Özet (TL;DR) @ 2017-12-06T17:16:00.000Z: ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararı, yalnızca İsrail'le bölge ülkelerinin ilişkilerini değil Ortadoğu'da Körfez ülkeleriyle saf tutan ABD'nin de başta Suudi Arabistan olmak üzere…
ABD'nin Kudus'u İsrail'in başkenti olarak tanıma kararı, yalnızca İsrail'le bolge ulkelerinin ilişkilerini değil Ortadoğu'da Korfez ulkeleriyle saf tutan ABD'nin de başta Suudi Arabistan olmak uzere muttefikleriyle ilişkilerini de bozabilir. Peki, Turkiye bu denklemin neresinde yer alır? Uzman ve siyasetçiler, Sputnik'e değerlendirdi.
Beyaz Saray'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın, ulkesinin Kudus'u İsrail'in başkenti olarak tanıyacağı ve buyukelçiliğin Tel Aviv'den Kudus'e taşınması için talimat vereceği yonundeki açıklamasının etkileri suruyor. Tel Aviv'deki ABD buyukelçiliğinin Kudus'e taşınmasının, Trump'ın seçim vaatleri arasında yer alıyor olması, açıklamayı beklenmedik olmaktan uzak kılıyor. Ancak bu hamlenin, zamanlaması itibarıyla, etkileri beklenenin otesinde olabilir. Zira Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin, Kudus'u İsrail'in başkenti olarak tanıyacağı" konusuna "Kudus'un muslumanların kırmızı çizgisi olduğunu" belirterek tepki gostermiş ve boyle bir hamlenin atılması durumunda İsrail'le diplomatik ilişkileri keseceklerini açıklamıştı. Mayıs 2010'da İsrail askerlerinin Gazze'ye yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine yaptıkları ve 10 Turk vatandaşının olumuyle sonuçlanan baskının ardından kopma noktasına gelen ve ancak altı yıllık bir surecin ardından 2016 yılında normalleşebilen Turkiye-İsrail ilişkilerinin olası kopuşu, başta Suriye ve Irak olmak uzere Ortadoğu'da guç dengelerinin yeniden değişimine ve yeniden kamplaşmalara sebep olabilir. Zira bu donemde Turkiye, 15 Temmuz darbe girişiminin planlayıcısı olarak gorduğu Fetullah Gulen'in iade edilmemesinin yanı sıra ABD'de suren, Sarraf davası sebebiyle ABD ile ilişkilerini koparma noktasında. Peki, Suriye'de PYD'ye verdiği silah desteği sebebiyle Washington'la bir hayli gergin olan Ankara, Erdoğan'ın deyimiyle "Muslumanların kırmızı çizgisi" olan bu Kudus adımını atarsa, Turkiye Ortadoğu politikasında onemli değişikliklere gider mi? Uzmanlar ve siyasetçiler, ABD'nin Kudus çıkışını, Turkiye'nin buna karşılık atacağı olası adımları ve gelişmeler ışığında Ortadoğu'da değişen guç dinamiklerini Sputnik'e değerlendirdi.
(C) AA/ Ayşe Şensoy
' ABD KENDİ BACAĞINA KURŞUN SIKIYOR'
Sputnik'e açıklama yapan isimlerden ilki Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu oldu. Trump'ın Kudus çıkışını Sputnik'e değerlendiren Karamollaoğlu "Başkanlığının başlangıçtan beri İsrail'le munasebetini geliştirme yoluna giden Trump'ın bu çıkışını, bir cephede sıkışınca diğer bir cephede rahatlamak için başka bir gundem yaratma çabası olarak goruyorum. Tabii bir de Trump'ın Siyonist lobinin etkisinden yararlanmak istediği yonunde bir kanaat oluştu bende. Ama bu çok buyuk bir hata. Ve bu yaptıkları ABD'nin lehine olmayacaktır. Şu an dunyada ABD'ye yonelik çok buyuk bir tepki mevcut. 'Önce Amerika' diye yola çıkarken 'Dunyadaki diğer insanlar benim umurumda değil, onların benim için bir kıymeti yok' demek ABD'ye yonelik guvensizlik oluşturuyor. (Washington) bunun farkında değil ama bu kendi ayağına kurşun sıkmaktan farksız" dedi.
