Özet (TL;DR) @ 2017-11-26 09:33:32.548817: Dönüşü muhteşem oldu: Demet Evgar üç film, bir televizyon dizisiyle karşımızda. Halihazırda devam eden tiyatro oyunu da cabası. 1 Aralık’ta vizyona girecek ‘Aile Arasında’ filmi vesilesiyle buluştuk:…
Ü ç sinema filmi, bir tiyatro oyunu (39 Basamak) ve bir diziyle donuyorsunuz. Hangi karakterlerde izleyeceğiz sizi?
- Ümit Ünal'ın filmi 'Sofra Sırları'nda kadını oya gibi işleyen bir senaryo var, bana da onun denizinde yuzmek kalıyor. Onur Ünlu'nun 'Aşkın Goren Gozlere İhtiyacı Yok' filminde kor bir piyanisti oynuyorum, kara komedi. Ve haftaya vizyona girecek 'Aile Arasında' anaakım bir komedi. Solmaz'ı canlandırıyorum. Bu karakter oynadıkça beni rahatlattı.
Neden?
- Çok eğlenceli, aile kurmayı kafaya takmış bir kadın. Bu sebeple hiç aile
kurulmayacak bir adamla 17 yılını geçirmiş. Pavyonda şarkıcılık yapıyor...
G ulse Birsel'le tanışıyor muydunuz?
- Gulse ile henuz senaryoyu yazmamışken tanıştım, Engin (Gunaydın) ile bana
bir hikaye yazmak istediğini soyledi. Ozan Açıktan eski arkadaşım,
çekimlerimiz yedi hafta surdu, eğlenerek çalıştık. Aslında konusu çok naif bir
film. İnsanların dışarıdan gorunduğu gibi olmadığını anlatıyor. O ozendiğin ya
da laf ettiğin insanlara içeriden baktığında aslında oyle olmadığını
goruyorsun.
Filmdeki gibi yalanlar uzerine kurulu bir hayat mı yaşıyoruz?
- Aslında film tam bunun eleştirisi. Maalesef onyargılı olduk. Dışarıdan
mutlu gorunenlerin içi aslında bambaşka duygularla dolu. Hiçbir şey dışarıdan
gorunduğu gibi değil. O yuzden herkes donup bir kendine baksın.
Be ş farklı karakterle karşımızdasınız. Ruh haliniz nasıl? Farklı
karakterlerin karıştığı, şizofrenik durumlar yaşadığınız oluyor mu?
- Amerika'da bununla ilgili bir araştırma yapıldı, beyin aslında o kadar
aptalmış ki. Mesela gulduğunde serotonin salgılıyor, aslında gerçekten içten
gulmesen de beyin onu gerçek sanıp yine iyi hormonlar salgılıyormuş.
Dolayısıyla oyuncular rol yaparken beyin onu gerçek gibi algılıyor, rolu ayırt
edemiyor, burada tehlikeli bir durum var. Profesyonel olmak bu konuda muhim.
Hayatını kurban edebilirsin, ben de karaktere girip çıkarken temkinli olup
kendi telkinlerimi yapıyorum.

Kumkap ı'da bir Jean D'arc
Ç ılgın bir imajınız var. Gorunduğunuz kadar delidolu musunuz yoksa 'rol
icabı' mı?
- Benim bir paketin içine sığamayacak ruhum var. Gerçekten içimde neler
oluyorsa dışıma da onu yansıtıyorum. Çunku hayat kurban etmeye değmeyecek
kadar muhim ve değerli. Herkesin saçmalama hakkı var ama istediği kadar...
Zaman ilerledikçe insan kendini daha iyi tanıyor. Neyi yaparsam mutlu ya da
mutsuz olurum bunu biliyorsun. Boylelikle yaş ilerledikçe hayata teslimiyette
artıyor.
Peki en çılgın hareketiniz neydi?
- Kumkapı'da Jean D'arc oynamak...
Nas ıl yani?
- Konservatuvarı kazandığımda kutlama için ailece Kumkapı'ya gittik. Herkes
şarkı soyluyordu, yan masada asker uğurlaması vardı. Babam, "Çıkıp burada Jean
D'arc oynar mısın?" dedi. "Olmaz" dedim ama baktım, bozuldu. Ayağa kalktım,
servis durdu, kapılar kapatıldı. Mekandakilere once kısaca Jean D'arc'ı
anlatıp sonra idam edildiği sahneyi oynamaya başladım. Antik Yunan gibi bir
ortam, karşımda ağlayan bir seyirci topluluğu vardı. Bunu yapmam için babam
zorladığına gore bence babam benden daha çılgın.
Siz kimine g ore bizim evin komik kızı, kimine gore seksi delici bakışlı
kadınsınız... Sizce?
- Bilmem. Nerede goruyorlarsa odur... Bizim evin kızı seksi olamaz mı canım!
