Özet (TL;DR) @ 2017-12-10T08:23:14.000Z: Yargıtay, kendisine hakaret ve tehdit ettiğine ilişkin başka türlü delil elde etme imkanı bulunmayan kişinin, hakaret edenle arasında geçen telefon görüşmesini kayda alarak elde ettiği delili hukuka…
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, kendisine hakaret ve tehdit ettiğine ilişkin başka turlu delil elde etme imkanı bulunmayan kişinin, hakaret edenle arasında geçen telefon goruşmesini kayda alarak elde ettiği delili hukuka uygun saydı.Antalya'da yaşayan Mehmet B, telefonda kendisine hakaret ve tehdit eden kişinin sesini telefonla kaydetti. Ses kaydını mahkemeye delil olarak sunan ve bu kişiden şikayetçi olan Mehmet B'nin talebi uzerine dava açıldı.Mehmet B'ye hakaret ettiği one surulen sanık, telefonda yaptığı goruşmeye ilişkin ses kaydının delil sayılamayacağını savundu.Davaya bakan Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesi, Mehmet B'nin sanıkla telefonda yaptığı goruşmelerin kayıtlarını, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasını duzenleyen 135. maddesi kapsamında değerlendirerek, hakim kararı olmaksızın gerçekleştirilen kaydı hukuka aykırı kabul etti.Kararın temyiz edilmesi uzerine dosyayı goruşen Yargıtay 18. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu.
KARARDAN
Dairenin kararında, CMK'nın 135. maddesi kapsamında, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasının bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturma sırasında iki kişi arasında gerçekleştirilen goruşmenin ancak bir uçuncu kişi tarafından uygun teknik araçlarla dinlenmesi ve kayda alınması halinde mumkun olacağı hatırlatıldı.Bu yontemle elde edilen kanıtların hukuka uygun kabul edilmeleri için yasada ongorulen usuller çerçevesinde bu işlemlerin gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanan kararda, kendisine karşı suç işlendiği gerekçesiyle bir kişinin başkasıyla yaptığı telefon goruşmeleri ile ortam konuşmalarını kayda alması işleminin 5237 sayılı Turk Ceza Kanunu'nun (TCK) kişisel verilerin kaydedilmesini duzenleyen 135. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin olanaklı olmadığına işaret edildi.Katılanın sanıkla telefonda yaptığı goruşmeleri cep telefonuna kayıt ettiği sırada sanık hakkında yetkili organlarca başlatılmış bir soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı belirtilen kararda, şupheli veya sanık kavramlarının, konuşmaların kayıt edildiği aşamada sanık yonunden soz konusu olmadığı vurgulandı."İletişimin denetlenmesi tedbiri şupheli veya sanıklar hakkında uygulanır"CMK'nın 135. maddesinde duzenlenen iletişimin denetlenmesi tedbirinin yalnızca şupheli veya sanık sıfatına sahip kişiler hakkında uygulanmasının mumkun olduğuna işaret edilen kararda, şu tespitler yapıldı:"Bu nedenlerle katılan tarafından elde edilen kayıtların CMK 135 kapsamında değerlendirilmesi ve hakim kararı olmaksızın gerçekleştirildiğinden bahisle hukuka aykırı kabul edilmesi isabetli bir yaklaşım tarzı değildir. Somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde, henuz yasaya gore yetkili mercilerce suç şuphesinin oğrenilerek soruşturmaya başlanılmadığı bir donemde katılanın sanıkla telefonda yaptığı goruşmeleri cep telefonuna kayıt etmek suretiyle elde ettiği kayıtların CMK 135. maddesi kapsamında değerlendirilmesi olanağı bulunmamaktadır.Kayıtlarının ozel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar kapsamında kaldığı da kabul edilemez. Katılanın eylemi, bir başkasının ozel hayatına mudahale olmayıp kendisine karşı işlendiğini duşunduğu suçla ilgili olarak kaybolma olasılığı bulunan kayıtların kaybolmasını engelleyerek yetkili makamlara sunmak amacıyla guvence altına almaktır. Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulu zorunludur. Aksi takdirde kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi soz konusudur."Dairenin kararında, Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen'in, meşru mudafaa olarak değerlendirilebilecek, hakaret, tehdit veya şantaj suçlarına muhatap olan ve o an konuşmaları kayıt altına alan mağdurun elde ettiği bu delilin hukuka uygun sayılacağı yonundeki çalışmasından alıntı yapıldı.Öğretide, kayıtları alan kişinin meşru savunma çerçevesinde hareket ettiği, eyleminin haberleşmenin gizliliğini ihlal veya kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması ya da benzeri bir suçu oluşturmayacağı, yapılan kayıtların da hukuka uygun ele geçirilmiş delil sayılması gerektiği şeklinde goruşlerin de bulunduğu kaydedildi.
Kararda, sonuç olarak katılanın sanıkla yaptığı telefon goruşmesini kayıt etmek suretiyle elde ettiği hukuka uygun olduğu kabul edilen kayıtların değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği bildirildi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.