Özet (TL;DR) @ 2017-11-28T12:33:34.000Z: Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nu kastederek ''Güya belge açıklayacakmış. Geçmişte defalarca iddia ettiği yalan ve yanlışlığı, bizimle ilgisi olmadığı defalarca ispatlanmış konuları…



Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

Eskiden beri yaşanan ancak son zamanlarda giderek daha sık kulağına gelmeye başlayan, kendisini son derece rahatsız eden bir hususu bugun paylaşmak istediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burokrasi başta olmak uzere, pek çok yerde, nerede işinin altından kalkamayan, nerede tembellik yapan, nerede sorumluluğunun yukunu taşımayan biri varsa, hemen şu tarz ifadelerle işin içinden sıyrılmaya çalışıyor: 'Beyefendi boyle istiyor' veya 'Cumhurbaşkanımız boyle istiyor' veya 'Kulliye boyle istiyor.' Bu yontemin basit bir burokratik işlemden, herhangi bir yatırımın detaylarıyla ilgili tercihlere, omrumde hiç gormediğim, tanışmadığım insanların taltifi veya tasfiyesine kadar her konuda kullanıldığı anlaşılıyor" diye konuştu.

"Bunun ispatı var mı? Benim ağzımdan çıkan boyle bir soz var mı?" diye soran Erdoğan, daha once medyada, ozellikle sosyal medyada kendisi adına ahkam kesenlerle ilgili rahatsızlığını belirttiğini anımsattı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğer ben birisine bir şey soyleyeceksem, bir konuda tavır koyacaksam, bir irade beyan edeceksem, kimseyi aracı kılmaya ihtiyacım yok, bunu bizzat kendim yaparım. Bırakınız Turkiye'yi, dunyada bu konuda açık yurekli, kararlı liderleri az gorursunuz. Bu kadar net" dedi.

" SİNSİ TİPLERDEN, RİYAKARLARDAN OLMADIK"

Kafasında kırk tilki dolaştırıp kırkının da kuyruklarını birbirlerine değdirmeyen sinsi tiplerden, ağzından çıkan ile gonlunden geçen başka olan riyakardan hiçbir zaman olmadıklarını, olmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, bunu boyle bilinmesini istedi.Turkiye'nin ve milletin tum meselelerini, tum dertlerini, sıkıntılarını, beklentilerini konuşup, tartışıp, sırtlanıp, Allah'ın izniyle hepsinin ustesinden geleceklerini ifade eden Erdoğan, bunu yaparken eski Turkiye siyasetinin çirkin yontemlerinin hiçbirine ihtiyaçlarının olmadığını bildirdi.AK Parti'nin Turkiye'ye sadece çok buyuk hizmetler, çok buyuk yatırımlar kazandırmakla kalmadığına, aynı zamanda siyaset anlayışını ve dilini de kokten değiştirdiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet ile aralarına kimseyi sokmamak için yeri geldiğinde medyaya, yeri geldiğine burokrasiye, yeri geldiğinde yedi duvele meydan okuduklarını, çekinmediklerini anlattı.

" BENİM GÖZÜMDE BAŞARISIZ KİŞİDİR"

Şimdi birilerinin çıkıp bu tarz ifadelerle milletile aralarına girmelerine izin veremeyeceklerinin altını çizen Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu:"Bana gore bu tavır, yani; 'beyefendi, Cumhurbaşkanı boyle istiyor' sozu, adeta burokratik oligarşinin yeni bir şifresi haline donuşmuştur. Sorun çozme makamında oturduğu halde, kim olursa olsun,surekli şikayet eden, suçu başkalarına atan, ozellikle de bizi bahane ederek, kendini kurtarmaya, temize çıkarmaya çalışan herkes benim gozumde başarısız kişidir. Biz milletimize hizmet için gece gunduz demeden, şevkle, azimle, coşkuylaçalışıyoruz. Herkesten de bu şekilde hizmet ortaya koymasını bekliyoruz. Bakan bakanlığını tıkayacak, burokrat kurumunu tıkayacak, siyasetçi teşkilatını tıkayacak, belediye başkanı belediyesini tıkayacak, ondan sonra da suçu bizim uzerimize atacak. Yok oyle yağma, herkes gorevini yapacak."