Doğal olan şey seksidir. Kendiyle barışık insan da bence seksi ve çekicidir.
AKM b uyulu bir yer
Bir s ure once 'Hata Yapım Atolyesi'ni açtınız. Peki sizin en buyuk hatanız
nedir?
- Hatanın buyuğu kuçuğu olmaz. Hata yapmadan oğrenmen mumkun değil. Ama ne
zaman ki sen yaptığın hatayı gormezden gelip kabul edersen o seni felakete
goturebiliyor. Çok şukur beni felakete goturen bir hatam olmadı.
Neler oluyor at olyenizde?
- Biz orada seyirci yetiştirme kursları yapıyoruz. Adı; seyretme, anlama ve
oynama atolyesi.
Seyirci olman ın eğitimi mi olur?
- Hayatta sana biçilmiş rolu, tıpkı sahnedeki roller gibi anlamak için once
seyir halinde olman lazım. Hata Yapım Atolyesi'nde atolye kayıtlarımız da
suruyor.
Yenilenen AKM hakk ında ne duşunuyorsunuz?
- AKM buyulu bir yer. Olduğu haliyle de buyulu ve etkin bir yerdi. Orada
sanatlarını şahane şekilde icra eden insanların tekrardan orada oldukları gunu
diliyorum. Çunku orası bizim yerimiz. Umarım herkes elinden geleni yapıyordur.

Her şey dozunda olduğunda çiçek gibi olurum
' Bir Kadın Bir Erkek' en uzun işlerinizden, dizi için 30 binden fazla skeç
çekmişsiniz. Kadın ve erkek dunyası adına ne oğrendiniz?
- Bir ilişkiyi tutan en temel şeyin arkadaşlık olduğunu soyleyebilirim.
Bu mudur?
- Sen bomba şeyler bekliyorsun ama sonra o ilişkilerde bombalar patlıyor
işte! Önemli olan beraber devam edebilme yeteneği. Çiftler birbirlerine
sorarak, danışarak, ilerlediklerinde o ilişki herhalde uzun sureli oluyor.
Anne-babamdan bildiğim bir şey var; ilişkide birlikte eğlenmek işin sırrı.
Aynı şeye gulebilmek insanı tazeleyen bir durum. Biriyle mizah anlayışın
aynıysa o insanı hep hayatında istersin.
Ş imdi aynı mizah anlayışını paylaştığınız bir erkek arkadaşınız var mı?
- Evet, birlikte gulduğumuz bir erkek arkadaşım var çok şukur, o da çok
komik.
Romantik bir tip misiniz?
- Her şey abartıldığında fenalık basar, her şey dozunda olduğunda çiçek gibi
olurum.
Malum, son d onemde dunya hayli karışık. Sizin canınızı neler sıkıyor?
- Son uç yıldır nefret ettiğim her şeyden vazgeçtim. Hayat çok kısa ve hiç
kimseye, hiçbir şeye karşı oyle bir duygu barındırmak istemiyorum. Herkesin bu
dunyaya geliş amacı olduğuna inanıyorum ve tercihimi ileriye yoneltmeyi
yeğliyorum. Çunku her 100 yılda bir, her şey değişiyor. Sanki butun dunya şu
anda inanılmaz şeyler oluyormuş gibi davranıyor ama Homo Sapiens'ten beri aynı
şeyler yaşanıyor. Dunya boyle bir yer.
Siz bu de ğişimler yaşanırken nelere takılıyorsunuz?
- Hayvanlar, doğa ve çocuklarla ilgili yıkımlar gorduğumde kalbim acıyor.
Çunku bir hayvana zarar veren insanın potansiyelinde mutlaka bir cani vardır.
Bu, insan olabilmenin koşuludur. Ve henuz insan olabilmiş değiliz.
Ne zaman insan oluruz?
- Duyarlı olduğumuz zamanlar insanız. Sanıyoruz ki duygularımız bizi insan
yapıyor, halbuki duygular bazen saçma hikayelerimize de goturebiliyor. O
yuzden insan için onemli olan şey duyarlı kalmak.
Kad ınlar erkekleşmek zorunda kaldı
Demet Evgar, "Guzel kadından komik olmaz" algısını yıkanlardan. Peki "Kadından komedyen olmaz" diyenler için ne duşunuyor?
"Öyle bir algım yok. Ama dunyada uzun yıllardır boyle bir durum vardı. Biraz donemsel olduğunu duşunuyorum. Gunumuzde kadınlar modern hayatın içine girdikten sonra doğalarından uzaklaştı. Ayakta durmak için erkekleşmek zorunda kaldı. Kendi ozlerindeki şeyi kaybettikçe içlerine kapandı ama orada çok şey birikti. Artık kadın başka yerden silahlandı, kendi doğasını daha iyi anlayabildiğini ve daha iyi anlatabileceğini duşunuyorum."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.