekileştirme algılarına sahipler" diye konuştu.

Bilgi Uluslararası İlişkiler Bolumu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emre Erdoğan ise projede çıkış noktalarının "Adil, adaletli bir toplumda nasıl yaşayabiliriz?" sorusu olduğunu ve gençlerin en guçlu kimliğini saptamak istediklerini kaydetti.