Özet (TL;DR) @ 2017-11-19 09:35:04.513812: “Poyraz Karayel”de canlandırdığı Zülfikar’la ekran fenomenlerinden biri olan Celil Nalçakan, yine bir Kanal D dizisiyle seyirci karşısına çıkıyor. Nalçakan’ın Hayati adlı başkomiseri canlandırdığı…
◊ K ısa bir aranın ardından "Hayati ve Diğerleri" ile ekrana donuyorsunuz. Neler soylemek istersiniz?
- "Poyraz Karayel" bittikten sonra yazın sinema filmi çektik. O bitince de ufak bir tatile çıktım. Tatildeyken İrfan (Şahin) abi aradı. "Ben okuyunca çok sevdim, senaryoyu sana da bir gostereyim" dedi. Çok sevdim projeyi, o nedenle "Poyraz Karayel"den sonra uzun bir ara verme gereği duymadım. Hemen sete çıktık.
◊ Nas ıl biri Hayati? Sizden dinleyelim.- Hayati çok başarılı ve disiplinli bir başkomiser... Ödulleri, dereceleri, muhtelif kahramanlıkları var. İkircikli diye bir surgun karakolunu adam etmesi için gorevlendiriliyor. Başta bu durumdan hiç memnun değil çunku zor bir karakol... Ama gorev neticede... Ve başına turlu komik olaylar geliyor akabinde. Bir annesi var, onu surekli evlendirmeye çalışıyor. Bir de dayısı var, tatlı su kurnazı, kuçuk çaplı dolandırıcılıklar yapan bir karakter.
◊ Yay ınlanan tanıtımlarda ekibin sıcaklığı hissediliyor... Setteki durum
nedir peki?
- Ekibin bir kısmıyla daha evvelden de tanışıyorduk. Tanışmayanlarla da çabuk kaynaştık. İyi bir ekip olduk. Keyifli bir ortamımız var. Zaten bu da seyirciye geçiyor bir şekilde. Kotusu de, iyisi de geçiyor. Samimiyetimizi anlayacaklarını duşunuyorum.

BE ŞİKTAŞ BÖYLE DEVAM ETSİN BEN MA Ç İZLEMESEM DE OLUR
◊ Oyunculu ğun yanı sıra yazarlık maceranız da devam ediyor. İçinizdeki yazar nasıl ortaya çıktı?- Ben evvelden beri yazıyordum zaten boş zamanlarımda, yaşadığım olayların tezahuru olarak. Candaş Tolga Işık bir gun "Yazsana dergiye" dedi. Bir tane yazı yolladım. "Çok başarılı değil ama onumuzdeki ay daha iyi olur" dedi. Bir baktım, daha iyi daha iyi derken bir seneyi atlatmışız. Devam ediyor hala, 16'ncı aya gireceğim Kafa dergisinde.
◊ Televizyon, sinema, dergi derken kendinize vakit ay ırabiliyor musunuz?
- Kendime vakit ayırdığım zamanlarda uyuyorum (guluyor). Annemi ve babamı gormeye gidiyorum. Onun dışında gerçekten vakit kalmıyor. Bunların hepsi bedenen de ruhen de yorucu şeyler, dolayısıyla bitkin oluyorum. Arzu ettiğim tek şey de uyku oluyor.
◊ Sizin fanatik bir Be şiktaşlı olduğunuzu bilmeyen yok... Maçları istediğiniz gibi takip edebiliyor musunuz?
- Çok uzulerek soyluyorum ki bu sezon hiçbir maça gidemedim. Artık gerek tribun arkadaşlarım gerekse Beşiktaşlı arkadaşlarım sitem etmeye başladı, haklılar da... Ama Beşiktaş'ımız boyle devam etsin, ben maç izlemesem de olur.
◊ Siyah ve beyaz... Bu iki renk sizin i çin vazgeçilmez. Peki, siz hayatı siyah ve beyaz olarak keskin çizgilerle ayırır mısınız?
- Kimsenin hayatının siyah ve beyaz kadar keskin olduğunu duşunmuyorum. İlla ki zaman içinde bir şeyler yaşıyorsunuz bu hayatta. O andaki ofken seni siyah yapıyor. Ama bir sure sonra o ofke geçtiğinde daha mantıklı duşunmeye başlıyor, "asla affetmem" dediğiniz şeyleri bile affediyorsunuz.

HAYVANLARA SAYGI DUYMAYANLARA TAHAMM ÜLÜM YOK
◊ Nelere tahamm ul edemezsiniz?
- Ben saygısızlıktan nefret ediyorum. Çunku ben saygılı olmaya çok ozen gosteriyorum bu hayatta. Sadece kendini duşunup insanlara, hayvanlara, ozluk haklarına saygı duymayanlara tahammulum yok. Sadece onu rahatsız ettiği için bir canlıya zarar verebilecek insanlarla işim olmaz benim.
◊ Sizinle ilgili hi ç bilmediğimiz bir ozelliğinizi bizimle paylaşmanızı
istesek, ne soylersiniz?
- Instagram, Twitter sayesinde her şey ortada ve aleni. O yuzden hiç bilmediğiniz bir ozelliğim yok.
◊ Sosyal medyay ı aktif olarak kullanıyorsunuz...
- Instagram'ı kullanmayı seviyorum ama az evvel bahsettiğim saygı mevzuunda ileriye gidilmediği surece... Çunku eleştiri hepimiz için var ve hepimiz oradan besleniyoruz. Ben de artık 40 yaşına geldim, eleştiri ile hakaret arasındaki farkı gorebiliyorum. Tabii bazen uzuyor ama takip ediyorum.
T İYATROYU ÇOK ÖZLEDİM
◊ Sinema filminiz "Poyraz Karayel: Kuresel Sermaye" 15 Aralık'ta vizyona
girecek. Onun dışında başka projeleriniz var mı?
- Aslında bu sene İstanbul Halk Tiyatrosu'nda yer almayı çok istiyordum.
Zaten o bunyedeyim ama yoğunluktan çok mumkun olmuyor haliyle. "Barut
Fıçısı"nda olacaktım ama olamadı maalesef. "Azizname"yi çok istedim, onda da
olmadı. "Yedi Kocalı Hurmuz"u istedim, aynı şekilde gene katılamadım. Ama
kısmet olursa yazın Cem (Davran) abi ve bir de bir oyuncu arkadaşımızla bir
oyun yapmayı, sezona hazırlamayı duşunuyoruz. Uzun zaman oldu, çok ozledim,
çok istiyorum tiyatro yapmayı.
Sende bir şey var, kalmak ister misin?
◊ Hayat ınızın en buyuk donum noktası neydi?
- Yıllar once "Sıla" dizisine bolum oyuncusu olarak girdim. Dort bolum
oynayacaktım, sonra da olecektim. Sağ olsun Gul (Gul Oğuz) hoca bana "Sende
bir şey var, kalmak ister misin? Bir şeyler oğrenirsin" dedi. Benim donum
noktam o oldu. Gul Hanım bana televizyonda nasıl oynanacağını oğretti.
Minnettarım kendisine...
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.