Özet (TL;DR) @ 2017-12-08T14:47:35.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Trakya Türklerine hitaben, "Sizlerin, Lozan Anlaşması, Avrupa Birliği müktesebatı ve evrensel insan hakları anlayışına uygun olarak her türlü imkandan yararlanmanızı…



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan Gumulcine'de Batı Trakyalı Turkler ile buluşmasında konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, Yunanistan ziyareti vesilesiyle geldiği Gumulcine'de Celal Bayar Lisesi'nde soydaşlarla hasret giderme imkanı bulduğunu soyledi.Batı Trakya'nın dort bir koşesinden gelen soydaşlara, Turk milletinin selamlarını getirdiğini belirten Erdoğan, onlarla beraber olmaktan duyduğu mutluluğu belirtti. Erdoğan, Batı Trakya'yı 65 yıl once ziyaret eden merhum Celal Bayar'dan sonra buraya gelen ilk cumhurbaşkanı olmaktan gurur ve onur duyduğunu dile getirdi.Gumulcine'yi 2004'te başbakanlık yaptığı donemde ziyaret ettiğini hatırlatan Erdoğan, aradan geçen uzun zamana rağmen aralarındaki muhabbetin aynı olduğunu, bu muhabbeti ne zamanın ne de mesafelerin etkileyebileceğini soyledi.Başbakanlık yaptığı donemden bu yana Yunanistan ile Turkiye ilişkilerini geliştirmenin oncelikli hedefleri arasında yer aldığına dikkati çeken Erdoğan, "2010'da iki ulke arasında Yuksek Duzeyli İşbirliği Konseyini kurduk, şimdi de bu tarihi ziyareti gerçekleştirdik. Tum bu gelişmeler bizim kararlı adımlarımızın sonunda mumkun olabildi. Yunanistan ile her alanda ust duzey diyaloğumuzun gelişmesine ozel onem veriyoruz" diye konuştu.Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım'ın haziranda, ramazan ayında iftarını burada açtığını ve teravih namazını da soydaşlarla kıldığını hatırlattı.Bu ziyaretinde Atina'da Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopoulos ve Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile goruşmeler gerçekleştirdiğini anlatan Erdoğan, ikili ilişkilerin geliştirilmesinin yanı sıra soydaşların sorunlarını da gundemde tuttuklarını bildirdi.Erdoğan, şoyle konuştu:"Sizlerin, Lozan Anlaşması, Avrupa Birliği muktesebatı ve evrensel insan hakları anlayışına uygun olarak her turlu imkandan yararlanmanızı istiyoruz. Bu çerçevede, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararlarının uygulanmasını bekliyoruz. Goruştuğum tum Yunanistan yetkililerine bunları ifade ettim. Yunanistan ile ikili ilişkilerimizin gelişmesi azınlık sorunlarının çozumunu de kolaylaştıracaktır. Bu sorunların çozumu ise Turkiye ile Yunanistan'ı birbirine daha da yakınlaştıracaktır. Ülkemizde ve Yunanistan'da tum yaşayan azınlıkları zenginlik ve bereket kaynağı haline donuşturmek her iki ulkeyi de guçlu kılacaktır."Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu duşunce ile Rum kokenli vatandaşların taleplerini, diyalog içerisinde karşılamak için son yıllarda çok onemli adımlar attıklarını anımsatarak, tum vatandaşlar gibi Rum kokenli vatandaşların da hayat kalitelerini artırmak için çalışmalarını surdurduklerini soyledi.

" BENZER YAKLAŞIMLARI YUNANİSTAN'DAN BEKLEMEK HAKKIMIZ"

"Benzer yaklaşımları Yunanistan'dan beklemenin de hakkımız olduğuna inanıyoruz" diyen Erdoğan, Batı Trakya Turklerinin iyi birer Yunanistan vatandaşı olarak, bu ulke için çalıştıklarını, bunun karşılığında da Lozan'daki hukumler ve AB standartlarına uygun bir davranış beklemelerinin hakları olduğunu ifade etti.Batı Trakya Turklerinin Turkçeyi, Yunancayı ve uluslararası geçerliliği olan bir başka dili çok iyi konuşan, inancını ve kimliğini koruyan, geleneklerini yaşatan bireyler olmalarının Yunanistan için bir kazanç olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bunun için sizlerden eğitim oğretim meselesine çok onem vermenizi bekliyoruz. Bilhassa yuksek eğitim oğretim çocuğunuza yapacağınız en guzel yatırımdır. Öğrenci yokluğunda kapanan her okulun geleceğimizde sonen bir ışık olduğunu unutmayınız" çağrısında bulundu.

" BUNUN LOZAN'DA YERİ YOK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan'daki en onemli sorunlardan birinin "baş muftuluk ve din adamları" sorunu olduğunu aktararak, şoyle devam etti:

"Burada atanmış muftu ile işi goturmek anlayışı var. Bunun Lozan'da yeri yok, tam aksine seçilmiş muftunun yeri var. Nitekim seçilmiş din adamını kendi ulkemizde biz uyguluyoruz. Örneğin Patrik, bizim tarafımızdan atanarak gorev yapan bir insan değildir. Tam aksine Sen Sinod Meclisi tarafından seçilen bir insandır. Nitekim Sen Sinod Meclisi'ndeki sayı iyice azalmıştı, ben Patrik'e bir haber gonderdim. 'Bize siz bu noktada din gorevlisi gonderin, biz bu sayıyı vatandaş yapmak suretiyle dolduralım.' Bize isimler gonderdiler, biz onları vatandaş yaptık. Nitekim şu anda Sen Sinod Meclisi'nin uye sayısı 17'ye yukselmiştir. Dolayısıyla da seçme hakkı 17 kişiden oluşan Sen Sinod Meclisi'nindir. Peki burada niçin bizim baş muftumuzu, bizim din gorevlilerimiz seçmesin, niçin burada hala atama kararlılığını gosteriyorsunuz? Bu yanlış bir şey, bunun Lozan'da yeri yok."