Özet (TL;DR) @ 2017-12-22T06:22:00.000Z: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun Demokrat Parti'deyken AK Parti'ye çok sert eleştiriler getirdiğini hatırlatıp "Bize gelmek istiyor herhalde. Ama bizim kapımız…



CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanı Suleyman Soylu'nun Demokrat Parti'deyken AK Parti'ye çok sert eleştiriler getirdiğini hatırlatıp "Bize gelmek istiyor herhalde. Ama bizim kapımız kapalı. Biz oyle yanar doner insanları kendi bunyemizde tutmayız" dedi.

Hurriyet'ten Rıfat Başaran'ın haberine gore CHP lideri Kılıçdaroğlu, partisini izleyen gazeteciler ile bir araya geldi ve gundemi değerlendirdi.

' SOYLU GİBİ YANAR DÖNER İNSANLARA KAPIMIZ KAPALI'

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından one çıkanlar şoyle:

"Kişiliği zaafa uğramış insanların bakanlık koltuğuna oturmaları doğru değil. Dune kadar iktidar partisine en sert soylemlerle karşı çıkan birisinin (Suleyman Soylu), en sert soylemleri sergilediği partinin gobeğine gelip oturması da hazin bir tablodur. Bize gelmek istiyor herhalde, AKP'ye de aynı şeyleri yapmıştı. Ama bizim kapımız kapalı. Biz oyle yanar doner insanları kendi bunyemizde tutmayız.

' ORTADA CUMHURBAŞKANI YOK Kİ'

Geldiğimiz noktada eleştirilere tahammul edemeyen bir siyasal anlayışla karşı karşıyayız. Yapılan her eleştiri Cumhurbaşkanı'na hakaret olarak tanımlanıyor ve savcılarca davalar açılıyor. Oysa ortada Cumhurbaşkanı yok ki. Ortada AKP'nin Genel Başkanı var. Yapılan işlemlerin tamamı Anayasa'ya aykırı. Çunku tarafsızlık ilkesine uymuyor. Bir partinin il, ilçe başkanlığında konuşma yapıp ana muhalefet partisini en sert sozlerle eleştirecek, biz eleştirince de 'Cumhurbaşkanı'na hakaret' olacak. O zaman Anayasa'yı değiştirsinler, 'Hiç kimse Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan kişiyi eleştiremez, o ne derse desin herkes susmak zorunda' diye bir duzenleme yapsınlar.

' HAKKIMDA KAÇ DAVA VAR BİLMİYORUM'

Hakkımda kaç dava olduğunu bilmiyorum. Sabah, oğle, akşam davalar açılıyor. Dava açıldı diye soylediklerimden vaz mı geçeceğiz? Geçmeyeceğiz. Onlar bizi susturmak istiyorlar ama susmayacağız.

(C) Flickr/ Paolo Rosa

' BAE BÜYÜKELÇİSİ ÇEKİLMELİ' 

(BAE Dışişleri Bakanı'nın Fahreddin Paşa'yla ilgili sozleri) Tam bir densizlik. Turkiye, buyukelçisini derhal çekmeli. İlişkileri minimum duzeye indirmeli, bakan ozur dileyinceye kadar.

' AMACIMIZ YÜZDE 60'

Erken seçime hazırız. Özel bir ittifak arayışımız yok. Cumhurbaşkanlığı seçimi, bir parti seçimi değil; demokrasiden yana olanlar ve olmayanlar seçimidir. Bizim amacımız 50 artı 1 değil, en az yuzde 60.

' HÜKÜMETTEN TIK YOK'

(C) AFP 2017/ Ozan Kose

Yunanistan bu adaları işgal etti. Biz bu eleştirileri yapınca Yunan Savunma Bakanı gayet sert bir açıklama yaptı, 'Sıkıyorsa gel burayı al' dedi. Ben beklerdim ki, bu eleştiriye once hukumet cevap versin. Şu ana kadar tık yok. Bu bir milli dava.

' ERDOĞAN'IN ZARRAB'LA NE İLİŞKİSİ VAR?'

Niçin ruşvet veren, bakanlarını satın alan bir şarlatan, bir itirafçı, iadesi için 2 kez nota verilen bu kişi hakkında Erdoğan olumsuz tek cumle kullanmış değil şu ana kadar? Soralım isterseniz sayın Erdoğan'a; Zarrab ile ne tur bir ilişkiniz var ki, bu kişi hakkında olumsuz bir cumle dahi kullanmıyorsunuz?

' HESAP VERMEK ZORUNDA'

(C) Fotoğraf: CHP

Belgeler (Man Adası belgeleri) gerçek. Kendi ulkesinde, kendi butçesine katkıda bulunmak için vergi odemekten kaçınan, vergi odememek için her yola başvuran bir siyasal iktidar ve bu iktidarın mensupları ve yakınları bu ulkede hesap vermek zorunda.

' KIZIM MEKTUP YAZACAK'

Ev benim ustumde olmadığı için kızımın evi. Guneş gazetesinin sahibi kim belli değil, bunu oğreneceğiz ve kızım doğrudan doğruya mektup gonderecek, 'vekalet verdiğiniz avukatı bildirin, evi satmaya hazırız' diye. Boylece 1 milyon dolarlık evden kurtulmuş olacağız."

' ÖZEL BİR İTTİFAK ARAYIŞIMIZ YOK'

Haberturk'ten Duzgun Karadaş'ın haberine gore de Kılıçdaroğlu, seçimde ittifak iddialarına ilişkin olarak şunları soyledi:

"Özel bir ittifak arayışımız yok. Şu anda Siyasal Partiler Yasası da buna izin vermiyor. Şimdi onumuzde 3 seçim var. Yerel, milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimi. Cumhurbaşkanlığı seçimi, bir parti seçimi değil. Bu seçim, demokrasiden yana olanlar ve olmayanlar seçimidir. Demokrasiden yana olan demokratlar, sosyal demokratlar, ulkuculer, milliyetçiler, muhafazakarlar, liberaller kendisini nasıl tanımlıyorsa, demokrasiyi savunuyorsa birinci grupta yer alıyor. 'Hayır, efendim, ben demokrasiyi değil otoriter rejimi savunuyorum' diyenler de ikinci grupta yer alacak."

' RAKİP BEKLİYORUM'

(C) AA/

Kılıçdaroğlu, partisinin kurultayı ile ilgili de şunları soyledi:

"Guzel bir kurultay yapmayı hedefliyoruz. Değişimden yanaysa, bazı arkadaşları değiştirmek istiyorlarsa PM'de, doğal olarak PM'deki değişiklik MYK'ya da yansıyacaktır. Rakip bekliyor muyum? Olabilir tabii. Sonuçta biz demokrasiyi savunan bir partiyiz. İsteyen arkadaşımız gelir, rahatlıkla aday olabilir, yarışabilir. Demokrasinin kurallarını sonuna kadar çalıştırırız."