Özet (TL;DR) @ 2017-11-17T08:41:52.000Z: İstanbul'da boşanan 552 çift üzerinde yapılan bir araştırma, davaların yüzde 71'inin kadın tarafından açıldığını ortaya koydu.
İstanbul Gaziosmanpaşa Adliyesi'nde karara bağlanan 552 boşanma dosyasının incelenmesinde, davaların yuzde 71'inin kadınlar tarafından açıldığı, gerekçe olarak da en fazla geçimsizlik ve ilgisizliğin gosterildiği ortaya çıktı.
Gaziosmanpaşa Adliyesi'nde aile mahkemelerinde psikolog olarak gorev yapan Gozde Kaşıkçı Kaba, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitusu'nde hazırladığı yuksek lisans tezinde, boşanma davalarını ele aldı.
Kaba'nın, Gaziosmanpaşa Adliyesi'nde karara bağlanan 552 boşanma davası dosyasını incelemesi sonucunda, boşanmaların yuzde 33,7'sinin evliliğin 1 ile 5'inci yıl, yuzde 20,7'sinin 6 ile10'uncu, yuzde 18,8'inin 11 ile 20'nci yıl arasında, yuzde 26,8'inin de 21 yıl ve uzerinde gerçekleştiği goruldu.
Y ÜZDE 75'İ ANLAŞMALI
Bu davalardan yuzde 74,6'lık kısmının anlaşmalı, yuzde 15,4'unun erkeğin kusuru, yuzde 3,6'sının eşit kusur, yuzde 3,1'inin kadının kusuru, yuzde 1,6'sının kadının hafif ve erkeğin ağır kusuru, yuzde 0,7'sinin kadının ağır ve erkeğin hafif kusuru, yuzde 0,5'inin fiili ayrılık, yuzde 0,2'sinin de akıl hastalığı yuzunden boşanmayla sonuçlandığı belirlendi.
Boşanma davalarının yuzde 71'inin kadınlar tarafından açıldığı, boşanma gerekçesi olarak en fazla geçimsizlik ve ilgisizliğin gosterildiği ortaya çıktı. Gerekçeli kararlarda boşanmaların, yuzde 13,9'unun kadının ilgisizliği, yuzde 73,9'unun erkeğin ilgisizliği, yuzde 2,2'sinin de karşılıklı ilgisizlikten kaynaklandığı belirlendi.
Y ÜZDE 26'SI ÇOCUKSUZ
Bahse konu davalarda boşanan çiftlerin yuzde 26,4'unun muşterek çocuğunun olmadığı, yuzde 33,7'sinin 1, yuzde 24,8'inin 2, yuzde 10,5'inin 3, yuzde 4,6'sının 4 ve daha fazla çocuğu olduğu tespit edildi.
Dava dilekçelerinde gosterilen boşanma nedenleri arasında yuzde 37,5'lik oranla geçimsizlik ilk sırada yer aldı. Bunu, yuzde 19,6 ile ilgisizlik, yuzde 14,5 ile hakaret, yuzde 12,1 ile sadakatsizlik, yuzde 6,5 ile aile etkisi ve baskısı, yuzde 3,5 ile ayrı yaşam, yuzde 2,9 ile eşe şiddet, yuzde 2,4 ile alkol veya kumar, yuzde 1 ile çocuğa şiddet izledi.
K ÜÇÜK YAŞTAKİ EVLİLİK ŞİDDETİ ARTIRIYOR
İncelemede, dava dosyalarında yer alan kadına yonelik şiddet olayları da ele alındı. Şiddetin, kadının yaşı duştukçe arttığı goruldu. Buna gore, kadına yonelik şiddet, 17 yaş altı evliliklerde yuzde 24,2, 18 yaş altı evliliklerde yuzde 23,8, 18-30 yaş arası evliliklerde yuzde 17,1, 31-47 yaş arası evliliklerde yuzde 9,8 olarak tespit edildi. Bu sonuçlara gore, kadının evlenme yaşı arttıkça şiddet oranının azaldığı goruldu.
Hakaret nedeniyle verilen gerekçeli boşanma kararlarının yuzde 68,8'inde erkeğin, yuzde 8,9'unda kadının kusurlu olduğu, yuzde 22,3'unde ise karşılıklı hakaret oluştuğu belirlendi.
