Özet (TL;DR) @ 2017-12-15T20:46:00.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek anısına düzenlenen törende yaptığı konuşmada, "Düzen bozuk olabilir ama bizim buna rıza gösterme mecburiyetimiz yoktur. Bu bozuk düzene karşı…



Turkiye

20:46 15.12.2017(Guncellendi 21:52 15.12.2017) URL'yi kısaltın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Necip Fazıl Kısakurek anısına duzenlenen torende yaptığı konuşmada, "Duzen bozuk olabilir ama bizim buna rıza gosterme mecburiyetimiz yoktur. Bu bozuk duzene karşı mucadele edeceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da Lutfi Kırdar Kongre Merkezi'nde Necip Fazıl Kısakurek için yapılan torende konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

  • Biz dik durmayı Necip Fazıl Kısakurek'ten oğrendik. Biz 15 yıldır buyuk, guçlu Turkiye'yi inşa etmenin gayreti içindeyiz. Biz ustadın omru boyunca beklediği inkılap varya onu gerçekleştirmek için çalıştık çalışıyoruz. Turk milleti olarak daha dunyaya son sozumuzu soylemedik. Milyarlarca Musluman olarak da son sozumuz henuz ağzımızdan çıkmadı. Herşeyin zamanı olduğu gibi bu buyuk itilafın da zamanı var.
  • İnşallah en kısa surede haksızlıkları elle duzelteceğimiz gunleri de goreceğiz. Bunun ilk adımlarını Suriye'de atmaya başladık.

  • ​Tum Muslumanların geleceğini yakından ilgilendiren oyunu biz bozduk. Şimdi de Kudus uzerinden saldırı başladı. İlk adımları çarşamba gunu attık. Şunu biliyoruz Kudus giderse Medine'yi koruyamayız. Medine giderse Kabe gider demektir. Kudus giderse İstanbul, İslamabad, Şam gider demektir. Kudus hepimizin haysiyeti namusu varlık gayesi demektir. Bu bozuk duzen gun geliyor hakları elinden alınan Filistinli olarak karşımıza çıkıyor. Gun geliyor bataklıklarda son nefesini veren arakanlılar olarak geliyor. Arakan için orada cumhurbaşkanları, başkanlar beraber bizzat toplantı yaptık. Duyarsız kalamayız. Attığımız adımların neticeisini alıyoruz.

  • Bizler millet, ummet ve insanlık olarak tepenize inen gok kubbeyi daha fazla gormezden gelemeyiz.
  • Duzen bozuk olabilir ama bizim buna rıza gosterme mecburiyetimiz yoktur. Bu bozuk duzene karşı mucadele edeceğiz. Şayet tıpkı geçmişte hep yapılageldiği gibi 'otur' denildiğinde otursak, 'sus' denildiğinde sussak, 'ver' denildiğinde versek, 'al' denildiğinde alsak, inanın bana, bu saldırıların hiçbiriyle karşılaşmazdık ama biz şu veya bu gucun ne dediğine değil, sadece ve sadece Allah'ın ne dediğine baktık, sadece ve sadece milletimizin ne dediğine baktık.