Özet (TL;DR) @ 2017-12-23T05:43:48.000Z: İçişleri Bakanı Soylu, belediyelere yönelik denetim ve soruşturmalarla ilgili, "2017 yılı devam eden soruşturma ve denetimler; 91 AK Parti, 27 CHP, 23 MHP. Hani adaletsizlik, hani haksızlık?" dedi.



İçişleri Bakanı Suleyman Soylu, TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin kendisi hakkında verdiği gensoru onergesinin gundeme alınıp alınmamasına ilişkin goruşmelerde soz aldı.Bakan Soylu'nun konuşması oncesinde kursunun iki yanına içinde dosyalar olan 6 çanta konuldu.Konuşmasına butçelerin siyasetin en temel sutunlarından olduğunu belirterek başlayan Soylu, Genel Kurulda kabul edilen 2018 Yılı Merkezi Yonetim Butçesinin hayırlı olması dileğinde bulundu.Son 200 yıldır bu toprakların buyuk badireler atlattığını dile getiren Soylu, bugunku davranışların, ortaya konulan değerlendirmelerin bu badirelerin, travmaların, değişim ve sureçlerin numunesi niteliği taşıdığını belirtti.Cumhuriyet'in, demokrasinin ve demokrasinin guçlu kıldığı iktidarlarla bu badirelerin hep birlikte aşıldığını kaydeden Soylu, "1923, Cumhuriyet'te kişi başına gelir seviyemiz 45 dolardı, Allah'a hamdolsun bugun 11 bin doların uzerindeyiz" ifadesini kullandı.Bunun, Turkiye'nin attığı adımların ne kadar isabetli olduğunu ortaya koyduğunu anlatan Soylu, ulkenin onune konulan birtakım fay hatlarının, darbe ve ayrıştırma çabalarının birlik ve beraberliğin korunması ile aşıldığını vurguladı.Soylu, "Bu ulke bu adımları uç temel unsurla beraber attı; devlet, millet ve siyaset. Bugun eğer burada demokrasiyle beraber birçok badirelerden sağ salim geçmişsek bilinmesini isterim ki bu uç unsurun ortaya koymuş olduğu o birliktelik Turkiye'yi yarına selametle taşımaktadır" diye konuştu.1980 yılı oncesinde dedesiyle cuma namazı kılmak için gittiği camide Suleyman Demirel ile karşılaştıklarını, dedesinin caminin onunde bekleyip kendisinden yaklaşık 10 yaş kuçuk olmasına rağmen Demirel'in elini optuğunu aktaran Soylu, şoyle devam etti:"Çocuktum, merak ettim, 'Dede niye elini optun?' dedim. 'Ben devletin elini optum' dedi. Bugun anlıyorum ki devletle uğraşımızdan, aslında saygıdan da ote, nezaketten de ote buyuk bir şuur anlayışı soz konusudur. Bugun bu şuur Turkiye'yi yarına taşıyor. Yine 80'li yılların ilk zaman diliminde ortaokula gidiyorum; babamdan izin aldım, komşumuz olan bir marangoza tezgah yaptırıp Gaziosmanpaşa Meydanı'nda kartpostal sattım. Bir Menderes resmini de dizmişim. Bir kadın geldi, dakikalarca o resmin onunde ağladı. Dudaklarından mırıldanan sozleri şimdi bile hatırlıyorum; 'Biz sana sahip çıkamadık. Sen bizim parçamızsın' dedi. Bu buyuk bir vefaydı belki ama bilmenizi isterim ki bu vefanın da otesinde bir şeydi. Bu buyuk bir millet şuuruydu."

Kendisinin siyasi bir aileden geldiğini, vucudunun her yerinde yumruk izleri ve morluklar olduğunu soyleyen Soylu, çocukluğunda sabah ve akşamları evden çıkarken bodruma inip 'Acaba bomba koydular mı?' diye kontrol ettiklerini, ailelerine bir tuzak kurulmasının endişesi ile yaşadıklarını anlattı.

