Özet (TL;DR) @ 2017-11-14 09:02:21.094036: Dünya Sağlık Örgütü’nün analizi, diyabetin Türkiye’de hızla arttığını gösteriyor. Zira DSÖ, ülkemizin 2035 yılında dünyada en çok diyabet hastası barındıran ülkeler arasına gireceğini tahmin ediyor.
ntv.com.tr
14 Kasım 2017 Salı
Ülkemizde kayıtlı 7 milyon diyabet hastası var ve 40 yaş uzerinde her 5 kişiden 1'i, 60 yaş uzerinde de her 3 kişiden 1'i diyabet hastası.
Bu verileri inceleyen Dunya Sağlık Örgutu, Turkiye'nin 2035 yılında dunyada en çok diyabet hastası bulunan ulkeler arasına gireceği tahmininde bulunuyor.
Tabloyu değerlendiren Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. R uştu Serter, "2000'li yılların başında ulkemizde erişkinlerde yuzde 7 olan diyabet, gunumuzde ise yuzde 18'e dayandı. Çalışmalara gore, bir bu kadar da prediyabet (diyabet oncesi durum-gizli şeker) hastası var. Gelişmiş ulkelerde; diyabet bilincinin artırılması, obezite ile mucadele ve sağlıklı yaşam koşullarının benimsenmesi ile artış hızı yavaşlarken, ulkemizde ise hızla artmaya devam ediyor" dedi.
Diyabetin hızla artmasında yanlış beslenmeden hareketsizliğe dek birçok faktorun etkili olduğunu vurgulayan Uzman, 14 Kasım Dunya Diyabet Gunu nedeniyle diyabetin nedenlerine ve korunma yollarına dikkat çekti. İşte Prof. Serter'in oneri ve uyarıları:
Fazla kilo: Vucutta yağın aşırı birikmesi anlamına gelen obezite, diyabete yol açan en temel etkenlerden biri. Bu aşırı yağlardan salınan bazı kimyasallar ve hormonlar metabolizmayı olumsuz etkileyerek diyabete neden oluyor. Dolayısıyla diyabetten korunmanın ilk kuralı fazla kilolardan kurtulmak.
Hareketsizlik: Modern toplumda giderek azalan fiziksel aktivite diyabetin yaygınlaşmasında en onemli rolu oynuyor. Gıdalar ile alınan kaloriler başlıca fiziksel aktiviteyle yakıldığından, gunluk hareketliliğinizi en ust seviyede tutun; kısa mesafeler için taşıt, asansor ve yuruyen merdivenden kaçının. Bundan daha etkilisi duzenli egzersizi yaşam tarzı haline getirin. Yani haftada en az 3 gun 30'ar dakika tempolu yuruyuş ya da bisiklet, yuzme, aerobik, hızlı dans gibi tum vucut kaslarını çalıştıran fiziksel aktiviteler yapın. Kilo sorununuz varsa bu egzersizler her gun yapılmalı.
Yanl ış beslenme: Karbonhidrat ve yağ oranı yuksek gıdalar hızlı kilo almaya yol açıyor. Duşuk oranda lif içeren ve glisemik indeksi yuksek gıdaların aşırı tuketilmesi de sık sık acıkmaya ve daha çok gıda tuketimine neden olduğundan uzak durmak onemli. Sofra şekerinin bir sanayi urunu olduğu, fazla kullanımının gereksiz kalori alımına yol açtığı bir gerçek. Mısır şurubu vb. katkı urunleri ile hazırlanan hazır gıdalar, sakatat vb. hayvani artıklarla desteklenen işlenmiş et urunlerinin kalori ve yağ yuku beklenenin çok uzerinde olduğundan, bu tarz urunler sağlıksız gıdalar kapsamına giriyor. Öte yandan meyveler, meyve şekeri içermelerine rağmen beraberinde yoğun liflerle alındığından aşırı tuketilmedikleri surece zararlı değil ancak suyunu sıkıp tuketmek yerine posasıyla yemeye dikkat edin.
Baz ı hastalıklar ve ilaçlar: Özellikle tiroit bezinin çok çalışması (hipertiroidi), yuksek tansiyon (hipertansiyon), kan yağlarının yuksekliği (hiperkolesterolemi - hiperlipidemi) diyabet gelişme riskini artırdığından duzenli kontrol ve tedavisi çok onemli. Ayrıca, başını kortizonlu romatizma ilaçları, doğum kontrol hapları ve idrar sokturucu turu tansiyon ilaçlarının çektiği bazı ilaçlar da metabolizmayı olumsuz etkileyerek diyabetin ortaya çıkışını kolaylaştırıyor.
Kronik stres: Stres hormonları vucutta insulin direncini artırır. Bu hormon seviyelerinde az da olsa artışın sureklilik kazanması hastayı obezite, diyabet, kalp ve damar hastalıkları için riskli gruba sokar. Genetik yonden metabolizması eğilimli olanlar doğal olarak daha kolay bu hastalıklarla yuz yuze kalacaklardır. Gece aşırı horlama ve uyku apnelerinin (uykuda nefes durması) kronik stres kaynağı olduğu ve bu riskleri artırdığı bilindiğinden gecikmeden tedavi olmak gerekiyor.
Kentle şme: Toplumda kırsal kesimden buyuk şehre goç de diyabete zemin hazırlıyor. Çunku kırsal kesimde yuksek olan fiziksel aktivite duzeyleri ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları şehrin modern kargaşası içinde kayboluyor, bu da obezite ve diyabet eğilimini artırıyor.
Sporun b ırakılması: Duzenli egzersiz yada profesyonel spor yapanların metabolizması hızlı kalori yakılmasına uyum sağladığından herhangi bir sebeple sporun bırakılması daha evvel yakılabilen kalorilerin vucutta yağ olarak birikmesine, dolayısıyla obeziteye, ardından da diyabete yol açabiliyor. Bu nedenle profesyonel sporcuysanız ve aktif spor yaşamını bitirdiyseniz duzenli egzersizlerle sağlığınızı korumaya dikkat edin.
Ç ocukluk çağı obezitesi: Çocukluk ve ergenlik doneminde fast-food tarzı beslenme, bol miktarda tuketilen şekerli gıdalar ve hareketsizlik nedeniyle çok kolay kilo artışı olabiliyor. Çocukların ilk beslenme alışkanlıkları aile içinde oluştuğundan doğru ornek olmak, sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmak ve spora teşvik etmek çok onemli. Ailesinde kiloya eğilim, obezite, diyabet ya da kalp-damar hastalıkları bulunan çocukların risk grubunda olduklarını unutmamak gerekiyor.
S ık gebelik: Sık gebelik, değişen hormon duzeyleri nedeniyle annenin metabolizmasını zorlayan bir unsur olduğundan, metabolizması yatkın olan bireyleri diyabete taşıyabiliyor. Gebelikte şeker yukselmesi yani gebelik diyabeti riski daha da artırıyor.
Genetik Yatk ınlık: Diyabette genetik yatkınlık da onemli bir unsur. Eğer ebeveynlerden biri 50 yaşından sonra diyabete yakalanmışsa risk yuzde 7, daha erken yaşta diyabete yakalanmışsa risk yuzde 15'i buluyor. Hem anne hem baba diyabetik ise risk yuzde 50'ye yukseliyor. Ancak sağlıklı yaşam tedbirleri ile bu riski azaltmak mumkun. Bunun tam tersi de geçerli. Ailesinde diyabet olmayan obez ve hareketsiz bir kişinin diyabet riski yukseliyor.













Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.