Özet (TL;DR) @ 2017-12-14T10:56:00.000Z: Dünyanın pek çok ülkesinin, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararından dolayı ABD’yi kınadığı bir ortamda her yerde Rusya’nın Ortadoğu politikasının yapıcılığı vurgulanmaya başladı.



Goruş

10:56 14.12.2017(Guncellendi 11:01 14.12.2017) URL'yi kısaltın

Dunyanın pek çok ulkesinin, Kudus'u İsrail'in başkenti olarak tanıma kararından dolayı ABD'yi kınadığı bir ortamda her yerde Rusya'nın Ortadoğu politikasının yapıcılığı vurgulanmaya başladı.

Uzmanlar daha çok Rusya ile Turkiye arasında son donemde hızla gelişen işbirliğine ve ozellikle Suriye meselesi çerçevesinde iki ulke tarafından atılan ortak adımlara işaret ediyor.
Peki bu ikili işbirliğinin Rusya ve Turkiye açısından anlamı ve faydası nedir? Moskova ile Ankara arasında gelişen ortaklık modelinin, tum Ortadoğu bolgesinin etkili gelişimi için bir ornek teşkil etme potansiyeli ne kadar buyuk?

Konuyla ilgili Sputnik'e konuşan Rusya'nın "Yuksek Ekonomi Okulu" Ulusal Araştırma Üniversitesi kıdemli oğretim gorevlisi Ortadoğu uzmanı Grigoriy Lukyanov, şu yorumlarda bulundu.

Rusya açısından bugun gelişen Rusya-Turkiye ortaklığı, 2015 yılının bıraktığı ağır mirasa rağmen mevcut ortak sorunların ve tehditlerin olduğu bir ortamda iki ulke arasındaki anlaşmazlıkların bir kenara itilip pragmatik bir temelde işbirliğinin genişletilmesinin mumkun olduğunu gostermektedir. Bu gerçekten butun bolge için duygular, semboller veya ideolojik ve jeopolitik klişeler uzerinde değil, diyalog ve konsensus uzerinde kurulan reel işbirliği modelini oneren prensip olarak yeni bir adım. Orta Doğu'da guvenlik ve terorle ilgili, surdurulebilir kalkınma ile ilgili çok fazla sorun var. Mevcut koşullarda Orta Doğu'nun gelişemeyeceği açık. Bolgenin yeni partnerlere, siyasi temasların çeşitlendirilmesine, kureselleşmeye karşı yeni yaklaşımlara ihtiyacı var. Ve bu bağlamda Rusya, alternatif bir yaklaşım onermekte. Bugun Rusya, bolge ulkelerinin taleplerine çok çekici yanıt verebilmektedir.

Turkiye için Rusya ile işbirliği ise, sadece ikili temasların doğurduğu kar ve perspektif değil, aynı zamanda Batı ile ilişkilerindeki durgunluğu, stagnasyonu etkilemek için de etkili bir araçtır. Buyuk ihtimalle bu faktor Turkiye tarafından maksimum duzeyde kullanılacaktır.

Ortadoğu bolgesinin geleceği açısından Rusya-Turkiye ortaklığının onemine gelince ilk once şunu belirtmek gerekir: Turkiye, Ortadoğu bolgesi için çok merkezi bir ulke değil, aynı şekilde Rusya'nın da Orta Doğu açısından bolge içi bir aktor olduğu soylenemez. Bence bundan sonra Orta Doğu'daki guç dengesi bolge dışı aktorlerden ziyade iç aktorler tarafından belirlenecektir.

Bu bağlamda bolgedeki Rusya'nın etkisi, diğer herhangi bolge dışı bir aktorun etkisi gibi nispeten sınırlı olacaktır. Bu nedenle Turkiye gibi Ortadoğu bolgesi için guçlu ama periferik bir devletin, Rusya gibi bolge dışı bir aktorle olan işbirliği Orta Doğu için belirleyici bir etki yaratmaz. Bunun olması için Rusya ile Turkiye arasında gunumuzde gelişen formata mumkun mertebe maksimum sayıda devletin dahil olması gerekir. Ve bu işbirliğinin hedefi, bolge devletleri arasında yeni ilişkiler yapısının oluşumuna Rusya'nın katılımı olmalı. Ancak bu şekilde bolgenin gerçek anlamda bir iç donuşumu sağlanabilir.