' 'BABAMIN OĞLU OLSA KAPIDAN GERİ KOYSUN''

Cumhurbaşkanı olarak her zaman, işini yapan herkesin, değil onunu kapatmayı, daima en buyuk yardımcısı, en buyuk destekçisi olduğunu belirten Erdoğan, onune getirilen tum konularda, kararını muhataplarına olumlu veya olumsuz olarak açıkça ifade ettiğini vurguladı.Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, işi suruncemede bırakmanın, herkesin yuzune duymak istediğini soyleyip, arkadan başka işler çevirmenin asla tarzı olmadığını aktararak, şunları kaydetti:"Bizim tarzımız; doğruya doğru, yanlışa yanlış demektir. Bunu birlikte çalıştığımız, mesai sarf ettiğimiz herkes çok iyi bilir. Biz yıllarca burokratik oligarşiyle mucadele ettik ama şimdi şahsım uzerinden yeni bir burokratik oligarşi inşa etmeye çalışmaları asla kabul edilebilir bir durum değildir. Hiçbir bakanlıkta, hiçbir kurumda, hiçbir teşkilatımızda şahsımın adı kullanılarak, herhangi bir surecin tıkanmasına, kurallar, kaideler dışında iş yapılmasına rıza gosteremem. Bu benim en yakınım da olsa, lutfen, bizzat ben bir bakanımı, bir burokratı aramıyorsam, babamın oğlu olsa kapıdan geri koysun.

Tum bakan arkadaşlarıma, şu 15 yıllık sure içinde her zaman bunu soylemişimdir: Adımı kullanarak sizlere kim geliyorsa, lutfen eğer benden bir telefon almıyorsanız bana sorun ve bunu teyit etmiyorsam bu insanları lutfen gonderin. Ne demek adımı kullanmak. Bu bir defa bizim adabımıza, edebimize, siyaset etme anlayışımıza temeliyle terstir. Onlar kolaycılıktır. Bunu yapanlar; hepsi sahtekardır, dolandırıcıdır. Bunlara yol vermeyin. İsmimi, unvanımı, kendi yanlışına, kendi basiretsizliğine alet etmeye kalkan hiç kimseyi affedemem. Bu tarz davranışlarla karşılaşanlardan durumu Meclis'teki, partideki, Cumhurbaşkanlığı'ndaki ozel kalem gorevlilerimle lutfen şahsıma iletmelerini rica ediyorum."

Çarşamba gunu oğleden sonra Rusya'nın Soçi kentinde Turkiye, Rusya ve İran liderlerinin katıldığı uçlu zirveye iştirak ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede bolgede yaşanan hadiselerin geleceği konusunda onemli istişarelerde bulunulduğunu, kritik kararlar alındığını belirtti.Astana goruşmelerinin sahada hayata geçirilmesi konusunda uç ulkenin anlayış birliği içinde olmasının, bu zirvenin en onemli sonuçları arasında yer aldığını vurgulayan Erdoğan, "Suriye'de siyasi çozume dayalı bir barış ikliminin tesisi hususunda çalışmayı, mucadele etmeyi surdureceğiz" ifadesini kullandı.

" MEMNUNİYET DUYDUM"

Perşembe gunu çok anlamlı bir mezuniyet torenine katıldığını anımsatan Erdoğan, "Milli Savunma Üniversitemize bağlı Kara Harp Okulu'muzun 15 Temmuz darbe girişimi sonrasındaki ilk mezuniyet toreninde, teğmenlerimizin ve ailelerinin sevinçlerini paylaştık. Bu torende 15 Temmuz darbe girişiminde ciddi yara alan Turk Silahlı Kuvvetlerimizin goz bebeği eğitim, oğretim kurumlarımızın kısa surede ayağa kaldırılmış olmasını gormekten memnuniyet duydum" diye konuştu.Harp okullarının, artık asli gorevleri olan Turk Silahlı Kuvvetleri'ne donanımlı ve kabiliyetli subaylar yetiştirme dışında bir işle uğraşmayacağının altını çizen Erdoğan, şoyle devam: "Bu okullar herhangi bir grubun, ideolojinin veya kesimin değil Turk milletinin okullarıdır. Esasen harp okullarımızda çok daha once yapılması gereken koklu bir reformun bu vesileyle hayata geçirilmiş olması ulkemiz adına onemli bir kazançtır. Darbecilerden, cuntacılardan, vesayetçilerden temizlenen Turk Silahlı Kuvvetleri'nin hepimizin ordusu olduğunu, bu ordunun şerefli subaylarının da hepimizin subayı olduğunu bir kez daha belirtmek istiyorum."

