Özet (TL;DR) @ 2017-12-23 09:39:28.783743: Üç yaşında başladığı 50 yıllık kariyerinde ‘Kuzuların Sessizliği’, ‘Taksi Şoförü’ gibi birçok kült film var. İki Oscar ödüllü ikonik yıldız Jodie Foster’dan bahsediyoruz. Hollywood’un efsanesi, son…
Şu an 35-45 yaş arası olanlara ekranın en onemli kadınlarını sorsanız içinde mutlaka Jodie Foster'ın adının olduğu bir liste çıkar karşınıza. Yeni nesil için populer olmayan ama karşısına geçen her gazeteciyi titreten bir yetenek Jodie Foster.
Son senelerde adını dizilerde daha sık duymaya başladık ve 29 Aralık itibariyle yeni nesil de onun adını ezberleyecek gibi gorunuyor. Çunku kult haline gelmiş ve dizi sektorunde yeni bir kapı açan 'Black Mirror' dizisinin 4. sezonundaki bolumlerden 'Arkangel'da onun imzası var. 'Arkangel' teknolojinin ebeveynlerin çocuklarını beyinlerine taktıkları çip sayesinde kontrol etmelerine imkan tanıyan bir zamanda geçiyor. Çocuğun gorduğu her şeyi ebeveyn izleyebiliyor hatta kontrol edebiliyor. Yani, Arkangel'ı izleyip de saatlerce ustune tartışmamak mumkun değil. Özellikle de çocuğunuz varsa...
Daha once Netflix'in en iddialı yapımlarından 'House of Cards' ve 'Orange Is the New Black' dizilerinden bolumler yonetmiş olan Jodie Foster ile Arkangel'ı, kadınların televizyondaki yerini, Hollywood'un gidişatını ve tabii ki anne olmayı konuştuk.
Yalnız tum ısrarlarıma rağmen Netflix ekibi birlikte fotoğraf çekmemize izin vermedi!

_ Jodie Foster, 1991 'de çekilen 'Kuzuların Sessizliği' flimindeki Clarice
Starling karakteriyle 'En İyi Kadın Oyuncu' Oscar'ını kazandı._
Yaln ız anne olmak çok zor
Kar şınıza oturunca elim ayağıma dolandı. O yuzden en klasik sorudan
başlayalım. Nasıl dahil oldunuz 'Black Mirror'a?
- Rahat ol. Doğruyu soylemem gerekirse daha once hiçbir bolumunu
izlememiştim. Hatta sen benden daha hakim olabilirsin diziye. Bana diziden
bahsedip bu teklifle geldiklerinde çok hoşuma gitti. Çunku devamını izlemek
için bir hafta beklememiz gereken işler çok canımı sıkıyor. Hikayenin sonunu
gormek için haftalarca beklemek istemiyorum. O nedenle her bolumde başka bir
hikaye anlatan dizi fikrini sevdim.
Y oneteceğiniz bolumu siz mi seçtiniz?
- Hayır, ben seçmedim ama okuyunca çok sevdim. Charlie Brooker çok iyi iş
çıkarmış. Ben de olsam bu bolumu seçerdim.
En çok sevdiğiniz şey neydi senaryoda?
- Ben de tek başına bir anne tarafından buyutuldum. Yalnız bir anne olmak çok
zor ve ben de bunun zorluğunu haliyle daha iyi anlıyorum. Bolumun senaryosu bu
açıdan bana ilgi çekici geldi. Anne-kız ilişkisi guzel ama zorlukları olan bir
bağ. Hikayenin benim ozel hayatımla ortuştuğu noktalar olduğunu gormek hoşuma
gitti. Tabii ki konuyu sadece anne-kız ilişkisine indirgeyemeyiz ama bu da
hikayede onemli bir faktor.
Sert sahneleri çekmesi değil izlemesi zor
Annenizle yakın mısınız?
- Son zamanlarda daha çok yakınlaştığımızı soyleyebilirim. Annem Evelyn son
yıllarda demans sorunları yaşıyor. Zihinsel olarak artık bizimle olduğunu
soyleyemem ama bence halinden memnun.
Peki bir anne olarak dizideki hik ayeye baktığınız zaman sert sahneleri
çekmek sizin için zor oldu mu?
- Hayır olmadı. İzlemesi daha zor! Çekerken anne kimliğinden uzaklaşıyorum ve
sadece o anki sahneye odaklanıyorum.
Sizce çocukların şahsi alanı nerede başlar ve nerede biter?
- Bunu cevaplamak çok zor. Tek bir cevabı olduğunu da sanmıyorum. Çocuğun
kendi başına bir birey olduğunu kabul edip sadece ona zarar gelmesini
engelleyecek şekilde mudahale etmek en doğrusu ama bu da çok tartışılabilecek
bir nokta. Özellikle internet hayatımıza girdiğinden beri daha kolay kontrol
edebiliyoruz çocuklarımızı. Ama bazen de daha zor oluyor.

