Özet (TL;DR) @ 2017-12-08T19:40:00.000Z: Rafael Sadi'ye göre Trump'ın Kudüs'ü tanıma kararına Filistin'deki tepkiler beklenenden ılımlı. "Büyük sahnede herkes laf ediyor ama menfaatler sürüyor. Ortada tiyatro oynanıyor" diyen Sadi, İsrail'in…
Rafael Sadi'ye gore Trump'ın Kudus'u tanıma kararına Filistin'deki tepkiler beklenenden ılımlı. "Buyuk sahnede herkes laf ediyor ama menfaatler suruyor. Ortada tiyatro oynanıyor" diyen Sadi, İsrail'in 12 Arap ulkesiyle elçilik seviyesine gelecek ilişkiler tesis ettiğini belirtti. Sadi'ye gore İsrail- Turkiye ilişkilerini bozacak bir durum yok.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudus'u İsrail başkenti olarak tanıdıklarını ilan etmesine Filistin cephesi ile Arap ve İslam aleminden sert tepkiler geldi. Filistin Özerk Yonetimi Başkanı Mahmud Abbas, ABD'yi barış girişimlerini akamete uğratmakla suçlarken, askeri govde gosterileri duzenleyen Hamas'dan '3. İntifada' çağrısı geldi. İsrail'in gelişmelere bakışı ise farklı.
Trump'ın açıklamasının İsrail'deki yankılarını, İsrail-Filistin meselesi ve Korfez-İsrail yakınlaşmasına etkileri ile Turkiye'nin girişimlerini Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gençlik doneminde Kasımpaşa semtinden arkadaşı, İsrail asıllı Turkiye vatandaşı olan Tel Aviv'den gazeteci yazar Rafael Sadi ile konuştuk:
' FİLİSTİN'DE BEKLENENDEN DAHA ILIMLI TEPKİLER'
Sadi'ye gore Trump'ın Kudus kararına Filistinliler tarafından gosterilen tepkiler beklenenden daha ılımlı oldu.
"Tepkiler 'uçuncu intifada başladı' denecek kadar değil. Tabii ki gosteriler ve protestolar var ama beklenenden çok daha ılımlı tepkiler ortaya çıktı ve çok sıkıntılı bir durum yok. Zaten İsrail guvenlik birimleri onlemlerini çok sıkı bir biçimde aldı. Şu ana kadar yani Cuma namazına muteakiben yapılan gosteriler oldukça ve olabildiğince sakin geçti diyebiliriz. Sıkıntılar olsa da şu an 'uçuncu intifada' lafını sarf edecek derecede bir durum yok."
' KUDÜS VE JERUSALEM ŞEKLİNDE İKİ ŞEHİR OLARAK ALGILAMALI'
Sadi'ye gore Filistinlilerin ileride başkenti olabilecek Doğu Kudus ve Yahudilerin başkenti Jerusalem olarak iki ayrı şekilde değerlendirilirse olayın iki tarafında kolay hazmedilmesi sağlanabilir. Sadi ayrıca 'İntifada yapılacak diye İsrail, Kudus'un anahtarlarını verecek değil' yorumunda bulundu:
"Yapılan yorumları izleyebildiğim kadarıyla 'bu ortalığı yakacak, yıkacak ve barış bozulacak' sesleri duyuluyor ama 70 senedir Jerusalem'in- isterseniz Kudus diyebiliriz- statusu belli. Şu ulke tanıdı ya da bu tanımadı peki barış oldu mu? Olmadı. Bundan sonra olur mu? Belki olur ya da belki olmaz. Yani Trump'ın bunu yapmasının arkasında belki de bir barış arayışı var. Turkiye'de de kullanılan 'komşu ile iyi kavga etmezsek, iyi bir barış yapamayız' diye bir deyim var. Bir de işin kotu tarafı komşuyu etkileyen tabiri caizse gaza getiren, para veren, 'sokağa çıkın ve ortalığı velveleye verip, yakın yakın, Kudus sizindir' diyen çok farklı faktorler var. İntifada yapılacak diye İsrail anahtarları verip 'kusura bakmayın Kudus sizinmiş, bizim burada hakkımız yokmuş' mu diyecek? Boyle bir şey soz konusu olabilir mi? Burada bir devlet var bu devletin 70 senedir başkenti Kudus'tur. Ben hep soyluyorum Kudus'un içinde iki şehir var. Birinin adı Kudus, yani Doğu Kudus. Filistinlilerin ileride başkenti olabilecek bir yer. Diğeri de Jerusalem yani Yahudilerin başkenti. Bunu bir şekilde algılarsak İsraillilerin de, Filistinlilerin de olayı daha kolay hazmetmelerine yardımcı olmuş oluruz. Çunku fiili durum da boyle."
