Özet (TL;DR) @ 2017-11-17T14:55:00.000Z: Eski Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Soçi’deki zirvede Suriye’nin geleceği konusunda somut bir karar çıkmasını beklediğini ifade ederek “Siyasi çözümün nasıl…



Turkiye, Rusya ve İran'ın katılımıyla 22 Kasım Çarşamba gunu duzenlenecek Rusya'nın Soçi kentine 'Suriye' konulu toplantı gerçekleştirilecek. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ev sahipliğinde yapılacak olan toplantıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 10 gun içinde ikinci kez Soçi'yi ziyaret etmiş olacak. Toplantıya İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin de katılması bekleniyor. Zirve oncesi bu hafta sonu uç ulkenin dışişleri bakanları Antalya'da bir araya gelecek ve zirveye hazırlık yapacaklar. Dun bu konuda konuşan Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, "Suriye'de barışı ve istikrarı nasıl geri getirebiliriz, Astana ile Cenevre'yi nasıl entegre edebiliriz, tum bu konuları değerlendirme fırsatımız olacak" demişti.

' RUSYA, İRAN VE TÜRKİYE TEHLİKEYİ GÖRDÜ'

Soçi'de duzenlenecek Suriye konulu liderler zirvesi konusunda Sputnik'e konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Kulunk, "Soçi'de son derece pozitif bir toplantı olacak. Çunku dunyadaki kirli oyunu bozabilme kabiliyetine sahip olan uç devletten bahsediyoruz. Dunyadaki kirli oyun ne; 20. yuzyılın başından itibaren 'ulus-devletleştirme' başlığı altında bol, parçala ve teslim al. Dolayısıyla milli devletler 20. yuzyılın başından bu yana en ciddi tehlikeyle karşı karşıyalar. Bu, insanlığın vicdanını da yaralayan, eşitsizliğin, adaletsizliğin, kanın, gozyaşının adresi olan emperyalizmin bu kirli oyununu bozabilme kabiliyetine sahip uç stratejik devletten bahsediyoruz. Dolayısıyla şu çok onemli; bu oyunun fark edilmesi son derece değerli. Oyunun fark edildiği yerde oyunu bozmada da muttefik iseniz gerisi kolay hale gelecektir. Gorunen o ki Rusya, İran ve Turkiye bu tehlikeyi gorerek kendi milli devletlerini guçlu kılmak ve devlet bekalarını surdurmek noktasında bir kararlılık ortaya koyuyorlar" dedi.

' SURİYE'DEKİ ACININ MÜSEBBİBİNİN ESAD OLDUĞUNU UNUTMAK MÜMKÜN DEĞİL'

Meselenin sadece Suriye'yle sınırlı olmadığını ifade eden Kulunk, şoyle konuştu:
"Burada konuşulacak olan arka plan aslında Ortadoğu'nun, yani bizim coğrafyamızın paramparça edilmesinin onune geçmeyi konuşuyoruz. Yani bir anlamda Suudi Arabistan'ın Korfez'in, Akdeniz'in yaşayabileceği tehlikelerden uzak durabilmesi için bu uç guçlu devletin bir arada durmasının gelecek açısından onemini konuşuyoruz. Tabii ki burada şuna dikkat etmeliyiz; Suriye'de altı yıldır suren bir acı var ve bu acının musebbibi olan Esad var. Esad'ın varlığı surduğu muddetçe Suriye'de 10 milyona yakın Suriyeli'nin goçe zorlandığı, yerinden yurdundan edildiği, yuz binlerce insanın Esad'ın bombaları altında canını verdiği bir altı yılı da unutmak mumkun değil. İnanıyorum ki Suriye çok hızlı bir şekilde kendi butunluğu içerisinde demokratik bir devlet olma noktasında adım atacaktır."

' TERÖR İNSANLIĞIN DÜŞMANIDIR' TEMELİNDE İTTİFAK EDİLİRSE SURİYE ABD'NİN İKİNCİ VİETNAM'I OLACAKTIR'

Kulunk, yaşanılanın kolay bir sureç olmadığını vurgularken "Kolay olmamasının sebeplerinden biri de terorun, emperyalizmin aparatı olmasıdır. Yani teror orgutleri ulkeler arasında boluşturulmuş, ve de iyi teroristler-kotu teroristler olarak ayrılmıştır. Oysa teror adı uzerinde insanlığın duşmanıdır, dolayısıyla huzur ve barış duşmanıdır, o halde teroristin iyisi kotusu olmaz. Terorist komple insanlık duşmanıdır. Bu temelde eğer ittifak edilirse goreceksiniz ki Suriye, ABD'nin ikinci Vietnam'ı olacaktır. Çunku ABD, bolge halkları nezdinde butun kredisini kaybetmiştir" dedi.