" GÖRÜŞMENİN DEVAMINI ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE YAPACAĞIZ"

Cuma gunu ise ABD Başkanı Donald Trump ile onemli bir telefon goruşmesi gerçekleştirdiğini hatırlatan Erdoğan, "Bu, uzun zamandır ilk defa ABD-Turkiye ilişkilerinde ortak frekans yakalayabildiğimiz bir goruşme oldu. Bu da tabii PYD/YPG meselesinden FETÖ'ye, ulkemiz aleyhine devam eden davalardan savunma sanayi iş birliğine kadar pek çok hususu enine boyuna konuştuğumuz bu goruşmenin devamını inşallah onumuzdeki gunlerde tekrar yapacağız" dedi.Erdoğan, cuma akşamı 9. Cumhurbaşkanlığı Sofrası'nda bir araya geldiği eğitimcilerle samimi sohbet gerçekleştirdiklerini dile getirdi.Cumartesi gunu ise Balıkesir'de Kara Astsubay Meslek Yuksek Okulu mezuniyet toreninde, oğrenciler ve aileleriyle beraber bir araya geldiğini aktaran Erdoğan, "Yine askeri eğitim-oğretim sistemimizin, astsubay eğitim-oğretimi noktasında her şeyin yerli yerine oturmuş olduğunu gormekten de memnuniyet duydum" diye konuştu.Aynı gun AK Parti Balıkesir Teşkilatı ile mitingi andıran bir toplantı yaptığını soyleyen Erdoğan, pazar gunu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının İstanbul'da duzenlediği Kadına Yonelik Şiddete Karşı Uluslararası Mucadele Gunu toplantısına katıldığını belirtti.

" SAÇMALIĞIN DİK ALASI"

Toplantıda kadınlara yonelik şiddet karşısındaki guçlu duruşu ifade etmenin yanı sıra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, kendisi ve ailesi ile kadınlara ilişkin iftiralarına cevap verme fırsatı bulduğunu dile getiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kendisine ya iddialarını ispat etmesi ya da ozur dilemesi çağrısını yaptım. Bununla da kalmadım, iddialarını ispat ederse siyaseti bırakacağımı ve Cumhurbaşkanlığından ayrılacağımı, ispatlayamazsa da kendisinden siyaseti bırakmasını beklediğimi ifade ettim. Biraz sonra grup toplantısında guya belge açıklayacakmış. Geçmişte defalarca iddia ettiği yalan ve yanlışlığı, bizimle ilgisi olmadığı defalarca ispatlanmış konuları ısıtıp ısıtıp yeniden gundeme getirecektir. Biliyorsunuz muflis tuccar eski defterleri karıştırırmış. Şimdi yine aynı şekilde bakıyorsunuz yine kendine bir yerlerden bir şeyler gonderiliyor. Onlarla uğraşıyor. Benim çağrım açık, elinde benim yurtdışına milyonlarca dolarlık paralar gonderdiğimi soyluyor, belgesi var mı? Yok. Meselenin dunurlere kadar goturulmesi zaten saçmalığın dik alası. Bu çağrılarımın beyhude bir uğraş olduğunun farkındayım ama mufterilere meydanı bırakmamak gerektiğini biliyorum."

