Özet (TL;DR) @ 2017-12-04 09:08:09.692052: Naim Süleymanoğlu’nun bulunması için vasiyet ettiği Japon kızı Naomi’nin izine Japonya'da ulaşıldı. Asıl adının Naomi Sekai olduğu bildirilen ve güncel fotoğrafının şimdilik yayınlanmamasını isteyen…
4 Aralık 2017 Pazartesi
Naim S uleymanoğlu'nun ailesi, efsane haltercinin kay ıp kızını bulmak için girişimlerde bulunmuştu. "Miras onun da hakkı" diyen ailenin sozlerini koşesine taşıyan Haberturk'ten Muharrem Sarıkaya bu kez Naomi'nin bulunduğunu açıklayarak detayları anlattı. İşte o yazı...
Naim Suleymanoğlu'nun bulunması için vasiyet ettiği Japonya'daki kızı Naomi'ye bu kadar çabuk ulaşacağıma ihtimal vermezdim..Çok değil, ailesinin "Naim'in Japonya'daki kızının da mirasta payı var, hak geçmesin; bulunmasına yardımcı olur musun?" çağrısının uzerinden 1 hafta geçti. Japonya'nın 127 milyon nufusu içinde iğne aramak gibiydi.Üstelik, "Ankara Zekai Tahir Burak Buyuk Doğumevi'nde 1991'de dunyaya gelen Naomi" bilgisinin otesinde elimde veri yoktu.Japonya'nın Ankara Buyukelçiliği'ne ulaştım; bugune kadar olduğu gibi yardımlarını esirgemediler; ancak fazla bir veri yoktu.Doğumevi kayıtlarından ilk veriye ulaştım.Seul Olimpiyatları sırasında tanıştığı, Turkiye'ye davet edip birlikte yaşadığı Kyoto Mori isimli gazeteciden, 1991 sonunda bir kız çocuğu dunyaya geldiği kesindi.Kayıtlarda doğum yapan kadının adı "Kjyoko Mori" olarak geçiyordu, doğum oncesi "8 aylık hamile olmasından dolayı seyahat etmesinde sakınca var" raporu da almıştı.Çocuğunu yalnız doğurmuş, Naim dahil refakatçi kimse bulunmamıştı.
Yakınları, "Naim, belki de ilk çocuğu olmasından dolayı hiç hazır değildi, ama sonrasında hep kızının ozlemi içinde oldu" bilgisini paylaştı.
Bir veri daha vardı; akademisyen olan Kyoto Mori, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakultesi'nde araştırma gorevlisi olarak çalışmıştı.Çok geçmedi, bu kez Kyoto Mori'nin Turkiye'yi terk ettiği 1993'ten 1 yıl sonra 1994'te Ankara'ya tekrar donduğu verisi geldi.İkinci gelişinde bir otele yerleşmiş, 3 yaşına gelmiş kızını Naim'e gostermek için yaşadığı evine gitmiş, ulaşamayınca kapıcıya "Kızınla geldim, oteldeyim, beni ara" notunu bırakmıştı.Ancak o not Naim'in eline hiç ulaşmadı; o donem birlikte yaşadığı kadın tarafından anında yok edildi.Kyoto Mori ise ikinci kez Turkiye'yi biraz da ofke içinde terk etti; bir daha da gelmedi.En yakınındaki arkadaşı Zeki Turkeş'in anlattığına gore, Naim yıllar sonra bunu oğrenince çok acı çekti.
Onlara ulaşma çabasının ardında yatan nedenlerden biri de çocuğunun annesi Kyoko Mori'ye olan mahcubiyetiydi.
Hiç beklemediğim bir anda İngiltere'deki bir okurumdan gelen mesaj, onemli bir veri içeriyordu.Barış Manço'nun Japonya konseri sırasında bir kuçuk kıza ilgi gosterdiğini belirtip ekliyordu:"Turk olduğumu oğrenince, çocuğun Naim Suleymanoğlu'nun kızı olduğunu soyledi. Kızın adını Zekai koymuş. Turkiye'de erkek ismi olduğunu belirttim, 'Aslında ismi Sekai, Japonca'da Dunya anlamına geliyor' dedi."Araştırmaya bu bilgilerle de devam ettim."Kjyoko ve Kiyoko" ismiyle kayıtlara giren Bayan Mori, 1956'da Tokyo'nun guneyindeki Shizuoka'da doğmuştu; Naim'den 10 yaştan fazla buyuktu.Veri beni Kyoko Mori isimli yazara goturdu, memleketinin adına yazılmış, "Shizuoka'nın Kızı" kitabı da ABD'de edebiyat odulu almıştı.
Ancak babasının adı Hickmasa, annesinin ismi de Yashiko değildi; ustelik o Kyoko Mori 1957 Kobe doğumluydu; o kişi olamazdı...
