Özet (TL;DR) @ 2017-11-14T18:23:17.000Z: Türkiye'nin Afrin'deki YPG yapılanmasına yönelik operasyon gerçekleştirme niyeti, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Rusya Lideri Putin'in görüşmesindeki ana maddelerden birini oluşturdu. Uzmanlar, böyle bir…



Turkiye'nin Afrin'deki YPG yapılanmasına yonelik operasyon gerçekleştirme niyeti, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Rusya Lideri Putin'in goruşmesindeki ana maddelerden birini oluşturdu. Uzmanlar, boyle bir operasyonun olası etkilerini, ne kadar mumkun ve nelere bağlı olduğunu Sputnik'e değerlendirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Turkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya'nın Soçi kentinde son bir yıl içerisinde altıncı kez bir araya geldi. Turkiye, Rusya ve İran'ın onculuğundeki Astana barış goruşmelerinin, Suriye'deki çatışmasızlığın kalıcı hale getirilmesi hususunda somut sonuçlar vermekte olduğu bir donemde gerçekleşmesi itibarıyla buyuk onem arz eden goruşmenin ana konuları; ortak enerji projeleri, ticari ilişkiler ve S-400 hava savunma sistemi anlaşması ve İdlib surecine ilişkin yol haritasının yanısıra Afrin'e donuk olası adımlar oldu.

Turkiye'nin 'PKK ile bağlantılı olduğu' gerekçesiyle guvenliğine tehdit olarak gorduğu YPG'yi de kapsayan DSG'nin Kuzey Suriye'de bulunan Afrin kentinden çıkarılmasına donuk onceliği goz onunde bulundurulduğunda, Afrin'e yonelik olası bir operasyona ilişkin istişareler buyuk onem arz ediyor. Peki Turkiye, Afrin'e yonelik mudahale gerçekleştirir mi? Operasyonun gerçekleşebilmesi nelere bağlı? Afrin'e yonelik olası bir operasyonunun hem bolgeye hem de YPG'ye silah desteği veren ve orgutle Suriye'de iş birliği içinde olan ABD ile Turkiye'nin ikili ilişkilerine nasıl etki eder?

(C) AA/

' TÜRKİYE FIRAT KALKANI HAREKATI'NDAKİ DENKLEMİ KURMAYA ÇALIŞIYOR'

****Konuyu Sputnik 'e değerlendiren isimlerden ilki Yıldız Teknik Üniversitesi oğretim uyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Okur oldu. Turkiye'nin guvenliğine yonelik tehdit algısı sebebiyle Suriye'nin kuzeyindeki YPG yapılanmasına karşı harekete geçmek konusunda kararlılığına işaret eden Okur "Turkiye'nin bu bolgeden çok ciddi bir tehdit algıladığı ortada. Suriye'de onumuzdeki donemin takvimine bakıldığında da Turkiye'nin algıladığı tehdidi bertaraf etmek için zamanı kısalıyor. Afrin'e yonelik olası bir harekata yonelik çok ust duzey hazırlık halinde olduğuna işaret eden haberler var. Turkiye, İdlib operasyonu sırasında da bu yonde hazırlıklarını tahkim etti. Tam da bu noktada Turkiye'nin tercihi diğer aktorlerle de mutabakata varmak. Putin-Erdoğan goruşmesi bu açıdan onemliydi. Turkiye, Fırat Kalkanı Harekatı'nda sağlanan diplomatik denklemi yeniden kurmaya çalışıyor" dedi. Turkiye'nin Rusya'dan bu bağlamda onemli beklentileri olduğunu soyleyen Okur şoyle devam etti:

"Ancak Turkiye, Fırat Kalkanı Harekatı sırasında yakaladığı bu ortak anlayışı, surecin PKK'ya donuk kısmında maalesef goremedi. Bunun sonucundaysa bizler Menbiç'te sorunlar tukenmediğine, orada yaşayanların PKK'nın varlığından rahatsız olduğuna ve zorla askere alınmaya karşı nasıl direnmek zorunda kaldığına tanıklık ediyoruz. Bu noktada Turkiye Rusya'dan Afrin'le ilgili olarak Menbiç tutumundan farklı bir tutum bekliyor. Astana surecinin parçası olan ve Suriye'nin butunluğunu gozeten bir tutum içerisinde olan Turkiye, Afrin operasyonunun da Suriye'nin butunluğu vizyonunun bir parçası olduğunun Rusya tarafından da kabullenilmesini bekliyor. Rusya'dan beklenilen boyle bir destek gelirse operasyon kolaylaşır."

' ABD, PYD'YE YÖNELİK TAKTİKSEL DEDİĞİ DESTEĞİ KESMEK İÇİN NEYİ BEKLİYOR!'