Erdoğan, yaşanan donemin millet, devlet ve topyekun ulkenin ortak akıl, irade, şuur, vicdan ve diğer tum muştereklere sıkı sıkıya sarılmayı gerektirdiğini belirtti.Coğrafyadaki bin yıllık varlığın, Selçuklu'dan Osmanlı ve Cumhuriyet'e kadar, her donemde bu muştereklerin yaşatılmasıyla mumkun olduğunu ifade eden Erdoğan, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet ilkelerinin bu muştereklerin sistematik ifadesi olduğunu aktardı.Milleti ister koken, ister mezhep, ister meşrep farklılıklarını bahane ederek bolmeye çalışanların, kim olursa olsun Turkiye'nin duşmanı olduğunu vurgulayan Erdoğan, şoyle konuştu:"Bizim PKK, PYD, YPG gibi teror orgutlerine karşı verdiğimiz mucadeleyi, Kurt kardeşlerimize karşı bir mucadele gibi takdim eden kişi olsa olsa bu ulkenin Lawrence'sı olur.Parası olan herkesin kullandığı bir kiralık katiller ordusu haline donuşmuş olan bolucu teror orgutunu, Kurt kardeşlerimizle ilişkili hale getirmek Kurk kardeşlerimize yapılacak en buyuk hakarettir. PKK'nın, YPG, PYD'nin bugune kadar Kurt kardeşlerimize zerre kadar faydası dokunmuş mu Tam tersine bu orgutlerin en çok saldırdığı, en çok kan doktuğu kişiler yine Kurt kardeşlerimizdir. Aynı şekilde son gunlerde yeniden gundeme getirilmeye çalışılan, Alevi kardeşlerimize yonelik provokasyonları yapanlar da olsa olsa Lawrence misyonlu kişiler olur. Herkes gibi Alevi kardeşlerimiz de bu ulkenin asli sahipleridir, birinci sınıf vatandaşlarımızdır, her turlu hakka ve imkana sahip bireylerdir."Asıl tehlikenin "Alisiz Alevilik" gibi sapkınlıklarla Alevileri ozlerinden, koklerinden kopararak, adeta dinsizleştirme ve başka dinlere yonetmeye çalışan akımlar olduğuna işaret eden Erdoğan, dunyada İslam karşıtı ruzgarlar estirmek için kullanılan orgutlerin hepsinin Musluman kisvesi altında piyasaya surulmesinin kimseyi aldatmaması gerektiğini bildirdi.

" BU KATİL GÜRUHUNA KARŞIHEP BİRLİKTE MÜCADELE ETMELİYİZ"

FETÖ, DAEŞ, El Kaide, Boko Haram'ın İslam ile ilgisini kurmanın İslam'a yapılacak en buyuk iftira olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mısır'da cuma namazı kılanları hedef alan hain saldırı bunun en çarpıcı orneğidir" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sozlerine şoyle devam etti:"Cuma namazı kılan Muslumanları katleden, şehit eden bir orgutun ismi nasıl İslam ile yan yana anılabilir, mumkun mu Suriye'de DEAŞ'ın ve rejimin yol açtığı felaket bir milyona yakın Musluman'ın canına mal oldu. Irak'ta aynı şekilde çok buyuk can kayıpları yaşandı. Irak ve Suriye'de misyonu biten DEAŞ katillerinin yeni cinayetler için bolgeye ve dunyaya yayılmaya çalışıldığını da ve çalıştığını da çok iyi biliyoruz. Buradan tum İslam alemine, dunyaya sesleniyorum, DEAŞ saflarında savaşan, ruhlarını kanla yıkamış, zihinlerini kiraya vermiş bu katil guruhuna karşı dikkatli olmalı, hep birlikte mucadele etmeliyiz. Aynı şekilde PKK'lı, PYD'li, YPG'li katil surulerine karşı da bolgede ortak bir mucadele yurutmeliyiz. Cerahati patlatarak yaymak yerine, kurutarak yok etme yolunu izlemeliyiz."Bunun için de teror orgutlerinin beslenme kaynaklarının çok iyi tespit edilmesi ve titiz bir çalışma ile once oralardaki sıkıntıların ortadan kaldırılması gerektiğini belirten Erdoğan, Turkiye ve bolgede hesabı olan kişilerin elbette ellerine geçen her fırsatı kullanmaya çalışacağını, guçlu dayanışma ile kimseye fırsat verilmemesinin onemli olduğuna işaret etti.Bunun için oncelikle coğrafyada kol gezen koken ve mezhep kaynaklı boluculuk faaliyetlerinin onune geçilmesi gerektiğine vurgu yapan Erdoğan, aksi takdirde ağıtların Arapça, Turkçe, Kurtçe, Farsça yakıldığı, zafer naralarının ise başka dillerde atıldığı bu çarpık duzenin surmesinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti.

