Özet (TL;DR) @ 2017-11-14T13:23:22.000Z: CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ''Eğer Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları olmasa bizim minarelerimizde 5 vakit ezan okunur muydu?'' diye sordu. İktidarı eleştiren Kılıçdaroğlu ''Sen Atatürkçü…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, konuşmasında, Irak ve İran sınırında yaşanan depremi hatırlatarak, iki ulkeye geçmiş olsun ve başsağlığı dileklerini iletti. Turkiye'nin depremin ne kadar acı olduğunu bildiğini aktaran Kılıçdaroğlu, CHP'li belediyelerin de Turk Kızılayı ile iş birliği içinde bolgeye yardımlar gonderdiğini bildirdi. Kılıçdaroğlu, dun akşam Antalya'nın Finike, Kumluca, Demre ve Kaş ilçelerinde yaşanan şiddetli yağış, dolu ve hortumun çiftçilere buyuk olçude zarar verdiğini belirterek, hukumetin bir an once bu bolgeye el atmasını ve zararların karşılanmasını beklediklerini soyledi. Her bireyin ve her ailenin olduğu gibi her ulkenin de değerleri bulunduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, şoyle konuştu:"Bugunlerde Gazi Mustafa Kemal Ataturk'e yonelik bir sevgi dalgası var. Bu bizi son derece memnun ediyor. Çunku Ataturk hepimizin ortak değeri. A partisinin B partisinin değil, 80 milyonun ortak değeridir. Ortak değerlerimize nasıl sahip çıkıyorsak, bu ulkenin kurtuluşunda emek harcayan, her alanda Turkiye'nin çağdaşlaşmasına katkılar veren, Gazi Mustafa Kemal Ataturk ve arkadaşları bizim baş tacı ettiğimiz değerlerdir. Duşmanları bile Gazi Mustafa Kemal Ataturk'e saygı gosterdiler. Çunku o savaşı da kurallarına gore yaptı. Bir başka ulkenin bayrağına basılmasına izin vermedi. Bunun için bir anlamda dunyanın ortak değeridir. Dunya onunde saygıyla eğilmiştir." O doneme ait zaman zaman "camileri kapattılar, şunu yaptılar bunu yaptılar" gibi çeşitli eleştiriler dile getirildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bir suru laf. Bunlar rivayetler. Yok boyle bir şey. Kızgınlıklarını bu rivayetlerle goturmeye çalışıyorlar" dedi. Cumhuriyet ilan edilmeden once 1 Mart 1923'te Ataturk'un 4. Yasama Yılı açılış konuşmasından bir bolum okuyan Kılıçdaroğlu, bu konuşmada Ataturk'un "Geçen yıl içinde vakıf bakanlığı, dini yapıların onarımında çalışma yapmıştır. 126 cami ve mescit, 31 medrese ve okul bulunmaktadır...." dediğini aktardı. Kılıçdaroğlu, "Bunların tamamını Cumhuriyetin o yoksul doneminde tamir ettik diyor ve TBMM kursusunden butun dunyaya duyuruyor. Siz tarih mi bilmiyorsunuz? Eğer Gazi Mustafa Kemal Ataturk ve arkadaşları olmasa bizim minarelerimizde 5 vakit ezan okunur muydu? Bu gerçeği herkesin bilmesi lazım" dedi.Tek parti donemi ve İsmet İnonu için de bu tur eleştiriler yapıldığını belirten ve bunlara tepki gosteren Kılıçdaroğlu, İnonu'nun Kocatepe Cami'nin yapımı için kurulan 72 kişilik kurucu heyetinin içinde yer aldığını soyledi. Bu bilgiler için Diyanet İşleri Başkanlığının aylık dergisinin Ağustos 2001 sayısına bakılabileceğini dile getiren Kemal Kılıçdaroğlu, Çankaya Merkez Camisi'nin de İnonu ailesi tarafından yaptırıldığını anımsattı.Muslumanlıkta olen kişinin arkasından konuşulmayacağını belirten Kılıçdaroğlu, "İnsanın biraz vicdan sahibi olması lazım. Biz bu ulkeye hizmet eden, taş taş ustune koyan herkese saygı duyarız. Biz siyasi rakiplerimizin hiçbirinin arkasından kotu bir laf etmedik. Şimdi siz kalkıpta geçmişi kotulemeye kalkarsanız ve bugun o kotulemeden siyasi rant devşirmeye kalkarsanız, bunun tek bir adı vardır; ahlaksızlık. Bu ahlaksızlığa izin vermeyiz" açıklamasını yaptı.
