Özet (TL;DR) @ 2017-12-24 09:04:04.031379: Çi dizisinin Deniz'i Mehmet Günsür, yılın son haftasında sinema severlerle buluşan Martıların Efendisi filmi ve kariyeri hakkında merak edilenleri cevapladı.



23 Aralık 2017 Cumartesi

Martıların Efendisi filminin başrol oyuncusu Mehmet Gunsur, HT Magazin'den Mehmet Çalışkan'a verdiği roportajda "Oyuncular profesyonel şizofrendir" dedi. İşte 42 yaşındaki oyuncunun açıklamalarından satırbaşları:

'Martıların Efendisi'nin sizi cezbeden ozellikleri neler oldu?

Canlandıracağım karakterde oyunculuk adına yapabileceklerimin sınırsız olduğunu hissedince oldukça heyecanlandım. Elbette hikayeyi de çok sevdim. Yonetmenimiz Mehmet Ada Öztekin bana hikayeyi ilk anlattığı andan itibaren 'Martıların Efendisi'nin çekilip bitirilmiş halini hayal etmek bile buyuk bir heyecan verdi. Şunu da soylemeliyim: Gunumuzun ana akım filmleri dışında da filmler çekilmesi gerekir. 'Martıların Efendisi', işte o filmlerden biri. Belli kalıpların dışında olması da 'Ben bu filmde seve seve varım' dedirten bir diğer ana neden.

-Yani Don Kişot'luk yaptınız...

Canlandırdığım karakteri zaten Don Kişot'a benzetiyorum. 'Martıların Efendisi', kendi yarattığı dunyada çok doğru değerlerle hareket eden biri. Adalet, sevgi, iyilik... Ama butun bunları kendince farklı şekillerde kodlamış. Film, dunyayı toplum için aykırı ama kendi dunyasında bir o kadar normal bir adamın gozuyle gorme olanağı sağlayacak. Filmin bu ozelliği de başlı başına heyecan verici.

-Yıldız oyuncu musunuz yoksa aktor mu?

Aktorlukte her yeni yapımda kendini bir şekilde değiştirmek vardır. Ben bir hamurum. O hamuru da yonetmenimiz istediği şekilde yoğurmalı. Ve kendimi yoğurabilip değiştirebilmeyim. Bu işten anladığım budur. İnsanlar yuzde doksan rol aldığım bir filmde Mehmet Gunsur'u gormek istiyor. Değişip de başka birisi olduğumu pek gormek istemiyorlar ama o zaman işin heyecanı kalmıyor. Bu anlamda 'Martıların Efendisi'nde yapımcımız Erol Avcı da, yonetmenimiz Mehmet Ada Tekin de ve rol arkadaşlarım da aslında birer Don Kişot.

Riskli bir durum değil mi?

Fiziksel olarak da kendimi değiştirmeyi seviyorum. Risk almayan oyuncular sadece Turkiye'de değil ki. Dunyanın her yerinde oyle oyuncular var. Onların kotu oyuncu olduğunu soylemiyorum. Riske girmeyen oyuncular her filmlerinde aynıdır. Ben o aynılığı tercih etmiyorum. Örneğin Meryl Streep her filmde farklı biridir. Tom Cruise ise hemen hemen aynı. Bizi hiç şaşırtmasa da Tom Cruise'un kotu bir oyuncu olduğunu soyleyebilir miyiz? Canlandırdığım karakterin dunyasına ne kadar girersem o kadar mutlu oluyorum. Bu mesleği de işte bu yuzden yapıyorum. Ben oyuncuların profesyonel bir şizofren olduğunu soyluyorum.

-O halde ne kadar şizofren olursanız o kadar iyi. Öyle mi?

Kendimden ne kadar çok çıkıp başka bir karakterle butunleşirsem elbette o kadar iyi. Ayrıca oyuncu olsun olmasın artık herkes şizofren. Şizofreni kelimesinin psikoloji kitaplarından çıkarılması gerektiğini duşunuyorum. Bunu sadece ben soylemiyorum. 1970'li yılların sonundan itibaren birçok kişi tarafından soylenmeye başlandı.

-Aktorluk altı ustu bir meslek midir yoksa ayrıcalıklı ozel bir iş mi?

Direkt olarak insan beynine ve ruhuna çalışıyoruz. Nasıl ayrıcalıklı olmasın ki? Açıkçası ben aktorluğun kutsal bir meslek olduğunu duşunuyorum.

-'Martıların Efendisi'nde yıllardır beklediğiniz biri bir anda karşınıza çıkıp hayatınızı değiştiriyor. Bu durumu size uyarlayacak olursak...

Elbette karşılaştığımız herkes hayatımızı değiştiriyor. İnsan, olene kadar değişen bir yaratıktır. Olağanustu bir ailem var. Hayatımın en buyuk değişikliği de ailemin olması olmuştur. İyi bir eşe, sağlıklı 3 çocuğa sahip olmakla yaşanan değişikliği kelimelendiremem. Sorumluluk arttı, her hareketimde, her duşuncemde uç-beş adım sonrasını duşunuyorum. Aileme sahip olmadan once tuy gibiydim. Bu durum artık tuy gibi olmamaktan şikayetçi olduğum anlamına gelmez. Sorumluluklarım da her adımımı ince eleyip sık dokuyarak atmamın da beni oldukça mutlu kıldığını soylemek isterim.