Özet (TL;DR) @ 2017-12-20T01:01:28.000Z: ABD’nin yeni açıklanan Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi ve Ortadoğu’ya yansıması tartışma yarattı. Konuya ilişkin CHP’li Öztürk Yılmaz, Saadet Partili Hasan Bitmez, Vatan Partili Yunus Soner ve eski…
ABD'nin yeni açıklanan Ulusal Guvenlik Strateji Belgesi ve Ortadoğu'ya yansıması tartışma yarattı. Konuya ilişkin CHP'li Özturk Yılmaz, Saadet Partili Hasan Bitmez, Vatan Partili Yunus Soner ve eski Washington Buyukelçisi Faruk Loğoğlu değerlendirmelerde bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump, ilk Ulusal Guvenlik Strateji Belgesi'ni açıkladı. Belgede Turkiye'ye doğrudan atıf yer yapılmadı, Suudi Arabistan ve Mısır'a destek verildi, İran ise 'teror destekçisi' olarak nitelendirildi. Belgede 'cihatçı teror orgutleri' en buyuk tehdit olarak ifade edildi. ABD Başkanı Trump, Rusya ve Çin'i ise 'rakip kuvvetler' olarak tanımladı. Trump, "Amerikan etkisine, değerlerine ve zenginliğine meydan okuyan rakiplerimizle, ki bunlar Rusya ve Çin, karşı karşıyayız. Onlarla ve diğer ulkelerle buyuk ortaklıklar kurmaya çalışacağız, ancak ulusal çıkarımızı koruyan bir şekilde" dedi.
ABD'nin yeni ulusal guvenlik stratejinin ozellikle Ortadoğu politikalarına nasıl yansıyacağı ise tartışma konusu oldu. Siyasetçiler ve uzmanlar Sputnik'in konuya ilişkin sorularını yanıtladı.
CHP 'Lİ YILMAZ: SOĞUK SAVAŞ MANTIĞI İLE DÜNYAYI OKUMA GÖRÜYORUZ
CHP Genel Başkan Yardımcısı Özturk Yılmaz, ABD'nin İran konusuna hem Ortadoğu'daki kendi çıkarları açısından yaklaşıp bir tehdit olarak gorduğunu hem de İsrail'in gozuyle baktığını soyledi. ABD'de İran hassasiyetinin one çıktığını kaydeden Yılmaz, şoyle konuştu: "Burada baktığınız zaman İran ile ilgili bir hassasiyetin çok one geçtiğini goruyorsunuz. Tabi bunun devamının olmayacağını soylemek sadece bir kandırmaca olur. Amerika hem egemen devletlere atıfta bulunuyor ama diğer taraftan gerek Suriye'de gerek diğer bolgelerde egemen devletlerin egemenliklerini aşındırabilecek bazı gruplarla da işi goturduğunu de biliyoruz. Bunun bir çelişki olabileceğini açıkça goruyoruz. Bir de sanki soğuk savaş mantığı ile dunyayı okuma goruyoruz. Burada Amerikan onceliğinin her şeyden daha ustun geldiğine vurgu var. Askeri on plana çıkıyor yani diplomasiden ziyade guç kuvvet on plana çıkıyor."
CHP'li Özturk Yılmaz, ABD'nin stratejisinin kendi ulusal onceliklerini Ortadoğu'da ve dunyanın başka yerlerinde domine etmek olduğunu da kaydetti.
SAADET PART İLİ BİTMEZ: TÜRKİYE'NİN STRATEJİK ORTAK OLDUĞU VURGUSU YOK
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bitmez ise ABD'nin ulusal guvenlik strateji belgesini "ABD'nin menfaati için tum dunya hakimiyetini temin etmeye yonelik stratejik planlamalar" olarak nitelendirdi. Belgede Turkiye'ye doğrudan atıf yapılmadığını kaydeden Bitmez, "Turkiye'nin 2002 yılından bugune kadar yani AK Parti Hukumeti'nin 'ABD stratejik ortağımız' vurgusunun muhataplığı ABD'nin açıklamış olduğu stratejik belgede gozukmuyor" dedi. Bitmez, sozlerini şoyle surdurdu:
' BÖLGEDEKİ RADİKAL ÖRGÜTLERİN VARLIĞININ KAYNAĞI ABD'
- Bu belgede İran'ın bir numaralı duşman olarak gorme imkanımız var. Bununla paralel olarak bolgedeki terorist gruplarla ilgili vurgular var. Ama bolgede ozellikle İslam adına taktim edilen terorist grupların kaynağı zaten Amerikan'ın kendi kaynağı. Çunku Suriye'de IŞİD liderlerini, 20 tanesini aldık çıkardık diye ABD'nin bizzat kendi açıklamaları var. Yani oradaki terorist orgutlerin bolgede faaliyet gosteren radikal orgutlerin varlığının kaynağı ABD. Yani aynı zamanda duşman ilan etmeleri bolge uzerinde yeniden bu tur varlıkların kullanılarak bolge uzerinde planlar yapıldığı, operasyonlar yapılabileceğine dair bize endişe de veriyor.
