Özet (TL;DR) @ 2017-11-21 09:39:57.784232: O Kuzeyin Oğlu... Alabildiğine hırçın, alabildiğine dobra... Bir müzik öğretmeni sayesinde hayatı değişen, Orhan Gencebay sayesinde rüzgarı arkasına alan Volkan Konak, yıllardır şarkıları, şiirleri ve…
◊ Volkan Bey, nas ıl bir çocukluk geçirdiniz?- Kalabalık bir aileydik. Demokrat, ozgur, birey olmaya onem veren bir aile. Dedem 17 yıl boyunca belediye başkanıydı. Bizi edebiyatla da o harmanladı. Şiir akşamları yapar, hepimizi toplardı. Baba tarafım da bizi muzik ve halk danslarıyla mayaladı. Mutluyduk. Neşeli, surekli evinde misafir olan bir ailede yetiştim. Belki de bu samimiyetimiz, insanlarla sıcak diyaloğumuz oradan geliyordur.
◊ Okul d ışında kalan zamanlarda neler yapardınız?
- Bugun de olduğu gibi doğaya çok duşkundum. Bir de bizim sosyal aktivite olarak hayvancılığımız vardı.
◊ Sosyal aktivite ve hayvanc ılık... Pek anlayamadım!
- Şoyle... Ekonomiyle ilgisi yoktu hayvancılığın. Bizim oralarda hayvan beslememek ayıplanırdı. İneğimiz vardı, kopeğimiz vardı, tavuğumuz vardı. O hayvanlarla haşır neşir olurdum. Hepsinin ismi vardı, hepsiyle konuşurdum neredeyse... O yıllarda filizlenen muthiş bir hayvan sevgisi vardır işte bende.
Ayrıca doğaya duşkundum. Ormanlarda, ağaç tepelerinde buyudum. Sonra bir ara spora çok kanalize oldum. Özellikle basketbola... Sosyal bir çocukluğumuz vardı.
**
O ÖĞRETMEN OLMASA
BUG ÜN GURBETÇİ VEYA UZUN YOL ŞOFÖRÜYDÜM
◊ Ya m uzik... O nasıl girdi hayatınıza?**- Bir gun bir muzik oğretmeni
geldi Maçka'ya... Bendeki yeteneği gordu herhalde ki aileme beni
konservatuvara gondermeleri konusunda çok ısrar etti.
◊ Ka ç yaşındaydınız?
- 16... Ben liseyi 16 yaşında bitirdim, çunku ilkokula 5 yaşında gitmiştim.
◊ Çok erkenmiş...
- Ayıptır soylemesi, algılamam yuksekmiş biraz. Neyse... Kalktım İstanbul'a geldim. İstanbul Teknik Üniversitesi Turk Muziği Devlet Konservatuvarı'na girdim. Orada master'la beraber 8 sene eğitimim oldu. Doktora doneminde bilim sınavını geçtim, sonra kayıt dondurdum.
◊ Yani hayat ınıza yon veren muzik oğretmeniniz...
- Doğru... Bir oğretmen benim istikbalimi, hayatımı değiştirdi. Yoksa ailem gibi ya Avrupa'ya gidip gurbetçi olacaktım ya da uzun yol şoforu... Sulalem hep oyle çunku.
◊ Peki m uzik tarzınız nasıl şekillendi? Pazarda boyle bir açık vardı da o
yuzden mi farklı bir ture yoneldiniz?
- Yok yok... 90'lı yıllarda karar verdim bu ture... 1987'de bir album yaptım, o daha otantik ve etnikti.
◊ E niye o çizgide devam etmediniz?
- Beni sarmadı, heyecanlandırmadı. Çunku yuzyıllardır yapılıyor bu topraklarda, çok da guzel yapılıyor. Bense her zaman yaratıcılığın, devrimciliğin, yapılmamışı yapmanın peşinde koştum. O daha heyecan verici geliyor. Ben karda yururken bile başkasının ayak izine basmam. Dolayısıyla halk muziği okurken batı muziğine yoneldim.
◊ Bu ne katt ı size...
- Batı muziğine geçince boyle bir harmanlama, beste yapma, yaratı isteği ve yeteneği çıktı içimden. Sonuç olarak da işte bu muziği yaptık.
