Özet (TL;DR) @ 2017-11-23T23:47:03.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her platformda adaleti, dayanışmayı, kardeşliği savunuyoruz. Sadece teknolojik ve ekonomik büyümenin bir ülkenin geleceği için yeterli olmadığını, beşeri…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her platformda adaleti, dayanışmayı, kardeşliği savunuyoruz. Sadece teknolojik ve ekonomik buyumenin bir ulkenin geleceği için yeterli olmadığını, beşeri kalkınmanın da elzem olduğunu ifade ediyoruz" dedi.
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kulliyesi'nde gerçekleştirilen "Buğday" filminin galasının ardından yaptığı konuşmasına, Turkiye'nin "medarı iftiharlarından" olarak nitelendirdiği usta yonetmen ve senarist Semih Kaplanoğlu'nu yeni filmi dolayısıyla tebrik ederek başladı.
Kaplanoğlu'nun eşini de kutlayan Erdoğan, şoyle devam etti:
"Ehli hunerin kadrini bilmek de buyuk bir hunerdir. 'Buğday' filminin de Sayın Kaplanoğlu'nun 'Bal' filminde olduğu gibi yurt içinde ve yurt dışında hak ettiği ilgiyi goreceğine inanıyorum. Elbette zaman zaman haddini bilmeyen, kaliteyi hazmedemeyen, nezaket fukarası şahıslar da çıkabiliyor. Bunlara verilecek en guzel cevap sevgiyi korumak, işini en guzel, en kaliteli şekilde yapmaya devam etmektir."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, filmin, gerek teknoloji ve bilim gerekse tabiatla kurulan ilişkileri çok ciddi şekilde sorgulamaya yonelttiğine dikkati çekerek, şunları soyledi:
"Tuketim hırsının koruklendiği, hedonizmin teşvik edildiği bir surecin bizi gotureceği yer hiç de parlak bir yer olmayacaktır. Aynı şekilde kapitalizmin sınır, ilke ve değer tanımadan yaygınlaştığı bir duzende insanla beraber doğanın da tahribata uğraması mukadderdir. Bunun için biz her fırsatta 'merhametli buyume' diyoruz. Bunun için her platformda adaleti, dayanışmayı, kardeşliği savunuyoruz. Sadece teknolojik ve ekonomik buyumenin bir ulkenin geleceği için yeterli olmadığını, beşeri kalkınmanın da elzem olduğunu ifade ediyoruz."
' EKOSİSTEMİ TAHRİP EDEN HER ADIMIN SONU FELAKETTİR'
Çevreye zarar veren her teknolojinin, hayatı kolaylaştırıcı olursa olsun aslında namlusu insana donmuş bir silah olduğuna işaret eden Erdoğan, "İçinde bulunduğumuz ekosistemi tahrip eden her adımın sonu felakettir. Bu noktada acilen bir ozeleştiriye ihtiyacımız olduğunu duşunuyorum" diye konuştu.
Erdoğan, filmi bu açıdan da son derece anlamlı bulduğunu vurguladı. Filme katkı veren tum kurum ve kuruluşlara teşekkur eden Erdoğan, ayrıca filmde gorev alan sanatçıları, kameramanından teknisyenine kadar tum sinema emekçilerini tebrik etti.
' TÜM EĞİTİMCİLERİN ÖĞRETMENLER GÜNÜ'NÜ TEBRİK EDİYORUM'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında ayrıca tum eğitimcilerin 24 Kasım Öğretmenler Gunu'nu tebrik ederek, sozlerini şoyle surdurdu:
"Tum oğretmenlerimize şahsım, milletim ve ulkem adına şukranlarımı sunuyorum. Gorevi başında şehit olanlar ile afetlerde, kazalarda kaybettiklerimiz başta olmak uzere ebediyete irtihal etmiş oğretmenlerimizi rahmetle yad ediyorum. Gorevlerini hakkıyla yerine getirmiş, ulkesine ve milletine hayırlı nesiller yetiştirmiş bugun emekliliğini yaşayan oğretmenlerimize de hayırlı, sağlıklı, uzun omurler Allah'tan niyaz ediyorum."
Turkiye'nin bugunlere gelmesinde en buyuk payın oğretmenlerin olduğunun altını çizen Erdoğan, "Ne yaparsak yapalım oğretmenlerimizin hakkını odeyemeyeceğimizi hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu anlayışla 15 yıldır her alanda eğitim-oğretim sistemimizi geliştirmeye, oğretmenlerimizin çalışma şartlarını iyileştirmeye çalışıyoruz. İnşallah bundan sonra da faaliyetlerimize kararlılıkla devam edeceğiz. Yeni Turkiye'yi ulkemizin dort bir yanında fedakarca gorev yapan oğretmenlerimizin gayretleriyle inşa ve ihya edeceğiz" dedi.
' TÜRK SİNEMASININ NERELERE GELDİĞİNİ GÖSTERMESİ BAKIMINDAN ÖNEMLİ'
Filmi izlerken Kaplanoğlu'ndan filme ilişkin bazı bilgiler aldığını aktaran Erdoğan, Kaplanoğlu'nun "filmin yapımındaki emeğin 5 yıl olduğu" ifadesini anımsattı ve "Atılan bu adımla gerçekten sinema dunyasında Semih beyin bu kararlılığı, bu azmi Turk sinemasının da nerelere geldiğini, gelmekte olduğunu gostermesi bakımından çok onemli." değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğan, filmin içeriğine ilişkin olarak da şunları kaydetti:
"Aynı anda bir tarafta Amerika'dayız, bir tarafta Almanya'dayız, bir tarafta Turkiye'deyiz. Turkiye'nin içinde bir tarafta Konya'dayız, bir tarafta Nevşehir'deyiz velhasıl Aksaray'dayız. Butun dunyayı bize 'Buğday' filminde o karıncanın azmiyle batıyla doğuyu gezdirerek, bu arada da tabi buğday ambarlarına nasıl ulaşacağımızı da gostermesi bakımından gerçekten çok ama çok anlamlıydı. Şahsım ve milletim adına Semih bey kardeşimi tebrik ediyorum, kutluyorum. Başarılarının artarak devamını diliyorum. 'Marifet iltifata tabidir.' ifadesi inşallah 'Buğday' filmiyle de karşılığını bulacaktır diye inanıyorum."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.