" HİÇ KİMSE 20 TEMMUZ DARBESİNİ UNUTMASIN''
Tutuklu harp okulları oğrencilerinin velilerinin grup salonunda olduğunu bildiren Kılıçdaroğlu, bir anne için çocuğun ne derece onemli olduğunu anlattı. Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmeleri yaptı:"Anneler çocuklarını en iyi okullara gondermek isterler. İyi eğitimin yanında iyi bir kişiliği olsun isterler. Anneyi duşunun çocuk harp okulunu kazanmış, bekliyorsunuz subay olacak. Anne, baba gurur duyacak. Şimdi bu çocuklar hapiste. Sevgili anneler o çocuklar sadece sizin çocuklarınız değil, o çocuklar buradaki herkesin çocukları. Hiç kimse 20 Temmuz darbesini unutmasın. Eğer hapishaneler tıka basa doluysa, gazeteciler, avukatlar, hakimler, oğrenciler hapisteyse hiç kimse 20 Temmuz'u unutmasın. O darbenin hakkından gelmek CHP'nin boynunun borcudur.Bizi yıldırmak istiyorlar, bizi suçlamak istiyorlar, ne derlerse desinler alnımız ak, tertemiz, hiç kimsenin onunde diz çokmeyeceğiz. Devlet oyle bir noktaya geldi ki devlet şu anda yonetilmiyor. Devleti yoneten kim Belli değil."
CAM F İLMİ ELEŞTİRİSİ
Bu durumu en net ortaya koyan olayın 5,5 milyon araç sahibinin karşılaştığı cam filmi olayı olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, bir yonetmelikle binlerce surucunun cam filmi taktırdığını soyledi. Kılıçdaroğlu, aynı hukumetin bir yonetmelikle cam filmini yasakladığını belirterek, "Siz hukumet değil misiniz Bu doğrudur dediniz. Ne oldu da ertesi gun 427 lira ceza keseceğim dediniz. Sokum parası 150 lira. Sen cebinden mi oduyorsun, vatandaşın cebinden alıyorsun. Tepki gelince bakan açıklama yapıyor, 'ceza yazdırmayı kaldırdık' diye. Peki odeyenler ne olacak Onların parasını iade ediyor musunuz Koskoca Turkiye Cumhuriyeti devleti yonetilmiyor, savruluyor" goruşunu paylaştı.
" SANKİ BU ÜLKEDE MERALAR YOK, ÜRETİCİ YOK''
Turkiye'deki et uretiminde yuzde 23 azalma olduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, "7 yıldır et ithalatı yapıyorsunuz, hani uretim artacaktı Üretim azaldı. Et ithalatına 5 milyar dolar para odedik. Sanki bu ulkede meralar yok, uretici yok. Dışarının besicisini kazandırıyorsun. 70 bin kasap esnafına sesleniyorum; sen bunun hesabını sandıkta sormak zorundasın. Bizim kasapları Sırp kasabına teslim ettiler. Besmelesiz eti getirdiler, lop eti getirdiler halka yedirmeye çalışıyorlar, sen onu otur sarayında ye" diye konuştu. "Ataturkçulukten soz ediyorlar, lafla Ataturkçuluk olmaz, Ataturkçuluk milletin çıkarlarını savunmaktır" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, Ataturk'un "Turkiye'nin gerçek sahibi, gerçek uretici olan koyludur" dediği ve 1 Mart 1922'de Meclis'te yaptığı konuşmayı hatırlattı. O donemde tarım satış kooperatifleri, FİSKOBİRLİK, TMO, TARİŞ, Osmanlı'da olmayan şeker fabrikalarının kurulduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Tutunu yok ettiler, sıra geldi çayı ve fındığı yoketmeye" goruşunu savundu.
Turkiye'nin 81 bin ton kurutulmuş bezelye ithal ettiğini bildiren Kılıçdaroğlu, "Bizim ulkemizde bezelye mi yetişmiyor?" diye sordu.