_ Martin Scorsese imzal ı 1976 yapımı 'Taksi Şoforu'nde bir fahişeyi
canlandırdığında sadece 13 yaşındaydı._
Bakmay ın, çok şey değişti
Ş u aralar en çok konuşulan konulardan biri kadınlara taciz hikayeleri. Siz
1988'de 'The Accused' filminde oynadığınızda henuz bu konuları konuşmak
tabuydu. Film de tecavuzculerine karşı dava açan ve bu nedenle suçlanan bir
kadının hikayesini anlatıyordu. O zamandan beri ne kadar yol kat ettik
sizce?
- Aslında çok şey değişmedi gibi gorunse de bakmayın, değişti. En azından
yasalar az da olsa daha çok kadınlardan yana artık. Bu konu konuşulabiliyor.
Tecavuze ya da tacize uğrayıp susmak zorunda kalan da çok kadın var tabii
hala. Kadınlar ekonomik olarak daha guçluler artık. Bunun da etkisi olmuştur.
İnsanlar şunu anlamıyor, kadın olmak tacize uğramak demek! Kadın olup tacize
uğramayan kişi yok denebilir. Sen uğramadın mı?
U ğramaz olur muyum? Defalarca ve çok çirkin şekillerde uğradım. Hala
travmalarını taşıyorum.
- İşte aynen boyle. Sokağa çıkıp sorsak her kadın en az bir kez tacize
uğradığını soyler.
Risk olarak g oruluyoruz
Dizi d unyasına iyice ısınmış gibi gorunuyorsunuz. Yakında yeni diziler de
var mı?
- Evet, dizilerde olmayı çok sevdim. Ancak şimdilik yeni bir proje yok.
Dizi sekt orunde Hollywood'dan daha fazla guçlu kadın goruyoruz. Daha fazla
senarist, yonetmen, produktor var. Bu farkın sebebi nedir?
- Doğru soyluyorsun, kadınlar dizi sektorunde daha aktif. Film studyoları
hala kadınları bir risk olarak goruyor. Risk olarak goruluyoruz ve bunun
nedenini anlayamıyorum. Uzun zamandır kamera arkasında kadınlar çok az. Bu
yeni bir durum. Ama mesela Avrupa'da daha çok kadın goruyorum sinemada. Bu çok
hoşuma gidiyor. Butçeler yukseldikçe risk alma şansı azalıyor. Ama bunun
kadınlara ozel olarak duşunulup kurgulanmış bir şey olduğunu sanmıyorum. 50
yıldan fazladır bu sektordeyim ve bu sorunun boyle kısa bir sohbete
sığdırılabileceğini sanmıyorum. Her şey çok komplike ve çok sebep var.
Psikolojik, finansal, global ekonomi ve daha onlarca sebep. Bugune dek sadece
tek bir kadın yonetmenle çalıştım, 'Siesta' filminde, Mary Lambert ile. Ancak
televizyonda gerçekten çok muazzam ve guçlu kadınlar var. Onlarla aynı
sektorde olmaktan gurur duyuyorum.
Siz nas ıl yonetmen olmaya karar verdiniz?
- Tek başına bir anne tarafından buyutulunce kadının yonetme gucunu gordum!
Tum dunya bana fazla kadın yonetmen olmadığını soylese de ben yonetmen olmayı
kafaya koymuştum.

T urkiye'ye tekrar gelmek istiyorum
İ stanbul'a gelmiştiniz, değil mi?
- Turkiye'ye iki kez çocuklarımla gittim ve ikisinde de hayran kaldık.
Özellikle İstanbul'u çok seviyorum. Ah bir de yemeklerinizi! Bayılıyorum
yemeklerinize. Tekrar gelmek istiyorum yakın zamanda.
Biz de sizi a ğırlamak isteriz, hatta zevkle rehberiniz olurum!
- O zaman İstanbul'da goruşmek uzere!
Ü nluler cinsel kimliklerini açıklamalı
Hollywood oluyor mu? Neden sizin gibi buyuk isimlerle artık dizilerde daha
sık karşılaşıyoruz?
- Hollywood oluyor mu? Benim doğup buyuduğum yer Hollywood, coğrafik olarak
Hollywood'dan bahsediyorsun sandım başta. Studyolarda ilginç bir doneme
girdik. Artık olay, dizilerde bitiyor. Sinemacıların artık daha fazla seçeneği
var çunku artık dizi sektoru televizyonla sınırlı değil ve butçeler de eskiye
oranla yukseldi. İnsanlar daha kolay erişebilecekleri şeyleri izlemek
istiyorlar. Diziler daha çok destek alıyor hem internette hem televizyonda.
Bundan sonra bunun artacağını da duşunuyorum. Ama sinema her zaman buyulu ve
başka. Yani Hollywood olmuyor, en azından ben oyle inanmak istiyorum.
Duşunsene, uç yaşımdan beri setlerdeyim.
Hollywood 'da cinsel yonelimini açıklayan ilk unlulerden birisiniz. Üstunden
çok zaman geçti ama hala Hollywood unlulerinin çoğu cinsel tercihini saklamayı
seçiyor. Açıkladıklarında kahraman ilan ediliyorlar. Acaba bu açıklamaları
yapmak ve yapanları alkışlamak doğru mu hala?
- Ben ilk açıklayanlardan değilim aslında. Benden once de eşcinsel olduğu
bilinen kişiler vardı ama one çıkıp bunu dile getirmek fark yarattı belki de.
Hala bunun konuşulması gerekli mi konusuysa, evet artık bunun olağan dışı
olmadığını kabul etmemiz gerekli. Ancak hala LGBTİ bireylerinin desteğe
ihtiyacı var. İyi orneklere ihtiyacı var. Ünluler bunu açıkladıkları ve
istedikleri gibi -normal olarak- yaşadıkları zaman insanlar da eşcinselliği
olağan dışı gormeyi bırakacaklar.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.