Özet (TL;DR) @ 2017-12-11 09:36:12.358216: “Kadın” dizisinde rol alan Caner Cindoruk, sinemada da “İçerdekiler” filmiyle seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Oyuncuyla hem bu iki yapımı hem de gelecek hayallerini konuştuk. Cindoruk ileride…
◊ "Muhteşem Yuzyıl"dan sonra "Kadın"la ekrana dondunuz. Bu diziye dahil olma surecinizle başlayalım sohbetimize...- Açıkçası "Muhteşem Yuzyıl"dan sonra bir sure dinlenmeyi planlıyordum. Ama "Kadın"ın hikayesinden çok etkilendim. Beni en çok etkileyen de bir kadının çocuklarıyla birlikte hayata tutunabilme mucadelesi oldu.
◊ O kad ını dizide Özge Özpirinçci canlandırıyor. Kendisiyle daha once çalışmış mıydınız?
- Evet, çalışmıştık. Çok beğendiğim bir oyuncu Özge. Bu projeyi kabul etmemdeki en buyuk etkenlerden biri de onunla partner olmamızdı zaten.
◊ O etkenlerden biri de Sarp rol u olmalı...
- Kesinlikle. Sarp karakterinin masalsı bir tarafı var. Aslında acıları olan, buna rağmen hayatı ti'ye alan, guzelliklerin altını çizen, sevdiği kadının mutlu olması için her şeyi yapabilen bir karakter.
◊ Peki sizin i çin hangisi once gelir; hikaye mi, rol mu?
- Hikaye çok daha onemli. Bana dokunan bir hikaye olması gerekiyor. Karaktere daha sonra bakıyorum.
◊ Kriterlerinize uymad ığı için geri çevirdiğiniz çok rol oldu mu?
- Oldu. Bazen hikayeyi çok sevmeme rağmen kendimi içinde hissedemediğim, goremediğim karakterler olabiliyor. Bu sebeple geri çevirdiğim çok proje oldu. Ben çok iş yapmaya değil, içime sinen projelerde yer almaya çalışıyorum.
◊ İşletmecilikten oyunculuğa. Hayal ediyor muydunuz bugunleri?
- Ediyordum. 13 yaşında başladım tiyatroya. 17 yaşındayken ilk profesyonel oyunuma çıktım. Şehir Tiyatrosu'nda 10 yıl kadrolu oynadım.
◊ Üniversitede neden İşletme okudunuz peki?
- Aslında derslerim çok iyiydi, hatta il birinciliğim vardı. Ankara Dil Tarih Fakultesi'nden ODTÜ'ye kadar birçok universiteye girebiliyordum. Ama Adana'da kalmam gerekiyordu, ben de İşletme bolumune karar verdim. Okula başladıktan sonra yavaş yavaş bolumle bağımı kopardım, okulun tiyatro topluluğuna girdim.
◊ Sonra İstanbul'a taşındınız...
- Özgun bir şeyler yapmak istiyordum. Benim gibi duşunen uç arkadaşımla Adana'da tiyatro kurmak istiyorduk ama o donem çok mumkun değildi. Biz de "Buyuk denizlere açılalım" dedik. 10 yıl oldu İstanbul'a geleli...
◊ Yokluk çektiniz mi?
- Çok çektik. Babam bir donem çok populer olmuştu "işportacı yazar" diye. Orhan Kemal Öyku Ödulu gibi Turkiye'nin en buyuk oyku odullerini aldı. Ama işportacılık yapıyordu, çunku yazmak para getirmiyordu.

BEYNELM İLEL'DE SETE 1 GÜN DAYANABİLDİM
◊ İstanbul'a gelirken hedefiniz neydi, geldiğinizde ne buldunuz?
- Gelip oyunculuk yapmak ve tiyatro kurmak istiyorduk. Kurduk da. Ama 3 yıl devam etti. Zorlayıcı bir sureçti, bıraktık. "Hemen unlu olalım, televizyona çıkalım" gibi bir duşuncemiz yoktu. Sakin ve emin adımlarla ilerlemeyi tercih ettik.