**

ORHAN GENCEBAY
" MÜZİKTE DEVRİM **YAPMI ŞSIN" DEDİ
◊ Bu m uzik derken...- Adını da bilmiyorum, ne yaptığımı da. Ozanlarımızın ve şairlerimizin eserlerini besteliyorum.
◊ Bu yolculu ğun kırılma noktası ne?
- Orhan Gencebay çağırdı bir gun ofisine... O karşımıza oturdu. Yuvarlak bir koltuk vardı, ben gitar çaldım, diğer arkadaşım yan flut falan. 10 kadar şarkı okuduk. Bittiğinde "Siz neyi bekliyorsunuz?" dedi. Kaldım oyle. "Anlamadım hocam" dedim. "Bunlar derhal album yapılmalı, sen muzikte bir devrim yapmışsın oğlum. Sana her turlu desteği vereceğim" dedi. Hakikaten de maddi manevi desteğini esirgemedi. İlk iki albumu kendi elleriyle yaptı. Ve biz "Efulim" ile çıktık. Ondan sonra da surekli yoreye kanalize kalmadım, batı muziği formunda da besteler yaptım. "Mimoza" mesela... Yoresel muzikte de beste yapıyorum, batı formunda da...
◊ Eserlerinizi ba şkası da okusa anlarım sizin imzanızı taşıdığını...
- Butun mesele sunmaktır. İki konservatuvar okudum ama eğitimimi şu uç kişiyle tamamladım: Cem Karaca'dan teatral vurgularla okumayı, vucut dilini kullanmayı oğrendim... Zeki Muren'den nuansları... Neşet Ertaş'tan da şarkı okuduğun zaman insanların burun direğini veya ciğerini sızlatmayı. Bunların uçu çok onemli ustattır. Bir de şu çok onemli, ben hayatım boyunca inandırıcı muzik yapmaya çalıştım. Sahte duygularla yapamam, olmaz.
◊ Otorite de ğilim ama "Aleni" de çok ozel bir şarkı gibi geliyor bana.
- O şarkı da uzun kalacak çunku etnik motifler var içinde. 15-20 gun once bir koleksiyon albumu çıkardık. 25 yılın ozeti gibi...
En çok teveccuh goren eserleri derledik. Biz ara album diyoruz ona. 2018'de de sıfır eserlerden oluşacak yeni album çıkacak.

İ NSANLARIN TÜRKÇESİNİ BOZMU Ş OLABİLİRİM!
◊ Şiveniz çok taklit ediliyor sizin...- Evet. İnsanların normal
Turkçesini bile bozmuş olabilirim (guluyor).
◊ Sizi canl ı canlı izleme fırsatı buldum, şiirleriniz de çok etkileyici
oluyor...
- Sahne performansımız iyidir. Bizim sırrımız şu, sahnede kalbimizi değil hayatımızı verircesine şarkı okumamız.
◊ Televizyon program ınız da aynı lezzetteydi.
- Orada da konser yaptık çunku. Ben konser sanatçısıyım, TV sanatçısı değil. O yuzden 13 bolumde bitirdik. Reytingler iyiydi ama televizyon sanatçısı olmak istemedim. Duygumdan uzaklaştığımı, televizyonun sahnemin onune geçtiğini hissettim. Ben sahnede kalmak istiyorum. O performansı hiçbir şeye değişmem.
◊ Hedefiniz nedir?
- Mesleğimi icra edip sonra da jubilemi yapmak.
◊ Oyunculuk falan?
- Yok yok... İnsanlar uzmanlaştığı alanda var olmalı. Benim işim bu kardeşim, benim işim muzik. Tiyatrodan sinemaya, diziden reklam filmine birçok teklif geliyor. Hiçbirine "evet" demiyorum.
◊ Neden? Yapamam diye mi d uşunuyorsunuz?
- Ondan değil. Ben muzisyenim, muziğin dışında hiçbir iş yapmam. Yaparsam inandırıcılığımı kaybederim. O da en buyuk korkumdur. Ben tutup da "Şu kapağın altından kontur çıkıyor" diyemem.
BANA İDEOLOJİK OLARAK TAKIYORLAR, BİLİYORUM
◊ Her kesim taraf ından seviliyorsunuz. Bu her sanatçıya nasip olmaz.
- Ya sevenimiz var ama sevmeyenimiz de vardır. Olmalı da zaten.
◊ Sizi sevmeseler de şarkılarınızı seviyorlar ama...