' İNANIYORUM Kİ RUSYA VE İRAN TÜRKİYE'NİN STRATEJİK ROLÜNÜN FARKINDA OLACAKLARDIR'

Kulunk, "Ancak burada en stratejik ulke Turkiye'dir. Dolayısıyla Rusya ve İran şunu iyi bilmelidir; tarihsel olarak birbirleriyle kavga ettiklerinde insanlığın ciddi tehlike altına girdiğini unutmamalılar, ve İran ve Rusya butun bu sureç yonetiminde inanıyorum ki Turkiye'nin stratejik rolunun farkında olarak hareket edecek ve ABD'nin ve onunla işbirliği yapan guçlerin Ortadoğu'daki oyununu bozacaklardır. Bu oyun bozulduğu zaman ortaya tekrar guven ve huzur çıkacaktır" diye konuştu.

**' HEM ABD, HEM ESAD SAVAŞ SUÇLARI MAHKEMESİNDE YARGILANMALI'

Kulunk, BBC'nin bu hafta yayımladığı haberde yer alan IŞİD militanlarının ABD'nin bilgisiyle PYD'lilerin gozetiminde Rakka'dan tahliye edilmesi goruntuleri konusunda da "ABD suçustu yakalanmıştır. Rakka'daki DAEŞ teror orgutu mensuplarının ABD'nin gozetiminde guvenlikli bir şekilde Rakka'dan PYD'nin kontrolu altında yani el ele, kol kola çıkmasının sonucu şu olmalıdır; ABD, bağımsız, uluslararası savaş suçları mahkemesinde terore destek vermekten yargılanmak zorundadır. Ancak şunu da unutmayalım; Esad'ın da altı yıl boyunca Suriye halkına yonelik kimyasal silah, varil bombaları, yani Suriye halkını yok etmeye yonelik tum işlediği suçlar da savaş suçları mahkemesinde bağımsızca yargılanmak zorundadır. Altı yılı gormezden gelmemiz mumkun değil. Binlerce Suriyeli çocuk yetim kaldı, binlerce Suriyeli çocuk da uluslararası çocuk kaçakçılarının eline duştu. Bu Suriyeli çocuklar gelecekte nerede bizim annemiz, babamız diyecekler. Bunu da unutmamak zorundayız. Yani Suriye'de teror çift başlı bir terordur; bir yandan Suriye'nin başındaki Esad'ın teroru, diğer yandan da DAEŞ'in ve PKK'nın teroru" diye konuştu.

**

Sputnik

'SİYASİ ÇÖZÜMÜN NASIL OLMASI GEREKTİĞİ TARTIŞILACAK'**

Soçi'deki Suriye zirvesi konusunda Sputnik'e değerlendirmelerde bulunan emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin de "Turkiye, Rusya ve İran uçlu Suriye toplantısının çok onemlidir, burada siyasi çozumun nasıl olması gerektiği tartışılacak. Kim nereyi kontrol edecek, Suriye'nin kuzeyindeki durum ne olacak, Afrin nasıl kontrol altına alınacak, Turkiye'nin, Suriye'nin kuzeyindeki Kurt oluşumuyla ilgili sorunu var. Tum bunların çozulmesi gerekiyor" dedi.

' ÖNEMLİ KARARLAR ALINACAK'

Suriye'de çozumun kolay olmayacağını ifade eden Pekin, "Baktığımızda onemli konuların, hem Suriye'nin kuzeyindeki Kurt oluşumunun, hem Turkiye'nin İdlip harekatının, hem Şam'ın guneyinde ABD, Rusya ve Ürdun'un birlikte oluşturduğu Suriye ile Golan tepeleri arasında oluşturulan çatışmasızlık bolgesi var. Bu da dahil olmak uzere onemli kararların alınacağını duşunuyorum" dedi.

' ÜÇ ÜLKENİN GÖRÜŞ AYRILIKLARI UZLAŞTIRILAMAZSA CENEVRE'YE GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE GİDİLEMEZ'

Üç ulkenin de Suriye konusunda halen goruş ayrılıklarının bulunduğunu ifade eden Pekin, "PYD konusunda goruş ayrılıkları var, İran'ın bolgedeki etkisi konusunda goruş ayrılıkları var; butun bunların uzlaştırılması gerekiyor. Eğer uzlaştırılamazlarsa Cenevre'deki toplantıda zayıf durumda kalırız. Butun bunları uzlaştırıp Cenevre'deki toplantıya guçlu bir şekilde siyasi çozum taraftarı bir şekilde gidilirse onemli" dedi.

