Özet (TL;DR) @ 2017-12-09 09:34:02.485233: 2012 yılında vefat eden Cüneyt Türel’in rol aldığı “Sanat” oyunu 20 yıl aradan sonra yeniden tiyatro sahnesine taşındı. Usta oyuncunun anısına perde diyen oyunda Cihan Ünal ve Can Gürzap’a bu defa…



◊ "Sanat" oyunundan bahseder misiniz?
-Cihan Ünal: "Sanat", Yasmina Reza'nın bir oyunu. Reza, once oyunculuk yapmış ama oyunculuktan tatmin olamayınca yazmaya başlamış. Yazdığı oyunların hemen hepsi Moliere odulu aldı. İlk onemli oyunu da "Sanat". Bizim 1997 yılında "Sanat"ı sahnelediğimizde Sean Connery film haklarını aldı. Filmde Al Pacino, Robert De Niro ve Kevin Spacey oynayacaktı. Fakat sonradan neden çekilmedi film, bilmiyorum.

◊ Rahmetli Cuneyt Turel'in anısı için 20 yıl sonra yeniden bir araya geldiniz... 20 yıl onceki "Sanat"la şimdiki "Sanat" arasında fark var mı?

-Can Gurzap: Ya şlarda fark var sadece. (Guluyor)- Cihan Ünal: 20 yıl yaş farkıyla yeniden sahnedeyiz.


◊ Peki ne de ğişti 20 yılda?

- Cihan Ünal: Bir kere Turkiye çok değişti. Turkiye'de artık sanat konuşulmuyor. Ve maalesef sanatı olmayan, sanatta başarılı olmayan ulkeler genelde kalkınamıyor. Bakın batıya hepsinin çok onemli tiyatroları ve muzeleri vardır. Bizde de muze var ama muzeye giden yok. O bakımdan biz oyuncular olarak biraz uzgunuz. Tiyatroya meraklı gençler var, onları takdir etmek lazım. Karın tokluğuna sahneye çıkıyorlar, onlara el vermesi gereken devlet. Önce devlet olacak sonra da vakıflar olacak. Çok vakıf var ama sanat vakfı yok.
- Can G urzap: Kaç senedir konuşulmuyor sanat. Siyaset olarak, burokrasi olarak yok. Sanat beynin vitaminidir. Olmazsa olmuyor işte.

◊ "Sanat"a Mutlu Guney de dahil oldu...

- Can G urzap: Mutlu Bey'le çok mutluyuz onu soyleyelim. Çok eğleniyoruz.

◊ Mutlu Bey, iki usta isimle bu kadroda olmak nas ıl bir duygu?

- Mutlu G uney: İki usta değil ki, hocam ikisi de hocaların hocası. Benim için buyuk onur. Çok iyi anlaşıyoruz. Sanat oyunu klasik bir oyun aslında. 2040 yılında da oynanabilir. İnsanlıkla sanat arasındaki uçurumları çok guzel gosteren bir oyun. Biz de elimizden geleni yapıyoruz.

◊ 20 y ıl once doğan bebekler şimdi 20 yaşında genç nesil. "Sanat' oyununa neden gelmeliler, oyunun içeriğini biraz daha detaylı anlatır mısınız?

- Cihan Ünal: Bir beyaz tablo ve uç arkadaş. Bu beyaz tablo modern sanatın, çağdaş sanatın sembolu gibi gosteriliyor. Çunku gunumuzde de her yerde var. Sanat eleştirmenleri ve modaya uyan bazı sanatçılar klasik sanatı tamamen reddedip bunu empoze etmeye çalışıyor insanlara. Yasmina Reza'nın ilk çıkışı bununla ilgili. Bu sanatla ilgili tartışmayı yaparken bu uç arkadaşın kendi ozel yaşamları ve birbirlerine karşı arkadaşlığının ne hale geldiği...
- Can G urzap: Bir tablo etrafında, biri goruyor oburu gormuyor. Bir tabloya bakış açısı kişiliklerine gore değişiyor ve kavga ediyorlar. Birbirlerini bağışlıyorlar sonra tekrardan birbirlerine giriyorlar.
- Cihan Ünal: Tablo uzerine tartışma yaşanırken kendi kişiliklerini, ozel yaşamlarını ortaya dokuyorlar. Mesela benim oynadığım Marc empoze edilen modern sanata karşı olan bir tavırda. Diyor ki, 'Gunumuzde sanatı yonlendiren değerlendirmelere inanmıyorum. Yenilik kuralı, surpriz kuralı, şaşırtma. Surpriz olu bir şeydir, anlaşıldığı anda olur" diyor. Ivan'ın problemi ise tamamen ailevi...
- Mutlu G uney: Ivan, parasız pulsuz bir adam. Arkadaşlarından biri uzay muhendisi biri de dermatolog... İkisinin arasında kalıyor ve ikisine de "sen de haklısın" diyor... Ancak butun kabahat bir sure sonra onun oluyor. Bu kez "ben ne yaptım size" diye isyan ediyor ve yeni bir çatışma çıkıyor.
- Can G urzap: Aslında iyi niyetli o, arayı bulmaya çalışıyor.
- Cihan Ünal: Ivan neşe kaynağımız bizim. Beyaz tablonun içinde uç kişiyi duşunurseniz bu uç kişinin rontgenini goruyorsunuz. Yani bir yerde iç dunyalarıyla ozel hayatlarıyla kişiliklerini de sergiliyorlar. Sembol de orada beyaz bir tablo...

