Özet (TL;DR) @ 2017-12-20 09:43:01.684000: HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü), AIDS (Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu) olarak bilinen ve tedavi edilebilen bir hastalığın nedenidir. Peki bu hastalık nasıl bulaşır? Virüsü…



HIV, 'İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virusu' olarak adlandırılan ve HIV enfeksiyonuna yol açan virustur. Vucuda girdiği andan itibaren bağışıklık sistemi hucresi olan CD4'e tutunur, hucrenin DNA'sını kullanarak kendisini kopyalar ve hucreyi parçalayarak çok daha fazla sayılarla kana karışır. Zaman içerisinde bağışıklık sistemini oluşturan hucreler yok olur ve vucudun hastalıklara karşı direnci ortadan kalkar.

HIV VEAIDS AYNI ŞEY MİDİR?

Yaygın kullanımda HIV ile ilgili tum hastalıklar genel olarak AIDS ile anılmaktaysa da aslında HIV virusu bulaştıktan sonra geçirilen tum donemler HIV enfeksiyonu, bunun son basamağı ise AIDS evresidir. AIDS hastalığı, 'AIDS hastası' ya da 'AIDS'li birey' ifadeleri çok sık kullanılan temel yanlış ifadelerdir. AIDS 'Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu' olarak adlandırılır ve HIV enfeksiyonunun son aşamadaki en ileri evresidir. HIV bulaştıktan sonra yıllar içerisinde bağışıklık sisteminin gorevini yerine getirememesi ve hastalıkların ortaya çıkmasıyla tanı alan bireyler AIDS evresinde HIV enfeksiyonu tanısı alan bireylerdir. HIV ile enfekte olan herkes AIDS evresinde değildir, tedavi altına alınan bireylerse yaşamları boyunca AIDS evresine gelmezler.

Ö LÜMCÜL BİR HASTALIK MIDIR?

HIV enfeksiyonu, tedavisi olan kronik bir hastalıktır. 1990'lı yıllarda uygulanmaya başlanan tedavilerle birlikte Dunya Sağlık Örgutu tarafından olumcul hastalıklar listesinden çıkartılmış, tansiyon ve şeker hastalığı gibi yaşam boyu kontrol altında tutulabilen hastalıklar arasına girmiştir. Bugun HIV ile yaşayan bireyler tedavi alarak enfeksiyonu kontrol altına almaları halinde normal yaşam surelerini HIV kaynaklı bir sağlık sorunu olmaksızın yaşayabilmektedirler.

AIDS nasıl bulaşır, HIV nasıl
anlaşılır

HIV BEL İRTİLERİ NELERDİR?

HIV, vucuda alındıktan 1-6 hafta içerisinde ilk çoğalma doneminde akut enfeksiyona neden olur. Bu donemde gorulen belirtiler ve klinik bulgular, HIV enfeksiyonuna ozgu değildir ve değişkendir. HIV virusu tarafından bağışıklık sistemi zayıflatılan hastada, normalde zararsız olan birçok hastalık, hafif geçen ya da ender rastlanan bazı hastalıklar belirir. Ayrıca lenf bezlerinde buyumeler, ağız ve deride tekrarlayan uçuk, vucutta yara ve kırmızı lekeler, nedeni bilinmeyen uzun sureli ateş, gece terlemeleri, kilo kaybı, ishal, oksuruk gorulur. Ağızda pamukçuk, diğer bakteri, mantar ve protozoon hastalıkları gibi fırsatçı enfeksiyonlar ortaya çıkar. Ortaya çıkan bazı hastalıklar 2-4 hafta arasında kendiliğinden geçer. Şupheli bir temas sonrasında erken teşhis koyabilmek için HIV testi yaptırılması onem arz etmektedir.

HIV NASIL BULA ŞIR?

HIV'in bulaşması cinsel yolla, kan yoluyla ve anneden bebeğe olarak uç temel yolla gerçekleşmektedir.

1) Bulaşma oranında birincil olarak HIV virusu taşıyan kişiyle korunmasız cinsel ilişki gelir. Korunmasız cinsel temas sayısı arttıkça, bulaşma olasılığı da artar.