' ABD'NİN İSTİKRARI İÇİN BÖLGENİN İSTİKRARSIZLAŞTIRILMASI ENDİŞESİNE SAHİBİZ'
- Belgenin detaylarına bakıldığı zaman Ortadoğu bolgesinin sahip olmuş olduğu enerji potansiyelini istikrar adına kendi lehlerine nasıl kullanabileceklerine dair planlamaların olduğunu goruyoruz. ABD'nin istikrarı için bolgenin istikrarsızlaştırılması noktasında da bazı adımlar atılabilir endişesine sahibiz. Bunun yanında 'cihatçı teror orgutleri' diye tanımlamalar var. Özellikle Suriye'de yonetime karşı Suriye yonetimine karşı destekledikleri unsurların zaman içerisinde bu tanıma uygun orgutler olduğunu burada hatırlatmakta da fayda var. Bunların her birisi bizi ayrıca endişeye sevk ediyor.
Saadet Partili Bitmez, belgede Mısır ve Suudi Arabistan'ın 'stratejik ortak' olarak benimsediğini ifade ederken, "Önumuzdeki sureçte bu iki ulke uzerinden yuruyeceklerine dair bir vurgudur diye duşunuyoruz" diye konuştu.
VATAN PART İLİ SONER: BELGE ABD'NİN YALNIZLAŞTIĞININ TESPİT EDİYOR VE KABUL EDİYOR
Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Genel Başkan Yardımcısı Yunus Soner ise strateji belgesinin ABD'nin yalnızlaştığının tespiti olduğunu ifade ederek, "Genel bağlamda belge ABD'nin dunya çapında gittikçe yalnızlaştığını tespit ediyor ve kabul ediyor. Bu çok onemli bir nokta" dedi. Soner şoyle devam etti: "ABD artık dunya çapında duzen kuran ve dunya çapında duzeni yuruten dolayısıyla bolgesel çatışmalarda hakem konumuna kendisini yerleştiren bir ulke değil. ABD Başkanı artık kendilerini çok guçlu bir devlet olduğunu ancak diğer guçlu devletlerle rekabet içinde olduğunu belirtiyor. Dolaylı olarak Trump çok kutuplu dunyaya geçildiğini ilan etmiş oluyor." Soner sozlerine şoyle devam etti:
' SURİYE'DE SİYASİ ÇÖZÜM TALEBİNDEN BİLE TRUMP VAZGEÇMİŞ'
- Buradan hareketle Ortadoğu politikası da artık ABD'nin tekelinden zaten çıkmıştı iyice çıkmış oluyor. Burada da ABD Başkanı bu gerçeği tespit ediyor. Çok çarpıcı nokta Ortadoğu açısından Suriye için siyasi çozum talebinden bile Trump vazgeçmiş, ilgili bolumu okursanız burada sadece multecilerin geri donmesini sağlayacak bir uzlaşmanın sağlanmasını talep ediyor. Onun dışında ne Esad'ın istifası ne de Suriye'de herhangi bir ozerklik, federasyon, yeni bir anayasa talebi burada milli guvenlik stratejisinin parçası değil. Bu da onemli bir geri adım.
' ORTADOĞU POLİTİKASINDA ABD YAVAŞ YAVAŞ GERİ ADIM ATMAYA BAŞLAYACAK'
(C) AFP 2017/ DELIL SOULEIMAN
Vatan Partili Yunus Soner, belgede İsrail ittifakı ve İran duşmanlığına ilişkin ifadelerin yer aldığını ifade ederek, "Ancak dunya çapında giderek yalnızlaşan ABD, Ortadoğu'da da giderek yalnızlaşıyor ve onun karşısında artık çok guçlu bir ittifak var. Dolayısıyla İran'a yonelik dile getirdiği tehditler ağırlıklı olarak pazarlıkla ilgili olarak değerlendirilmeli. Ortadoğu politikasında da ABD'nin yavaş yavaş geri adımlar atmaya başlayacağını, orneğin yakın donemde askeri varlığını azaltmaya başlayacağını ongorebiliyoruz. Suriye konusunda attığı geri adım zaten çok onemli bir geri adım. Turkiye'yi hedef almaması da onemli bir geri adım. Bunlar ABD'nin artık yalnızlaşan ve çok kutuplu dunyada yerini arayan yeni çizgisinin gostergeleri" diye konuştu.
