Özet (TL;DR) @ 2017-11-11 09:36:26.440479: Bir Çehov klasiği olan ‘Martı’, bu yıl günümüze uyarlanmış haliyle İstanbul Tiyatro Festivali’nin açılış oyunu olarak izleyici karşısına çıkıyor. Gonca Vuslateri, Ecem Uzun ve Boran Kuzum’u bir araya…
Bu oyunun yaz ılmasının uzerinden 120 yılı aşkın bir sure geçti. Oyunun temalarından biri de aşk. Yıllar içinde aşk nasıl bir değişim geçirdi sizce?
Gonca Vuslateri: Bunu bana sorma art ık, 'uretim'in eşiğine gelmişim ben!
_ En kli şe laflardandır; 'Gunumuzun fast food aşkları'. Eskiden farklı
mıymış her şey?_
Gonca Vuslateri: E Çehov da oyle yazmış Hakan. Bu işler 1800'lerde de
oyleymiş. Valla bu soruya sen cevap ver bence, butun genç oyuncular patır
patır evleniyor, hepsiyle roportaj yapan sensin.

_ ' Martı' yarın, 14 ve 15 Kasım'da Zorlu PSM'de, 27 Kasım'da DasDas'ta
izlenebilir. _
Menfaatsizce iyi hissettirir
_ Siz de o oyunculardans ınız. Nedir bu, mesleğin zirvesindeki
oyunculardaki evlenme hevesi?_
Gonca Vuslateri: Vallahi ben bayra ğı zirveye diktim, bir baktım, ruzgar
eksik! Dedim ki, Burak (Ertoğan) benim ruzgarım olsun. 31 yaşındayım. Gençler
anlatsın artık. Anlatın çocuklar... Çunku
'Martı' oyunu bu aşk
hikayelerini hak ediyor (guluyor).
Ecem Uzun: Neyi anlataca ğım? Aşk yaşamayalı o kadar uzun zaman oldu ki!
En son odul sonrası sana roportaj vermiştim Hakan, o zamandan beri bir şey
yok.
_ Alt ın Portakal saadet getirmiyor muymuş?_
Ecem Uzun: Yok abi, ne alakas ı var?
Gonca Vuslateri: Ecem daha k uçuk. Zaten burada oturup aşkı anlatırsa
şoka girerim. Biz 'Kuçuk Sırlar' dizisinde birlikte çalışmıştık, şimdi bu
kadar buyumuş olamaz, yoksa ben mi yaşlanıyorum?
_ O halde siz yap ın da şu aşkın tanımını, gençler dinlesin..._
Gonca Vuslateri: İki çift laf edebilirim; 28 kere kalbim kırıldı benim,
sen bilirsin... Aşk bir yoldur, insanın arayış surecidir. Ararken sana "Devam
et" diyen sese verdiğin isimdir. Bazen bir adamı sevmeye devam edersin, bazen
bir başlığı takip edersin; Allah aşkı, din aşkı, sevgili aşkı... Hepsi senin
frekansını, kalbini kuvvetlendiren, sana direnç getiren duygulardır. Seni
besler. Menfaatsizce iyi hissettirir. Mesela Japon bir adam beş yıl once suya,
"Seni seviyorum" dedi, su coştu, kafayı yedi Hakan. İnsanın da dortte uçu su.
Aşk nasıl değiştirmesin insanı?
_ Peki Ecem ve Boran aras ındaki aşk dedikodularına gelirsek... Var mı
arada bir kıvılcım?_
Ecem Uzun: Bu haberlerden sonra Boran 'ın fanları beni linç etti ama
durum farklı. Tiyatrodan çıktığımız bir gece arkadaşlarımızla...
Gonca Vuslateri: Ben gitmedim hayat ım, ben pişmişim, gece Karakoy'e
gider miyim, yer miyim bunları?
Boran Kuzum: O gece ikimizin foto ğrafı çekildi. Yoksa çok yakın
arkadaşız. Bir fotoğraf uzerinden insanları yargılamak da çok ayıp.
Gonca Vuslateri: Zaten bir rol s ırasında birbirinden etkilenmek
oyunculuğun etudunde yok.
