Özet (TL;DR) @ 2017-11-20T10:34:11.000Z: Global Research’te yayımlanan bir makalede, NATO tatbikatında 'Atatürk ile Erdoğan’ın hedef haline getirilmesinin ülkeye karşı kapsamlı bir adım olduğu' ve Türkiye’nin NATO’ya güvenmemesi gerektiğini…
Global Research'te yayımlanan bir makalede, NATO tatbikatında 'Ataturk ile Erdoğan'ın hedef haline getirilmesinin ulkeye karşı kapsamlı bir adım olduğu' ve Turkiye'nin NATO'ya guvenmemesi gerektiğini savunuldu.
(C) AFP 2017/ BENOIT DOPPAGNE / BELGA
Global Research'te 'Husranı artan Turkler veda mı ediyor' başlığıyla yayımlanan makalede, ABD ile NATO'nun bir suredir attığı olumsuz adımlara dikkat çekilerek, orgutun Turkiye için guvenilir bir muttefik olmadığına dikkat çekildi.
Norveç'teki Trident Javelin tatbikatı sırasında NATO'nun, Mustafa Kemal Ataturk'un fotoğrafını 'duşman' tablosuna yerleştirmesi ve yine aynı tatbikat kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın adı kullanılarak açılan sahte sosyal medya hesabından NATO aleyhine paylaşımlar yapılmasının kapsamlı karşı adımlar olduğunu savunan makalede "NATO'nun Muşterek Harp Merkezi, duşuk duzeyli bir okul değil, bir tumgeneral tarafından yonetilen elit bir subay eğitim kurumu" ifadelerine yer verildi.
' SEKÜLER TÜRKLER UZUN SÜREDİR NATO'YA GÜVENMİYORLARDI'
Yazıda, 'NATO'ya uzun suredir guvenmeyen sekuler kesimlerin yanı sıra İslamcıları' da benzer bir olayda birlikte hedef alındıkları ifade edildi:
"Turkiye'de sekuler kesimler 'ılımlı İslamcıları' desteklediği için NATO hakkında uzun suredir şupheliler. Bu duşunce gerçek bir zeminden yoksun değil. ABD Başkanı Barack Obama, 'Arap Baharı' olarak adlandırılan sureçte Musluman Kardeşler ile ittifak kurdu.
' TÜM ÜLKEYE KARŞI KAPSAMLI BİR ADIM'
Fakat aynı NATO'daki ikinci olay daha kapsamlı bir Turk karşıtlığına işaret ediyor: Kurt kokenli Norveçli gorevli, NATO içindeki sosyal medya ağında Cumhurbaşkanı Erdoğan adına sahte bir hesap açtı ve buradan NATO aleyhine iletiler paylaştı.
Sekuler Turklerin kahramanı Ataturk ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı bağlantılı bir olayda kotulemek, tum ulkeye karşı kapsamlı bir adımdır."
' 2006'DAKİ KÜRDİSTAN HARİTASI KRİZİYLE BENZER BİR OLAY'
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in tatbikatta yaşanan skandal nedeniyle ozur dilediğini ancak bunun kimseyi sakinleştirmeyeceğini savunan yazıda, 2006 yılından bu yana atılan Turkiye karşıtı adımlar hatırlatıldı:
"2006 yılında benzer bir olay yaşandı. ABD'li Yarbay Ralph Peters, Silahlı Kuvvetler Dergisi'nde Ortadoğu'nun sınırları yeniden çizilmiş bir haritasını yayımladı. Harita 'Özgur Kurdistan'ı gosteriyordu ve Turkiye'nin buyukluğu mevcut halinin yarısına duşmuştu. Harita, Amerikalı bir albay tarafından Roma'daki NATO Savunma Koleji'nde, Turk yetkililerin de katıldığı bir oturumda sunuldu. Olay tepki yarattı ve ABD ozur dilemek zorunda kaldı.
**
(C) AA/
'ANKARA'YA SALDIRAN UÇAKLAR İNCİRLİK'TEN HAVALANDI'**
Temmuz 2016'da Turk ordusunun bir bolumu Erdoğan'a darbe girişiminde bulundu. Başkent Ankara'ya saldıran jetler ABD ve NATO ussu olan İncirlik'ten havalandı. Darbe girişiminin başarısız olmasının ardından bazı NATO ulkeleri, Turkiye'ye donmek istemeyen Turk subaylara sığınma hakkı verdi."
Darbe girişiminin ardından Ankara'nın Rusya'dan hava savunma sistemleri satın almaya karar verdiğini anımsatan ve bu adımı 'mantıklı' olarak nitelendiren makale, alternatif ABD sistemlerinin Amerikan uçak ve fuze sistemlerine karşı etkisiz olduğuna dair goruşler bulunduğunu, oysa Rus S-400 sistemlerinin ABD silahlarının yarattığı tehdide karşı dizayn edildiğini belirtti.
' DARBE GİRİŞİMİNİN ARDINDAN RUS SİSTEMLERİ ALMAK MANTIKLI'
Bu kararın ardından ABD ve NATO cephesinden, Turkiye'nin de ortağı olduğu F-35 savaş jetlerinden satın alması konusunda kısıtlamalara gidilebileceği ve S-400'lerin satın alımının tamamlanması halinde Ankara'nın bazı sonuçlarla yuzleşeceğine dair açıklamalar geldiğini hatırlatan yazıda ozetle 'Rus hava savunma sistemi satın almak NATO devletleri arasında gorulmedik bir durum değil. Yunanistan, Rus sistemlerine sahip ancak ABD yapımı jetler kullanıyor' denildi.
' AÇIKÇA HAKARET ANLAMINA GELİYOR'
Makale, YPG'yi PKK ile bağlantılı olarak goren Turkiye'ye rağmen ABD'nin Suriye'de YPG ile birlikte savaştığını, orgutu eğittiğini ve silahlandırdığını anımsatarak şoyle devam etti:
"Turk politikacıların NATO tarafından aşağılanması, ABD'nin bir darbe girişimine dahli, silah satın alımı konusundaki kısıtlamalar ve ABD'nin Turkiye'nin duşmanlarıyla ortaklığı açıkça hakaret anlamına geliyor.
' CUMHURBAŞKANININ KİM OLDUĞU ÖNEMSİZ, NATO GÜVENİLİR DEĞİL'
NATO'nun Turkiye için artık guvenilir bir muttefik olmadığı açık. Bu goruş,
Turkiye cumhurbaşkanlığı makamında kimin oturduğundan bağımsız. Erdoğan'ın
yerinde laik milliyetçi bir figur olsaydı da bu stratejik durum
değişmeyecekti.
Turkiye, NATO'daki ikinci buyuk orduya sahip. 80 milyonluk nufusuyla buyuk bir askeri ve ekonomik guç olarak ortaya çıkıyor. Boğazı dolayısıyla Karadeniz'e erişimi kontrol ediyor. Balkanlar'da olduğu kadar merkez Asya '-istan'ları [Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Turkmenistan, Özbekistan] uzerinde etkiye sahip. Rus gazını Avrupa'ya taşıyacak Turk Akımı da dahil olmak uzere, buyuk enerji hatları için geçiş noktası.
Turkiye'nin NATO'dan ayrılmasının ve Rusya ile bir ittifaka girmesinin onundeki engeller çok az. Rus savaş uçakları en az ABD yapımı F-35'ler kadar iyi. Turkiye'nin ekonomik çıkarları bile Rusya'yla daha uyumlu gibi gorunuyor. Yeniden duzenleme talebinde bulunan sesler Turkiye'de zemin kazanıyor."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.