" İŞİ MÜPTEZELLİĞE VURUYOR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmeleri yaptı:"Turkiye olarak bu hassas donemde, biz ne kadar kucaklayıcı olmaya, olumlu bir siyaset izlemeye çalışıyorsak, ana muhalefet partisinin başındaki zat da o derece işi, kusura bakmayın soylemek zorundayım, muptezelliğe vuruyor. Genel başkanlık gorevine geldiğinden bu yana yaptığı iş hep çamur at tutmasa da iz bırakır, hep iftira iftira iftira. Şahsımla, ailemle ilgili meseleleri bir kenara bıraktım, bu partinin ve başındaki zatın ulkemize saldıran herkesle aynı safta yer alması gerçekten duşundurucudur, uzuntu vericidir.Biz PKK'nın uzerine gideriz, o ise 'iyi çocuklar, piknik yapan vatandaşlar, arkadaşlar' diyerek, teroristlere sahip çıkar, onlarla beraber yola devam eder. Biz FETÖ'nun uzerine gideriz, işi Ankara'dan İstanbul'a yurumeye kadar vardıracak derecede başımıza FETÖ'perest kesilir. Karşımızda ulkemizin birliğinin, beraberliğinin iradesi olan Rabia işaretini teror orgutu simgesi sanacak kadar gozune perde inmiş, yureği nasırlaşmış, beyni sulanmış bir zat var. "Turkiye'nin Avrupa Birliği ile anlaşmazlık yaşadığında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşı tarafın ağzı ile konuştuğunu anlatan Erdoğan, şu açıklamaları yaptı:"Amerika ile Rusya ile İran ile Irak ile Suriye ile dunyadaki 196 ulkenin herhangi biri ile sorun yaşarız, bu zatı yine karşı tarafın borazanlığını yaparken goruruz. Son gunlerde yıl donumleri vesilesiyle, Cumhuriyetimizi, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Ataturk'u sıkça andığımız için CHP'den her an Cumhuriyet ve Ataturk karşıtı açıklamalar yapılmasını bekler hale geldik. Çunku bunların kendilerine mahsus bir duruşu yok. Tek bir politikaları var, o da bizim ve AK Parti'nin yaptığının tam tersini yapmak, soylediğinin tam zıddını soylemek. CHP, bu zat eliyle hızla, maalesef ana muhalefet partisi olmaktan çıkıp 'ana hıyanet partisi' konumuna doğru suruklenmektedir."

" ORTADA SEVİYE KALMADI"