Kılıçdaroğlu, Ataturk'un, butçenin uçte birini oluşturan ve çiftçilerin en çok şikayet ettiği Aşar Vergisi'ni kaldırdığını anımsattı. Ataturk'un, "Bu milletin hakiki efendisi koyludur" dediğine işaret eden Kılıçdaroğlu, "Şimdi aynı koylu milletin efendisi mi, milletin zilleti haline mi getirildi Perişan hale getirildi" dedi.Kılıçdaroğlu, Bursa'da, ziraat odaları, ziraat fakultelerinde ders veren hocalar, çiftçi, uretici ve tarım urunu ihracatçılarının da katıldığı bir toplantı yaptığını anlatarak, hepsinin burnundan soluduğunu, "Boyle bir tabloyla hiç karşılaşmadık" dediğini one surdu.Hukumetin, çiftçinin urununden yuzde 4 vergi aldığını, zarar da etse almaya devam ettiğine değinen Kılıçdaroğlu, "Sen Ataturkçu olamazsın kardeşim. Ataturkçu olmak için çiftçiyi koruyacaksın, uretimine destek vereceksin, vergisini sıfırlayacaksın" ifadesini kullandı.
" VERGİ ÖDEMEMEK İÇİN"
Kılıçdaroğlu, sabah kalkıp musluk açıldığında 5 çeşit vergi odendiğini savunarak, "Peki bu beyler vergi mi oduyorlar? Saraydaki beyler de Ankara'da konutlarında oturan beyler de vergi odememek için vergi cennetlerinde şirket kuruyorlar. Vergiyi sen oduyorsun. Bu milletin garibanı vergi oder ama bu beyler vergi odememek için her yolu denerler" dedi.Akıl teri ile alın terini bir araya getireceklerini belirten Kılıçdaroğlu, bu ulkenin tarım politikası değil, hukumet edenlerin cep doldurma politikaları olduğunu one surdu. Herkesin perişan olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, 330 bin 306 KOBİ'nin icra takibinde olduğunu, 24 milyar 800 milyon liranın takibe duştuğunu bildirdi.
" KİM BATIRDI?"
Kılıçdaroğlu, her seferinde, "Şu Kılıçdaroğlu var ya SKK'yı batırdı" denildiğini anımsatarak, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur dahil uç sosyal guvenlik kurumunun, kendisinin emekli olduğu 1999'daki açığının 2 milyar 341 milyon lira olduğunu soyledi.Kılıçdaroğlu, şimdiki açığın 20 milyar lirayı aştığını savunarak, şoyle devam etti:"Erdoğan ve Binali Yıldıram'a soruyorum, bu rakam doğru mu, yanlış mı Sosyal Guvenlik Kurumunu kim batırdı 2 milyar liradan 20 milyar liraya çıktı açık. Üstelik benim zamanımda kadın 34, erkek 43 yaşında emekli oluyordu. Şimdi emeklilik yaşı 65. Emekli aylıklarını duşurduler. Hasta her gittiği yerde cebinden para oduyor, eczaneye, hastaneye gidiyor para oduyor, maaşından para kesiliyor. Eskiden boyle bir şey yoktu. Kim batırdı bunu Sevgili Erdoğan, beni duyuyor musun Duyacaksın beni, beni dinleyeceksin. Bu kurumları sen batırdın."
" ATAMALAR NEDEN YAPILMIYOR?"
Turkiye Şeker Kurumu'nun internet sitesinden alınan Şeker Kurulu Yonetim Kurulu uyeliklerinin yer aldığı bir tabloyu gosteren Kılıçdaroğlu, ancak bunların karşılığında isim bulunmadığını aktardı.Yonetim Kurulu'nun 29 Ağustos 2016'dan beri boş olduğunu ve denetlenmediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Yıldırım ve saray hukumetinin başındaki adama soruyorum; yonetim kuruluna niçin atama yapmıyorsunuz?" sorusunu yoneltti.Bankacılık Duzenleme ve Denetleme Kurulu'nda da sadece 1 başkan ve 1 yonetim kurulu uyesi bulunduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, 5-6 aydır buraya da atama yapılmamasının nedenini sordu.