İsrail'in tutumunu da "zulum" olarak nitelendiren Karamollaoğlu Saadet Partisi Lideri "İsrail, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kurulmuş suni bir devlet ve tam da bu yonuyle emsalsiz. BM tarafından kurulmuş olmasına rağmense, BM'nin hiç bir kararına uymamakta kararlı. İsrail'in politikası zulum uzerine kurulu. Binlerce yıldır, o bolgede yaşayan Hristiyan veya Musluman olmasına bakmadan tum Filistinlileri oradan çıkmaya zorluyor. Bu insanlık değil. İsrail'in politikaları hiç bir zaman hak ve adaleti gozetmedi. Hatta bir çok Yahudi, İsrail'in bu tavırlarından dolayı İsrail'e cephe almış durumda" ifadelerini kullandı.
(C) REUTERS/ Ammar Awad
' ERDOĞAN'IN TEPKİSİ OLUMLU AMA ÖNEMLİ OLAN TUTARLILIK VE SÜREKLİLİK'
****Saadet Partisi Lideri Karamollao ğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "İsrail'le ilişkimizi keseriz" yonundeki sozlerini değerlendirdi. Erdoğan'ın ifadelerinin İsrail'e yonelik bir uyarı niteliğinde olması itibarıyla onem taşıdığını ancak bu tepkinin sureklilik ve tutarlılık arz etmesi gerektiğini soyleyen Karamollaoğlu şoyle konuştu:
"Erdoğan'ın 'İsrail'le ilişkimizi keseriz' sozleri İsrail'e yonelik bir uyarı olması itibarıyla onemliydi. Ancak hukumet İsrail konusunda ikircikli bir tavır içinde. Mavi Marmara katliamından dolayı olan insan hakkı ihlallerini bir kenara bırakacaksınız, İsrail'le dostluğu pekiştirmek için buna geçici olarak yeşil ışık yakacaksınız; sonra da butun adımlarınızı yalnızca seçime yonelik olarak atacaksınız. Bu çok yanlış çunku dış politikada tutarlılık esastır. Sizin sozlerinizin yarattığı etkinin her zaman geçerli olup olmadığını, politikalarınızı bu sozlerle tutarlı olup olmadığını diğer ulkeler takip eder. Ama uzulerek ifade ediyorum. AK Parti hukumeti tutarsız bir politika izliyor. Biz İsrail meselesinde olduğu gibi Zarraf meselesinde de şahısların değil doğrudan Turkiye'nin hedef olduğu konusunda hukumeti uyardık."
Ortadoğu'daki istikrarın Turkiye'nin tutarlı politikalar izlemesinden geçtiğine işaret eden Karamollaoğlu "Ümit ederim ki hukumet daha istikrarlı bir çizgi çizer. Ortadoğu'daki gelişmeler bunun habercisi. En azından Turkiye, İran ve Rusya'nın bir araya gelerek Suriye ve Irak'taki meseleyi çozmesi için çaba gostermesi takdire şayan. Ancak bunları yaparken onemli olan istikrarlı olmak" diye ekledi.
TRUMP 'IN KUDÜS ÇIKIŞININ YANSIMALARI NELER OLUR?
Konuyu Sputnik'e değerlendiren bir diğer isim Ortadoğu Uzmanı Bora Bayraktar ise "Trump aslında iş başına gelmeden bu konuyu gundeme getirdi ve daha onceki Amerikan yonetimlerinin bu yonde bir karar almamasını eleştirdi. Sonrasında, bolgedeki durumu goz onunde bulundurarak bu kararı erteledi. Hatta gorevi başındayken Ağlama Duvarı'nı ziyaret eden ilk Amerikan başkanı oldu. Bu sebeplerden dolayı hamle her ne kadar çok şaşırtıcı olmasa da; ancak iç politikada yaşamış olduğu Flynn davası ve Trump'a yakın kişilerin gorevden alınmasının yarattığı havayı dağıtmaya yonelik bir hamle olabilir. Ancak sebebi ne olursa olsun, bu Ortadoğu'yu riskli bir atmosfere sokan bir karar" dedi.
