Özet (TL;DR) @ 2017-12-14T10:49:00.000Z: Anayasa Mahkemesi, 2014'te Türk Hava Kurumu (THK) yönetimini eleştiren köşe yazıları yayımlayan bir internet sitesinin, mahkeme kararıyla erişiminin durdurulmasını ifade ve basın özgürlüğü ihlali…



Anayasa Mahkemesi, 2014'te Turk Hava Kurumu (THK) yonetimini eleştiren koşe yazıları yayımlayan bir internet sitesinin, mahkeme kararıyla erişiminin durdurulmasını ifade ve basın ozgurluğu ihlali saydı. Kararda, yargının haber yapma şekline karışamayacağı vurgulandı.

(C) AA/

Resmi Gazete'de yayımlanan karara gore, airporthaber.com internet sitesinin sahibi ve genel yayın yonetmeni olan Ali Kıdık, 2014'te THK Başkanlığı'nı yuruten O.Y. hakkında beş ayrı yazı kaleme aldı.

Kıdık, "THK'yı batırırsan, 20 tırnağımla yakana yapışırım.", "Bu belge şok edecek.", "Ye babam ye, ne zaman doyacaksınız?' ve "THK uçurumun eşiğinde." başlıklarıyla yazdığı yazılarda, ozetle 'THK'nın kotu yonetildiği, kurumu zarara uğratacak politikalar izlendiği ve bazı kişilere haksız kazanç sağlandığı' iddialarında bulundu.

Bu yazılar uzerine, donemin kurum başkanı O.Y, kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasıyla, internet sayfalarına erişimin engellenmesi talebinde bulundu. Talebi değerlendiren Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi, "Bir kişiye 'hırsız', 'soyguncu' şeklinde nitelendirilmelerde bulunulmasının, haber olarak değerlendirilemeyeceği ve kişilik hakkı ihlali olduğu" gerekçesiyle, soz konusu internet sitesine erişimi durdurdu.

Kıdık'ın, internet sitesinin erişime açılmasının ardından 14 Nisan 2014'te benzer konuda bir yazı daha kaleme alması uzerine, mahkeme tekrar 'erişimin engellenmesi' kararı verdi.

Kararlara yaptığı itirazların, Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce reddedilmesi uzerine Kıdık, konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı.

(C) AA/

' SERT ELEŞTİRİLDİĞİ KABUL EDİLEBİLİR AMA…'

Yuksek mahkeme, başvurucunun Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinde guvenceye alınan ifade ve basın ozgurluğunun ihlal edildiğine karar verdi. AYM, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına hukmetti.

' HABER VE FİKİRLERİN İLETİLME USULÜ KORUNDU'

AYM, gerekçesinde, soz konusu koşe yazılarının, toplumun bağışlarıyla yaşatılan ve kamuya hizmet eden bir kurumu ilgilendirdiği için bilgilendirme değerinin yuksek olduğu belirtildi. Koşe yazılarında, muştekinin sert bir şekilde eleştirildiğinin, hatta abartıya kaçıldığının kabul edilebileceği kaydedilen gerekçede, şunlar ifade edildi:

"Bu tur başvurularda, basının yerine geçip belli bir durumda kullanılacak haber yapma şeklinin ne olacağını belirlemek, yargı mercilerinin gorevi değildir. Basın ozgurluğunun, demokrasi ile yakın ilişkisinin doğal sonucu olarak, bir dereceye kadar abartıya ve provoke etmeye izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiği kabul edilmelidir. Haberin yayımlanmasının, muştekinin hayatına kayda değer bir etkisinin olduğu gosterilmemiştir. Haberin, onun ozel hayatı ile ilgisinin olmadığı, kaba hakaret içermediği ve keyfi kişisel saldırı boyutuna da ulaşmadığı gozetildiğinde, geriye başvurucunun haberi verirken kullandığı polemik içeren agresif usulu kalmaktadır. Bu noktada, ifade ozgurluğunun sadece haber ve fikirlerin içeriğini korumadığı, haber ve fikirlerin iletilme usulunu de koruduğu gozetilmelidir."

' DAHA FAZLA TAHAMMÜL GEREKİR'

Muştekinin, havacılık alanında faaliyet gosteren en buyuk kurumlardan birinin başkanı olduğu anımsatılan gerekçede, "Muştekiye yonelik eleştirinin sınırlarının, sıradan insanlara gore daha geniş olduğunu kabul etmek gerekir. Halkın, tanınmış kişilere ilişkin bilgileri alma hakkı da gozetildiğinde, muştekinin eylemlerinin ve sozlerinin basın tarafından izleneceği, hakkında haber yapılacağı ve ağır eleştirlerde bulunulabileceğini ongormesi, demokratik çoğulculuk açısından bunlara daha fazla tahammul etmesi gerekir" değerlendirmesinde bulunuldu.

(C) Fotoğraf: DHA

' ENGELLEME EN SON BAŞVURULACAK ÇARE OLMALI'

İfade ve basın ozgurluğu başta olmak uzere, hak ve ozgurluklerle ilgili, internet konusunda kamu gucunu kullanan makamların ve mahkemelerin çok hassas davranması gerektiğine işaret edilen gerekçede, "İnternete erişimin engellenmesi tedbiri, en son başvurulacak çare olmalıdır. İnternet ortamında bulunan zararlı içeriklerle, diğer başka usullerle mucadele etmek mumkunse ya da erişimin engellenmesi ile korunan menfaate karşılık daha buyuk bir zarar doğmuşsa, boyle bir durumda erişimin engellenmesi kararı, ifade ve basın ozgurluklerinin ihlalini teşkil edecektir" ifadesi kullanıldı.

Gerekçede, soz konusu internete erişimin engellenmesi kararının, muştekinin itibarının korunması için demokratik bir toplumda gerekli olmadığı vurgulandı.