Özet (TL;DR) @ 2017-11-27T06:58:00.000Z: Hürriyet yazarı Murat Yetkin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan telefon görüşmesi sırasında çekilen fotoğraftaki 'sancak' detayına dikkat çekerek…



Turkiye

06:58 27.11.2017(Guncellendi 07:01 27.11.2017) URL'yi kısaltın

Hurriyet yazarı Murat Yetkin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan telefon goruşmesi sırasında çekilen fotoğraftaki 'sancak' detayına dikkat çekerek "Sancaklı fotoğraf Beştepe'deki ruh halini yansıtıyordu" dedi.

Yetkin'in bugun Hurriyet'te "Zarrab'tan sonra da konuşacaklar mı?" başlığıyla yayımlanan yazısının ilgili kısmı şoyle:

Goruşmenin Beştepe'de de belli bir gerilim içinde yapıldığı, Trump ile goruşme sırasında çekildiği bildirilen bir fotoğrafın basına verilmesiyle de anlaşılıyordu. Sadece Erdoğan'ın değil, masa etrafında oturan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, MİT Musteşarı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanlığı sozcusu İbrahim Kalın'ın (hatta fotoğrafta gorulen Özel Kalem Muduru Hasan Doğan ve not alan metin yazarı Hamdi Kılıç'ın) yuzlerine yansıyan gerilim dikkat çekiyordu.

Fotoğrafta dikkat çeken bir ayrıntı da Turk bayrağının yanına yerleştirilmiş 57.Alay sancağı idi. Yarbay Mustafa Kemal Ataturk'un subayları arasında yer alıp askerleri "Size taarruz etmeyi değil, olmeyi emrediyorum" sozleriyle harekete geçirdiği Alay, mevcudunun uçte ikisini şehit verme pahasına İngiliz ordularını 1915 Çanakkale savaşında Conkbayırı'nda durdurmuştu.

"Sancaklı fotoğraf" Beştepe'deki ruh halini yansıtıyordu. Belki bir anlamda onceki ABD Başkanı Barack Obama'nın elinde beyzbol sopasıyla, Erdoğan'la konuşması sırasında çekildiği izlenimiyle basına verilen ve Suriye iç savaşı nedeniyle yolların ayrıldığı gunlere denk gelen fotoğrafına bir cevap niteliğindeydi. Belki de Trump'ın goruşme oncesinde Obama'dan enkaz devraldığını ima etmesine atfen verilmişti. Anlarız yakında.

Nitekim goruşme basına Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu'nun "Trump artık YPG'ye silah vermeyeceklerini soyledi" sozleriyle yansıdı. Bir gun sonra Beyaz Saray'dan yapılan ozet açıklama da, orgut adı vermese de Çavuşoğlu'nun açıklamasını yalanlar nitelikte değildi ve daha once ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson tarafından yapılan "IŞİD'le mucadele bitince işbirliği bitecek" açıklamasını doğrular nitelikteydi. Tabii şimdiye dek verilen silahların geri alınıp alınmayacağına dair verilen sozlerin tutulup tutulmayacağına dair ihtiyat payını koruyordu Ankara.

(C) AA/

Pazar gunu gazetelerindeyse goruşmeye dair bir ayrıntı daha yer aldı. Buna gore Erdoğan'ın Fethullah Gulen'in iadesi konusunu açması uzerine Trump konuyla yeniden ilgileneceğini soylemişti. Bu sozun tek başına bir bağlayıcılığı bulunmuyor. Kaldı ki, bir olçude Ankara'nın gerektiğinden fazla propaganda dozu kullanmasının da etkisiyle, yonetimdeki bazı çevrelerin gozunde Turkiye'de ezici çoğunluğun 15 Temmuz darbe girişiminden sorumlu tutup ve devlet içindeki yasadışı orgutlenmenin başı gorduğu Gulen'in neredeyse mağdur-muhalif muamelesi gormeye başladığı gozlemi de yabana atılmamalı.