' İSRAİL YERLEŞİM YERLERİNİ YAPANLAR FİLİSTİNLİLER'
Sadi'ye gore İsrail'in yeni yerleşim inşaları yapması çok buyutulecek bir sorun değil:
"Yahudi yerleşimleri konusu sorun değil. Çunku Yahudilerin yaşadığı yere Muslumanlar gidip yaşamayacak ve Muslumanların yaşadıkları yere Yahudiler gidip yerleşmeyecek. Zaten orada fiili bir durum var. Şu bolgede şu inşaat, yerleşim yapıldı tartışmaları çok da onemli değil. Kaldı ki o yerlerin dışında yapılan inşaatları yapanlar da Filistinliler. Yahudiler Tel Aviv'den gidip orada inşaat işçiliği yapmıyorlar yani. Yani oyle yangın çıkartılacak, yaygara kopartılacak bir durum yok. İsraillisi de, Filistinlisi de ekmeğinin derdinde."
' TEK ÇÖZÜM BİRBİRİNE SAYGILI İKİ KOMŞU DEVLET'
(C) AP Photo/ Frank Franklin II
Sadi'ye gore bu mesele hakkında kim ne derse dersin bu konudaki tek çozum birbirini tanıyan, sınırları belli ve birbirlerine karşı saygılı iki komşu devlet olunması:
"Burada tek bir çozum vardır. O da iki devletin yan yana komşu olarak olmasıdır. İsrail'in içerisinde bir buçuk milyon Arap İsrailli vatandaş var. Olmaya da devam edecek. Onlar yuzde 100 İsrail vatandaşıdır ve eşit haklara sahiptirler. Hiçbir şekilde farkları yok. Askerlik bile yapanları var aralarında. Öbur tarafta da Filistin dediğimiz ve diyeceğimiz komşumuz olacak. Başkenti neresi yapılmak istenirse orası olacak, sınırları çizilecek ve iki devlet de birbirlerini tanıyarak, saygı gostererek, komşuluk ilişkileri saygı gostererek yaşayacaklar. Kim nasıl derse dersin bunun başka bir çaresi ve olanağı yok. Ne Yahudiler başka bir yere gidebilecekler, ne de Filistinli Araplar başka bir yere gidecekler. Suudi Arabistan 'gelin bizden arazi alın burada yaşayın' demeyecek. Yahudilere de alın California'nın yarısını siz kullanın demeyecekler. Biz buradayız, kimse bir yere gitmeyecek. Bir arada yaşamak zorundayız. Bunu kimse kullanmasın. ''Kudus'u koruyacağız'' soylemi var. Korunsa, ne olur korunmasa ne olur? Hem bunu nasıl yapacaksın? Kudus zaten korunmuş vaziyette. Yani bu sistemde palavralara yer yok."