_ E ge çenlerde Hulya Avşar, "Öpuşme sahnelerinde beğendiğim biri varsa
sete koşarak giderdim" dedi... _
Gonca Vuslateri: Konservatuvara girdi ğin zaman partnerinle sahnede bir
suru klasik oynuyor; gerektiğinde opuşuyor, gerektiğinde yakınlaşıyorsun. Bunu
da bir askeri bir sistemde yaşıyorsun. Ona bir beden olarak baktığın zaman bu
psikiyatrik bir konudur.

_ Gonca Vuslateri (solda), Boran Kuzum (sa ğda) ve Ecem Uzun (onde)._
Gonca Vuslateri: Ecem 'i kıskanmaktan onur duyuyorum, Boran kalbimle etkilendiğim bir adam
Nas ıl bir ekip oldunuz?
Boran Kuzum: Gonca, enerjimizi y ukseltiyor. Ecem, hep kıpır kıpır.
Ecem Uzun: Boran, o kadar efendi ki şaşkınlıkla izliyorum. Gonca, her
akşam arayıp dertleştiğim guvenli alanım.
Gonca Vuslateri: Bu çocuklar bana içimden ağlamayı oğretti. Onlara bakıp
bir şeyi iyi yaptıklarını gorduğumde gururlanarak içimden ağlıyorum. Ecem
kıskanmaktan onur duyduğum biri. Boran da kalbimle, beynimle etkilendiğim bir
adam.
Twitter 'dan kufreden kişi meğer dokuz yaşında bir çocukmuş!
_ ' Martı' hala en gozde oyunlardan. Yıllar geçiyor, dertler değişmiyor
mu?_
Gonca Vuslateri: Çehov'un dort buyuk klasik oyunundan biri. Gol
kenarındaki bir çiftlik evinde, farklı yaşam ve sanat anlayışlarına sahip
insanların bir araya gelmesi sonucu ortaya çıkan çatışmaları anlatıyor. Ortak
dertlerimizle yuzleştiriyor bizi. Butun evren tek bir soru uzerine kurulu
değil mi? 'Neden' diye soruyoruz karşılaştığımız her şeye. Bazı yaklaşımlar,
umutsuzluklar, yeniyi arayan gençlerin sıkışmışlığı donem olarak değişmiyor.
Bunun altını çiziyoruz. Yalnızca aşk değil, olağanustu bir anne-oğul
çatışmasını da konu alıyor. Kendinden kuçuk, unlu bir yazarla aşk yaşayan
annenin, zamanın karşısında bir kadın olarak direnişine de tanık oluyoruz.
Ecem Uzun: Oyunu bug unun dili ve Serdar Biliş'in rejisiyle modern bir
şekilde ele aldık.
Boran Kuzum: Bunlar ın yanında bence 'Martı'nın en başta ele aldığı şey
iletişimsizlik. Bence gunumuzun en buyuk dertlerinden biri bu.
_ İ letişim çağında yaşarken en buyuk derdimiz iletişimsizlik mi?_
Boran Kuzum: İnsanlar tek başına iletişim kurmaya başladı, karşısındakini
dinlemeden. Bu karşısındakinin ihtiyaç ve dertlerini anlamaya çalışmadan
kurulan bir iletişim turu.
Ecem Uzun: 'Karşımdakinin bunu duymaya gerçekten ihtiyacı var mı?' Bu,
kocaman bir soru işareti. Kendime bunu oğretmeye çalışıyorum. Bir fikrim
varsa, 'Bende kalsın, soylemezsem bu beni de, onu da oldurmez' diye
duşunuyorum.
Gonca Vuslateri: Ya da tacizk ar bir 'fazla iletişim' hali. Sosyal
medyada da boyle bir acımasızlık hakim. Artık fotoğraflarımı yoruma açmıyorum.
Seneler evvel bir kız Twitter'dan bana kufur kıyamet mesajlar attı. Avukata
verdim. İki gun sonra dokuz yaşında bir kızın annesi hungur hungur ağlayarak
aradı. Sonra uzuldum ama o kadar kuçuk bir kızın olabileceğini duşunmemiştim
bile.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.