Özet (TL;DR) @ 2017-12-16 09:38:26.088900: Kuruçeşme’yi muhtemelen biliyorsunuz; gitmeseniz, vakit geçirmeseniz de duydunuz. Peki hiç orada dururken kafanızı kaldırıp Boğaz’a tepeden bakan mahalleyi görüp merak ettiniz mi? İşte o manzarayı…
Otobus son durağa yanaşıyor ve... Aman Allahım! Ayağımın altına serili manzarayı tarife kelimeler yetmez. Fotomuhabiri arkadaşım Huseyin (Alsancak) gozunu durağın karşısındaki uç katlı apartmana dikmiş, "Şu evin terasından fotoğraf çeksek çok guzel olur" deyip beni vazifelendiriyor. Mecbur, zili çalıp kapıyı açan Sevgi Abla'nın karşısına dikiliyorum.
-- Sevgi Kıryazı (54), doğma buyume buralı. Anne-babası 1959'da Gumuşhane'den gelmişler. Babası sekiz kardeşiyle yerleşmiş. Sevgi Abla, "Yan taraf amcamın, obur yan halamın" diye anlatıyor. Önceden, imar varken yapmışlar evleri; şu an Boğaziçi İmar Kanunu geçerli olduğu için değil yeni bina, evlerinde tamirat- tadilat hatta boya bile yapamıyorlar.
-- O yıllarda tam bir koymuş Kuruçeşme Üstu. Su ve ekmek eşekle gelirmiş, aşağıya vasıta yokmuş, otomobil desen neredeyse hiç geçmezmiş. Artık oyle değil tabii. Sevgi Hanım'dan bir dun-bugun karşılaştırması istiyorum.

Hep sokaktayd ık ve 10 numara buyuduk
-- "Çok gelişmiş bir mahalle değil; marketi, kafesi hatta sağlık ocağı bile yok. Ama komşuluk çok iyidir. Herkesin evine çat kapı gidersin. Telefon edip 'Sana gelebilir miyim?' falan, biz bilmeyiz oyle şeyler" diyerek giriyor lafa: "Burada sıkıntı olmaz, çocuklarımız hep kapının onunde buyudu. Biz de oyleydik. Annem senelerce ev işlerinde çalıştı. Bize çalışmayan komşularımız bakardı, hep sokaktaydık ve 10 numara buyuduk..."
-- Muradiye Yuzuk (62) de doğma buyume buralı. Ordulu, dokuz çocuklu bir ailenin kızı. Tekstil, konfeksiyon işlerinden emekli. Onun da uç çocuğu var. "Bozulmamış, değerlerini kaybetmemiş, insan ilişkileri bakımından çok iyi bir mahalle burası" diye anlatıyor: "Herkes birbirini tanır, sorgusuz sualsiz girip çıkarsın. Ama tabii yavaş yavaş buyukler oluyor, paylaşım derdinden bazı evler satılıyor, yabancılar geliyor. Aslında gelenler de başta soğuk duruyor ama sonra bazıları bu ortama alışıp bizim gibi oluyor."
-- Kuruçeşme Üstu'nden ayrılırken damağımda, çocukken okuldan eve geldiğimde bulduğum manzaranın lezzeti kalıyor. Sofra daha toplanmamış, çay sıcak, sohbet koyu, teyzelerin ruju silinmiş ama kahkahası yerindedir ya hani; onları seyredip neşelerini taklit ederek enfes şeyler yer, sebebini bilmediğin bir huzurla odana çekilirsin. Bu mahallenin kadınları nasıl yapmışsa o havayı hiç bozmadan korumuş işte. Bu guzellikle onlara, onlar durdukça bize bir şey olmaz!

Ayn ı koyun erkekleriyle evli, neşeli kadınlar
Sokakta karşılaştığım Bedriye Gundoğan (45), Sevgi Abla'nın kardeşinin karısı. Tam sohbete başlayacakken, "Komşuma kahveye gidiyorum, hadi sen de gel" deyiveriyor. "Ayıp olmaz mı" dememe kalmadan, kendimi bir evde buluyorum. Cemile Bal (42) ve kopeği Naz, kapıda karşılıyorlar. "Bizde akrabalık var, aynı koyun erkekleriyle evliyiz" diyor Cemile Hanım. Ortak cumleleri ise "Burayı çok yazma, gelmesinler, bozmasınlar" oluyor.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.