Özet (TL;DR) @ 2017-12-08T16:55:31.000Z: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 21. yüzyılda toplumların kahramanlara değil, "düşünen ve sorun çözen insanlara" ihtiyacı olduğunu söyledi.



Londra'da duşunce kuruluşu Chatham House'da "Turkiye'de demokrasi ve istikrar" başlıklı konuşma yapan Kılıçdaroğlu, "Sorunu buyutup sonra buyuttuğunuz sorunu çozmeye kalktığınızda toplumda farklı bir algı yerleşmiş oluyor. Yani kahramanlar çıkıyor ortaya. Aslında 21. yuzyılın kahramanlara ihtiyacı yok. Duşunen ve sorunları çozen insanlara ihtiyacı var." dedi.

Demokrasinin insanlık tarihinde bir mucadele sureci olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Kuşkusuz demokrasi de kendi içinde surekli gelişen bir kavram ama bunu belli bir istikrar içinde yapabilirsek, toplum diken ustunde oturmaz." diye konuştu.

Sadece Turkiye'de değil, dunyada da demokrasinin populizm sorunu yaşadığını savunan Kılıçdaroğlu, "Eğer populizme demokrasiyi teslim edersek demokrasiyi yok etmiş oluyoruz aşama aşama." ifadesini kullandı.

"Bugun populizmin demokrasiyi pek çok ulkede hangi noktaya getirdiğinin canlı tanığıyız." diyen Kılıçdaroğlu, "Demokrasiyi kullanarak insanlar iktidara gelirler ama iktidardan gitmemek için populist yollara başvurarak pek çok sorunu toplumun gundemine getirirler." goruşunu dile getirdi.

" EN BÜYÜK TEHLİKE OLARAK POPÜLİZM"

Populist politikacıların toplumun etnik kimlik, inanç ve yaşam tarzı gibi hassas olduğu noktaları kaşıdığını anlatan Kılıçdaroğlu, bunun demokrasinin ve duşunce ozgurluğunun unutulmasına yol açtığını kaydetti.

Populist politikaların toplumları gerilime suruklediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Dune kadar aynı binada komşunuzun kimliğini ve inancını sorgulamazken, bu surecin sizi getirdiği noktada komşunuzun kimliğini ve inancını sorgulamaya başlarsınız. Dolayısıyla bir ayrışmanın temellerini populist siyasetçi atmış olur. Butun bunları niçin yapar? İktidarını surekli kılmak için yapar. Bu aynı zamanda istikrarsız bir toplumun temel taşlarını doşemektir." diye konuştu.

Populizmin yoğun olduğu toplumlarda sivil toplumun, universitelerin ve sendikaların guç kaybettiğini anlatan Kılıçdaroğlu, "21. yuzyılda demokrasinin karşılaştığı en buyuk tehlike olarak populizmi goruyorum." ifadesini kullandı.

" DÜNYANIN BÜTÜN DEMOKRATLARI BİRLEŞMELİ"

Karl Marx'ın Komunist Manifesto'da yer verdiği "Dunyanın butun işçileri birleşin" çağrısını hatırlatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Biz de 21. yuzyılda dunyanın butun demokratlarını birleşmeye davet etmek zorundayız. Herhangi bir ulkedeki demokrasinin yok olması ve istikrarsızlık, o ulkenin sorunu olmaktan artık çıkıyor. İstikrarsız bir ulke diğer ulkelerin de sorunu haline geliyor bir sure sonra. Oradan beyin goçu başlıyor, sıradan insanlar goç etmeye başlıyor, başka yerlere, ulkelere gidiyorlar başlıyorlar ve bu sefer ortaya daha farklı, daha tehlikeli olgular ve duşunceler ortaya çıkıyor. Daha guçlu milliyetçilik akımları çıkıyor ortaya. İnsanları dışlayan, ırk ayrımını one çıkaran farklı duşunceler çıkıyor ortaya. O açıdan demokrasiyi her toplumda egemen kılmak hepimizin ortak gorevi ve sorumluluğu."

Irk, inanç, yaşam tarzı ayrımının Ortadoğu'yu kana ve gozyaşına boğduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, "Oradan goç eden insanların Avrupa'da nasıl bir olumsuz tablo yarattıklarına da tanık olduk. Doğrudan siyaseti etkiledi. Irkçı partilerin daha fazla yukselişine yol açtı. Gormediğimiz bir sorun, duymadığımız bir sorun veya çozmek istemediğimiz bir sorun bir sure sonra gelip bizim ulkemizde de yani sizin ulkenizde de sorun olmaya başlıyor." diye konuştu.

"Populist siyasetin getirdiği başka bir sorun daha var." diyen Kılıçdaroğlu, sozlerini şoyle surdurdu:

"Ülkeyi yonetenler topluma hesap vermiyorlar. Populist siyaset geniş kitleleri tutsak aldığı için bırakın topluma hesap vermeyi, toplumdan ya da kendi beğenmediği kesimlerden hesap sormaya başlıyor. Yargıyı kontrol altına alıyor ve doğrudan doğruya belirlediği kişileri ve grupları yargı aracılığıyla hapse atabiliyor. Populist siyaset bir sure sonra kendi iktidarını daim kılmak için bir baskı aracına donuşebiliyor. Bu baskı aracı boyle devam ederse, o ulkedeki aydınlar, STK'lar, medya ciddi sorunlarla karşı karşıya kalır."

DESTEK ÇAĞRISI

"Eğer bir ulkede medyanın yuzde 90'ı bir kişiye teslim edilmişse, orada demokrasiden, duşunce ozgurluğunden soz edemeyiz." ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, boyle bir ortamda aykırı soz ve eleştirilerin yargı aracılığıyla cezalandırıldığını savundu.

Populist siyasetin egemen olduğu ulkelerde universitelerin de sesinin kısıldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Rektorunu de ben tayin edeceğim, nelerin konuşulacağına da ben karar vereceğim, hangi derslerin okutulacağına da ben karar vereceğim. Yani siyaset karar veriyorsa buna, demokrasiyi baştan tıkamış oluruz." diye konuştu.

Salondaki izleyicilere seslenen Kılıçdaroğlu, "Populist siyasetin teslim aldığı ulkelerde demokratların sesinin sizler tarafından çok daha yakından izlenmesi gerekir. Onlara her turlu desteği veriniz. Bunu istiyoruz." diye konuştu.