2) İkincil olarak içinde virus bulunan kan ve kan urunlerinin nakli ya da doku ve organ nakliyle bulaşma olabilmektedir. Ancak 1985 yılında kan ve kan urunlerinin hastaya verilmeden once HIV yonunden test edilmesi yasal zorunluluk oldu. Bu nedenle sonraki yıllarda kan nakliyle bulaşma oranı son derece azaldı. Damar içi uyuşturucu madde kullanıcılarının ortak iğne/enjektor kullanımı da kan alışverişine neden olduğundan bu yolla da virus bulaşabilmektedir.

3) Üçuncu olarak HIV, gebelik suresince, doğum sırasında ve emzirmeyle bebeğe geçebilmektedir. Bu olasılık gerekli onlemler alınmadığı takdirde % 20 - 30'dur. Ancak HIV ile yaşayan bir anne gebeliği suresince tedavi almaya devam ederse, bu oran % 0,5'in altına duşmektedir. Bebeğin doğumdan sonra belli bir sure koruyucu tedavi alması ve hekim kontrolu altında olması gerekmektedir. HIV emzirmeyle bebeğe bulaşabileceğinden anne bebeğini emzirmemelidir.

HIV SOSYAL ALANLARDA BULA ŞIR MI?

HIV dış ortamda hava ve guneşle temas ettiğinde çok kısa surede bulaştırıcılığını yitirmektedir. HIV içeren kan ya da vucut sıvısının sağlam deriye temas etmesi bulaşmaya neden olmaz. HIV; ter, tukuruk, idrar, goz yaşı gibi vucut sıvılarıyla, hapşırık ya da oksuruk sırasında vucuttan çıkan partikullerle, aynı tabak, çatal, bıçak, havlu kullanımıyla, aynı tuvalet ve duşun kullanımıyla, sivrisinek ve bocek ısırıklarıyla, tokalaşmak, sarılmak, opuşmek, aynı ortamda bulunmak gibi sosyal davranışlarla bulaşmaz.

AIDS nasıl bulaşır, HIV nasıl
anlaşılır

TEDAV İSİ VAR MI?

HIV kontrol altına alınabilen, ancak virusun vucuttan tamamen uzaklaştırılamadığı kronik bir enfeksiyondur. Farmakolojik alanda yaşanan gelişmeler sayesinde gunde 20-25 tablet ilaç kullanımından bugun gunde tek tablet rejimlerine geçilmiştir. Doğru kombinasyonların kullanıldığı HIV tedavisi tamamen başarılıdır. Tedavide kullanılan antiretroviral (retroviruslere karşı etkili olan) inhibitor (durdurucu, yavaşlatıcı, onleyici) ilaçlar HIV'in insan vucudunda kendini kopyalamasını durdurarak bağışıklık sisteminin zarar gormesini engeller ve bireylerin sağlıklı yaşamlarına devam etmelerini sağlar.

İ LAÇ KULLANIMI SÜREKLİ Mİ OLMALI?

İlaç tedavisine başladıktan 6 ay sonra HIV virusu saptanamaz seviyelere kadar duşer. Ancak virusun tamamen vucuttan uzaklaştırılması mumkun olmadığından duzenli ve surekli ilaç kullanımına devam edilmelidir. Tedavi disiplininin bozularak viral enfeksiyonların yeniden saptanabilir seviyelere ulaşması halinde virus bir mutasyon geçirir ve kullanılan ilaçlara karşı direnç geliştirebilir, yani ilaçlar kullanılsa dahi başarı sağlanmaz. Boyle bir aşamada daha karmaşık tedavi kombinasyonları ile daha fazla sayıda tablet kullanılması gerekebilir ve kullanılan ilaçların olası yan etkileriyle baş etmek gundeme gelir.

İ LAÇ TEDAVİSİ ZORLU BİR SÜREÇ Mİ?

İlaçların ve tedavinin başarısını doğrudan etkileyen anahtar nokta HIV ile yaşayan bireylerin tedavilerine bağlılıklarıdır. İlaç kullanım saati HIV ile yaşayan bireyler tarafından kendi yaşam koşullarına gore belirlenmekle birlikte, ilaçların her gun aynı saat diliminde alınması hayati onem taşır. Tek tablet rejimlerini ornek gostermek gerekirse bu ilaçların içindeki etken maddeler kanda 24 saat optimal duzeyde kalır. Her 24 saatte bir ilaç yeniden alınarak baskılamayı sağlayan etken maddeler kandaki oranları duşmeden sabit tutulmaya çalışılır.