' TÜRKİYE 'ESAD GİTMELİ' POLİTİKASINDAN VAZGEÇMELİ, BÖYLECE ELİ DAHA GÜÇLÜ OLUR'

Turkiye'nin 'Esad gitmeli' politikasından da vazgeçmesi gerektiğini ifade eden Pekin, sozlerini şoyle surdurdu:
"Ben, o toplantıdan evvel artık Sayın Cumhurbaşkanı'nın ve Turkiye'nin Esad'la ilgili duşmanlığı bırakıp Esad'ın da bu iş içine dahil etmesi gerektiğini duşunuyorum. Bunun mutlaka yapılması lazım. Bu yapılırsa; Turkiye, Rusya, İran ve Suriye çok daha guçlu bir şekilde Cenevre toplantılarına gider ve orada PYD oluşumu konusunu ve Suriye'nin butunluğunu sağlayacak konularda elleri çok daha guçlu olur diye duşunuyorum. Bunu yapmamız lazım, bunu yapmazsak zaman aleyhimize işliyor. Vietnam'daki toplantıya ve goruşmelere baktığımız zaman Esadsız bir çozum uzerinde durulmuyor. En azından geçiş donemi için, belli bir donem için Esad'la birlikte bir çozumu duşunmek gerekiyor. Turkiye bunu bir şekilde bırakmalı. Sadece 'Esad gitmeli' goruşuyle giderse bu işin ustesinden gelemez diye duşunuyorum."

Pekin, Soçi'deki zirveden Suriye'de çozum için somut bir şey çıkmasını beklediğini ifade ederek "Çunku olaylar artık çok farklı bir aşamaya geldi. ABD, bir taraftan İran'ı çevrelemeye çalışıyor, diğer yandan PKK'yı, PYD'yi kullanıyor. Mutlaka bir şey çıkması lazım. Siyasi çozumun nasıl olması gerektiği ve Cenevre'ye ortak bir projeyle gidileceği konusunda bir şeyler çıkacağını duşunuyorum" dedi.

' TÜRKİYE, AFRİN KONUSUNDA SİLAHLI MÜDAHALE OLMAKSIZIN ANLAŞMA YAPABİLİR'

Pekin, bir suredir gundemde olan Turkiye'nin Afrin'e duzenleyebileceği operasyonla ilgili de "Turkiye, Tel Rıfat bolgesini ele geçirip Afrin ile İdlip arasında bir irtibat kurmaya çalışıyor. Fakat araya Suriye guçleri girmiş vaziyette, bu ancak anlaşmayla yapılabilir. Turkiye o bolgeyi ele geçirebilir. Yoksa Turkiye Afrin'i gidip tamamen ele geçirmek istemiyor, Tel Rıfat bolgesini ele geçirme konusu var. Bu işin illa silahlı olması da şart değil, silah atılmadan siyasi anlaşma da yapılabilir. Çunku Afrin ile İdlip arasına Halep'ten gelen Suriye guçleri girdi. Onlar çekilip o bolgeyi Turkiye'ye bırakırlar, bu mesele kendiliğinden hallolur. Tabii şoyle bir şey var, Turkiye burada kontrolu sağladıktan sonra PYD artık Afrin'de at oynatamaz, işin gerçeği bu" dedi.

' RUSYA'NIN PYD POLİTİKASI TÜRKİYE'NİN ÇIKARLARINA AYKIRI DEĞİL'

Pekin, Rusya'da duzenleneceği açıklanan Suriye Ulusal Mutabakat Toplantısı'na PYD'nin davet edilmesiyle ilgili de "Rusya, Kurt kartını ABD'ye bırakmak istemiyor. Çunku Rusya'nın hesabı, Suriye'nin bir butun olarak kalması. Tabii bu butunluk nasıl olacak, onu bilmiyorum, ama Rusya, Suriye'nin parçalanmamasını istiyor ve Irak'ta olduğu gibi Kurtlerin guçlu bir ozerklikle ABD'nin gudumune girmesini istemiyor. Onun için bolgedeki hem Bedevi aşiretleriyle, hem Kurt aşiretleriyle toplantılar yapıyor Ruslar. O toplantıda mumkun olduğu kadar bunları PYD'den ayırmak istiyorlar. Rusya'nın PYD'yi Rusya'daki toplantıya çağırmasının sebebi de budur. Onlarla irtibatı kesmek istemiyor, çunku irtibatı keserseniz onları tamamen ABD'nin eline bırakırsınız. Bu bakımdan Rusya'nın politikası bizim açımızdan çok daha uygun. O da bizim kara kaşımız, kara gozumuz için yapmıyor, çunku Turkiye'de bir iç çatışma yaşanması Rusya'nın da işine gelmiyor. Çunku o bolgedeki insanlar Kafkaslar'a gitmek suretiyle Rusya içindeki Musluman cumhuriyetlerde teror estirebilirler. Rusya bunu da onlemeye çalışıyor. Turkiye'nin de bunu iyi kullanması lazım. Turkiye, Rusya için çok onemli, Turkiye'de iç çatışma yaşanmaması lazım, boyle bir çatışma yaşanırsa bunun Rusya'ya geleceğini, sorunlar çıkartacağını duşunuyorlar" diye konuştu.