Turkiye'de artık sanat
konuşulmuyorCihan Ünal - Can Gurzap - Mutlu Guney


T İYATRO BİZİM İÇİN
EVC İLİK OYUNU GİBİ

◊ Oyun ba şlayalı 3 haftayı geçti. Tepkiler nasıl?
- Can G urzap: Çanakkale ve Çorlu'ya gittik, harika bir seyirci vardı. Bizim için yorucu oldu tabii ki, yol-prova-oyun. Buraya geldik galayı yaptık. Çok mutluyuz zaten o zaman da severek oynamıştık.

◊ Bu ya şta bu yoğunluğa nasıl dayanıyorsunuz, sırrı nedir?

- Mutlu G uney: Çocuk bunların ikisi de. Kalplerindeki çocukluğu hiç bırakmamışlar, oldurmemişler. O çocukla oynuyorlar. Sevgiden dolayı. Bunun yaşla ilgilisi yok.
- Cihan Ünal: Tiyatro biraz çocukken oynadığımız evcilik oyunu gibidir. O samimiyettedir.

GEN ÇLERE "ÇEHOV" *D İYORSUN, BİLMİYOR*

◊ Yeni nesle tavsiyeleriniz neler?

- Can G urzap: Okusunlar, sanattan ayrı kalmasınlar. Sadece okulun eğitimine bırakmasınlar işlerini. Hem bedenlerini eğitsinler spor yaparak hem de beyinleri ve ruhlarını zenginleştirsinler. Sanatla da yakın ilgilenerek okusunlar.
- Mutlu G uney: Hayallerini de unutmasınlar.
- Cihan Ünal: Bir de şu var. Bizde televizyon hep on planda, gençler genellikle orada yayınlanan dizi ve filmleri seyrediyorlar. Oysa ki dunyada başka şeyler de yapılıyor. Gobek atmanın, palyaçoluk yapmanın, şarlatanlık yapmanın dışında komedi var. Oyunculuk dediğimiz şey zaten bir maharettir. O mahareti eğer gormek, bilmek, alkışlamak istiyorlarsa yabancı kaynaklı şeyleri de izlemeleri lazım. Benim tavsiyem bu. Ve edebiyatla ilgilenmek lazım, eskiyle... Şimdi tiyatroya aday olan kişilere mesela, Çehov diyorsun bilmiyor. Çehov, Shakespeare, Moliere tiyatronun temel taşıdır...

◊ Peki sizin ekranda izledi ğiniz hiç dizi var mı?

- Cihan Ünal: Çok az... Oyunculuklarını iyi bulduğum şeyler olursa izliyorum. Bir kısmı benim oğrencim, bizim oğrencimiz oluyor. Goruyoruz. Guzel şeyler yapılıyor, yapılmıyor değil. Ayrıca şunu soyleyeyim, şimdiki nesil sinema konusunda daha iyi. Yeşilçam doneminde sesli çekim yoktu. Bir aktor kendini seslendirmezdi. Çunku ya sesi kotuydu ya da konuşmayı bilmiyordu. Fakat şimdiki genç arkadaşlar bu işi çok iyi biliyorlar. Aktorle birebir çalışmayı seven yonetmenler var ki bu umit verici bir şey.

◊ Be ğendiğiniz oyuncular kim diye sorsam...

- Can G urzap: Gerçekten çok iyi oyuncular var. Mesela "İstanbullu Gelin" diye bir dizi var. Oradaki oyunculuğu beğeniyorum ozellikle de İpek (Bilgin). İpek çok hoş bir ornek.
- Mutlu G uney: Benim de çok var. Gokçe'yi (Bahadır) çok seviyorum mesela. Çok iyi oyuncularımız var. Hele gençler bayağı iyiler, ben çok seviyorum. İçten ve samimiler. Başarılı olanlar devam ediyor zaten.

◊ Size televizyondaki yap ımlarda yer almanız için gelen tekliflere sıcak bakıyor musunuz?

- Can G urzap: Şartlara bağlı. "Medcezir" adlı dizide rol aldım. Ardından "Eşkıya Dunyaya Hukumdar Olmaz"da yer aldım.

T İYATROYA DÖNÜNCE *RUHUMA SU VER İLDİ
*
◊ Siz en son ne zaman bir dizide rol ald ınız?
- Cihan Ünal: Ben geçen yıl "Muhteşem Yuzyıl Kosem"de Kuyucu Murat'ı oynadım. Bu yıl da "Soz" dizisinde Buyuk Bey diye bir rol vardı, onu canlandırdım.

◊ Mutlu Bey sizin en son projeniz neydi?