Eşe şiddet nedeniyle verilen gerekçeli boşanma kararlarının yuzde 92,6'sında erkeğin, yuzde 2,9'unda kadının kusurlu olduğu, yuzde 4,4'unde de karşılıklı şiddet oluştuğu tespit edildi. Sadakatsizlik nedeniyle verilen gerekçeli boşanma kararlarının yuzde 58,6'sında erkeğin, 37,9'unda kadının kusurlu odluğu, yuzde 3,4'unde karşılıklı sadakatsizlik oluştuğu goruldu.
ALKOL VE KUMARDA SU ÇLU ERKEK
Alkol veya kumar nedeniyle verilen gerekçeli boşanma kararlarında ise kusurlu olan tarafın yuzde 95 ile erkek, yuzde 5 ile kadın olduğu ortaya çıktı.Tez çalışmasının sahibi Gozde Kaşıkçı Kaba, dava dosyalarındaki incelemesi sonucunda ortaya çıkan verilerin, Başbakanlık Kadının Statusu Genel Mudurluğu, TÜİK ve sivil toplum orgutleri tarafından yapılan benzer araştırmalarda ortaya çıkan sonuçlarla benzerlik gosterdiğini soyledi.
Ç OCUK AİLEYİ KORUYOR
Evlilik ve boşanma literaturleri incelendiğinde, evlilik birliği içerisinde çocuk sahibi olmanın çiftlerin boşanma kararları uzerinde etkisi olup olmadığına dair farklı goruşlerin bulunduğunu ifade eden Kaba, Turkiye'de boşanmaların yaklaşık yarısına yakınının çocuksuz ailelerde meydana geldiğini, bu istatistik goz onune alındığında, çocuk varlığının, aileyi koruyan onemli bir faktor olduğunu anlattı.
" BİREY KOLAY VAZGEÇEBİLİYOR"
İstanbul Üniversitesi (İÜ) Adli Tıp Enstitusu Sosyal Bilimler Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdinç Özturk, eski donemlerdeki insanlar daha çok içeriden ve kendi iç dunyası tarafından yonetilirken, teknolojinin gelişmesiyle şu anda net olarak dışarıdan yonetilen bir insan konumuna geldiğini ifade ederek, "Bunun sonucunda birey eskisinden çok daha fazla hak iddia edici, teşhirci, pazarlıkçı ve politik bir konuma geldi.
Politik bir konuma gelmesi bireydeki pek çok şeyi değiştirdi. Bu değişimlerden en onemlilerinden bir tanesi kolay terk edilebilme ve kolay vazgeçebilme şeklinde oluşmaya başladı" dedi.
Özturk, gunumuzde bireylerin çok kolay bir şekilde artık eşini, mesleğini, dini inancını, etik değerlerini, değiştirebilir konuma geldiğini, bunun sonucunda da metropol insanının tanımlanmış olduğunu anlattı. Aile ve çocuk kavramının gunumuzde nasıl algılandığının da onemli olduğunu aktaran Özturk, şunları kaydetti:
"Bu bağlamda duşunduğumuz zaman aslında bireylerin evlenirken de ayrılırken de partner veya sevgili bulurken de en çok ona pusulalık yapan konu, çocuk yetiştirme stilleri. Eğer ebeveynler iyi çocuk yetiştirmeye sahipse o nesiller çok daha iyi bir şekilde yuva kurabiliyorlar ve ilişkilerini surdurebiliyorlar. Yine boşanma konularına baktığımız zaman net bir şekilde goruyoruz ki boşanan pek çok ailenin, kendi ailelerinde çok ciddi psikolojik sıkıntıların olduğunu, daha ziyade anne ve babalar ne kadar iyi niyetli olurlarsa olsunlar aslında yanlış çocuk yetiştirme stillerine sahip oldukları net olarak ortada. Özellikle benim kendi kanaatime gore, iyi nesiller yetiştirmek ve iyi evlilikler yapılmasını istiyorsak, en çok dikkat edilmesi gereken konu, iyi bir çocuk yetiştirme stiline sahip olmamız."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.