- Biliyorum, ideolojik olarak takıyorlar bana. O arkadaşlara da şunu soyluyorum: "Hayata aynı pencereden bakmıyor olabiliriz ama aynı bahçeye baktığımızı duşunuyorum." O baktığı zaman benim altta gelincik çiçeği kuruttuğumu gorecek; sevgi adına, dostluk adına... Dolayısıyla dediğin doğru, onu da duyuyorum, "Ya tamam iyi uşak, iyi işler yapıyor ama şoyle şoyle" diyor mesela... O da benim rengim kardeşim. Aksi halde Volkan olamıyorsun...
◊ Peki sanat çılar gostermeli mi rengini?
- Kesinlikle gostermeli. Çunku sanatçı siyasetin tam gobeğindedir. Niye, çunku sanatçı muhaliftir zaten. Sanatçı devrimcidir. Sanatçı ilericidir. Ama bu muhalifliği insanlar yanlış anlıyor, "Siyaset yapma" diyor. Ya kardeşim, biz sahaya çıkan ilk 11'i eleştirmeyecek miyiz, yedek kulubesinden bana ne! Tarladaki çiftçimizden tutun kamyoncumuza herkes siyaset konuşacak, bize yasak... Ne munasebet! Ben fanatik olmadan, taraf olmadan eleştiriye varım.
KADININ G İRMEDİĞİ YERDE SEVİYE OLMAZ!
◊ Siyaset çiler desem?- Dunyanın her yerinde siyasetçilere şupheci bakılır. Savaşları kim çıkarır, sen mi, ben mi? Hayır, siyasetçiler. Bir anne ister mi savaş çıkmasını?
◊ Erkekler çıkarıyor hatta... Kadın siyasetçi sayısı artsa belki bu kadar
savaş olmayacak.
- Aynen katılıyorum. Daha çok kadın olsa Meclis'te, bu kadar kufur ve kavga olur mu? Olmaz. Bir kadınla yemeğe giden adam, ne hesaba itiraz edebilir, ne kavga edebilir. Ama iki erkek gittiği zaman mayın gibidir, Allah muhafaza... İddia ediyorum, kadının girmediği yerde seviye olmaz.
İnsanlarımıza mutluluklar diliyorum. Hayat bize sunulmuş bir armağandır, bu armağanlarını iyi değerlendirsinler. Siyasetçilerin pompaladığı ırksal ve inançsal ayrılıklara kendilerini kaptırıp da kalp kırmasınlar. Sonuçta hepimiz kardeşiz. Çamaşırlarımız aynı guneşte kurumuyor mu? Daha neyi tartışıyoruz? Son sozum de şu: Zeki, cesur ve uygar insanlara selamlar olsun...
NE i ŞiM OLUR BENiM SiYASETLE
◊ Size ozenen çok genç var. Belki aralarından bazıları sizi de geçecek... Bu işe gonlunu vermiş gençlere ne gibi tavsiyeler vermek istersiniz?- Bir kere cesur olacaklar. Korkaklarla ahbaplık bile etmesinler. Şunlara inansınlar: Bilim, sanat, kadın. Eğer rehberin bu olursa uçarsın, hem de en yukseklerden uçarsın, seni kimse yakalayamaz. Ama eğer bilim, sanat ve kadına kıymet vermezsen, kanatların olur ama ne olursun biliyor musun, tavuk olursun. Uçamazsın. Çunku insanı yetiştiren kadındır.
◊ T urkiye'de kadınlar anne olunca kendilerini geri çekiyor sanki. "Boğaziçi
mezunuyum, evdeyim, çocuklarımı yetiştiriyorum" diyor mesela...
- Ama sistem seni oraya itiyor. Sen kadına dersen ki "Otur evde çocuk bak", ne olmasını bekliyorsun? Turkiye'de kadın olmak zor zanaat. Bekar kadın olmak çok daha zor. İkincisi son donemde konjonktur gereği boyle bir trend oluştu. Kadın anaç olmalı, anne, olmalı, çocuk buyutmeli. Eskiden boyle değildi. Öğretmenlerimizin çoğu kadındı değil mi? Şimdi bak ne oldu? Kadını eğer toplumun onunde rehber olarak tutmaz da arka plana alırsan, toplumda çokuntu başlar. 1920'lerde Avrupa'da kadınlar oy kullanamıyordu, kadının adı yoktu, Mustafa Kemal ise pilot yetiştiriyordu... Çunku uyanık adam, zeki... Biliyor ki kadını ayağa kaldırırsan toplum da ayağa kalkar... Bu kadar basit.
