Özet (TL;DR) @ 2017-11-29T09:04:38.000Z: Evde iş sözleşmeleri Borçlar Kanunu'nun 461 ve devamındaki maddelerde düzenlendi. Kanunda evde hizmet sözleşmesi, işverenin verdiği işi işçinin kendi evinde veya belirleyeceği başka bir yerde bizzat…
Gunumuzde giderek yaygınlık kazanan bir çalışma şekli olarak evde çalışma, işçi ve işveren açısından birçok belirsizliği de beraberinde getiriyor. Mevzuatımızda yapılan duzenlenmelerden çok once hayatımıza giren bu çalışma şekli, sınırlı bazı çalışan grupları için istisnai bir çalışma ilişkisiydi. Fakat zamanla iletişim yollarının gelişmesi, taşınabilir yeni teknolojilerin devreye girmesi, değişen çalışan beklentileri evde çalışmanın yaygınlaşmasına sebep oldu.
Eskiden beri evde çalışmanın en onemli gerekçesi olan aile işleri ile çalışmayı beraber yurutme ihtiyacı halen geçerliliğini surduruyor. Bununla birlikte, trafik gibi buyukşehirlerin bitmeyen çilesinden kurtulma ve çalışanın zaman konusunda esnek davranma isteği bu tur çalışmaya talebi artırdı. Özellikle bilgisayar programcılığı, çeviri ve medikal araştırmalarda bu tur çalışmalar hızla gelişti.
İ ŞÇİ Mİ BAĞIMSIZ ÇALIŞAN MI?
Evde iş sozleşmeleri Borçlar Kanunu'nun 461 ve devamındaki maddelerde duzenlendi. Kanunda evde hizmet sozleşmesi, işverenin verdiği işi işçinin kendi evinde veya belirleyeceği başka bir yerde bizzat veya aile bireyleriyle birlikte bir ucret karşılığında yaptığı iş olarak tanımlandı. Evde çalışanların en buyuk sorunu bu kişilerin işçi olarak mı yoksa bağımsız çalışan olarak mı değerlendirileceği noktasında toplanıyor. Bu kişilerin işçi olduğunun kabulu halinde yasal hakları çok daha geniş bir noktaya ulaşıyor.
Evde çalışan kişiler, işverenin iş organizasyonu içinde yer alıyorlar, belirli olçude ona bağlı olarak çalışıyorlarsa, bu kişiler işçi sayılıyor. Eğer evde çalışan kişi serbest bir girişimci olarak çalışıyorsa, işveren bulunsa da işçi olarak kabul edilemeyeceklerdir. Bağımsız çalışmada belirleyici olan, kişinin karar verme ozgurluğune sahip olup olmaması, işi reddetme imkanının var olup olmaması, muşterileri serbestçe seçebilmesi, fiyatları kendinin belirleyebilmesi ve oluşan zararlardan da kendinin sorumlu olması gibi unsurlardır. Eğer evde çalışan kişinin bahsedilen unsurlardan birçoğuna sahip olduğunu goruyorsak bu ilişkiyi bağımsız çalışma olarak kabul ediyoruz. Fakat bu unsurlardan bir veya ikisinin var olması ilişkiyi bağımsız çalışma ilişkisine dondurmez. Örneğin, işçilerde de evde yapılacak projeyi seçme hakkı olabilir. İşçi istediği projede çalıştığı için bağımsız çalışan konumuna gelmez.
İ ŞVEREN İŞ KAZASINDAN SORUMLU TUTULABİLİR
Evde çalışanlar işçi sayılmalarına rağmen iş mevzuatının bazı kurallarının bu kişilere uygulanması zor olabiliyor. Örneğin işverenin işçinin sağlığını koruma ve gozetme borcu kapsamında çalışırken iş sağlığı ve guvenliği onlemlerini alma borcu bulunuyor. Evde çalışmalarda ise birçok durumda bu guvenlik onlemlerinin alınması veya alınsa bile işçi tarafından kurallara uyulup uyulmadığının denetlenmesi mumkun olmuyor. Kanun bu konuda ikili bir ayrıma gidiyor. İşverenin, evde çalışmaların niteliği gereği alınması mumkun olmayan onlemleri almasına gerek bulunmadığını. Bu onlemler dışında alınabilecek hangi onlem varsa o onlemleri de alması gerektiğine hukmediyor. Dolayısıyla, işveren işçiye yine de eğitim vermek zorunda, kişisel koruyucuları sağlamalı, gerekli bilgilendirmeleri yapmalıdır.
Evde çalışanların bir kazaya uğramaları halinde bu kazanın iş kazası olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği de tartışmalıdır. Evde meydana gelen her kaza iş kazası sayılmıyor. Fakat yapılan iş nedeniyle bir kazaya uğranması halinde bu kaza evde de olsa iş kazası sayılıyor. Yapılan işle ilgili olarak evde bir kaza meydana gelmesi halinde işveren bu kazadan da sorumlu olacaktır. Fakat burada işverenin iş sağlığı ve guvenliği onlemlerine uyulup uyulmadığını denetleme imkanı olmadığından, maddi tazminat sorumluluğu da haliyle azalabilecektir.
Ç ALIŞMA SÜRESİNİN KONTROLÜ
Evde çalışmanın en buyuk sıkıntısı kişinin çalıştığı surenin kontrol edilememesidir. Evde çalışan bir kişi vaktini sadece işe hasretmediğinden çalışma suresiyle ozel yaşam iç içe geçebilmekte veya tam tersi kişinin evde bulunduğu tum sure çalışma suresi haline gelebilmektedir. İşverenin ise bu surelere mudahale imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle Borçlar Kanunu evde işçi çalıştıracak işverenlere yapılacak işin şartlarını yazılı olarak onceden bildirme yukumluluğu getirmiştir. Kanun bu şekilde sureyi olmasa bile işi sınırlandırarak işçiyi korumaya çalışmaktadır.
BEL İRLİ SÜRELİ SÖZLEŞME
Evde çalışanlar surekli bir şekilde çalıştırılmıyor, iş geldikçe çalışıyorlarsa, Kanuna gore sozleşmeleri belirli sureli olarak kabul ediliyor. Ancak bu kişiler surekli iş alıyor veya aralıklı çalışsalar da sozleşmelerinde baştan belirsiz sureli yapıldığına ilişkin hukum bulunuyorsa sozleşmeleri belirsiz sureli kabul ediliyor. Sozleşmelerinin belirsiz sureli kabul edilmesiyle birlikte evde çalışan bir işçinin işten çıkarılmasıyla yasal hakları doğabiliyor.
Ü CRET 15 GÜNDE BİR ÖDENİR
Evde çalışanların ucretlerine ilişkin istisnai bir duzenleme getirilmiştir. Evde çalışan bir kişinin ucreti işçi aralıksız çalıştırılıyorsa on beş gunde bir odenir. Ancak işçinin rızasıyla ayda bire çıkarılabilir. Eğer işçi aralıklı çalıştırılıyorsa, ucreti de her urun tesliminde odenecektir. Evde çalışan işçi orneğin hastalığı gibi kendi kusuru olmadan işini yerine getiremezse işveren yine de kişiye ucret odemek zorundadır.
Ç ALIŞAN ANNEYE BAKICI DESTEĞİ
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.