****ABD 'nin Turkiye'nin PKK'nın uzantısı olarak gorduğu PYD'ye yonelik 'taktiksel destek verdiği' yonundeki soylemlerinin Ankara nezdinde bir inandırıcılığı olmadığına işaret eden Okur "Suriye'nin, uluslararası toplumun ortak tehdit kabul ettiği DAEŞ (IŞİD) unsurlarından buyuk olçude temizlendiğini goruyoruz. Tam bu noktada, Turkiye Suriye'deki dengelerin (bu şekliyle) kalıcı olmasına karşı çıkıyor. Çunku Kandil'den gonderilen PKK militanlarının orgutlediği bir yapı Suriye'nin yuzde 25'ini (fiilen) kontrol ediyor ve Turkiye de bu durumu kabul etmeyerek DAEŞ'ten neredeyse tamamen temizlenen Suriye'de ABD'nin neden hala PYD'ye destek verdiğini sorguluyor" dedi.

ABD ve PYD'nin suren iş birliğinin taktikselliğin otesinde çeşitli olası senaryolarla açıklanabileceğine işaret eden Okur "Suren bu destek, akıllara Suriye'nin yeni çatışmalara tanıklık etme ihtimalini getiriyor. Bunlardan en olası olanı, Suriye'de bulunan İran destekli orgutlere karşı olası bir hamle. Zira İsrail'in İran uzantılı orgutlerin Suriye'den çıkmasını beklediği goz onunde bulundurulduğunda ABD'nin surece dahil olup olmayacağı onemli bir soru işareti. Eğer çeşitli olasılıklar dahilinde yeni bir çatışma gundemde değilse; ABD PYD'ye olan desteğini derhal kesmeli. Bu şartlar altında kesmezse de Turkiye-ABD ilişkileri daha fazla gerilime tanıklık eder" diye konuştu.

(C) REUTERS/

' ÇARE ESAD'LA DİYALOG VE YENİ BİR SADABAT PAKTI'

Sputnik'e konuşan bir diğer isim ise Strateji Uzmanı Naim Baburoğlu oldu. Baburoğlu'na gore Afrin başta olmak uzere Suriye'nin kuzeyindeki "teror" yapılanmalarına karşı Turkiye'nin yapması gereken Esad yonetimi, İran ve Irak'la doğrudan işbirliği içerisine girmek.

Turkiye'nin bekasına yonelik tehditlerin bolgesel mutabakat yoluyla bertaraf edilebileceğine işaret eden Baburoğlu "Turkiye hiç bir komplekse kapılmadan Esad'la doğrudan iş birliğine girmeli ve Suriye rejimiyle YPG konusunda anlaşma sağlamalı. Çunku Turkiye, Suriye ve İran'la doğrudan mutabakat sağlanırsa o zaman sonuç alınabilir- ki Turkiye'nin yapacağı en akıllıca stratejik hamle de bu olur. Kanaatimce, Suriye'deki YPG tehdidi ancak Kuzey Irak'ta Irak ve Turk ordularının birlikte yaptıkları tatbikata benzer bir iş birliğinin Suriye rejimiyle tesis edilmesi suretiyle bertaraf edilir" dedi.

Turkiye'ye yonelik tehdidin yalnızca Afrin'deki 'PKK/YPG oluşumuyla ilgili olmadığına' işaret eden Baburoğlu "Menbiç ve Fırat'ın doğusunda 600 kilometrelik bir PKK/YPG oluşumu soz konusu. Yine, Irak sınırı ve Fırat arasında PKK'nın kolu olan YPG var. Turkiye yalnızca Rusya'yla anlaşıp Afrin'deki YPG tehdidini bertaraf etse bile diğer kısımlardaki tehdit için İran, Irak ve Suriye rejimi acil işbirliği tesis etmeli. Turkiye, Suriye'de 2015 yılına kadar ABD'yi destekleyerek çok buyuk bir hata yaptı ve 2015'te yanlışından donduğunde başta Afrin ve Menbiç olmak uzere çeşitli bolgeler çoktan YPG tarafından ele geçirilmişti. Her ne kadar geç kalınmış olsa da; Turkiye ulusal çıkarları ve guvenliği için İran, Irak ve Suriye'yle birlikte Sadabat Paktı'na benzer bir pakt kurmalı" ifadelerini kullandı.

(C) REUTERS/ Ako Rasheed

YAKIN GELECEKTE AFR İN OPERASYONU GERÇEKLEŞEBİLİR Mİ?

Yakın gelecekte Afrin'e yonelik bir operasyonu olası gormediğini ifade eden Baburoğlu "Rusya Suriye'deki iç savaş tamamen bitene kadar boyle bir operasyona onay vermeyecektir. Rusya'nın operasyona onay verdiği bir doneme girildiğindeyse, bu sefer Turkiye'nin onunde Suriye'den çekilmeye niyeti olmayan ABD engeli çıkacak. ABD bu saatten sonra ne Suriye'den çekilir ne de YPG konusundaki tutumunda değişikliğe gider. Çunku ABD, 100 bin kişilik duzenli YPG ordusu oluşturmak suretiyle Suriye'de federe ve ozerk bir yapı gerçekleştirmek peşinde" dedi.

Turkiye-ABD ilişkilerinin Cumhuriyet tarihinin en kotu seviyesinde olduğuna işaret eden Baburoğlu "Washington'ın YPG konusundaki tutumunda herhangi bir değişiklik olmayacağı da goz onunde bulundurulduğunda bu ilişkiler daha da kotuye gidecektir" diye ekledi.