' HERKES BAZI LAFLAR SÖYLÜYOR AMA MENFAATLER SÜRÜYOR'
Buyuk bir sahnede herkesin bazı laflar soylediğini fakat ilişkilerin, ozellikle de 'para' ilişkilerinin surduğunu soyleyen Sadi'ye gore İsrail 12 Arap ulkesiyle elçilik seviyesine gelecek ilişkiler tesis etmiş durumda:
"Hangi ulkeden bahsedersek bahsedelim, butun ulkelerin siyasileri ortak. Tabiri caizse 'kazığı' yiyen uzulen, sıkılan halk oluyor. Bunun ustunde olan liderlerin hepsi kendi menfaatlerinin peşindeler. Herkes kendi yerini, krallığını, tacını koruyor. Bunun arkasında çok 'para' var. Altın kaçakçılığı (isminden soz etmesek de biliyoruz), silah ticareti gibi bir suru şey suruyor. Burada sıkıntı maddi menfaatlerdir. 12 tane Arap ulkesiyle yakında elçilik seviyesine gelecek ilişkiler tesis edilmiş durumdadır. Burada çok iyi biliniyor ve bundan İsrailliler gurur da duyuyor. Manşetlerden birisinde 'Katar, İsrail'e sert çıktı' diye yazıyordu. Yani ne kadar sert çıktı, ne yaptı? Katar ile İsrail'in ilişkisi şu anda herkesten daha iyi durumdadır. Yani ortada tiyatro oynanıyor. Çok buyuk bir sahnede herkes bazı laflar ediyor."
' ABD'YE KIZIP, İSRAİL'E KABADAYILIK'
Sadi, ABD'nin aldığı karar yuzunden İsrail'e kızmanın yanlış olduğunu soyleyip, İsrail ile ilişkilerin bozulmayacağını savundu:
"Turkiye-İsrail ilişkileri Kudus uzerinden tekrardan bozulmaz. Trump, Kudus'u İsrail'in başkenti ilan ediyor. Sınıf arkadaşım diyor ki 'İsrail ile ilişkileri keselim?', 'Niye ona diyorsun? Trump'a desene ABD ile ilişkileri kesiyoruz diye'… Niye ABD'ye kızıp, İsrail'e kabadayılık yapıyorsun? Çunku ABD'ye soylemek kolay değil. İsrail'e soylersin, yarın vazgeçersin 'biz kardeşiz' dersin."
' ÇAVUŞOĞLU'NUN SÖZLERİ DİPLOMASİDE 'NE YAPACAĞIMIZA HENÜZ KARAR VERMEDİK DEMEK'
(C) AA/
Sadi'ye gore İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında govde gosterisi yapılacak ama Turkiye henuz bu konuda ne yapacağını bilmiyor:
"İstanbul'da yapılacak İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısı hangi otelde yapılacaksa o kazanacak. Turkiye'nin saygınlığı artacak, orada bir govde gosterisi yapılacak. Komiğime giden olaylardan birisi Sayın Mevlut Çavuşoğlu'nun ''Biz gerekeni yapacağız'' açıklamasıydı. Bunun diplomasi diline tercumesi 'biz ne yapacağımıza henuz karar vermedik'tir. Gereken nedir yapılacak kimse bilmiyor. Yiyeceğiz, yemezsek gargara yapacağız"
' ABD TANISA NE OLUR, TANIMASA NE OLUR?'
Rafael Sadi, son olarak ABD'nin Jerusalem'i, Kudus'u tanımasının hiçbir şeyi değiştirmeyeceği, bir fark getirmeyeceğini belirtti:
"Trump'ın Kudus hakkındaki açıklamasının İsrail ile Turkiye ilişkilerine ne yararı ne zararı vardır. Jerusalem'e, Kudus'e de bir katkısı yoktur. Aynı Jerusalem, aynı Kudus. Değişen bir şey yok. ABD tanısa ne olur, tanımasa ne olur? Hiçbir fark olmayacak. Herkes istediği gibi camisine, kilisesine, sinagoguna gidecek. Belli bir sure sonra bu meseleler kenara konacak. Filistinlisi de, Yahudi'si de kendi gunluk yaşamına bakacak."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.