◊ K ızlarınız şanslı...
- Tabii ki... İmkanım elverdiğince en ust duzeyde eğitim alacaklar. Oğlum da iki kızım da kendi adlarıyla anılacaklar, asla benim adımla değil.
◊ Veya ileride e şlerinin adlarıyla değil...
- Asla asla... Kendi adlarıyla birey olacaklar, dunyaya faydalı olacaklar. Bilimden uzaklaştığın zaman kaybetmeye mahkumsun. Ama şimdi bizde bilime, sanata kim onem veriyor? Bak taraf tutmadan soruyorum, hangi siyasetçi son donemde operaya gitti? Ondan vazgeçtim tiyatroya gitti? Bu durum karamsarlık yaratıyor bende... Ama biz bunları soyleyince de "Siyaset yapayi" diyorlar.
Kardeşim ben siyaset yapmıyorum, duşuncemi soyluyorum. Siyaset yapmak istesem gider Meclis'te yaparım. Üstelik benim siyasetten çok daha saygın bir mesleğim var, ne işim olur siyasetle?

BEN İM MÜZİĞİM YOLCULUKTA GECE VE YAĞMURDA DİNLENMELİ
◊ Konserleriniz, bu yeni alb umle hız kazanacak mı?- Konserlerimiz doludizgin devam ediyor zaten... Albumun tabii ki bir katkısı, bir enerjisi, bir sinerjisi oluyor. Ama yeni album gibi değildir bu ara albumler. Bunların her zaman satışı olabilir, çunku son kullanma tarihleri yoktur. Bir de ne var biliyor musun, benim şarkılarımın kullanma kılavuzu var...
◊ Şarkının kullanma kılavuzu mu olur?
- Olur... Benim muziklerim yolculukta, gece ve yağmurda dinlenmeli... Guneşli havada dinlenmesini istemem çunku o duyguyla yazmıyorum. Benim muziğimi gece dinlesin insan, transa girer. Guneşli davada dinlerse hiçbir şey hissetmeyebilir, çunku ben de hissetmiyorum. Biraz melankolik, biraz nemli gozlu şarkılar yapıyorum çunku. Ama asla karamsar değil.
A ŞIK OLAN İNSAN AŞK KADAR MASUMDUR
◊ T um albumlerinizde aşk var...- Ben aşka, aşkın kendisine aşığım. Çunku aşık olan insan aşk kadar, sanat kadar masumdur. İnsanın ruhunu terbiye eden olgular vardır. İbadet bunlardan biridir. Profesyonel anlamda yapılan spor bunlardan biridir. Sanatı da en başa yazarım. Hiç gordunuz mu, duydunuz mu bir ressamın banka dolandırdığını... Ben duymadım. Yani sanatla uğraşan insanın ruhu terbiye olmuştur. Buna bir de aşkı ekleyelim. Aşk adamı naif olur, duygusal olur, humanist olur, kinci olmaz, gaddar olmaz. Kırılan soğut dalına ağlar, kelebekle sohbet eder. Ya biraz da sevgiden, aşktan konuşalım ya...
Diyeceğim şu ki, ruhunu terbiye et de nasıl edersen et...
VE SONU Ç
Ö NCELİĞİ KENDİ HEDEFLERİ
Volkan Konak için sevgi her şey demek... Bu sebeple de kimse ona sevmediği bir şeyi yaptıramaz. Empati ozelliği çok guçlu olmasına rağmen karşısındakini mutlu etmek için yaşayan biri değil. Çunku ayakları yere çok sağlam bastığından kendi yapmak istediklerini on planda tutar. Bu ozelliğe sahip kişileri yapmak istediklerinden en yakınındakiler bile vazgeçiremez, kafalarına koyduklarını mutlaka yaparlar.Strateji yapabilme ozellikleri de çok guçludur. Bu ozelliklere yuksek zeka seviyesi de eklenince anlama, algılama, uygulama yeteneği elbette guçlenir.
Volkan Konak sadece sevgiden beslenebilir. Yaptıklarının karşılığı olarak ona sevgi gosterilmesi, takdir edilmesi yeterli olacaktır. Karşı çıktığınızda ise inatlaşma başlar.
SON 24 SAATTE YA ŞANANLAR
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.