Özet (TL;DR) @ 2017-12-21 09:38:27.023643: Son günlerin en çok konuşulan tartışmasına Kelebek yazarı Cengiz Semercioğlu'ndan farklı bir bakış açısı...



Seçkin Piriler'i daha Kaan Tangoze'yle evlenmeden tanıyordum. En son 6 ay once olmak uzere birkaç kez de televizyon programlarıma katıldı.
Kıvılcım Ural'ı bir-iki kez gordum sadece, dune kadar hiçbir muhabbetimiz yoktu.Dun Kıvılcım'la 1.5 saat boyunca canlı yayın yaptık "Duymayan Kalmasın"da...

Bu sohbetten sonra "Kıvılcım mı haklı, Seçkin mi" diye bir kez daha tartıya koydum meseleyi, şu sonuca vardım...

K ıvılcım haklı çunku:

Sevdiği bir adam var, daha Seçkin ortada yokken ilk kez birlikte olduğu adam... Anlaşıyorlar, beraber eğleniyorlar, yuvayı yıkanın kendisi olmadığını soyluyor. Sevdiği adamın çocuklarına sahip çıkmasını, eşiyle kurduğu hukuku saygıyla karşılıyor.

Seçkin haklı çunku;

İki çocuklu bir anne olarak yıkılmış bir evliliği var. Bunun sorumlusu olarak da Kıvılcım'ı goruyor. Çocuklarına kol kanat geriyor, çocukları için eski eşiyle duzgun bir ilişki kurmaya devam ediyor. Bana kalırsa hala eski kocasını seviyor. Terk edilmiş bir kadın olarak mağdur...

Benimki de Nasreddin Hoca'nın "Sen de haklısın" hikayesine benzedi değil mi?Hayır, bu hikayede haksız olan biri var, o da erkek tarafı...Surekli kadınların tartışıldığı bu hikayede Kaan dengeleri doğru kurabilse belki de bunların hiçbiri yaşanmayacaktı.

Bu tur meselelerde hep kadınlar tartışılıyor ama erkekler hiç tartışılmıyor...