Meseleleri siyasetin sınırları içerisinde konuşmayı sevdiklerini, kaliteli siyasetin ulkenin buyume ve gelişmesine katkı sağlamakla birlikte bununla meşgul insanların da haz duymasını sağladığını belirten Erdoğan, Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile de tartıştıklarını, atıştıklarını ama polemiklerinin bir seviyesinin bulunduğunu kaydetti."Bugun ortada seviye filan kalmadı" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sozlerini şoyle surdurdu:"Yok sayıp cevap vermesek, terbiyesizliklerini siyaset yapmak sanıyorlar. Muhatap alıp ağızlarının payını versek, bu defa biz kendimizi onların seviyesine duşurmuş oluyoruz. Açıkçası ne yapacağımızı biz de şaşırdık. Her sıkıntımız gibi bu konuda da milletimizi hakem tayin ediyoruz. İşte 2019 seçimleri hızla yaklaşıyor. Milletimizin onune çıkacağız. Biz, yaptıklarımızı, yapacaklarımızı, geleceğimiz için kurduğumuz hayalleri, geliştirdiğimiz projeleri anlatacak, sandıkta destek isteyeceğiz. Ana muhalefet de çıkacak herhalde heybesinde ne kadar iftira, ne kadar yalan dolan, ne kadar hakaret, ne kadar zehir varsa onları ortaya dokecek."Hazreti Mevlana'nın "Kup içindekini sızdırır. İçinde bal varsa bal sızdırır, balçık varsa balçık sızdırır" sozlerini paylaşan Erdoğan, milletin, kimin gonlunde ve zihninde neler olduğunu gorduğunu ve bildiğini anlattı.Erdoğan, "İnşallah 2019 yılı bu muhasebenin bir kez daha yapıldığı bir imtihan yılı olacak. Sizlerden o gune kadar kapı kapı dolaşarak, milletimizin her bir ferdine ulaşarak, hem kendi yaptıklarımızı hem de karşı tarafın gerçek yuzunu anlatmasını ozellikle istiyorum" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şoyle tamamladı:

"Tabii bu son saldırılarıyla alakalı olarak ailece biz bu zat hakkında manevi tazminat davamızı bir buçuk milyon lira olarak, avukatlarım muracaatlarını yaptılar, açıyorlar. Sonuna kadar bu işin takipçisiyiz, kovalayacağız. Öyle bu işi iftira at... Yok artık geçti o iş. Biz buna yonelik şoyle bir çizgi çekmiştik ama anlamadı. Çunku cibilliyet meselesi bu. Cibilliyetinin gereğini yapıyor. Biz ise insanlığımızın gereğini yaptık ve bundan sonra da hukukumuzu hukuk içerisinde aramaya devam edeceğiz. Öyle 'bir yanağına vurdum, obur yanağını çevir', yok oyle şey bizde. Bir yanağıma vurdun mu obur yanağını bekle. Bizden gelir."

CUMHURBA ŞKANI ERDOĞAN, GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI

Bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nın ardından gazetecilerin gundeme ilişkin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ABD Savunma Bakanlığından dun yapılan açıklamada, 'ABD'nin YPG'ye silah yardımını surdureceği' ifade edildi. MGK'dan bu yonde bir karar bekleyelim mi?" sorusuna, "Nasıl olsa biz goruşmelerden sonra açıklamamızı yapıyoruz" karşılığını verdi.Erdoğan, "Bu bildiriye yansır mı?" sorusunu ise "Bakalım. Yansıma kabiliyetine gore değişir" şeklinde yanıtladı.Bir gazetecinin, "Bugun saydınız tek tek, sozleriniz burokratik yapıya mıydı Benim adıma ozellikle bakanlar dediniz..." sozlerine yanıt verirken de Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hepsine, hepsine. Tepeden tırnağa tepeden tırnağa, istisnası yok. Kendi ailem de dahil" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Size spesifik şikayetler mi geldi?" sorusuna şu yanıtı verdi:"Tabii canım hepsi geliyor. Kimse de bizi affedersiniz kullanma yoluna gidemez. 'Beyefendi boyle dedi, Cumhurbaşkanı boyle dedi.' Geliyor karşıma, kardeşim kim soyledi? Filanca soyledi, ne soyledi? 'Beyefendi boyle dedi.' Ver ismini. Ama... Ne aması? Ver işte. Şikayet ediyorsan ver ismini, ben de hakkından geleyim. Gorevden almaksa gorevden alırım. Olanları goruyorsunuz. Biz, artık bu makamı kullandırtmayacağız. Ne gerekiyorsa onu yapacağız. Çunku bu makamlar oyle sahtekarların, dolandırıcıların kullanacağı makamlar değil."

Erdoğan, "ABD Başkanı Trump'la ne zaman goruşeceksiniz?" sorusuna yanıt verirken de "Kendisi 'Önumuzdeki hafta içinde arayabilirim' dedi, bu hafta içinde. Ararsa o, aramazsa ben arayacağım" ifadelerini kullandı.