Özet (TL;DR) @ 2017-12-18T11:26:00.000Z: Habertürk yazarı Serdar Turgut, ABD'nin bugün açıklanması beklenen ulusal güvenlik stratejisinde Türkiye'nin hedefe koyulabileceğini, Rıza Sarraf davası ile bunun yasal kılıfının hazırlandığını…
Haberturk yazarı Serdar Turgut, ABD'nin bugun açıklanması beklenen ulusal guvenlik stratejisinde Turkiye'nin hedefe koyulabileceğini, Rıza Sarraf davası ile bunun yasal kılıfının hazırlandığını soyledi. Turgut, "Başımıza belanın, komplonun nasıl adım adım orulmekte olduğunu goruyorsunuz değil mi?" diye sordu.
Turgut'un "Turkiye'ye komplonun kesin delili ortaya çıktı" başlıklı yazısının ilgili kısmı şoyle:
Belki de bir gazeteci/yazarın ruyasında gorse inanamayacağı bir şey başıma geldi; belki de çok az insanın yaşama şansına sahip olduğu bir şeyi yaşadım ve kurulan komplonun aslında ne olduğu ciddiyetiyle bilinen bir yargıcın onune delil olarak getirildi ve ben de bunun her detayını gorme imkanına sahip oldum.
Evet, Zarrab'ın tanık olduğu Hakan Atilla'nın sanık yapıldığı davadan bahsediyorum. Buyuk ihtimalle bugun son haftasının başlayacağı bu davada Turkiye'ye kurulmaya çalışılan, aslında çok da kapsamlı olan komplonun, başımıza orulmeye çalışılan belanın temeliyle ilgili bazı ipuçları edindim.
(C) AA/ Arşiv
BU YEN İ DAVALARA HAZIRLIK DAVASI
Bu davayı izlerken aslında Amerikan devletinde çok daha buyuk başka davaların hazırlığının yapılmakta olduğunu sunulan delillerden, savcıların kullandığı cumlelerden, çağrılan tanıkların tavırlarından anlamış durumdayım.
Aslında bunun var olduğunu Washington'daki bazı guvendiğim kaynaklar da bana soylemişlerdi ama dava sayesinde bunun ilk kez deliliyle mahkemede ortaya dokulmesine şahit oldum.
Amerika aslında "terore yardım eden, hukukun işlemediği, dış politikasında tehlikeli oyunlar oynanan bir ulke" olduğu iddialarıyla ilerde Turkiye'ye davalar açmaya çalışacak ve Turkiye'yi daha da zorlayabilmek için kimi yaptırımlara yasal temel sağlamaya uğraşacak gibi gorunuyor.
Amerika Turkiye'yi hedefine koymaya 2013 yılında çoktan karar vermiş bile, yani bu Trump'ın kararı değil bir devlet kararı.
Bir sure Ortadoğu politikalarında bir arada hareket eden Turkiye ve ABD bir aşamada ayrışmaya başlamışlar ve Amerikan devleti buyuk ihtimalle bugun ortaya konulacak yeni ulusal guvenlik stratejisi doğrultusunda hareket etmemeye başlayan, yeni Ortadoğu planına uymayan Turkiye'yi hedefine koymuş. Washington bunun sorumlusu olarak Recep Tayyip Erdoğan'ı goruyor ve onu hedef alıyor.
(C) REUTERS/ Kevin Lamarque
BU DAVADA SANIK K İM?
Bugun son haftasına girilen bu davada resmen sanık olarak Hakan Atilla olsa da asıl amacın başka olduğu davanın neredeyse her dakikasından belli oluyor.
-- Bir dava duşunun, savcıların delil olarak sunduğu, uzerine "Amerikan Devleti belgesidir" damgasının vurulduğu nerdeyse butun belgeler, ses kayıtları, tapeler 17-25 Aralık tarihinde duzenlenen ve Turkiye'de darbe girişimi olarak yargılanan operasyonlardan elde edilmiş.
-- Aslında 15 Temmuz darbe girişiminde FETÖ ile ABD işbirliğinin olduğunu duşunen Turkiye, bu davada savcıların sunduğu belgeleri delil olarak Washington'a gonderebilir.
-- Savcının en buyuk tanığı olarak çıkardığı David Cohen eski CIA Başkan Yardımcısı, para avcısı olarak tanınıyor ve Amerikan Hazine Bakanlığı'nda da başkanlık yapmış bir insan. Yıllardır Hakan Atilla ile goruştuğu biliniyor ve hatta Hakan Atilla ilk tutuklandığı gun "Onu tanıyor musunuz?" diye FBI yetkililerine sormuş, ama buna rağmen onun tutuklanmasını da içeren planın yapılmasında David Cohen'in de buyuk rolu olduğuna inanıyorum ben. Çunku eski bir CIA gorevlisi olarak bu, onun gorev tanımları arasında yer alıyor.
-- Cohen, Amerikan devletinin teror finansmanı konularını araştıran en onemli yetkilisi. Eğer Turkiye'ye de bir teror finansmanı iftirası atılacağı, bu davada ortaya çıktığı gibi doğruysa, bunun da hazırlığını David Cohen'in başını çektiği devlet birimlerinin yapmış olması buyuk ihtimal.
- Davada Deutsche Bank ve Citibank'ın terorun finansmanının takibini iyi bilen ust duzey yetkilileri savcı tarafından tanık olarak getirildi; onlar da Turk bankalarından yapılmış olduklarını soyledikleri bazı işlemleri anlattılar.
-- Savcılığın delil olarak sunduğu evrakları getiren firari eski polis, hiç durmadan Turkiye'de olduğunu, hukukun olmadığını, yasal guvencelerin kalmadığını iddia etti ve Erdoğan'ı suçladı. Savcılık bunu devlet kayıtlarına geçirdi.
Bana uzun zamandır Washington'daki bağlantıları çok iyi olan Amerikalı gazeteci arkadaşlarım, PYD'lilerin ve Şam rejiminin, yakaladıkları El Kaide'cilerin sorgulamalarından çıktığını soyledikleri ve Turkiye bağlantılarını gosterdiğini iddia ettikleri dokumanları CIA'ya verdiklerini ve bunların Washington'da bir dosyada toplandığını anlatıyorlardı.
Başımıza belanın, komplonun nasıl adım adım orulmekte olduğunu goruyorsunuz değil mi?
Yani Washington'da, ABD'nin bugun açıklanabilecek yeni ulusal guvenlik stratejisi konsepti doğrultusunda 'Turkiye'yi hedefe koyma kararı' çoktan verilmiş, ama son gunlerde bu davayla bundan sonra yapılacak işlere de yasal kılıf hazırlanmaya çalışıldığı ortaya çıktı.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.