Kudus'un Ortadoğu'daki dengeleri değiştirmesi açısından son derece hassas bir konu olduğuna işaret eden Bayraktar "Kudus mevzusu çok hassas, en ufak bir taş yerinden oynasa Filistin'de çatışmalar sokaklara taşınıyor. Bunun son orneğini Temmuz ayında gorduk. İsrail, iki askerinin oldurulmesinin ardından İsrail buraya elektronik denetleme sistemi koyduğunda buyuk eylemler oldu ki bu son hamle çok daha fazla tepkiyi doğuracaktır. İkincisi, butun Arap İslam coğrafyası halkı sokaklara dokulebilir. Dun de Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir Kudus konferansı duzenlenebileceğine işaret etti. Bunların sokağa yansımaları olacaktır. Korfezde benzer olaylar çıkarsa, başta Mısır ve Suudi Arabistan halkları olmak uzere çeşitli ulke halklarının buyuk tepki ortaya koyması, oralardaki yonetimi zora sokacak, rejim guvenliği sarsılacaktır. Ayrıca bu sureç, Turk-Amerikan ilişkilerini kopma noktasına getirebilir, Turk- İsrail normalleşme sureci de askıya alınabilir" dedi.
' ORTADOĞU'DAKİ GÜÇ DENGELERİ ABD ALEYHİNE DEĞİŞEBİLİR'
****Trump 'ın Kudus kararını uygulamaya koyması durumunda Ortadoğu'daki saflaşmalar muğlaklaşacağına işaret eden Bayraktar "Korfez ulkelerinin Kudus konusunda sessiz kalmaları çok mumkun değil. Gerek Suudi Arabistan gerek diğer Korfez ulkeleri yonetimleri bu konuda sessiz kalmayı duşunebilecek olsalar da tabandan gelen tepkiler buna musaade etmeyecektir. Tabandan gelen baskıyı goğusleyemeyip tepki vermek durumunda kalacaklar. Bu sebeple asıl kırılma ABD- İsrail ve Korfez ulkeleri blokunda yaşanacak. Bu surecin sonucunda Ortadoğu'da ozellikle ABD'nin başını çektiği blokta muğlaklaşmalar yaşanacak. Turkiye, Rusya ve İran cephesinde İran ve Turkiye'nin Kudus meselesiyle birlikte daha sıkı bir iş birliğine girip diğer ulkeleri de yanına çekmesi daha mumkun" ifadelerini kullandı.
ABD, T ÜRKİYE GENELİNDE PROTESTO EDİLİYOR
****Ö te yandan, çeşitli dernekler, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudus'u İsrail'in başkenti olarak tanıyacağına yonelik açıklamalar sonrası Turkiye genelinde eylem ve basın açıklaması yapma kararı aldı. Bu derneklerden birisi de Anadolu Gençlik Derneği (AGD) oldu. AGD İstanbul Şube Başkanı Ali Uğur Bulut, Turkiye'nin 81 ilinde duzenleyecekleri eyleme ilişkin Sputnik'e açıklamalarda bulundu.
Bulut "Başta İstanbul ve Ankara olmak uzere Turkiye çapında eylemler gerçekleştireceğiz. İstanbul teşkilatı olarak bu akşam 20:30'da Amerikan Başkonsolosluğu onunde toplanacağız. Pek çok ilimizde de oğle namazını muteakiben eylemler gerçekleşecek. Ümmetin ve butun insanlığın ortak bir tavrı olarak bu haksızlığa, zulme ve yanlışa karşı haykırış olacağız. Bu çok onemli bir eylem. Çunku bu tur guçlerin, halklardan gelen tepkiler ışığında kendilerine çeki duzen vermek durumunda kalacaklarına inanıyoruz. Eylemlerin ozellikle İstanbul ayağı, butun dunya Muslumanlarını ve bu haksızlığa karşı olan butun diğer dinlerin mensup insanların uyanışında onemli rol oynayacaktır" dedi.
Kudus'un yalnızca Trump'ın başkanlık doneminde değil, daha oncesinde de ABD'nin hedefi olduğuna işaret eden Uğur "Trump'ın seçim vaatleri arasında Kudus'un başkent ilan edileceği vardı. Ama bu yeni bir olay değil. Daha onceki Amerikan başkanları da bunu dile getiriyordu. Zaten İsrail'in çıkarlarına hizmet etmeyen biri ABD'de başkan olamaz. Buradaki tek fark Trump'ın nevi şahsına munhasır karakterine uygun olarak bu konuyu cahil cesaretiyle ifade ediyor olması. Bu aymazlığa karşı tepki koymak da bizim gorevimiz" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.