" PARALEL İKİ HÜKÜMET"
Kılıçdaroğlu, yasama, yurutme ve yargı organlarının anayasada yer aldığını, ancak hiçbirinin bağımsız olmadığını, hepsinin saray hukumetine bağlı olduğunu one surdu. Kılıçdaroğlu, "Bizim çocuklarımızın gelecekleri de buyuk olçude saray hukumetine bağlı. Eğitim, tarım politikası saray hukumetine bağlı. Şimdi gunumuzde aynı menzile yuruyen paralel iki hukumet var; bir saray hukumeti, iki anayasal Binali Yıldırım hukumeti" diye konuştu.Milli eğitimde kendi çocuklarını kobay olarak kullanan tek devletin Turkiye Cumhuriyeti Devleti olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, sabah, akşam eğitim politikasının değiştiğini belirtti.CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, saray hukumetinin gayrimeşru olduğunu ve anayasada yer almadığını, ancak fiilen var olduğunu ileri surdu.Dış politikayı, eğitim politikasını sarayın hukumetinin belirlediğini savunan Kılıçdaroğlu, yasal hukumet ile gayrimeşru hukumet arasındaki ilişkide, gayrimeşru hukumetin daha baskın olduğunu bildirdi.Kılıçdaroğlu, "Mazota, benzine, gubreye, ilaca zam; o meşru hukumetin gorevi. Yani Binali Yıldırım yapıyor onu gayrimeşru hukumet yıpranmasın diye. Otomobillere cam filmi taktırmak Binali Yıldırım'ın gorevi. Yonetmelik çıkarıyorlar, vatandaş bağırıyor, gayrimeşru hukumetten bir ses, 'Cezaları kesmeyin, şimdilik durdurun.' Faizi artırma yetkisi Yıldırım hukumetinin gorevi, faiz arttı diye şikayet eden de saray hukumeti" diye konuştu.
Saray hukumetinin de Yıldırım hukumetinin de 80 milyonu faiz lobisine teslim ettiğini, butun kazançların faiz lobisine gittiğini ileri suren Kılıçdaroğlu, 15 yılda, dışarıdaki bir avuç faiz lobisine 145 milyar dolar faiz odediğini, içeride ise vatandaşların 620 milyar lira faiz lobisine para odediğini belirtti.
Kılıçdaroğlu, çiftçi, emekli, taşerona, esnafa "faiz gelirin var mı?" diye sorduğunda olmadığı cevabı aldığına değinerek, "Peki 620 milyar lirayı kim aldı, 145 milyar doları kimler aldı? Bunun hesabını sorduk, vermiyorlar, veremiyorlar. Faizden sozde şikayetçiler; ozde faiz lobilerine her turlu desteği veriyorlar" dedi.
" BAKKAL BİLE DEFTER TUTARKEN GELİRİNİ GİDERİNİ YAZAR"
"Devlet ihalelerini yonetme ve adamlarına ihale vermenin hem saray hem de Binali Yıldırım hukumetinin konusu olduğunu" one suren Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:"İkisi beraber yapıyor ama bazen çatışıyorlar, ancak bunu kamuoyuna duyurmuyorlar. Örtulu odeneği hem saray hem Yıldırım hukumeti kullanıyor. Örtulu odenek Turkiye'nin menfaatleri için kullanılır. Nasıl oluyor da saray hukumeti ile Binali Yıldırım hukumeti, ayrı ayrı, birbirinden habersiz, ulkenin ali menfaatleri için ortulu odenek kullanıyorlar Kaç lira harcandığını biliyoruz ama nereye harcandığını bilmiyoruz.
Gayrimeşru hukumetin bir temsilcisi 11 Şubat 2016'da açıklama yaptı; Suriye'de bugune kadar 10 milyar dolar harcadıklarını soyledi. Şanlıurfa'da 23 Haziran 2017'deki açıklamasında ise 30 milyar dolar harcama yaptıklarını soyledi. 30 milyar dolar nereye harcandı çozmuş, oğrenmiş değiliz. Bakkal bile defter tutarken gelirini giderini yazar. Kimse bilmiyor. Adım gibi biliyorum Recep Tayyip Erdoğan da Binali Yıldırım da bilmiyor. Bu rakam da hatalı. 30 milyar dolar, 90 milyar lira demek. Nereye gitti bu paralar Sen kul hakkı yemediysen, kul hakkına saygılıysan, 'kul hakkı çok onemlidir' diyorsan vatandaştan toplanan 30 milyar doları kime, nereye harcadın, kuruşu kuruşuna bunun hesabını millete ver."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.