Özet (TL;DR) @ 2017-11-12T16:10:00.000Z: Diken'den Amberin Zaman, Star gazetesi'nin, ‘Gezi eylemleri, 17-25 Aralık soruşturması ve 15 Temmuz darbe girişiminin uluslararası ayağı’ olduğu iddiasıyla hakkında İstanbul başsavcılığı tarafından…



Diken'den Amberin Zaman, Star gazetesi'nin, 'Gezi eylemleri, 17-25 Aralık soruşturması ve 15 Temmuz darbe girişiminin uluslararası ayağı' olduğu iddiasıyla hakkında İstanbul başsavcılığı tarafından yakalama kararı çıkarıldığını one surduğu ABD'li uzman Henri Jack Barkey ile goruştu.

Zaman'ın roportajından one çıkan kısımlar şu şekilde:

Bize adadaki o toplant ıyı anlatır mısınız lutfen. Amacı neydi? Kimler toplandı?

Buyukada toplantısının amacı, Obama'nın İran'la imzaladığı nukleer anlaşmasının birinci yıldonumunde Ortadoğu ulkelerinin (Turkiye dahil) reaksiyonlarını anlamak ve Wilson Center için rapor yazmaktı. Bunun kadar basit. Turkiye'den (zaten bu toplantıyı da bir Turk duşunce kuruluşu ile beraber duzenlemiştim) Irak, İran Avrupa, Mısır, Afganistan ve de ABD'den uzmanlar çağırdım. ABD'de yapabilirdim ama Turkiye'de yapma fikri bana hem çok cazip geldi ve tabii ki daha ucuz olacaktı. Buyukada'ya gelince de; orada yapmak, adanın guzelliği, İstanbul'un dikkat dağıtan gunluk olaylardan katılımcıları uzak tutmak ve son olarak benim o adaya gençlik bağlarım yuzunden seçilmişti.

' BAŞKA İŞİM GÜCÜM YOK DA ÇAN GETİRECEĞİM'

Devaml ı bir 'Pensilvanya' çanından bahsediliyor. Nedir o?

Hiç haberim yok, bir çan bulmuşlar. O 19. yuzyılda inşa edilmiş bir otel; muşterilerin garsonları çağırmak için kullandıklarını duşunuyorum. Başka isim gucum yok da, çan getireceğim. Uydurdukları hikayeyi bollandırmak için inşa ettikleri saçmalıklar.

Bir garsona 'Turkiye'ye ilk gelişimde HSBC patladı. İkinci gelişimde Gezi patlak verdi. Şimdi de darbe girişimi yaşandı' dediğiniz iddia edildi. Oysa siz Turkiye'de doğdunuz oyle değil mi? Turkiye ile bağlarınıza kısaca değinir misiniz?

Ben ne Gezi ne de HSBC patlamasinda Turkiye'deydim. Yine uydurmuşlar. Akıllarına gelen her şeyi uyduruyorlar hikayelerini bollandırmak için. Evet, İstanbul'da doğdum; 18 yaşında ayrıldım. Ailem bildiğim kadarıyla 1492'den beri Osmanlı/Turkiye topraklarında yaşadı. Askerlik de yaptım, dort ay, 1982'de. İstanbul ve bilhassa Buyukada'ya hep çok bağlı olmuşumdur.

' BÖYLE SAÇMALIKLARI UYDURAN BİR DEVLETİ CİDDİYE ALMAK ÇOK ZOR'

Osman Kavala 'yı tanıyor musunuz? Darbe surecinde bir araya geldiniz mi hiç.

Osman Kavala bu toplantıya davetli değildi, haberi de yoktu eminim. Onun isminin bu meseleye katılması sırf 18 Temmuz akşamı ikimizin Karakoy Lokantası'nda rastlaştığımız ve ayakustu uç dakika konuştuğumuz için gundeme geldi. Her şey gibi bu son derece saçma bir suçlama. Absurt demek daha doğru. Katılımcıların kim olduklarını Turk devleti biliyor, gizli değildi hatta Washington Turkiye Buyukelçiliği'nin haberi vardi, zamanın musteşarına da telefonda soylemiştim toplantı duzenlediğimi.

İ ktidar neden sizce darbeyi sizin ve Osman Kavala gibi insanların uzerinde yıkma gayretinde? Darbede gerçekten ABD'nin parmağı olduğuna inanıyor mu? Metin Topuz ve Hamza Uluçay'ı neden tutukladılar?

İktidar darbeyi ABD'ye yuklemek istedi, ben şans eseri orada olduğum için beni suçladılar. Zaten, 'gazetecilere' ilk bilgileri iktidar verdi. Ama Turkiye'nin dışında hem inanılmıyor, aynı zamanda Turkiye'nin itibarini duşuruyor. Boyle saçmalıkları uyduran bir devleti ciddiye almak çok zor ve Ankara'nın anlamadığı da şu: Eğer siz delil uydurursanız, ciddi istekleriniz olduğu zaman (orneğin Gulen) kimse sizin verdiğiniz delillere inanmayacak. 'Bunu uyduran oburlerini uydurmuştur' der.

Osman meselesine gelince (bu benim için de geçerli diye duşunuyorum), iktidar kendi yandaşlarına ve tum seçmen kitlesine devamlı bir uğraş hikayesi beslemesi gerektiğine inanıyor. Eski Roma'da Kolezyum'da aslanlara yem yedirmek gibi bir şey. Devamlı birilerini feda etmeniz lazım aslanlara. Osman ve benim hakkımdaki hikayeler her ne kadar saçma ve uyduruk olsa bile bunu gerçekmiş gibi satıp kendilerinin ne kadar guçlu olduklarını gostermek istiyorlar.

Topuz ve Uluçay şu an birer rehine, Zarrab ve Gulen için. ABD'nin pazarlık için masaya oturacağını zannediyorlar. Bence yanılıyorlar; bilakis burada herkesin ofkesi artıyor bu yuzden.

' ABD İLERİ GELENLERİNİN TÜRKİYE'Yİ KOLLADIĞI GÜNLER GEÇTİ'

ABD 'nin bu suçlamalar ve tutuklamalar karşısındaki tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Turk Amerikan ilişkileri nereye doğru savruluyor?

__Bu rehine meselesi, bu su çlamalar, hele Erdoğan'in korumalarının milleti burada dovmesiyle, Turkiye-ABD ilişkileri çok zarar gordu. Stratejik ilişkiler devam edecek ama Turkiye'nin ABD soyleminde çok ozel bir yeri vardi; ABD ileri gelenleri genellikle Turkiye'yi hep kollarlardı. Bu gunler geçti. Kongre'deki Turk lobisi darmadağın artık. Kimse kalkıp Turkiye'yi mudafaa etmeye kalkışamaz, etmek de istemez. Yavaş yavaş bu oteki kurumlara da sızacak, finansal çevrelerden turizm vs. Zaten, duşunce ve akademik kuruluşlarının Turkiye'de toplantı duzenlemeleri bu aşamadan sonra hem tehlikeli hem de yanlış olur.

T urkiye doğumlu ABD'li Barkey, 1998-2000 yıllarında ABD Dışişleri Bakanlığı Politika Planlama Bolumu'nde gorev aldı. Barkey, 2015'ten Haziran 2017'ye kadar ABD'nin onde gelen duşunce kuruluşlarından Uluslararası Woodrow Wilson Merkezi'nin Ortadoğu programı direktorluğunu ustlendi. Barkey halen Lehigh Üniversitesi'nde uluslararası ilişkiler profesoru.