' ABD, RUSYA VE ÇİN İÇİN KENDİSİNİ EŞİT DÜZLEME YERLEŞTİREN BİR ÇİZGİYE GİRMİŞ'
ABD ulusal strateji belgesinde yer alan Çin ve Rusya ile ilgili değerlendirmeleri de yorumlayan Yunus Soner, ABD Başkanı Trump'ın Rusya ve Çin'i 'rakip' olarak tanımladığına dikkat çekti. Soner, sozlerini şoyle surdurdu: "Rakip demek aynı duzlemdeyiz demek. Özellikle ekonomi alanında onun dışında bolgesel duzelmelerde rekabete gireceğini ama rekabete gireceğini yani onlara karşı ustunluk pozisyonunu kaybettiğini kabul etmesi ve onları eşit rakipler olarak kabul etmesini goruyoruz. Metinde gorduğum en onemli unsur burada eşitliğin ABD tarafından tespit edilmiş olması, ABD, kısmın Avrupa için de ama ozellikle Rusya ve Çin için kendisini eşit duzleme yerleştiren bir çizgiye girmiş. Nitekim Trump da kendisini artık dunyadan sorumlu değil ABD halkından, ABD ekonomisinden sorumlu bir devlet başkanı ilan ediyor. Konuşmasında şoyle, 'biz oyunun parçasıyız ve bu oyunu kazanacağız' diyor. Dolayısıyla Amerikan'ın eski iddialarından bu metinde eser bulamıyoruz. Bu da tabi fiili durumun bir yansıması yani fiili olarak çok kutuplu dunya oluşmaya başladı şimdi bu gerçeklik ABD belgelerine de bu şekilde yansımaya başladı."
LO ĞOĞLU: İRAN'A YÖNELİK YENİ ADIMLAR GELEBİLİR
Eski Washington Buyukelçisi Faruk Loğoğlu, ABD'nin ulusal guvenlik stratejinde içerik olarak şaşırtıcı bir unsur goremediğini soyledi. Yapılan değerlendirmeleri daha çok ABD Başkanı Trump'ın seçim kampanyası sırasında verdiği sozlerin ve 'once Amerika' temasının varyasyonları olarak nitelendiren Loğoğlu, "Dovuşken bir uslupla kaleme alınmış fakat fazla dişi olmayan bir ulusal guvenlik stratejisi" dedi.
Loloğlu şu değerlendirmelerde bulundu:
-
Çin ve Rusya'yı rakip olarak belirliyor, ABD'nin guvenliğini tehdit eden iki ana noktayı da İran ve Kuzey Kore olarak tespit ediyor. Bu ulkeler dışında ismen zikredilen ama daha olumlu bir çerçevede Mısır ve Suudi Arabistan var. Bunun dışında ismen zikredilen bir ulke de yok, Turkiye de yok. Turkiye bakımından ben bunu olumlu olarak telakki ediyorum. Çunku Turkiye'yi zikredecek olsaydı hele hele Ulusal Guvenlik Danışmanı McMaster'in radikal İslam'a Katar ve Turkiye'nin destek verdiği yolundaki açıklamalar turunden bir şey girseydi bu Turkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir rahatsızlık kaynağı oluşurdu.
-
Daha onceki ulusal stratejik belgelerine baktığımızda, onlarla bir paralellik var. Trump'ın seçim sırasında vadettiği sozleri, belirlediği tehlikeleri tekrarlayan ve alanlarda neler yapmak istediğini anlatan bir belge. Benim açımdan onem arz eden nokta yine İran ve Kuzey Kore'yi ama daha çok İran'ı tehdit olarak belirlemiş olması. Bu beni çok meşgul ediyor çunku Trump kafayı İran'a takmış durumda. Yani onumuzdeki haftalarda aylarda gundemi belirleyecek şeyleri İran konusunda goreceğiz diye duşunuyorum.
Faruk Loğoğlu'na gore onumuzdeki donemde ABD'den İran'a yonelik yeni adımlar gelebilir.
' EN DİŞE DOKUNUR BÖLÜMLERİ EKONOMİK KISIMLAR'
ABD'nin ulusal guvenlik stratejisinin 'en dişe dokunur bolumlerinin' ekonomik kısım olduğunu vurgulayan Loğoğlu, "Burada ABD'nin 'once Amerika' noktasından hareketle Trump'un yeni adımlar atabileceği, Çin ile ilişkiler, Kanada, Meksika hatta AB ile ilişkilerde. Ekonomik alanda, ticari anlaşmalar konusunda daha yeni adımlar atabileceği şeklinde bir mesaj algıladım" diye konuştu.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.