Özet (TL;DR) @ 2017-12-15 09:32:42.353807: “Hadi Be” nin canlı yayınında Emre Saygı ve sosyal medya kullanıcılarının sorularını yanıtlayan Uraz Kaygılaroğlu, samimi açıklamalarda bulundu.



Ö nce at binmeyi, sonra dans etmeyi oğrendim

Uraz Kaygılaroğlu, yeni filmi "Sen Kiminle Dans Ediyorsun"daki rolu için bir sure dans dersi aldığını anlattı: "BKM, boyle şeylere çok onem veren bir yapım. Birlikte yine bir film çekmiştik BKM'yle. Orada da mesela at binmeyi oğrenmiştim. Bu meslekte hiç bilmediğin, hayatın boyunca aklına gelmeyecek şeyleri oğrenmek durumunda kalıyorsun. Bu da sana bir artı olarak geri donuyor. Dans için de birkaç hocadan ders aldım. Gunler boyunca çalıştık."

Haluk'ta hayatımın en şımarık donemini yaşadım

Uraz Kaygılaroğlu, Haluk karakterini canlandırdığı komedi dizisi "Baba Candır"ı ozlediğini soyledi: "Çok ozluyorum. Yusuf Pirhasan'ı çok ozluyorum, yonetmenimi. Orada yaptığımız şey çok keyifliydi. İyi bir senaryo, iyi bir yonetmen ve buna uygun bir oyuncuyu her zaman her işte denk getiremiyorsun. Orada denk gelmişti. Ve bu yuzden o kadar sevilmişti. Tum oyuncu kadrosu o iş için uygun insanlardı. Ve o ekibin içinde olmak çok keyif vericiydi. Aynı şeyi bir onceki dizim için de soyleyebilirim; 'Yedi Guzel Adam'. 'Baba Candır'ın Haluk'unu canlandırırken hayatımın en şımarık donemini yaşadım. Çok şımarık bir patrondu. Acayip şımardığım ve çok da mutlu olduğum bir donemdi."

Ş işmanken de kendimi çok beğeniyordum

Bir donem çok kilolu olan ve 64 kilo veren Uraz Kaygılaroğlu, "Kendini yakışıklı buluyor musun?" sorusunu şoyle yanıtladı: "Ben şişmanken yani şuanki kilomun uzerine 64 kilo daha ekleyin, kendimi çok beğeniyordum. 'Çok sevimli, çok komiğim' filan diyordum. O yuzden haliyle şimdi de kendimi beğeniyorum."

Ç alışmadığım zaman kafayı yiyorum

"Pis Yedili" dizisiyle adını duyuran Uraz Kaygılaroğlu, o diziden bu yana çalışmaya hiç ara vermediğini soyledi: "Pis Yedili'de oynadığım gunden bugune kadar galiba hiç boş bir an geçirmedim. Bundan da hiç şikayetçi değilim. Çalışmaktan çok keyif alıyorum. Çalışmadığım zaman kafayı yiyorum. Evde sıkılıyorum, sanki bir işe yaramıyormuşum gibi hissediyorum. Ama ilk defa sezon ortasında bir işim bitti (Klavye Delikanlıları), bunun da keyfini çıkarıyorum. 4 gun oldu işsiz kalalı, yatıştayım. Şu an için keyifli duruyor ama ileride ne olur bilmiyorum. Çok enteresan bir dizi gelir, oyle bir ekip gelir, bir yonetmen gelir, dayanamazsın ve çalışmak istersin. Veya belki hiç dizi yapmayıp bambaşka bir şey de yapabilirim. Biraz onun uzerine de kafa yoruyorum."

Tavlaya zaaf ım var

Ünlu oyuncu, tam bir tavla tutkunu olduğunu soyledi: "Tavla oynamayı çok severim. Benim dedem de çok severdi. Ve anlam veremezdim çocukken 'Tavlaya bu kadar ne merakı var adamın gece gunduz gidip oynuyor!' diye. Gerçekten tavlaya karşı bir zaafım var. Şaka gibi gerçekten. Ve tavla oynadığım ekip 15 yıldır aynı. En kuçuğu 45 yaşında bir ekip. Saatlerce oturup tavla oynuyoruz. Benim orada lakabım 'Çocuk'. 15-16 yaşındaydım onlarla tavla oynamaya başladığımda. O muhabbeti seviyorum. Deşarj oluyorum yani."

Şişmanken de kendimi çok
beğeniyordum

Talk show uzerinde çalışıyorum

Uraz Kaygılaroğlu, talk show yapmayı duşunup duşunmediği sorulunca şoyle dedi: "Talk show dizi gibi değil. Bir dizide çalışıyorsunuz, her şey yolunda giderse dizi tutuyor. Aksayan bir şeyler olursa tutmuyor. Ve sonra bir dizi daha yapıyorsunuz. O dizi başarılı olduğu zaman onceki başarısızlık unutuluyor. Yani dizide boyle bir hakkınız var. Ama talk show gibi bir şeyi yaparken oyle bir hakkınız yok. Sadece bir kurşununuz var ve onu çok doğru atmanız lazım. O yuzden bu oyle 'hadi hemen bir talk show yapayım' filan diye yapılacak bir şey değil. Bu, uzerine çalışılması gereken bir iş. Başarılı talk show, Beyazıt Özturk'un, Okan Bayulgen'in yaptığı gibi olur. Uzun yıllar devam eder, evden biri gibi olursun. Bu senin evin içinde bir yer edinmeni sağlar ve haftanın belli gunu belli saatlerde herkes seni heyecanla bekler. Bu oyle kafana gore deneyebileceğin bir şey değil yani. Onun uzerine çalışıyorum. Olursa ne ala. Olmazsa yeni bir dizide goruşuruz."

Han ımcıyım

Melis Kaygılaroğlu ile evli olan Uraz Kaygılaroğlu, "Ben hanımcıyım. Doğrusu o zaten. Mutlu eş, mutlu evlilik demektir" dedi.

En iyi urunum kızım Ada

Uraz Kaygılaroğlu, "En iyi urunum" dediği minik kızı Ada doğduktan sonra yaşadığı değişimi şoyle anlattı: "Bu evlilikle başlayan bir sureç aslında. Eskiden daha futursuz olduğun, sonuçlarını duşunmeden hareket ettiğin hayatına evlilik girince 'Ulan evli barklı adamsın, kendine gel' lafını işitirken, sonra bir de 'Senin çoluğun çocuğun var kardeşim' lafı ekleniyor. Hep bir tedirginlik hali, kontrol hali geliyor. Hem de hep ileriye donuk bir kaygı hali geliyor."

G uldur Guldur'de elim ayağım boşaldı

Uraz Kaygılaroğlu, "Tiyatro olacak mı?" sorusuna şoyle yanıt verdi: "O çok başka bir meslek. Çok saygı duyduğum, çok zor bir şey. Kamera onu oyunculuğunda 'olmazsa tekrar çekebilirim'in rahatlığı çok var ve bu sende değişik bir ozguvene sebep olup çok daha rahat çalışmanı sağlıyor. Ben 'Guldur Guldur Show'a konuk oldum bir skeç için. Elim ayağım boşaldı sahnede. Çok zor bir şey. Oyunun içinden 1 saniye olsun kopamıyorsun, kafanı başka yere çeviremiyorsun. Replik sırası sana geldiği zaman boşa duşme anın yok. Çok saygı duyulası, çok zor bir meslek. Kamera onu oyunculuğu ile tiyatro oyunculuğu arasında çok ciddi bir fark var."