◊ İlk filminiz "Beynelmilel"di, değil mi?
- Evet, hikayesi de çok komik aslında... Askerden geldiğim gun Şehir Tiyatrosu'na gidip oradaki abilerimi gormek istedim. Onlar da Tarsus'ta film çekimine gideceklermiş. Beni de goturduler. Hayatımda hiç sinema seti gormemiştim. Orada Sırrı Sureyya Önder beni gordu, "Ne guzel bakıyorsun, guzel enerjin var, asker rolunu sana oynatayım" dedi, kabul ettim. Ama sadece bir gun dayanabildim. Gunun sonunda çıkardım kostumu, "Sinema bana gore değilmiş" deyip otostopla Adana'ya geri dondum. Filmde sadece bir sahnem yayınlandı.
◊ Bundan sonras ı için hayaliniz, hedefleriniz neler?
- Kendi filmini çekme, tiyatronu kurma hayalleri hiç bitmiyor. 10 yıl sonra bir tiyatro kurup, gençlere iş imkanı sunmak, onlara ders vermek istiyorum. Kuçuk ama guzel hayallerim var. En onemlisi de erdemli bir insan olarak kalmak istiyorum. Bazen paranın mutluluk getirdiğini, şohretin mutluluk olduğunu zannediyoruz ama mutluluk aslında kuçuk şeylerde saklı.
◊ En son ne i çin mutluluk duydunuz?
- Buraya gelirken bir çocukla goz goze geldik. Ona şaklabanlık yaptım, guldu. Çok mutlu oldum, hala enerjim pozitif.
◊ Hayat ınızın donum noktası neydi?
- Hayatımın donum noktası İstanbul'a gelmem. Proje olarak da "Hanımın Çiftliği". Adana'dan birlikte geldiğim arkadaşlarımla o projede yer aldık ve hayatımız değişti.
◊ D ort arkadaş tekrar bir projede yer almak ister misiniz?
- 2 yıldır bir proje uzerinde çalışıyorum, bu yaz bitireceğim. Belki dort arkadaş beraber oynarız.
◊ Birlikte rol almak istedi ğiniz isimler var mı?
- Çok var. Penelope Cruz ve Javier Bardem çiftini kıskanırım. Monica Bellucci ile oynadım. Şener Şen'le oynamayı çok istiyorum.
İÇERDEKİLER ÖNCÜ BİR FİLM
◊ "İçerdekiler" filminden de bahsedelim...
- Melih Cevdet Anday'ın en onemli eserlerindendir "İçerdekiler". Çekimleri bu
yaz gerçekleştirdik. Huseyin Karabey yonetti. Settar Tanrıoğen ve Gizem
Soysaldı ile birlikte oynadık. Tek mekanda geçen, tum produksiyonunu da bizim
yaptığımız bir proje oldu.
K İM KALMIŞ Kİ, HERKES ÖLÜYOR!
◊ A şk hayatınız nasıl? Aşk sizin için ne ifade ediyor?- Şu an kalbim boş. Aşk her seferinde farklı bir anlam ifade edebiliyor, içinde çok duyguyu barındırıyor. Acı tarafları da var, guzel tarafları da. Bir tarif veremeyeceğim, yoksa o kadar edebiyatçı farklı yorumlamazdı.
◊ Peki ya para ne ifade ediyor size?
- Çok şey ifade etmiyor. Geçinebileceğim kadar olsun yeter.
◊ Evlilik?
- Karşı olduğum bir kurum değil. Doğru zamanı hissettiğimde evlenip çocuk sahibi olmayı istiyorum.
◊ Ölum?
- Ya yarın ya da 40 yıl sonra olacak. Biz yolcuyuz. Kim kalmış ki, herkes oluyor. Önemli olan nasıl olduğun. Umarım iyi şeyler bırakırım, arkamdan iyi konuşulur. Ailem, eşim, çocuğum "İyi adamdı", bir de "iyi oyuncuydu" derlerse benim için kafi.
style=height:10px; background: #ff017e;>
_ Sinemalarda bu hafta! | Sinefil_
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.