Bu kez Turkiye'nin Tokyo Buyukelçiliği'ni aradım.Milletvekilliği doneminden tanıdığım Buyukelçi Murat Mercan, telefonu açar açmaz "Kalp kalbe karşıymış, ben de sizi arayacaktım" deyip ekledi:"Sierra Leone Buyukelçisi olarak atanan buyukelçiliğimiz musteşarı Deha Erpek'in eşi, kızın annesini tanıyor. Çocuğu da bulduk. Burada yaşayan bir Turk, yaşıtı olan kendi kızından ayırt etmemiş, o vatandaşımızın kızıyla buyumuş."Her şeyin bu kadar denk duşeceği aklımın ucundan dahi geçmezdi.Buyukelçi Mercan, anne ile temas kurduracağını, gelen bilgiler kapsamında kendisini davet edip konuşacağını belirtti.İlk gelen bilgi iç acıcı değildi, Ankara'da yaşadığı sıkıntılı gunleri unutmamıştı.Durumu Naim Suleymanoğlu'nun kardeşi Muharrem Suleymanoğlu'na ilettiğimde uzuldu:"Kızım Elif de ulaşmak için çok çaba gosterdi. Sosyal medya adreslerinden Naomi Mori veya Kyoko Mori diye araştırdı. Ama benzer çok isim var. Çok çabaladık ama olmadı. Siz ulaşmışsınız. Buyukelçimize de teşekkur ederiz. Hem dini hem de vicdani acıdan şu an rahatım. Naomi ile birlikte Naim'den olma 3 kız yeğenim daha var; emanetleri bende..."
Muharrem Suleymanoğlu, geçmişte yaşananları silme çabasındaydı.
Suleymanoğlu'nun en yakın arkadaşı eski Halter Federasyonu Asbaşkanı Zeki Turkeş'in anlattığı ise ayrı bir hikaye idi.Naim'in hiç evlenmemiş olmasına karşın, 3 kadından olan 4 kızına ne kadar duşkun olduğunu gostermeye yeterdi:
"Hastalandığı donemde Naim geldi, 'Benim 4 kızı da benden sonra kimseye muhtaç etmeyecek, iyi kira geliri olan bir bina satın al. Ben gidince ele gune muhtaç kalmasınlar, geçimlerini sağlayacak gelirleri olsun' dedi. Kalbi temizdi, içinde kiracısı olan, iyi kira getiren bir bina bulup satın aldı. Kızların geçimini rahat sağlar..."
Mercan'a bunu da aktarıp ailenin ısrarını aktardım.Duygulandı, eşiyle birlikte evine davet edip konuşacağını ifade etti.Ertesi gun mujdeli haberi verdi:"Naomi, kadının kız kardeşinin adı. Kıza burada başka isim vermiş, goruşmeyi kabul etti..."Ben "Zekai gibi okunan Sekai mi?" dedim, devamını Mercan getirdi:"Evet... Zekai Tahir Burak Doğumevi'nde dunyaya getirdiği için hastanenin adını kızına vermiş; Sekai demiş."Yani, Japonca'daki karşılığıyla "Dunya"...Bu iyi haberdi.Zeki Turkeş, Muharrem Suleymanoğlu'na mujdeyi verdi:"Tokyo'ya gitmek için hazırlan, yeğenimizi bulduk çok şukur. Eğer isterse yeğenler de gelsin, gidelim kardeşiyle tanışsınlar..."Buyukelçi Mercan'a ertesi gun ulaştığımda, bir sonraki gun Sekai'nin annesiyle ziyaretine geleceğini bildirdi.Bu sırada Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu da telefonla aradı:
"Önemli ve guzel bir işe aracı oldun, onu soylemek için aradım. Kıza ulaştık, artık aileyle buluşur, goruşurler..."
Naomi Sekai Suleymanoğlu, dun annesiyle birlikte ziyaret ettiği Turkiye'nin Tokyo sefareti'nde, Buyukelçi Mercan'ın ikram ettiği baklavayı yedikten sonra Turk bayrağı onunde poz veriyordu.Babasının yolundan gitmiş, spor akademisinde okumuştu.Çalıştığı şirketten izinleri aldıktan sonra Turkiye'ye gelip amcaları ve kardeşleriyle tanışmak istediğini belirtti.Yaşananlar karşısında ise şaşkındı.Fotoğrafından bir kare rica ettim, annesi, "Şimdilik kimse tanımasın, gelince fotoğrafımızı çekersiniz" dedi.Amcalarını, kız kardeşlerini; annesinin bugun dahi yardımını anımsadığı Zeki Turkeş ve eşinin de aralarındaa bulunduğu baba dostlarını gormek için sabırsızlanıyordu.Bir de "Annem çok soz etti; amcam Muharrem'i, kızı kuzenim Elif'i çok merak ediyorum. Elif de orada olacak mı?" diyordu...Elif Suleymanoğlu ise İngiltere'den "Kesin gelirim." mesajını yolluyordu.Bu sureçte buyuk emeği geçen Buyukelçi Mercan ile dun son konuşmamızda ikimiz de aynı cumleyi kurunca gulmeye başladık...
Bir filmin hikayesini okumuş, hatta yaşamış gibiyim...








Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.