Özet (TL;DR) @ 2017-12-09 09:35:16.213587: Türkiye’nin dünya modasına en büyük armağanlarından Hüseyin Çağlayan, Marka Konferansı için İstanbul’a geliyor. Öncesinde ünlü tasarımcıyla konuştuk: “Gelecekte herkes kendi giysilerini tasarlayacak.”



İstanbul'un moda alanında hiçbir eksiği
yok◊ Kartvizitinizde pek çok unvan var; moda tasarımcısı, film yonetmeni, profesor, mimar, kostum tasarımcısı, koreograf... Pek çok tasarımcı koleksiyon çıkarmaya zorlanırken tum bunları nasıl başarıyorsunuz?
- Dışardan nasıl gorunuyor bilmiyorum ama ustlendiğim birçok projede ekip işi var. Butun fikirler aynı dunya bakışından çıktığı için her proje arasında akıcılık var; bu yuzden intihar eşiğinden pek uzağız.

◊ K ıbrıs'ta doğdunuz ama hayatınızın çoğu Londra'da geçti. Kendinizi nereye ait hissediyorsunuz?
- Kendimi hem Kıbrıslı Turk, hem Turk hem de Londralı hissediyorum... Ama yaşadığımız çağda bence gerçek kimliğimiz aslında ilgi alanımızla belirlenmeli, ulusal kimliğimizle değil.

◊ İstanbul'dan moda alanında bir dunya markası çıkma ihtimali sizce ne?
- İstanbul'un moda alanında hiçbir eksiği yok. Aslında Turkiye'den çıkan birçok marka da var... Sadece çıkan markaların daha uluslararası olmaları için yurtdışında gorunurluk adına yatırım yapmaları gerekir.

◊ Bu aralar en b uyuk ilham kaynağınız neler?
- Antropolojinin farklı tabakaları.

◊ Sosyal medya k ulturunun de modayı etkilediği bir gerçek. Siz bu alanlara hep mesafelisiniz, bu bir tavır mı?
- Mesafeli değilim, sadece geç ilgilenmeye başladım. Fikir uretip gerçekleştirmek ve aynı zamanda sosyal medyayla ilgilenmek kolay olmadı. Ama bu konuda yeni girişimler var.

◊ Hayat ın size verdiği en onemli ders nedir?
- Ders değil ama hayatta en onemli şeylerden biri, ilişkileri iyi tutmak.

◊ Gelece ğin modasını nasıl yorumluyorsunuz?
- Geleceğin modasında her şeyin çok daha kişisel olup herkesin kendi giydiğini tasarlayabileceği bir ortam olacağını duşunuyorum.

◊ 13-14 Aral ık'ta İstanbul'da duzenlenecek Marka Konferansı'nda konuşmacısınız. Neler anlatacaksınız?
- Gerçek hayat ve utopya arasında olan yerimizi... Çok zamanımızı alan bir sureç oldu, goreceksiniz.