Özet (TL;DR) @ 2017-11-17 09:39:17.275461: 20 yıl önce hayatımızda bile olmayan cep telefonlarından bugün vazgeçemez hale geldik. Peki ne buluyoruz bu telefonlarda? Bu kadar ilgi sadece çığır açan tasarımlar veya birkaç inç daha büyüyen…



1) Geni şletilmiş oznenin bir parçası

İnsan yavrusu ilk doğduğundan yaklaşık 2 yaşına kadar kendini bakıcısıyla bir zanneder. İkisi aynı beden gibi, annenin memesi kendi memesi, kolu kendi koludur. Zamanla bu geniş ben bakıcıdan nesnelere doğru hareket eder. Örneğin kuçuk çocukların uyku oyuncakları buna iyi bir ornektir.

20'nci yuzyılın onde gelen isimlerinden Amerikalı psikolog William James, genişletilmiş ozneyle alakalı ilk argumanı ortaya koydu. James, "Psikolojinin Prensipleri"nde, benliği bir insanın yalnızca bedeni ve ruhsal guçleri değil çamaşırları ve evi, karısı ve çocukları, "benim" diyebileceği her şeyin toplamı olarak tanımladı.

Açıklandığı gibi para veya başka bir kıymetli nesneyi içerebilen bu genişletilmiş oznenin sahip olduğu şeylerden birini kaybetmesi buyuk bir kayıp hissine yol açabilir. Örneğin, erken çocukluk doneminde kullanılan uyku oyuncağının kaybedilmesi evde buyuk kriz sebebi olabilir, çocuk buyuk tepkiler verebilir.

Tartışmalı olarak, telefonlar da benzer bir rol oynamaktadır. Telefonumuzu duşursek veya bulamasak ani bir kaygı hissetmek çoğu insan için nadir değildir. Benim tecrubelerime gore, birçok kişi aynı şekilde duşunuyor. Bu çoğumuzun cihazlarımızı ne sıklıkta kontrol ettiğimize de yansıyor.

Psikolog Larry Rosen ve California State Üniversitesi'ndeki meslektaşları, 1980'li ve 1990'lı yıllarda doğan bireylerin yuzde 51'inde cihazları ile 15 dakikadan fazla bir sure boyunca ayrı kaldıklarında orta dereceden yuksek kaygı duzeyine ulaşıldığını tespit ettiler.

İlginçtir, 1965 ile 1979 yılları arasında doğanlar için bu durum yuzde 42'ye duşuyor. Bunun temel nedeni, bu yaş grubundakilerin elde taşınan teknolojilerin hayatımıza yalnızca giriş yapmaya başlamış olduğu bir donemde ortaya çıkmalarıdır. Bu grup için, telefonlar yalnızca geç gençler veya genç yetişkinler olarak uzatılmış ozlerinin parçası haline geldi.

Bir psikolog neden cep telefonlarına aşık olduğumuzu 3 maddede
açıklıyor

2)   Ba ğımlı ilişkileri hatırlayın

Sadece genişletilmiş ozne olarak değil, akıllı telefonlar, içindeki oyunlar, uygulamalar ve bildirimlerle kendi benlik duygumuzu hissetmemizde bir araç haline gelmiştir.

Bakın nasıl:

Psikodinamik teori çerçevesinde, bu cihazlarla olan ilişkimizin, yetiştiğimiz ortamın dinamiklerini yansıttığını iddia ediyorum. İngiliz psikiyatrları Donald W. Winnicott'ın yazdığı gibi bu ortam dokunuş etrafında şekillenir ve en onemli işlevi bebeğin neye ihtiyacının olduğunun anlaşılmasına yonelik keskin bir farkındalığın olması, goz teması kurulması ve surdurulmesidir.

Aynı şekilde, yetişkinler olarak, telefonlarımızı kullanarak dokunarak ve aidiyet duyarak bu deneyime devam ediyoruz. Teknoloji, benliğin kendisini tatmin edebileceği, oynayabileceği ve yaşayabileceği bir alan oluşturur; daha once anne tarafından sağlanan bir alan.

Telefonlarımızı tuttuğumuzda, ister çocukluğumuzdan, ister yetişkinlik hayatımız olsun, bize yakınlık anılarımızı hatırlatıyor. Bağımlılıkta "yuksek" rol oynayan beyin kimyasalı dopamin ve aşk hormonu oksitosin patlama yapıyor. Bu kimyasallar ayrıca aidiyet ve bağlanma duygusu yaratır.

Telefonumuzu elinde tutmak, ebeveynin çocuğuna sevgiyle baktığı zaman ya da iki sevgili birbirinizin gozlerine baktığında olduğu gibi aynı etkiye sahiptir.

Bir psikolog neden cep telefonlarına aşık olduğumuzu 3 maddede
açıklıyor

3)   Ü retmek ve uretmek zorunda hissetmek.

Antropolog Michael Taussig, daha iyi ya da farklı bir ben olmaya çalıştığımız halde "kopyalama, taklit etme, model yapma, fark yaratmanın" ikinci doğamızda olduğunu hatırlatıyor.

Telefonlar bunu yapmamızda bize yardımcı olur. Fotoğraf çeker, resimlerde değişiklik yapar, tartışmalara katılır, bir laf yazar ve başkalarına ulaşırız. Geçmiş ve gelecekle ilgili mesaj atarak, bir konuşmayı birlikte oreriz. İnternet araştırmalarıyla bilgelikten yoksun olsak bile bilgili oluruz.

Akıllı telefonların şu anda tum internet kullanımının yuzde 46'sını oluşturduğu surpriz olmamalı. Bu oranın, 2021 yılına kadar yuzde 75'e ulaşması bekleniyor.