- Mutlu G uney: En son "Meryem"de oynadım. Hep tiyatro yapmak istiyordum. 4 seneden beri tiyatro yapmıyorum. Nihayet boyle hocalarımla beraber projede yer almak muhteşem guzel geldi bana. Sahneden ayrıldığınız zaman kaslar da eriyor, her şey eriyor. Tiyatroya donmek tekrar canlanmak gibi bir şey, ruhuma su verildi yani.

◊ Tiyatrocular her i şi yapabilir mi? Yani ekranda başarılı olabilirler mi?

- Can G urzap: Yani başarabilecek kapasitesi varsa başarabilir. Bir zaman okul mezunu ve alaylı diye ayrım çıktı. Oysa ki ya iyi aktor ve iyi olmayan aktor vardır, olay bu kadar basit. Okul mezunu olmayan ne aktorler var ki, çoğu konservatuvarlıdan iyidir.
Önemli olan kendini yetiştirmek, işin ciddiyetini kavramak. Çok ciddi bir iş bizim yaptığımız. Doğruyu yanlışı oğretir.

Turkiye'de artık sanat
konuşulmuyor

Hem okul hem de asker arkada şıyız

◊ Dostlu ğunuz ne zamana dayanıyor?
- Can G urzap: Cihan ile sınıf arkadaşıyız biz konservatuvardan. Askerlik arkadaşıyız, oyun arkadaşıyız...
- Cihan Ünal: Okulu beraber okuduk, askerliği de beraber yaptık. Her zaman en iyi dostum oldu Can...

◊ Unutamad ığınız bir anı var mı?

- Cihan Ünal: O kadar çok ki...

◊ Hi ç birbirinize kustuğunuz oldu mu?

- Cihan Ünal: Çok şukur oyle bir şey olmadı.

Ba şarı için tiyatro ilk ve son a şkın olacak

◊ Cihan Bey yakla şık 10 yıldır Kıbrıs'tasınız. Neler yapıyorsunuz orada?
- Cihan Ünal: Kıbrıs'ta Yakın Doğu Üniversitesi'nde tiyatro bolumu var. Orayla ilgileniyorum, çok iyi bir tiyatro kadromuz var. Buraya işim olduğunda geliyorum. Bir de Başkent Akademi'de ders veriyorum.

◊ Mezun olan oğrencilere ilk tavsiyeniz ne oluyor?

- Cihan Ünal: Bu meşakkatli bir iştir. Tiyatro gorunduğu gibi kadar eğlenceli rahat bir meslek değildir. Ve eğer başarılı olmak istiyorlarsa ilk ve son aşkları tiyatro olmalıdır. Çok okumak, çok çalışmak, bittim dememek, devam ettirmek gerekiyor. Ben her sabah şan çalışırım, mesela nefes egzersizi yaparım. Öğrencilerle birlikte de çalışırız. Yani aktorluk bir butundur. Sadece konuşmak ve oynamak değil. Dans etmek, şarkı soylemek, butun bunları da geliştirmek lazım.

◊ Her g un yeni bir gune başlıyorsunuz yani?

- Can G urzap: Kendini hep yenilemek ve de devamlı çalışmak lazım.

" Osmancık" dizisinde atlar benden fazla para aldı

◊ Size a şkı sorsam...
- Can G urzap: Tiyatro...
- Cihan Ünal: Benim için de tiyatro...
- Mutlu G uney: Shakespeare'de şoyle bir replik var. Rodrigo'ya soyluyor Yogo, "Aşk sadece iradenin izniyle uyanan bir hevestir..." Benim çok hoşuma giden bir repliktir bu.
- Can G urzap: En guzel tanımı ne biliyor musun "Love is pure gold and time a thief"... Yani "Aşk saf altındır, zaman ise onu çalan hırsızıdır..." Billie Holiday'in şarkısında vardı bu tanım.

◊ Para?

- Can G urzap: Para onemli bir şey yaşamda, çok fazlasının da iyi olduğunu zannetmiyorum. Çunku bize parayı falan oğretmediler. Mesela okulumu kuralı 27 yıl oldu. Burası para kazanamıyor, cebimizden veriyoruz. Sonra uzmana gittik şirketleri duzelten, kara geçirten... Dediler ki bize, "Başarılı mısınız"... "Gelenler memnun ayrılıyor, demek ki başarılıyız" dedik. "Para kazanabiliyor musunuz" diye sordular bu kez. Hayır yanıtını verdik. "O zaman başarılı değilsiniz" dediler. Yaptığımız iş, bir nevi ticaret. Bakın size enteresan bir şey soyleyeyim. "Yorgun Savaşçı" diye bir dizi vardı. Turkiye'nin ilk buyuk dizisiydi. Baktım ki rolum neredeyse her karede var... Produktore, "Ben buradan başrol parası almak istemiyorum. Sozlu figuran parası istiyorum" dedim. Hesabını yaptım, figuran olsam başrolden daha iyi para kazanacağım. Kabul etmediler.
- Cihan Ünal: Aynı şey benim de başıma geldi. "Kuruluş / Osmancık" dizisinde 12 bolum oynadım. Atlılar var ya, cirit atlılarının atları benden daha fazla para aldı.
- Mutlu G uney: Para insanın elinin kiri...