Özet (TL;DR) @ 2017-11-14T11:16:44.000Z: Ortaokul öğrencisi çocuklarının zorunlu din kültürü dersinden muaf tutulmasını isteyen ailenin talebini haklı bulan İdare Mahkemesi'nin kararında, "Müfredatın içeriği nesnel ve çoğulcu olmalı. Devlet,…



Yaşam

11:16 14.11.2017URL'yi kısaltın

Ortaokul oğrencisi çocuklarının zorunlu din kulturu dersinden muaf tutulmasını isteyen ailenin talebini haklı bulan İdare Mahkemesi'nin kararında, "Mufredatın içeriği nesnel ve çoğulcu olmalı. Devlet, dinler karşısında tarafsız kalarak, butun dinsel inançları eşdeğer gormeli" denildi.

(C) AA/

Hurriyet gazetesinden Dinçer Gokçe'nin ozel haberine gore, İstanbul Eyup'teki bir ortaokulun 5'inci sınıfında okuyan kızları N. D.'nin zorunlu Din Kulturu ve Ahlak Bilgisi dersinden muaf tutulmasını isteyen H. D., G. D. çiftinin bu talebi, okul idaresi tarafından reddedildi.

' TRAVMA YAŞIYOR'

Bunun uzerine aile 20 Şubat'ta dava açtı.

N.D.'nin inançlarına aykırı bir ders nedeniyle psikolojik travma yaşadığı belirtilen dava dilekçesinde "Bu dersten not verilmiyor. İçsel çatışma yaşadığından dersi algılamakta zorlanıyor. Sınıfta kalma riski dahi vardır. İşlem hukuka açıkça aykırıdır Telafisi guç zararlar oluşmuştur" ifadeleri yer aldı.

Davalı konumdaki İstanbul Valiliği adına İstanbul İl Milli Eğitim Mudurluğu'nun savunmasında ise davanın usulden reddi istenirken, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu savunuldu.

Tarafların talep ve savunmalarının alınmasının ardından kararını geçen ayın sonunda veren İstanbul 10. İdare Mahkemesi, aileyi haklı buldu.

' DERSİN İÇERİĞİ NESNEL VE ÇOĞULCU OLMALI'

Oybirliğiyle alınan kararda şoyle denildi: "Anayasanın 24. Maddesine gore din kulturu ve ahlak oğretiminin ilk ve ortaoğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında olduğu kuşkusuzdur. Ancak, bu oğretimin Anayasanın ongorduğu amaca uygun bir mufredatla verilmesi gerektiği, içeriğinin nesnel ve çoğulcu olması, kişinin dininin bir ayrım ve eşitsizlik unsuru olarak kullanılmaması ve devletin dinler karşısında tarafsız kalarak, butun dinsel inançları eşdeğer gormesi gerekmektedir. Öğretimde uygulanan mufredatın belirli bir din anlayışını esas alması durumunda bunun 'Din Kulturu ve Ahlak Bilgisi' dersi olarak kabul edilemeyeceği ve 'din eğitimi' halini alacağı açıktır."

' BAŞVURUNUN REDDİ HUKUKA UYGUN DEĞİL' 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) benzer davalardaki kararlarına atıf yapılan kararın devamında,  "Din eğitiminden ancak kişilerin kendi isteğine, kuçuklerin de kanuni temsilcilerinin talebine bağlı olması karşısında ailesini dini inanç (ya da inançsızlıklarına) ve felsefi duşuncelerine uygun olmadığını iddia eden davacıların çocuğunun din eğitiminden muaf tutulması yolunda yaptığı başvurunun reddi yonunde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır." ifadeleri yer aldı.

Mahkeme, davanın yargılama giderlerini de idarenin ustune bıraktı.