" BENİM TEK İÇİŞLERİ BAKANI ŞAPKAM YOK"Soylu, sozlerini şoyle surdurdu:"Siyaseti korumak, siyasetin gucunu ortaya koyabilmek, siyaseti milletin bir sesi, nefesi, kendi ifade merkezi olarak değerlendirmek bugun zihnimizde var. Bugun siyasete saldırıldığında, Turkiye'yi yonetenlere saldırıldığında ortaya koymuş olduğumuz reaksiyonun en temelinde bunlar yatmaktadır. Yine ifade etmek istiyorum işte bu millet, devlet ve siyaset anlayışı ile Turkiye'nin bugun içinde bulunduğu merkez; Allah'a binlerce kere hamdolsun ki dun Kudus'te butun dunyanın gozune baka baka bir milletin ve bir ulkenin nasıl dunyayı bir noktaya çektiğinin en guzel ifadelerinden birisidir. Biz boyle bir eğitimden geliyoruz. Kimin hangi dedikoduyu yaptığı bizi hiç ilgilendirmiyor. Ama benim tek İçişleri Bakanı şapkam yok. Ben aynı zamanda bir siyaset adamıyım. Ben bu ulkede 'Aman bana kimse dokunmasın etmesin, gorevimi yapayım' diyen bir guzellik kraliçesi değilim."Siyasi sorumlulukları olduğunu dile getiren Soylu, "Ne yapacağız yani biz? Elimizdeki siyasal gucu, İçişleri Bakanlığı gucunu bir siyasi partinin belediyesine haksız, adaletsiz yere hesap sorarak gerçekleştirerek mi hıncımızı alacağız? Bugune kadar boyle mi yapıldı? AK Parti 2002'den itibaren surecini boyle mi başarıyla yuruttu? Boyle olduğumuzu mu duşunuyorsunuz?" diye sordu.

" ALTINIZDAN YELLER ÜFÜRÜYOR, HİÇBİR ŞEYİN FARKINDA DEĞİLSİNİZ"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir konuşmasında partisinin belediyelerine baskı yapıldığını, çok sayıda mufettiş gonderilerek denetimlerde bulunulduğunu ve bu belediyelerin çalışamaz hale getirilmeye çalışıldığını soylediğini hatırlatan Soylu, AK Parti iktidarının devlet idare etme şuuru içinde olduğunu, sorumlulukla hareket ettiğini belirtti.Demokrasinin ana prensibinin iktidar ve muhalefetin birlikte var olması olduğuna dikkati çeken Soylu, konuşması sırasında, uzerinde Kılıçdaroğlu'nun sozleri ve fotoğrafı ile bazı rakamların da bulunduğu pankartları gosterdi.Soylu, şu değerlendirmelerde bulundu:"2015-2017 yılları arasında 393 AK Parti'ye teftiş ve denetim yapılmış, 103 CHP'ye teftiş ve denetim yapılmış, 69 MHP'ye teftiş ve denetim yapılmış, 108 de BDP'ye teftiş ve denetim yapılmış. Bunu soyleyen Genel Başkan, milletin gozunun içine baka baka hangi mağduriyet hesabının altına sığınmaya çalışıyor? 2017 yılı devam eden soruşturma ve denetimler; 91 AK Parti, 27 CHP, 23 MHP. Hani adaletsizlik, hani haksızlık? Seçildiği partiye gore gorevden uzaklaştırılan belediye başkanları; bunların hepsini ben uzaklaştırdım, benim imzamla beraber uzaklaştırıldı, 93 BDP, 9 AK Parti, 3 MHP, 1 de CHP. Ey milletim, biz yanlış bir işin altına imza atmayız. Ne soylerse soylesinler.

Ama sizin bir sorununuz var. Sorununuz ne biliyor musunuz; altınızdan yeller ufuruyor, hiçbir şeyin farkında değilsiniz. Geçen gunlerde soyledim, sizi uyardım, bana kabahat buldunuz, 'Belediye başkanlarının yurt dışına çıkmasına niye sen izin veriyorsun?' diyorsunuz. Partinizden haberiniz yok. Mart 2014 mahalli seçimlerinden sonra 15 Ekim 2016 tarihine, yani kararı aldığımız tarihe kadar, ilk 10 belediye yurt dışına çıkışta rekor kıran Cumhuriyet Halk Partisi. Birinci 557 gun; 2,5 yılda 557 gun. Partinizden haberiniz yok. İkincisi 334 gun. Siz bu mantıkla ve bu anlayışla, belediyelerinizin ne yaptığını, nasıl bir sureç içerisinde olduğunu soyleyeceksiniz."

" TUZUN KOKMADIĞINA İNANIYORUZ"Sataşma gerekçesiyle kursuye gelen CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 200 kusur belediyeleri bulunduğunu, hepsine mufettiş gonderilebileceğini, bunlarda bir sorun bulunmadığını soyledi. "Bir bakanlık, gorevden uzaklaştırdığı belediye başkanına ilişkin 3 defa internet sitesinden açıklama yaparsa, bir eksiği vardır." diyen Altay, "Man, Buz ile ortulmez ama Allah'tan korkun. Man ile intikam almak için mesnetsiz iddialarla CHP'li belediyelere saldırmakla bir şey çozmezsiniz. Her şeye rağmen tuzun kokmadığına inanıyoruz". ifadelerini kullandı. CHP Grup Başkanvekili Özgur Özel ise Soylu'nun sorularına cevap vermediğini belirterek, "Sayın Bakan tarih onunde mahcup olacaktır." diye konuştu.Goruşmelerinin ardından Bakan Soylu hakkındaki gensorunun gundeme alınmasına ilişkin onerge reddedildi.

TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, birleşimi, 9 Ocak Salı gunu saat 15.00'te toplanmak uzere kapattı.