Özet (TL;DR) @ 2017-12-04 09:38:29.167011: Deniz Celiloğlu, bu sezon “Siyah Beyaz Aşk” dizisiyle karşımıza çıktı. Savcı Yiğit’i canlandıran oyuncuyla hem diziyi hem de yeni sinema filmini ve Kadıköy’de açtığı dükkanı konuştuk.
◊ "Siyah Beyaz Aşk"ta Savcı Yiğit roluyle izleyici karşısındasınız. Bu projeye nasıl dahil oldunuz? - Yaz sonuydu. Bir sinema filminin çekimlerini yeni tamamlamıştık. Kısa bir tatil yapma fırsatını ancak yakalamıştım ki, Savcı Yiğit rolu teklif edildi. Senaryoyu okuduktan sonra yonetmen ve yazarların da bulunduğu bir toplantı yaptık. "Yapacağına inanıyoruz" dediler. Oturduk, denedik, konuştuk, "Severek yapacağıma inanıyorum" dedim. Başladık.
◊ Yi ğit karakterini kabul etmenizdeki en buyuk sebep neydi?
- Her projede beni ilgilendiren en onemli şey, rolun bana ve sanatsal kariyerime yenilik anlamında bir şey katıp katmayacağıdır. Burada kastım yaratıcılık. Kendimi tekrar edeceğim bir rolu oynamak istemem. Savcı Yiğit karakteri de benim için bir şans. Malzemesi bol bir karakter. Orta yaşlı, evli, çocuklu, guçlu, kendinden emin biri Yiğit. Evlilik ve çocukluluk dışında kariyerimde kendimi gorduğum yer tam da bu benim! (Guluyor)
" OYUNCUNUN *ZORLANDI ĞI SAHNE" *D İYE BİR ŞEY OLMAZ
◊ Bir çok duyguyu aynı anda yaşayan bir karakter Yiğit, şimdiye dek sizi zorlayan bir sahne oldu mu?- Açıkçası bu sorulara her zaman cevabım aynı; bir oyuncunun zorlandığı sahne diye bir şey olamaz. Karakteri tam ve yeterli anlamda yaratmış, içselleştirmiş biri için zorluk hissi kendiliğinden ortadan kalkar. Butun etki-tepki mekanizmanız oyle gelişmiş olur ki; içinde olduğunuz her duygu, fiziksel ve ruhsal olarak bedeninize hemen o anda yansır. Zor dediğimiz şey artık keyif olarak kendini hissettirir. Daha zorunu, daha derin, daha karmaşık olanı istemeye başlarsınız artık. Özellikle kardeşlik duygularının yoğun olarak yaşandığı Ferhat'lı (İbrahim Çelikkol) sahneler duygusal açıdan ağır olduğundan, yaratma sureci ve oynaması en keyifli sahneler benim için.
◊ Yeni bir sinema filmi projeniz var m ı?
- Bu yaz başrolunde yer aldığım bir sinema filminin çekimlerini bitirdik. Adı "Son Çıkış", yonetmeni Ramin Matin. Çok başarılı bir film olduğu kanaatindeyim. Gunumuz şehirli insanının absurt ve trajikomik hayatını anlatıyor. İçine duştuğu şehirli hayattan kendini kendi yontemleriyle çıkarmak isteyen, çıkış arayan beyaz yakalı bir şirket çalışanı olan Tahsin karakterini canlandırdım. Önce festivallere katılacağız, sonra 2018 bahar ayları gibi Turkiye'de seyirciyle buluşacak.

KEND İNİ YARATMAYAN KARAKTER DE YARATAMAZ
◊ Rol u inandırıcı kılmak adına yaptığınız ozel çalışmalar var mı?- Evet, var. Ama bunlar çok değişken ve metodik olmayan çalışmalar. Belirli bir metot ya da kalıplaşmış yontemlere inanmıyorum. Her rol için kendine ozgu bir çalışma, hazırlık ve yaratım modellerine ihtiyacınız var. Ben kendimi kulturel ve entelektuel olarak diri ve hazır tutmaya çalışıyorum. Gundelik hayatımda sonradan mutlaka kullanacağıma inandığım anları, bana yaşattığı duyguları unutmamak için kayıt ediyorum. Hazinenizde ne kadar fazla duygu, deneyim, yaşanmışlık olursa, yeni bir karakter yaratırken o kadar fazla malzemeniz olacaktır. Siz kendi karakterinizin ve hayatınızın ne kadar hakimi olursanız, oynadığınız rolun de o kadar buyuk hakimi olursunuz. Kendinizi bilmeden bir başkasını da asla bilemezsiniz. Kendini yaratmayan oyuncu hiçbir karakter de yaratamaz.
◊ Sokakta ne gibi tepkiler al ıyorsunuz?
- Çok sıcak! (Guluyor) Beni en çok mutlu eden de bu. İnsanlarda bu samimiyet ve sempati duygusunu yaratabiliyorsam tamam zaten. Ben o karakteri yaratmışım demektir. Gozlerinden anlıyorsunuz insanların samimiyetini, sizi ve yaptığınız işi beğendiklerini. "Oğlum ben seni çok seviyorum", "Kardeşim ne guzel oyunculuk" dediklerinde çok iyi hissediyor insan kendini.
KADIK ÖY'DE PLAK D ÜKKANIM VAR
◊ Set d ışında vaktinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?- Oyunculuk dışında Kadıkoy'de ortağım Deniz'le birlikte işlettiğim bir plak dukkanı var. Esnafım yani aynı zamanda. (Guluyor) Uzun zamandır plak dinleyicisiyim. Önce bir hobi olarak başlayan bu eğlence buyudu, çok daha eğlenceli bir iş haline geldi benim için. Binlerce eski plak, kasetler, eski objelerle dolu olan dukkanımızın içerisinde kendimi sanki 70'lerde bir mahallede yaşıyormuşum gibi hissediyorum. Onun dışında aşırı yakışıklı bir kopeğim, çok janti bir kedim var; Billy ve Kiddo. Gunumun, enerjimin bir kısmı onların zaten. Bir de yazmakla da uğraşıyorum. Gunluk yaşantım içerisinde notlar alıyorum. Onları yakın bir zamanda insanlarla da paylaşacağım.
◊ Peki esnaf olmak nas ılmış?
- Çok guzel. Oturduğum mahalleyi çok başka bir yonuyle daha yaşıyorum boylece.
İnsanların geçip gittiği, uğradığı, dolaştığı sokaklarda bir dukkanınız olunca; sokaklara, insanlara, mahalle denen şeye çok başka bir hisle bakıyorsunuz.
UMUDUNUZU HEP YA ŞATIN
◊ "Siyah Beyaz Aşk" izleyicilerine neler soylemek istersiniz?- Bu hikayede sevdiğim, beni mutlu hissettiren bir şey var. Bireyin ve toplumun kritik duygularını yansıtıyor. Travmalarımızı, mutsuzluklarımızı, hayal kırıklıklarımızı, çetin seruvenlerimizi temsil ediyor. Fakat ne olursa olsun, ne kadar kirletilmeye, karanlığa bastırılmaya çalışılırsa çalışılsın; inatla ve azimle zorbalığa tahammul gostermeyip rengini korumaya çalışan bir beyaz var. Bunun adı umut.
Umudunuzu hep yaşatın.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.